SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/2388

Karar No

2025/8093

Karar Tarihi

3 Kasım 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2388 E. , 2025/8093 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2388
Karar No : 2025/8093

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU :
1- Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 04/11/2020 tarihli Yürütme Kurulu kararının,
2- Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 06/11/2020 tarihli ve 71226 sayılı kararının,
3- Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 13/07/2021 tarihli ve E-75850160-301.02.03 -49988 sayılı kararının,
4- Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 30/06/2021 tarihli ve E-7850160-301.02.03 -45057 sayılı yazısı,
5- "Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar"ın
6- Milli Eğitim Bakanlığı'nın ... tarihli ve ... sayılı Teftiş Kurulu Raporu'nun iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Türkiye’de ve yurt dışında bir liseden mezun olarak iki ayrı diploma sahibi olduğu, yurt dışından alınan diploma ile yabancı lise mezunu öğrenci kontenjanından ilgili Üniversite ... Fakültesi’ne kayıt yaptırdığı, eğitimi devam ederken dava konusu YÖK kararı gereğince ilişiğinin kesildiği, işlemin hukuk devleti ve kazanılmış hak ilkesine aykırılık teşkil ettiği iddia edilmektedir.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI :
... BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASI : Yurtdışından alınan lise diplomasına sahip vatandaşların YKS’ye girerek veya yurtdışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurarak bir yükseköğretim kurumuna yerleşme hakkına sahip oldukları, yurtdışından öğrenci kabulüne ilişkin esaslar çerçevesinde üniversiteye yerleşmenin daha kolay oluğu, yurtdışında bulunmadan alınan lise diplomalarıyla sınava girmeden bir yükseköğretim kurumuna yerleşildiği iddiaları üzerine dava konusu kararın alındığı, ancak covid 19 pandemisi nedeniyle pandemi tarihlerinin ülkeye giriş-çıkış tarihlerinde dikkate alınmamasına karar verildiği, davacının Türkiye’de bir liseden de mezun olduğu, yurt dışı ortaöğretim yılları ile yurtdışı giriş çıkış tarihlerinin uyumlu olmadığı, yurt dışı diploması ile buna ilişkin denklik belgesinin hileli yolla alındığı kanaatine varıldığı, düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.

... BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Davacının 28/06/2019 tarihinde ... No'lu Umum Ortaöğretim Okulu'ndan mezun olduğu, yurt dışı ortaöğretim yılları ile yurtdışı giriş çıkış tarihlerinin uyumlu olmadığı, 2018-2020 yılları arasında ... Lisesi’nden mezun olduğu, denklik belgesini hileli yollarla aldığı kanaatinin oluştuğu savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın kısmen reddine, kısmen ehliyet yönünden reddine, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava: davacının üniversite kaydının silinmesine ilişkin İstanbul Kültür Üniversitesi'nin ... tarih ve E-... sayılı kararının dayanağını oluşturan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 04/11/2020 tarihli 2020.60 sayılı Yürütme Kurulu kararının, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 06/11/2020 tarihli ve 71226 sayılı kararının, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 13/07/2021 tarihli 49988 sayılı kararının, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 30/06/2021 tarihli 45057 sayılı yazısının,"Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar"ın, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ... tarihli ve ... sayılı Teftiş Kurulu Raporu'nun iptali istemiyle açılmıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Raporunun iptali istemi hakkında;
Müfettiş, denetçi, kontrolör veya bu tür görevi yerine getirmekle görevlendirilenler tarafından düzenlenen raporlarda getirilen teklifler, başlı başına sonuç doğuran bir idari işlem niteliğini taşımamakta ve doğrudan uygulanabilirlik niteliği bulunmamaktadır. Ancak, söz konusu rapor uyarınca yetkili idari organlarca tesis edilen ve ilgilinin hukuki durumunda değişiklik meydana getiren işlemler idari davaya konu olabilmektedir.
