Danıştay danistay 2022/2270 E. 2025/7124 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/2270
2025/7124
24 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2270
Karar No : 2025/7124
DAVACI : ... İnşaat Madencilik Nakliye Petrol Otomotiv Kuyumculuk Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
1\. Ankara ili, Ayaş ilçesi sınırları dâhilinde ve davacı uhdesinde bulunan sicil:... sayılı II (a) grubu maden ruhsatına ilişkin olarak, 2016 – 2017 – 2018 ve 2019 yıllarına ait oluşan Devlet hakkı farklarının ödenmesinin istenilmesine yönelik işleme yapılan itiraz üzerine tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlem ile;
2\. Anılan işlemin dayanağı olan “Dolgu Agregası Ocak Başı Satış Fiyatı Belirleme Oranı” başlıklı ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Davacı şirketçe, Maden Kanununun öngördüğü biçimde, davalı idarece hesaplanan tüm Devlet haklarının ilgili dönemlerde eksiksiz biçimde ödendiği, Maden Kanununun 14. maddesinde mıcır ve tüvenan malzeme için ayrı ayrı hükümlerin yer almakta olduğu, ödenecek Devlet haklarının da birbirinden farklı tutarda hesaplanmasının öngörüldüğü, Kanun ve Yönetmelikte “Dolgu Agregasına” ilişkin olarak Devlet hakkı ödeneceğine yönelik hüküm bulunmadığı, Kanunda, Devlet hakkına esas ocakbaşı satış fiyatının uygulandığı yıl için belirlenerek ilan edileceğinin düzenlendiği ve hukuki belirlilik ilkesi kapsamında idarenin geçmişe etkili ve keyfi belirleme yapmasının yasaklandığı, buna rağmen davalı idarece dava konusu işlemle, geriye dönük olarak 5 yıllık dönemi kapsayacak biçimde, hiçbir zenginleştirme işleminden geçmeyen dolgu agregası / bypass için mıcır fiyatları esas alınarak Devlet hakkı farkı istendiği, Kanun ve Yönetmeliğin alınmasını öngörmediği bir konuda, mevzuata aykırı ve geriye etkili olarak, geçmiş yıllarda eksik bildirimde bulunulmuş gibi işlem tesis edilmesinde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı iddia edilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
3213 sayılı Maden Kanunu’nun 14. maddesi gereği, II. Grup (a) ve (c) bendi madenlerden, kaba inşaat, baraj, gölet, liman gibi yapılarda kullanılan tüvenan hammadde dışında, Devlet hakkının boyutlandırılmış fiyat üzerinden alınacağının açık olduğu, dava konusu edilen ... tarih ve ... sayılı işlem ile ruhsat sahiplerinin yıl içinde ürettiği toplam tüvenan cevherin %20’sine denk gelen miktar ve belirlenen boyutlandırılmış fiyatın oranı kadar ocakbaşı satış fiyatı üzerinden bypass beyan edebilecekleri ve boyutlandırılmış fiyat değil, bypass fiyatından beyanla ödeme yapabileceklerinin düzenlendiği, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Maden Kanunun 14. maddesinde, madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatının, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edileceği açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla, anılan kanun hükmü uyarınca, madenlerden alınacak Devlet hakkına ilişkin belirlemelerin uygulandığı yıl için belirlenip ilan edilmesi ve ona göre tahsil edilmesi gerekmektedir.