Dolayısıyla bakılan uyuşmazlıkta, iptal istemine konu, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı raporunun başlı başına idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmaması sebebi ile incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 06/11/2020 tarih ve 71226 sayılı, 30/06/2021 tarih ve 45057 sayılı, 13/07/2021 tarih ve 49988 sayılı yazılarının iptali istemi hakkında:
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 06/11/2020 tarih ve 71226 sayılı yazısı'nın, Yurtdışından öğrenci kabul kontenjanlarından yararlanan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına yönelik yeni ve farklı hükümler içeren bir düzenleme olmayıp, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun bu konuda aldığı 04/11/2020 tarih ve 2020.60 sayılı kararının metin içerisine aynen aktarılarak tüm üniversitelere gereği ve ilgili kurumların bilgilendirilmesi için gönderdiği dağıtım yazısı olduğu; yine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim- Öğretim Dairesi Başkanlığının 30/06/2021 tarih ve 45057 sayılı, 13/07/2021 tarih ve 49988 sayılı yazılarının ise, Milli Eğitim Bakanlığı Maarif Müfettişlerince, Yurt Dışından Lise Diploması Almış Türkiye Cumhuriyeti uyruklu öğrenciler hakkında Teftiş Kurulu İnceleme Raporu Özet Bilgisi ile Öğrenci Listesine ilişkin olduğu, dolayısıyla dava konusu edilen her iki yazının da kurumlar arası yazışma ve bilgilendirmeye ilişkin olduğu bu bağlamda idari davaya konu edilebilir kesin ve yürütülebilir işlemler olmadığı görülmektedir.
'Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın iptali istemi hakkında:
Davacı, 'Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın tüm maddelerine yönelik olarak şekil unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptalini istemektedir. Davacı, Esaslara ilişkin metinde yer alan maddelerin hangi şekilde, hangi tarihte değiştirildiği bilgisine ulaşılamadığı, ilgililerin takibine imkan vermediği, bu durumun karışıklığa yol açtığı gerekçesiyle şekil yönünden hukuka aykırılık iddiasında bulunmaktadır. Bilindiği üzere idare hukukunda şekil, bir işlemin yapılmasında, bir kararın alınmasında takip edilmesi gereken usül ve esaslar ile yöntemi ifade eder. İptal istemine konu 'Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'da ve yapılan değişikliklerde kanun ya da diğer düzenleyici işlemlerin belirlediği zorunlu şekil şartlarına aykırı bir durumun varlığından söz etmeye imkan bulunmamaktadır. Davacı iddiasının, somut bir bilgi belgeye dayanmayıp subjektif değerlendirmelere ilişkin olduğu görüldüğünden şekil yönünden hukuka aykırılık iddiası yerinde değildir.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun 04/11/2020 tarih ve 2020.60 sayılı kararı hakkında:
Dava konusu Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun 04/11/2020 tarih ve 2020.60 sayılı kararı ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmasına karşın, yurtdışından öğrenci kabul kontenjanından yaralanmak üzere yurtdışında bulunmaksızın yurtdışından alınan lise diplomalarıyla Türkiye’deki üniversitelere kaydı yapılan öğrencilerin kayıtlarının silinmesi konusunun düzenlediği görülmektedir.
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 26. maddesinde, Ortaöğretim; "ilköğretime dayalı dört yıllık zorunlu örgün veya yaygın öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumları ile mesleki eğitim merkezlerinin tümünü kapsayan öğretim" olarak tanımlanmış; 28. maddesinde, ortaöğretimin amaç ve görevleri, "Milli Eğitimin genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak,
1\. Bütün öğrencilere ortaöğretim seviyesinde asgari ortak bir genel kültür vermek suretiyle onlara kişi ve toplum sorunlarını tanımak, çözüm yolları aramak ve yurdun iktisadi sosyal ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunmak bilincini ve gücünü kazandırmak,
2\. Öğrencileri, çeşitli program ve okullarla ilgi, istidat ve kabiliyetleri ölçüsünde ve doğrultusunda yüksek öğretime veya hem mesleğe hem de yüksek öğretime veya hayata ve iş alanlarına hazırlamaktır." şeklinde belirtilmiştir.
Anılan hükümlerden de anlaşılacağı üzere Ülkemizde ortaöğretim, ilköğretim üzerine görülen zorunlu ve belli istinisnalar dışında yurtiçinde alınması gereken bir eğitimdir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Yükseköğretim Kurulu" başlıklı 6. maddesinin (a) bendinde, Yükseköğretim Kurulu'nun, tüm yüksek öğretimi düzenleyen ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren, bu kanunla kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip bir kuruluş olduğu belirtilmiş, "Yükseköğretim Kurulunun görevleri" başlıklı 7. maddesinin (h) bendinde; “Üniversitelerin her eğitim - öğretim programına kabul edeceği öğrenci sayısı önerilerini inceleyerek kapasitelerini tespit etmek; insangücü planlaması, kurumların kapasiteleri ve öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda ortaöğretimdeki yönlendirme esaslarını da dikkate alarak öğrencilerin seçilmesi ve kabul edilmesi ile ilgili esasları tespit etmek”, (ı) bendinde; “Yükseköğretim kurumlarında ve bu kurumlara girişte imkan ve fırsat eşitliği sağlayacak önlemleri almak” Yükseköğretim Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.
Yine anılan Kanunun, 11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6287 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik "Yükseköğretime giriş ve yerleştirme" başlıklı 45. maddesinde ise, yükseköğretime giriş ve yerleştirmenin nasıl yapılacağı düzenlenmiş olup,
(a) bendinde, yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemlerinin imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılacağı; (b) bendinde, yükseköğretim kurumlarına esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girileceği belirtildikten sonra,
(f) bendinde, "Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir. Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyruklu öğrencilerin yerleştirme işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır." hükmü yer almıştır.
2547 sayılı Kanunun yukarıda anılan 7/ı ve 45/f maddeleri uyarınca Yükseköğretim Kurulunun, Yükseköğretim kurumlarında ve bu kurumlara girişte imkan ve fırsat eşitliği sağlayacak önlemlere ilişkin karar alma, yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esaslarını belirleme konusunda yetkisinin bulunduğu açıktır. Ayrıca, Yükseköğretim Kurulunun bu yetkisini, kendiliğinden kullanabileceği gibi, Kurula ulaşan bilgi, şikayet ve bildirimler üzerine de kullanma imkanına sahip olduğu da tartışmasızdır.
Bu bağlamda, yurt dışında bulunarak ortaöğretim seviyesindeki eğitim sistemi farklılığı sebebiyle zorunlu olarak lise eğitimini yurt dışında tamamlayan Türkiye Cumhuriyeti veya çifte vatandaşlık sahibi Türk asıllı öğrencilere yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurarak ilgili üniversitenin kriterlerini sağlamak şartıyla Türk vatandaşlarının tabi tutuldukları şartlara göre kamu vicdanını rahatsız etmeyecek şekilde ve ölçülülük ilkesi gözetilerek yükseköğretim imkanı tanındığı ve bu öğrencilerin hem yurtiçinde eğitim gören diğer öğrenciler ile birlikte yükseköğretim kurumları sınavına hem de yurt dışından öğrenci kabulü kontenjanları ile yükseköğretime girme imkanına sahip bulunduğu görülmektedir.
Buna karşılık, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve yurtiçinde ikamet eden kişilerin, sırf yurtdışı öğrenci kabul kontenjanından yararlanmak amacıyla yurtdışından temin ettiği lise diplomasıyla YKS’ye girmeden, YKS ile girilmesi zor olan bölümlere daha kolay yerleşebilme hakkı olduğu sonucuna ulaşmaya olanak bulunmamaktadır. Bunun aksine bir yorumun Kanunun kapsamının genişletilmesi ve bir yükseköğretim programına yerleştirilme konusunda diğer öğrencilerle fırsat eşitsizliği yaratma sonucunu doğuracağı açıktır.