Dava konusu düzenleyici işlemin ise; "dolgu agregası" açısından ocakbaşı satış fiyatının, ilan edilmediği yıllara ilişkin geçmişe yönelik tahsili şeklinde tesis edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; 2015 yılından başlayarak 2020 yılına kadar, II. grup a ve c bendi madenleri için tüvenan ve boyutlandırılmış (mıcır) ocakbaşı satış fiyatı ilan edilip; "dolgu agregası" için ocakbaşı satış fiyatı belirlenmeyip devlet hakkı alınmadığı halde; 2020 yılında tüvenan ve mıcır fiyatlarına ek olarak dolgu agregası için de ocakbaşı satış fiyatı belirlenerek, geçmiş yıllara dönük tahsilat yapılmak istenildiği görülmekte olup; dava konusu düzenleyici işlemde üst hukuk normlarına uyarlık bulunmadığı sonuç varılarak, II (a) grubu maden ruhsatı olan davacı şirketin, beyan edip ödediği Devlet haklarının eksik ödendiğinin tespit edildiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmakta ise de; bireysel işlemin dayanağı olan “Dolgu Agregası Ocak Başı Satış Fiyatı Belirleme Oranı” başlıklı; "dolgu agregası" açısından ocakbaşı satış fiyatının ilan edilmediği yıllara ilişkin geçmişe yönelik olarak tahsilatı öngören düzenleyici işlem hukuka aykırı olduğundan; bu işleme dayanılarak tesis edilen bireysel işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemlerin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; Ankara ili, Ayaş ilçesi sınırları dâhilinde davacı şirket uhdesinde bulunan Sicil: ... sayılı II (a) grubu maden ruhsatına ilişkin olarak, 2016–2017–2018 ve 2019 yıllarına ait oluşan Devlet hakkı farklarının istenilmesi işlemine yapılan itiraz üzerine tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlem ile anılan işlemin dayanağı olan “Dolgu Agregası Ocak Başı Satış Fiyatı Belirleme Oranı” başlıklı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin (... tarih ve ... sayılı Olur ile düzeltilmiş) iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idarenin ... tarih ve ... tarihli işlemi ile dava konusu sahayla ilgili olarak 2016–2017–2018–2019 yıllarına ait olmak üzere, beyan edilen işletme faaliyet raporlarında Devlet hakkı hesaplamasına esas mıcır ve by-pass kalemlerinin ayrı ayrı verildiği, by-pass ocakbaşı satış fiyatının MAPEG Komisyon raporunda belirtilen fiyatlar üzerinden verilmediği, eksik beyanların tamamlanması ve Devlet hakkı farklarının yatırılması için 2 ay süre verilerek ihtar edildiği, davacı şirketin ise 01/12/2021 tarihli dilekçesiyle, 2020 yılında mıcır ve tüvenan dışında üçüncü bir ayrım olarak dolgu agregası için fiyat belirlemesi yapıldığı, mıcır ve by-pass kalemlerinin ayrı ayrı beyanının hukuki bir zorunluluk olduğu, her ne kadar 2020 yılında dolgu agregası için tüvenandan daha düşük fiyat belirlemesi yapılmışsa da Kanunda by-pass yahut dolgu agregasından Devlet hakkı alınabileceğine ilişkin hüküm bulunmadığı iddiasıyla itirazda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Daha sonra ... tarih ve ... sayılı dava konusu düzenleyici işlem tesis edilmiş ise de; bu işlemin hatalı yayınlandığından bahisle ... tarih ve ... sayılı Olur ile; "II. grup a ve c bendi madenlerinden dolgu agregası olarak tanımlanan (balast, bypass (stabilize), ocak taşı) malzemelerin, ocakbaşı satış fiyatının belirlenmediği yıllar için devlet hakkının, Genel Müdürlüğe işletme faaliyet bilgi formu/işletme faaliyet raporu ile beyan edilmiş yıllık üretim miktarının % 20'sini geçmeyecek şekilde hesaplanması" şeklinde değiştirilmiştir.
Davacının 10/02/2022 tarihli itiraz dilekçesi üzerine, yeniden hesaplama yapılarak 14/02/2022’de bildirildiği, 15/02/2022’deki itiraz üzerine de davalı idarece 16/02/2022 tarihli dava konusu işlemle 2018 yılı bedelinin yeniden hesaplandığı (2016–2017–2019 bedellerinin tekrarlanmış olduğu) anlaşılmaktadır.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun 14. Maddesinde, Devlet hakkının; ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınacağı; II. Grup (a) ve (c) bendi madenlerden %4 (Kaba inşaat, baraj, gölet, liman gibi yapılarda kullanılan tüvenan hammadde dışında bu maddedeki Devlet hakkı boyutlandırılmış fiyat üzerinden alınır.) oranında Devlet hakkı alınacağı; ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatının Bakanlıkça denetlenip eksik beyanların tamamlattırılacağı; işletme izni olan maden ruhsatlarından her yıl en az ruhsat taban bedeli kadar Devlet hakkı alınacağı hükme bağlanmıştır.