Bu itibarla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmasına karşın sırf yurtdışı öğrenci kabul kontenjanından yararlanmak amacıyla yurtdışında bir ortaöğretim kurumundan hangi yöntemle olursa olsun alınan diploma üzerine ve YKS'ye girmeden herhangi bir yükseköğretim kurumuna yerleştirme işlemi yapılamayacağını öngören, bu konuları açıklığa kavuşturan ve uygulamada ortaya çıkan duraksamaları gideren dava konusu kararda hukuka aykırı bir durum bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın ; Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 06/11/2020 tarih ve 71226 sayılı, 30/06/2021 tarih ve 45057 sayılı, 13/07/2021 tarih ve 49988 sayılı yazılarının; Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu raporunun iptali istemi hakkında incelenmeksizin reddine; Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun 04/11/2020 tarih ve 2020.60 sayılı kararı ile 'Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın iptali isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı, ... Nolu Umum Ortaöğretim Okulundan lise diploması (2019) ve ilgili diplomaya denklik belgesi almıştır. Bu denklik belgesi ile Yurtdışından Öğrenci Kabulü’ne İlişkin Esaslar uyarınca İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kayıt yaptırmıştır.
Davacının, 2017 yılında bir, 2018 yılında üç, 2019 yılında iki yurt dışı giriş çıkış kaydının olduğu, toplamda 5 ay yurt dışında bulunduğu, yurt dışı giriş çıkış kayıtları ile ortaöğretim yıllarının uyumlu olmadığı, örgün eğitim şartını sağlamadığı, ortaöğretim diplomasını hileli yöntemlerele aldığı izleniminin oluştuğu, 2019-2020 yılında ... Lisesinden mezun olduğu, Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar’dan yararlanma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle üniversite kaydının silinmesine karar verilmiştir. İşlemin gerekçesi olan kararların iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 04/11/2020 tarih ve 2020.60 sayılı Yürütme Kurulu Kararı'nın ve 06/11/2020 tarih ve 75850160-301.02.03-E.71226 sayılı ''Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları'' konulu yazısının (a) ve (c) maddelerinin incelenmesi;
Dava konusu yazının (a) maddesinde, "Yurtdışında bulunmaksızın uzaktan öğretim yoluyla yurtdışındaki bir liseden diploma alan adayların yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları çerçevesinde yükseköğretime geçiş için bu diplomaları ile işlem yapılmaması ancak bu adayların YKS ile yükseköğretime geçiş başvurusu yapabilecekleri,"; (c) maddesinde "İlgili ülkede bulunmaksızın uzaktan öğretim sistemi ile yurtdışındaki bir lisede eğitim görerek yurtdışında üniversite eğitimine başlamış olmaları halinde ise Yükseköğretim Kurumlarında Ön Lisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlararası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili yılın Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi Kılavuzlarında yayımlanan Yurt Dışındaki Yükseköğretim Kurumlarından Yurt İçindeki Yükseköğretim Kurumlarına Yatay Geçiş İşlemlerine ilişkin şartların aranması" düzenlemesine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabilecekleri hükme bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan hükme göre, iptal davası açılabilmesi için gerçek ya da tüzel kişiler ile dava konusu işlem arasında makul ve ciddi bir ilişkinin varlığı yeterli bulunmaktadır. Başka bir deyişle, İdare Hukuku'nun genel ilkelerine göre idari işlemin değişiklik yarattığı ya da doğmasına engel olduğu hukuki durumla menfaat bağı olan herkes bu idari işlemin iptalini isteyebilecektir.
Dolayısıyla iptal davası açılabilmesinin ön koşullarından biri davacının objektif ve subjektif dava ehliyetinin olmasıdır. Danıştay'ın istikrar bulan kararlarına göre, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için idari kararın davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir. İptal davalarında, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinin saptanması sadece davacının bu davada ehliyetinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu, dolayısıyla davanın esasının incelenmesine geçilebileceği sonucunu yaratmaktadır.
Yukarıda belirlenen kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakasının varlığı taraf ilişkisinin kurulmasında yeterli sayılmakta ve bu husus davanın niteliğine ve özelliğine göre belirlenmektedir.
Somut olayda; 2019 yılında ... Umum Ortaöğretim Okulundan lise diploması ve bu diplomasına denklik belgesi alarak Yurtdışından Öğrenci Kabulü’ne İlişkin Esaslar uyarınca Kültür Üniversitesi’ne kayıt yaptıran ve örgün eğitim şartını sağlamadığı gerekçesiyle kaydı silinen davacı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 06/11/2020 tarihli 75850160-301.02.03-E.71226 sayılı ''Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları'' konulu yazısının (a) ve (c) maddeleri arasında kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisi bulunmadığından, anılan düzenlemenin (a) ve (c) maddeleri yönünden davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı ön raporunun incelenmesi;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı' başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari dava türlerinin arasında; idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları sayılmış olup 'Dilekçeler üzerine ilk inceleme' başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde; dava dilekçelerinin iptali istenen işlem yönünden idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken işlem olup olmadığı noktasında inceleneceği, 'İlk inceleme üzerine verilecek karar' başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde de, 14. maddenin 3. fıkrasının (d) bendine aykırı olarak açılan davanın reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
İdari işlemler, idari makamların, kamu gücü kullanarak, idare işlevine ilişkin olarak tesis ettikleri, muhatapları yönünden çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğuran, muhataplarının hukuki durumlarında değişiklik yapan tek yanlı irade açıklamalarıdır. Buna göre, idari işlemlerin "idari makamlarca tesis edilmiş olma", "tek yanlı olma" ve "icrailik niteliğini taşıma" unsurlarını bünyesinde barındırması gerekmektedir. Bir işlemin iptal davasına konu edilebilir nitelikte kesin ve yürütülebilir bir işlem olup olmadığının, işlemin ismine veya idarenin isimlendirmesine bakılarak değil, işlemin içeriğine bakılarak belirlenmesi gerekmektedir.
Öğreti ve uygulamada; ilk inceleme hususlarından biri olarak öngörülen kesin ve yürütülebilir işlem kavramı icrai işlem kavramı ile birlikte değerlendirilmekte ve “kamu gücü ve kudretinin üçüncü kişiler üzerinde ayrıca başka bir işlemin varlığına gerek olmaksızın doğrudan doğruya çeşitli hukuki sonuçlar doğurmak suretiyle etkisini gösterdiği işlemler”in icrai nitelikte oldukları belirtilmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı Teftiş Kurulu raporunda özetle; "... tarih ve E:... sayılı Bakanlık Olur'u üzerine başlatılan yurt dışından alınan lise diplomaları hakkındaki soruşturmanın Şanlıurfa, Gaziantep, Bursa ve Ankara illerinde yürütülen kısmına ilişkinolarak; yurt dışı lise mezuniyetine bağlı olarak denklik belgesi alan 450 öğrenciden 419'unun denklik belgesini yürürlükteki mevzuata aykırı olarak aldığı, bu öğrencilerin tamamının Türkiye'de bir liseden mezun olmalarına karşılık yurt dışındaki bir ortaöğretim kurumundan örgün veya uzaktan eğitim kapsamında almış oldukları diplomalarının olduğu, ancak Türkiye'deki mezuniyetlerini, Milli Eğitim Müdürlüklerine denklik belgesi düzenlenmesi talebiyle yaptıkları başvuru esnasında doldurdukları matbu Ek-1 Başvuru Formunda soru olarak yer almasına rağmen beyan etmedikleri, yurt dışındaki lise eğitimi aldıklarını belirttikleri tarihlerde yurt dışına hiç çıkmadıkları veya yurt dışında bulundukları tarihlerle yurt dışı eğitim tarihlerinin uyuşmadığı, yurt dışında eğitim gördüklerini belirttikleri tarihlerde aynı zamanda Türkiye'deki bir lisede de eğitim gördükleri, hususlarının en az biri veya bir kaçının birlikte görüldüğü, adı geçen öğrencilerin adlarına düzenlenen denklik belgelerinin iptal edilmesi gerektiği, durumun Yükseköğretim Kurulu'na bildirilmesinin uygun görüldüğü", hususlarına yer verildiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda; dava konusu edilen ... tarih ve ... sayılı Teftiş Kurulu raporunda, yurt dışından alınan lise diplomaları kapsamında yürütülen soruşturmanın Şanlıurfa, Gaziantep, Bursa ve Ankara illerinde yürütülen kısmına ilişkin tespitlere yer verildiği, dolayısıyla işlemin idari davaya konu edilebilecek nitelikte bir işlem olmadığı anlaşıldığından, idari yargı yerince incelenmesine hukuki olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu nedenle, davanın bu kısmının incelenmeksizin reddi gerekmektedir.

ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri olarak belirtilen hukuk devletinin temel ilkeleri arasında "hukuki güvenlik" ve "belirlilik" ilkeleri yer almaktadır. Kişilerin hukuki güvenliğini sağlamayı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde Devlete güven duyabilmesini, Devletin de yaptığı düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Hukuki güvenlik ve hukuki istikrar kişilerin gelecekle ilgili plan, düşünce ve kararlarında, var olan hukuk kurallarına güvenerek hareket etmelerinin hukuken korunmasına dayanak teşkil eder.
Anayasanın 124. maddesi gereği idarelerin, düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda, eski hukuki durum çerçevesinde, hak kayıplarını önleyici düzenleme yapması da gerekmektedir. Bu sayede; hukuk devleti olmanın gereği olarak üstün kamu yararı ihlal edilmeden, kişilerin hukuki güvenliği korunmakla birlikte, idari istikrar da sağlanmaktadır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun, 11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6287 sayılı Kanun'un 14 maddesi ile değişik "Yükseköğretime giriş ve yerleştirme" başlıklı 45. maddesinde, yükseköğretime giriş ve yerleştirmenin nasıl yapılacağı düzenlenmiş olup, (a) bendinde, yükseköğretim kurumlarına giriş ve yerleştirme işlemlerinin imkân ve fırsat eşitliğini sağlayacak tedbirleri almak kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen usul ve esaslara göre yapılacağı; (b) bendinde, yükseköğretim kurumlarına esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî sınavlarla girileceği, (f) bendinde, "Yabancı uyruklu öğrenciler ile ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir. Uluslararası andlaşmalar gereği Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarında burslu olarak öğrenim görecek yabancı uyruklu öğrencilerin yerleştirme işlemleri Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılır." hükmü yer almıştır.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 06/11/2020 tarihli 75850160-301.02.03-E.71226 sayılı ''Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları'' konulu yazısı ile tüm üniversitelere duyurulan Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 04/11/2020 tarih ve 2020.60 sayılı kararında; b. Yurtdışındaki bir liseden örgün eğitim yoluyla alınan diplomalar bağlamında ise, pasaport veya emniyet kayıtlarından diplomanın alındığı ülkeye giriş ve çıkışlarının kontrol edilmesi, ilgili ülkede kalınan sürenin lise eğitiminin örgün yolla alındığını desteklememesi halinde bu diplomalar ile de yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları çerçevesindeki başvurularına işlem yapılmaması, d. Halihazırda bu tür diplomalar ile yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına kayıt yaptırmış olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya uyruğundan biri T.C olan çift uyruklu öğrencilerin durumlarının yukarıdaki hususlar çerçevesinde incelenerek işlem yapılması, e.Yukarıda belirtilen hususlara aykırı kayıt yapılmış olduğu tespit edilen öğrencilerle ilgili olarak tesis edilen işlemin iptalinin gerektiğinin bildirilmesinin uygun görüldüğü, belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 04/11/2020 tarih ve 2020.60 sayılı Yürütme Kurulu Kararı'nın ve 06/11/2020 tarihli 75850160-301.02.03-E.71226 sayılı ''Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları'' konulu yazısının (b), (d) ve (e) maddelerinin, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 30/06/2021 tarih ve 45018 sayılı yazısının, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 13/07/2021 tarihli ve E-49988 sayılı yazısının ve Yükseköğretim Kurulu tarafından yayımlanan Yurt Dışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın incelenmesi;
Türkiye Cumhuriyeti uyruklu olup ortaöğretimini yurt dışında sürdüren öğrencilerin Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları, 2547 sayılı Kanun'un 45. maddesinde 30/03/2012 tarih ve 6287 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar, Yükseköğretim Kurulu kararları ile belirlenmiştir. Ancak 11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6287 sayılı Kanun ile, 2547 sayılı Kanun'un 45. maddesi başlığı ile birlikte değiştirilmiş ve maddenin (f) bendinde, "... ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlayan öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına kabul usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir..." hükmüne yer verilmek suretiyle, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu olup ortaöğretimini yurt dışında sürdürenlerin, üniversitelerin yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurabilmeleri için "ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlamış olma" şartı getirilmiştir. Bu düzenlemeden; yurt dışından bir ortaöğretim kurumundan değil, yurtdışında ortaöğretimi tamamlayarak mezun olmanın, bir başka anlatımla, yabancı bir ülkedeki liselerde öğrenim görmek üzere gitmiş olup, fiilen yurtdışında bulunmak suretiyle ortaöğretimlerinin tamamını tamamlayarak mezun olanların, üniversitelerin yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvuru hakkına sahip olduğu anlaşılmaktadır.