11/12/2022 tarihli ve 32040 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan aynı adlı Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan ancak dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan, 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliği’nin “Devlet hakkına ilişkin genel hükümler” başlıklı 87. Maddesinde, kanun hükümlerine paralel düzenleme yapılmıştır.
Düzenleyici İşlem İncelendiğinde;
... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemle; 2015 yılından itibaren, Devlet haklarının hesaplanmasına esas ocakbaşı satış fiyatlarının belirlenmesinin söz konusu olduğu ve II. grup a ve c bendi madenleri için tüvenan ve boyutlandırılmış (mıcır) ocakbaşı satış fiyatı ilan edildiği, 2020 yılından itibaren ise bu iki kaleme ek olarak dolgu agregası (balast, bypass (stabilize), ocak taşı) malzemeler için de ocakbaşı satış fiyatı ilan edildiği, 2020 yılından önceki dönemde uygulamada birlik olmadığı için sorunlar çıktığı, boyutlandırılmış fiyat üzerinden yapılan düzeltmelerin dava konusu edildiği, dolgu agregası (balast, bypass (stabilize), ocak taşı) malzemeler için ocakbaşı satış fiyatının belirlenmediği yıllar için; bu malzemelerin satışa konu edilmesi halinde; Devlet hakkının, işletme faaliyet bilgi formu/işletme faaliyet raporu ile beyan edilmiş yıllık boyutlandırılmış (mıcır) üretim miktarının %20’sini geçmeyecek şekilde ve ilan edilen mıcır ocakbaşı fiyatının ekteki tabloda yer alan yüzde oranları üzerinden hesaplanacak ocakbaşı satış fiyatı (OBSF) üzerinden ödenmesi hususu belirtilmiştir. Bilahare, bu düzenleyici işlemin hatalı yayınlandığından bahisle ... tarih ve ... sayılı Olur ile; II. grup a ve c bendi madenlerinden dolgu agregası olarak tanımlanan (balast, bypass (stabilize), ocak taşı) malzemelerin, ocakbaşı satış fiyatının belirlenmediği yıllar için devlet hakkının, Genel Müdürlüğe işletme faaliyet bilgi formu/işletme faaliyet raporu ile beyan edilmiş yıllık üretim miktarının % 20'sini geçmeyecek şekilde hesaplanması" şeklinde değiştirilerek "boyutlandırılmış (mıcır)" üretimin sehven yazıldığı doğrusunun "yıllık üretim" olduğu belirtilmiş ise de; davacının by-pass yahut dolgu agregasından Devlet hakkı alınamayacağı iddiasıyla dava açtığı anlaşıldığından; düzenleyici işlem yönünden de işin esasını incelemek gerekmektedir.
3213 sayılı Maden Kanunu ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği hükümlerinden; Devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında asgari birliği sağlayarak Devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalı idarenin fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğu ve ruhsat sahibi tarafından beyan edilen asgari ocakbaşı satış fiyatını denetleyebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde tamamlattırabileceği açık olmakla birlikte; Kanunun 14. maddesinde, madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatının, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edileceği açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla, anılan kanun hükmü uyarınca, madenlerden alınacak Devlet hakkına ilişkin belirlemelerin uygulandığı yıl için belirlenip ilan edilmesi ve ona göre tahsil edilmesi gerekmektedir.
Dava konusu düzenleyici işlemin ise; "dolgu agregası" açısından ocakbaşı satış fiyatının, ilan edilmediği yıllara ilişkin geçmişe yönelik tahsili şeklinde tesis edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; 2015 yılından başlayarak 2020 yılına kadar, II. grup a ve c bendi madenleri için tüvenan ve boyutlandırılmış (mıcır) ocakbaşı satış fiyatı ilan edilip; "dolgu agregası" için ocakbaşı satış fiyatı belirlenmeyip devlet hakkı alınmadığı halde; 2020 yılında tüvenan ve mıcır fiyatlarına ek olarak dolgu agregası için de ocakbaşı satış fiyatı belirlenerek, geçmiş yıllara dönük tahsilat yapılmak istenildiği görülmekte olup; dava konusu düzenleyici işlemde üst hukuk normlarına uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Davalı idare tarafından, dava konusu edilen düzenleyici işlem neticesinde maden ruhsat sahiplerinin Maden Kanunu'nun 14. maddesi gereği bahsi geçen 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait oluşan Devlet haklarının boyutlandırılmış ve ilan edilen ocak başı satış fiyatlarından Devlet hakkı ödemesi yapmaları yerine, daha düşük bir bedel üzerinden devlet hakkı alınması işleminin, geriye doğru madencilere ilave bir ödevin yürütülmesi olmayıp, lehe olan düzenleme ile yıl içinde üretilen toplam tüvenan cevherin %20'sini geçmeyecek miktar üzerinden by-pass beyan etme ve boyutlandırılmış fiyat değil by-pass fiyatı ile Devlet hakkı ödeme imkânı getirildiği ileri sürülmüş ise de; burada hangi bedel üzerinden hesap yapıldığı değil, geçmişe dönük Devlet hakkı alınıp alınamayacağı hususunun irdelenmesi gerekmekte olup; satış fiyatının belirlenmediği geçmiş yıllara yönelik dolgu agregası için Devlet Hakkı tahsil edilmesi mevzuata aykırı olduğundan, bu yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir.
MAPEG'in ... tarih ve ... sayılı bireysel işlemine gelince;
II (a) grubu maden ruhsatı olan davacı şirketin, beyan edip ödediği Devlet haklarının eksik ödendiğinin tespit edildiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmakta ise de; bireysel işlemin dayanağı olan “Dolgu Agregası Ocak Başı Satış Fiyatı Belirleme Oranı” başlıklı; "dolgu agregası" açısından ocakbaşı satış fiyatının ilan edilmediği yıllara ilişkin geçmişe yönelik olarak tahsilatı öngören düzenleyici işlem yukarıda belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı olduğundan; bu işleme dayanılarak tesis edilen bireysel işlemde de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Ankara ili, Ayaş ilçesi sınırları dâhilinde ve davacı uhdesinde bulunan sicil:... sayılı II (a) grubu maden üreten davacı tarafından, 2016 – 2017 – 2018 ve 2019 yıllarına ait oluşan Devlet hakkı farklarının ödenmesinin istenilmesine yönelik işleme yapılan itiraz üzerine tesis edilen ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlemin dayanağı olan “Dolgu Agregası Ocak Başı Satış Fiyatı Belirleme Oranı” başlıklı ... tarih ve ... sayılı Olur'un iptali istenilmektedir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
Devlet Hakkı, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 3. maddesinde, Maden istihracı ile sağlanacak gelirden Devlet payına düşen ve ödeme yükümlülüğü ruhsat sahibine ait olan kısım. olarak tanımlanmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Madenler" başlıklı 2. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, "Yer kabuğunda ve su kaynaklarında tabii olarak bulunan, ekonomik ve ticari değeri olan petrol, doğal gaz, jeotermal ve su kaynakları dışında kalan her türlü
madde bu Kanuna göre madendir.
II. (Değişik: 10/6/2010-5995/1 md.) Grup madenler
a) (Değişik: 4/2/2015-6592/1 md.) Kalsit, Dolomit, Kalker, Granit, Andezit, Bazalt gibi kayaçlardan agrega, hazır beton ve asfalt yapılarak kullanılan kayaçlar.
...." hükmüne yer verilmiştir.
3213 sayılı Maden Kanunu’nun 14. Maddesinde(işlem tarihinde yürürlükte olan hali ile), "Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır.
Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması hâlinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir. Ocak başı satış bedeli, ilan edilen emsal fiyattan daha düşük olamaz. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
Tüvenan madenin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatı, madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyattır.
Devlet hakkı;
a) I. Grup (a) bendi madenlerin valilik veya il özel idaresince belirlenen ve ilan edilen boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış piyasa satış fiyatı üzerinden %4 oranında,
b) I. Grup (b) bendi madenlerden %4 oranında,
c) II. Grup (a) ve (c) bendi madenlerden %4 (Kaba inşaat, baraj, gölet, liman gibi yapılarda kullanılan tüvenan hammadde dışında bu maddedeki Devlet hakkı boyutlandırılmış fiyat üzerinden alınır.) oranında,
ç) II. Grup (b) bendi madenlerde doğal taşın özelliklerine ve bulunduğu bölgeye göre ocakta oluşan piyasa satış fiyatı üzerinden %4 oranında,
d) III. Grup kaynak tuzlarından %1 oranında, bu grubun diğer madenlerinden %5 oranında,
e) IV. Grup madenlerden; altın, gümüş, platin, bakır, kurşun, çinko, krom, alüminyum ve uranyum oksit madenlerinden ekli (3) sayılı tabloda belirtilen oranlarda, uranyum oksit dışındaki radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddelerden %8 oranında, diğerlerinden ise %2 oranında,
f) V. Grup madenlerden %4 oranında, alınır.
Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Bakanlık tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır. İşletme izni olan maden ruhsatlarından her yıl en az ruhsat taban bedeli kadar Devlet hakkı alınır. Ancak, kaynak tuzlalarında alınacak Devlet hakkında bu şart aranmaz. (...)" hükümleri yer almaktadır.
Dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan, 21.09.2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete’de yayım ile yürürlüğe giren Maden Yönetmeliği’nin “Devlet hakkına ilişkin genel hükümler” başlıklı 87. Maddesinde ise; “(1) Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır.
(2) Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması hâlinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir. Ocak başı satış fiyatı, ilan edilen emsal fiyattan daha düşük olamaz.
a) Ocak başı satış fiyatı, madenlerin fiyatını belirleyen özellikler ve şartlar dikkate alınarak Genel Müdürlükçe belirlenir. Ocak başı satış fiyatının genel olarak tespit edilemediği durumlarda, madenin mineralojik özellikleri, bulunduğu bölge, işletme ve zenginleştirme yöntemleri ve sahaya özgü şartlar dikkate alınarak ocak başı satış fiyatı, maden ruhsat sahası bazında da belirlenir.
b) Konsantre ürünlerin ocak başı satış fiyatı belirlenirken; ilgili borsalar, ihracatçı birlikleri veya uluslararası piyasalarda oluşan fiyat baz alınır. Ancak, bu madenlerin metal üretimine yönelik entegre tesislerde kullanılması durumunda ilk fiyatın oluştuğu ürün baz alınır.
(3) Tüvenan madenin, herhangi bir zenginleştirme işlemine tabi tutulduktan veya bir prosesten geçirildikten sonra satış fiyatının oluştuğu durumlarda, ocak başı satış fiyatı; ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil tesise ait enerji, su, kimyasallar, bakım-onarım, sarf malzemesi giderleri ile tesiste çalışan personel giderleri, tesisten satışa kadar olan nakliye giderleri, teknolojik test giderleri ve paketleme giderleri çıkarılarak oluşan fiyattır. Bu fiyat, işletme yöntemi, tenör/kalite, üretilen bölge, aynı pazar ortamı ve diğer özellikler göz önünde bulundurulduğunda benzer işletmelerdeki emsal fiyatlardan ve Genel Müdürlükçe ilan edilen ocak başı satış fiyatından az olamaz. Zenginleştirilen madenin piyasada satış fiyatının oluşmaması durumunda, madenin mineralojik özellikleri, işletme ve zenginleştirme yöntemleri ve sahaya özgü şartlar dikkate alınarak veya benzer proses maliyeti olan tesisler emsal alınarak, madenlerin ocak başı satış fiyatı belirlenir. Ocak başı satış fiyatı belirlenirken ocaktaki yükleme dahil giderler dikkate alınmaz.
(4) Üretilen madenin ruhsat sahibine ait tesiste hammadde olarak kullanılıyor olması halinde, aynı madenin piyasadaki ocak başı satış fiyatı emsallerinden az olamaz.
(5) Aynı tesiste, farklı kalite ve nitelikte birden çok ürünün üretilmesi durumunda ürünlerin ocak başı satış fiyatı, tesisteki üretim sürecinde piyasa satış fiyatı olan ilk ürünün fiyatından, ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan üçüncü fıkrada sayılan giderler çıkarılarak hesaplanır.
(6) Devlet hakkı;
a) I. Grup (a) bendi madenlerin valilik veya il özel idaresince belirlenen ve ilan edilen boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış piyasa satış fiyatı üzerinden %4 oranında,
b) I. Grup (b) bendi madenlerden %4 oranında,
c) II. Grup (a) ve (c) bendi madenlerden %4 (Kaba inşaat, baraj, gölet, liman gibi yapılarda kullanılan tüvenan hammadde dışında bu maddedeki Devlet hakkı boyutlandırılmış fiyat üzerinden alınır.) oranında,
ç) II. Grup (b) bendi madenlerde doğal taşın özelliklerine ve bulunduğu bölgeye göre ocakta oluşan piyasa satış fiyatı üzerinden %4 oranında,
d) III. Grup kaynak tuzlarından %1 oranında, bu grubun diğer madenlerinden %5 oranında,
e) IV. Grup madenlerden; altın, gümüş, platin, bakır, kurşun, çinko, krom, alüminyum ve uranyum oksit madenlerinden Kanunun ekli (3) sayılı tabloda belirtilen oranlarda, uranyum oksit dışındaki radyoaktif mineraller ve diğer radyoaktif maddelerden %8 oranında, diğerlerinden ise %2 oranında,
f) V. Grup madenlerden %4 oranında, alınır.
(16) Sahada yapılan üretim faaliyetleri sonucunda pasa olarak atılan ve/veya stoklanan madenlerin ileriki yıllarda satış imkânının olması ve/veya tekrar işlenerek satılması durumunda da, Devlet hakkı alınır. Bu malzemelerin kamu kurum ve kuruluşlarınca bedelsiz olarak kullanılması durumunda ise Devlet hakkı alınmaz." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün “Dolgu Agregası Ocak Başı Satış Fiyatı Belirleme Oranı” başlıklı ... tarih ve ... sayılı düzenlemesinin incelenmesi
Anayasamızın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren Kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, Yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturmaktadır.
Anayasa'da düzenleyici işlem olarak sadece yönetmelikler belirtilmiş ise de idarenin düzenleme yetkisi bununla sınırlı olmayıp, idareler, değişik adlar altında da (genelge, tamim, sirküler vb.) düzenleyici işlemler yapmaktadırlar.
Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.
Tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler ise; bir yönetmeliğin veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla yönetmeliklerde veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen usul ve yöntemleri "açıklayıcı" hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen; dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümler dışında yeni bir düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
3213 sayılı Maden Kanunu hükümlerinden; Devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında asgari birliği sağlayarak Devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalı idarenin fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğu ve ruhsat sahibi tarafından beyan edilen asgari ocakbaşı satış fiyatını denetleyebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde tamamlattırabileceği açık olmakla birlikte; Kanunun 14. maddesinde, madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatının, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edileceği açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla, anılan kanun hükmü uyarınca, madenlerden alınacak Devlet hakkına ilişkin belirlemelerin uygulandığı yıl için belirlenip ilan edilmesi ve ona göre tahsil edilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, ... tarih ve ... sayılı dava konusu işlemle; 2015 yılından itibaren, Devlet haklarının hesaplanmasına esas ocakbaşı satış fiyatlarının belirlenmesinin söz konusu olduğu ve II. grup a ve c bendi madenleri için tüvenan ve boyutlandırılmış (mıcır) ocakbaşı satış fiyatı ilan edildiği, 2020 yılından itibaren ise bu iki kaleme ek olarak dolgu agregası (balast, bypass (stabilize), ocak taşı) malzemeler için de ocakbaşı satış fiyatı ilan edildiği, 2020 yılından önceki dönemde uygulamada birlik olmadığı için sorunlar çıktığı, boyutlandırılmış fiyat üzerinden yapılan düzeltmelerin dava konusu edildiği, dolgu agregası (balast, bypass (stabilize), ocak taşı) malzemeler için ocakbaşı satış fiyatının belirlenmediği yıllar için; bu malzemelerin satışa konu edilmesi halinde; Devlet hakkının, işletme faaliyet bilgi formu/işletme faaliyet raporu ile beyan edilmiş yıllık boyutlandırılmış (mıcır) üretim miktarının %20’sini geçmeyecek şekilde ve ilan edilen mıcır ocakbaşı fiyatının ekteki tabloda yer alan yüzde oranları üzerinden hesaplanacak ocakbaşı satış fiyatı (OBSF) üzerinden ödenmesi hususu belirtilmiştir. Daha sonra, bu düzenleyici işlemin hatalı yayınlandığından bahisle ... tarih ve ... sayılı Olur ile; II. grup a ve c bendi madenlerinden dolgu agregası olarak tanımlanan (balast, bypass (stabilize), ocak taşı) malzemelerin, ocakbaşı satış fiyatının belirlenmediği yıllar için devlet hakkının, Genel Müdürlüğe işletme faaliyet bilgi formu/işletme faaliyet raporu ile beyan edilmiş yıllık üretim miktarının % 20'sini geçmeyecek şekilde hesaplanması" şeklinde değiştirilerek "boyutlandırılmış (mıcır)" üretimin sehven yazıldığı doğrusunun "yıllık üretim" olduğu hususunun belirlendiği görülmektedir.
Bu durumda Maden Kanunu gereği, dava konusu edilen düzenleyici işlem neticesinde maden ruhsat sahiplerinin Maden Kanunu'nun 14. maddesi gereği bahsi geçen 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait oluşan Devlet haklarının boyutlandırılmış ve davalı idarece belirlenerek ilan edilen ocak başı satış fiyatlarından Devlet hakkı ödemesi yapmaları yerine, daha düşük bir bedel üzerinden devlet hakkı alınması işlemi geriye doğru madencilere ilave bir ödevin yürütülmesi olmayıp, lehe olan düzenleme ile yıl içinde üretilen toplam tüvenan cevherin %20'sini geçmeyecek miktar ve belirlenen boyutlandırılmış fiyatın oranı kadar ocakbaşı satış fiyatı üzerinden by-pass beyan etme ve boyutlandırılmış fiyat değil by-pass fiyatı ile beyan edilip Devlet hakkı ödeme imkânı getirildiği, bu nedenle dava konusu düzenlemenin üst normlara ve hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır.
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin incelenmesi :
Devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında asgari birliği sağlayarak Devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalı idarenin fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğu şüphesizdir.
3213 sayılı Maden Kanunun hükümlerinden, ruhsat sahibi tarafından beyan edilen asgari ocakbaşı satış fiyatının davalı idare tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı açıkça anlaşılmaktadır.
Ancak dosyanın incelenmesinden; davalı idarenin ... tarih ve ... tarihli işlemi ile dava konusu sahayla ilgili olarak 2016–2017–2018–2019 yıllarına ait olmak üzere, beyan edilen işletme faaliyet raporlarında Devlet hakkı hesaplamasına esas mıcır ve by-pass kalemlerinin ayrı ayrı verildiği, by-pass ocakbaşı satış fiyatının MAPEG Komisyon raporunda belirtilen fiyatlar üzerinden verilmediği, eksik beyanların tamamlanması ve Devlet hakkı farklarının yatırılması için 2 ay süre verilerek ihtar edildiği, davacı şirketin ise 01/12/2021 tarihli dilekçesiyle, 2020 yılında mıcır ve tüvenan dışında üçüncü bir ayrım olarak dolgu agregası için fiyat belirlemesi yapıldığı, mıcır ve by-pass kalemlerinin ayrı ayrı beyanının hukuki bir zorunluluk olduğu, her ne kadar 2020 yılında dolgu agregası için tüvenandan daha düşük fiyat belirlemesi yapılmışsa da Kanunda by-pass yahut dolgu agregasından Devlet hakkı alınabileceğine ilişkin hüküm bulunmadığı iddiasıyla itirazda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Davalı idare tarafından ... tarihli ve .. sayılı yazısı ile davacıya verilen cevapta davacının Devlet hakkı farkına itirazı hakkında Maden Kanun'un uygulanması doğrultusunda yapılacak bir işlem bulunmadığı belirtilmiştir.
Daha sonra ... tarih ve ... sayılı dava konusu düzenleyici işlem tesis edilmiş ise de; bu işlemin hatalı yayınlandığından bahisle ... tarih ve ... sayılı Olur ile; "II. grup a ve c bendi madenlerinden dolgu agregası olarak tanımlanan (balast, bypass (stabilize), ocak taşı) malzemelerin, ocakbaşı satış fiyatının belirlenmediği yıllar için devlet hakkının, Genel Müdürlüğe işletme faaliyet bilgi formu/işletme faaliyet raporu ile beyan edilmiş yıllık üretim miktarının % 20'sini geçmeyecek şekilde hesaplanması" şeklinde değiştirilmiştir.
Davacının 10/02/2022 tarihli itiraz dilekçesi üzerine, yeniden hesaplama yapılarak 14/02/2022’de bildirildiği, 15/02/2022’deki itiraz üzerine de davalı idarece 16/02/2022 tarihli dava konusu işlemle 2018 yılı bedelinin yeniden hesaplandığı (2016–2017–2019 bedellerinin tekrarlanmış olduğu) anlaşılmaktadır.
Davalı idarenin ... tarih ve ... tarihli işlemi ile dava konusu sahada gerçekleştirilen mahallinde tetkik neticesinde, 2016 – 2017 – 2018 – 2019 yıllarına ait olmak üzere, beyan edilen işletme faaliyet raporlarında Devlet hakkı hesaplamaya esas mıcır ve by-pass kalemlerinin ayrı ayrı verildiği, by-pass ocakbaşı satış fiyatının MAPEG Komisyon raporunda belirtilen fiyatlar üzerinden verilmediği, eksik beyanların tamamlanması ve Devlet hakkı farklarının yatırılması için 2 ay süre verilmesi, ödenmediği takdirde idarî para cezası verileceğinin ihtar edildiği anlaşılmakta olup, bu tarih itibariyle dava konusu düzenleyici işlem tesis edilmemiş olduğundan, bireysel işlemin tespit tarihinden daha sonraki tarihte tesis edilmiş olan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün “Dolgu Agregası Ocak Başı Satış Fiyatı Belirleme Oranı” başlıklı ... tarih ve ... sayılı işlemi uygulanmak suretiyle işlem tesis edilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dava konusu Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün “Dolgu Agregası Ocak Başı Satış Fiyatı Belirleme Oranı” başlıklı ... tarih ve ... sayılı düzenlemesi yönünden REDDİNE oybirliği ile,
2\. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı bireysel işlemi yönünden İPTALİNE esasta oybirliği gerekçede oyçokluğu ile,
3\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
6\. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
7\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 24/09/2025 tarihinde karar verildi.
GEREKÇEDE KARŞI OY :
(X) - Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı bireysel işlemi yönünden;
Uyuşmazlıkta, davacının beyan edip ödediği Devlet haklarının davalı idarece denetlenmesi üzerine, eksik ödeme yapıldığının tespit edildiği, bunun tamamlanması için de dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktaysa da; ilgili yıllara ait hesaplamaların, yıllık üretim miktarının doğrudan %20'si üzerinden yapıldığı görülmektedir.
Bireysel işlemin dayanağı olan “Dolgu Agregası Ocak Başı Satış Fiyatı Belirleme Oranı” başlıklı ... tarih ve ... sayılı işlemde, "II. Grup (a) ve (c) bendi madenlerden dolgu agregası olarak tanımlanan (balast, bypass (stabilize) ve ocak taşı) malzemelerin ocakbaşı satış fiyatının belirlenmediği yıllar için; (...) malzemelerin satışa konu edilmesi halinde ise; Devlet hakkının, Genel Müdürlüğe işletme faaliyet bilgi formu/işletme faaliyet raporu ile beyan edilmiş yıllık boyutlandırılmış (mıcır) üretim miktarının %20’sini geçmeyecek şekilde ve Genel Müdürlükçe ilgili yılda her il için ayrı ayrı belirlenmiş boyutlandırılmış (mıcır) ocakbaşı satış fiyatının ekteki tabloda yer alan yüzde oranları üzerinden hesaplanacak ocakbaşı satış fiyatından ödenmesi, ayrıca uygulamanın Genel Müdürlükçe bu konuda sonuçlandırılmamış işlemler için yapılması hususu" belirtilmiştir.
Olayda davacı şirketin ilgili yıllara ilişkin somut satış bilgileri mevcut iken, bu verilerin değerlendirilmesi ve kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerekir Ancak dava konusu bireysel işlemle yıllık üretim miktarlarının doğrudan %20'si esas alınarak hesaplamaların yapıldığı anlaşılmakla, dava konusu bireysel işlemde bu sebeple hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu bireysel işlemin iptaline bu gerekçe ile karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.