2547 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile verilen yetki çerçevesinde, 2547 sayılı Kanun'da aranılan "ortaöğretimin tamamını yurt dışında tamamlamış olma" şartının sağlanması gerektiğine yönelik olarak, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu'nun 04/11/2020 tarih ve 2020.60 sayılı toplantısı ile kabul edilen Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları konulu yazının (a) maddesinde, yurtdışında bulunmaksızın uzaktan öğretim yoluyla yurtdışındaki bir liseden diploma alan adayların yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları çerçevesinde yükseköğretime geçiş için bu diplomaları ile işlem yapılmaması ancak bu adayların YKS ile yükseköğretime geçiş başvurusu yapabilecekleri, (d) maddesinde halihazırda bu tür diplomalar ile yurt dışından öğrenci kabul kontenjanlarına kayıt yaptırmış olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı veya uyruğundan biri T.C. olan çift uyruklu öğrencilerin durumlarının yukarıdaki hususlar çerçevesinde incelenerek işlem yapılması, (e) maddesinde yukarıda belirtilen hususlara aykırı kayıt yapılmış olduğu tespit edilen öğrencilerle ilgili olarak tesis edilen işlemin iptalinin gerektiği belirtilmiş, bu düzenleme 06/11/2020 tarih ve 71226 sayılı karar ile tüm üniversitelere bildirilmiştir.
Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından inceleme başlatılmış ve hazırlanan ... tarih ve ... sayılı rapor ve ekleri dava konusu edilen 30/06/2021 tarih ve 45018 sayılı yazısıyla; Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı raporu ise 13/07/2021 tarih ve 49988 sayılı yazı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından tüm üniversitelere gönderilmiş ve ismi belirtilen öğrenci kayıtlarının Yürütme Kurulu'nun 04/11/2020 tarih ve 2020.60 sayılı toplantısı ile kabul edilen ilkeler doğrultusunda incelenerek işlem yapılmasının uygun görüldüğü belirtilmiştir.
Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın "Başvuracak Adaylar" başlıklı 4-b maddesinde, "01/02/2013 tarihinden sonra yurt dışında ortaöğretime başlayan adayların yurt dışından kabul kontenjanlarına ortaöğretiminin (lise) tamamını KKTC hariç yabancı bir ülkede tamamlayanların (ortaöğretiminin (lise) tamamını KKTC dışında yabancı bir ülkedeki MEB nezdinde açılmış olan Türk okullarında tamamlayanlar dahil) başvuru yapabilecekleri" düzenlenmiştir.
Yurtdışında bulunarak lise eğitimini yurtdışında tamamlayan T.C. uyruklu vatandaşların almadıkları bir eğitim sistemine ilişkin sorulardan oluşan sınavlarda düşük başarı elde etmeleri beklendiğinden bu öğrencilerin dezavantajının azaltılması, ülke farklılığından kaynaklanan eğitim farklılığı ve yükseköğretime girişte entegrasyonun sağlanması amacıyla ortaöğretimin tamamını yurtdışında tamamlayan T.C. uyruklu öğrencilere, yurtdışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurma hakkı tanınmıştır.
Dava konusu düzenlemenin kapsadığı öğrenci grubunun, bu düzenleme vasıtasıyla yurt dışından öğrenci kabul kontenjanları ile tercih edilen programa yerleşme hakkına sahip olmakla birlikte Türk vatandaşları gibi yükseköğretim kurumları sınavına girerek bir programa yerleştirilmelerinin de mümkün olduğu, Yurtdışından Öğrenci Kabulü kontenjanlarından yararlanarak yerleştirildikleri bölümden mezun olmaları durumunda ilgili programlara ÖSYS'ye girerek yerleşen ve mezun olan öğrenciler ile aynı haklara sahip olacakları, bu haliyle bir yükseköğretim programına yerleşme konusunda diğer öğrencilere göre çift imkana sahip oldukları açıktır.
Belirtilen koşullarda bulunmamasına rağmen Türkiye'de yaşayan bir çok adayın YKS ile yerleşmeleri zor olan programlarda eğitim görmek amacıyla bazı ülkelerde uzaktan eğitim yoluyla eğitim veren liselerden diploma alarak üniversitelere yabancı öğrenci statüsünde başvurduklarına dair şikayetler üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı raporunda, "Yurtdışı lise mezuniyetine bağlı olarak denklik belgesi alan 450 öğrenciden 419'unun denklik belgesini yürürlükteki mevzuata aykırı olarak aldığı, Türkiye'de bir liseden mezun olmalarına karşılık yurtdışındaki bir ortaöğretim kurumundan örgün veya uzaktan eğitim kapsamında diploma aldıkları, yurtdışında lise eğitimi aldıklarını belirttikleri tarihlerde yurtdışına hiç çıkmadıkları veya yurtdışında bulundukları tarihlerle yurtdışı eğitim tarihlerinin uyuşmadığının belirtildiği, bu kapsamda yurtdışı öğrenci kontenjanından yükseköğretim programlarına yapılan kayıt işlemlerinin 2547 sayılı Yükseköğretim Kanun'un 47/f bendi ile Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'a aykırı olduğu belirtilmiştir.
Ayrıca, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 18/01/2021 tarih ve 3890 sayılı yazısı ile, 04/11/2020 tarihli yazının uygulamasında, covid 19 pandemisinin başlangıcından itibaren pandeminin devam ettiği süreçte Türkiye'de bulundukları sürenin ilgili ülkeye giriş çıkış kontrollerinde dikkate alınmaması gerektiği belirtilmiştir. Bu şekilde, öğrencilerin pandemiden kaynaklanan dezavantajı engellenmiş, yurtdışında bulunma imkanı olmadan yurtdışından diploma alan öğrencilerin, alınan diplomalar ile yükseköğretim programlarına kayıt olma hakları korunmuştur.
Bu itibarla, Kanun ile verilen yetki çerçevesinde kamu yararı ve eğitimde fırsat eşitliği kapsamında tesis edildiği anlaşılan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 04/11/2020 tarih ve 2020.60 sayılı Yürütme Kurulu Kararı'nın ve 06/11/2020 tarihli 75850160-301.02.03-E.71226 sayılı ''Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları'' konulu yazısının (b), (d) ve (e) maddeleri, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 30/06/2021 tarih ve 45018 sayılı yazısı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 13/07/2021 tarihli ve E-49988 sayılı yazısı ve Yükseköğretim Kurulu tarafından yayımlanan Yurt Dışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar yönünden DAVANIN REDDİNE,
2\. Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı ön raporu yönünden DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
3.Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 04/11/2020 tarih ve 2020.60 sayılı Yürütme Kurulu Kararı'nın ve 06/11/2020 tarih ve 75850160-301.02.03-E.71226 sayılı ''Yurtdışından Öğrenci Kabul Kontenjanlarından Yararlanan T.C. Vatandaşları'' konulu yazısının (a) ve (c) maddeleri yönünden DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
4\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
6\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
7\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere,
03/11/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim