SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/2196

Karar No

2025/8760

Karar Tarihi

18 Kasım 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/2196 E. , 2025/8760 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2196
Karar No : 2025/8760

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Enerji Üretim Mühendislik İnşaat Turizm Jeotermal Madencilik Medikal Peyzaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Urla ilçesi, ... mahallesinde bulunan, mülkiyeti Hazineye ait ... ada, ... ve ... parsellere ilişkin olarak şirket adına irtifak hakkı tesis edilmek üzere ön izin verilen taşınmazların ön izin süresinin uzatılması isteminin reddine ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih, ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; İzmir ili, Urla ilçesi, ... Mahallesi ... ada, ... ve ... sayılı parsellere ilişkin olarak, davacı tarafından irtifak hakkı tesisine dair başvuru üzerine, 05/04/2047 tarihine kadar bağımsız ve sürekli nitelikli olmayan irtifak hakkı tesisine esas olmak üzere, taşınmazlar üzerinde fiili kullanım olmaksızın öncelikle taşınmazın tescil, ifraz, tevhid, terk ve benzeri işlemlerin yapılması ve/veya imar planının yaptırılması, değiştirilmesi, uygulama projelerinin hazırlatılması ve onaylatılması amacıyla davacı şirket ile 28/02/2019 tarihli 1 yıl süreli ön izin sözleşmeleri imzalandığı, ön izin sözleşmenin 6. maddesinde; "İdarece; taşınmaza ihtiyaç duyulan veya taşınmazın ekonomik açıdan farklı şekilde değerlendirilmesi uygun görülen hallerde, ön izin süresi uzatılmaz, devam eden ön izinler ise varsa kalan süreye ilişkin bedelin geri ödenmesi kaydıyla iptal edilir. Bu durumda ön izin sahibi tarafından idareden hiçbir hak ve tazminat talebinde bulunulamaz." hükmüne yer verildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan taşınmazların turizm amaçlı değerlendirilmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı adına iki yıl ön tahsisine karar verildiği görüldüğünden, bahsi geçen sözleşme hükmü de dikkate alındığında ön izin süresinin uzatılması talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2047 yılına kadar geçerli olan irtifak hakkı ihalesi yapıldığı ve ön izin sözleşmesinin de bu kapsamda imzalandığı, irtifak hakkı ihalesine ve de ön izin sözleşmesine güvenilerek uzun yıllarca yapılan yatırımların, verilen emeklerin ve yapılan masrafların hiçe sayıldığı, verilen çabalar sonucunda jeotermal turizm işletme tesislerinin yapılması ve işletilmesi aşamasına getirilen oluşumun elinden alınmaya çalışıldığı, kâr mahrumiyetlerinin doğduğu, Çesme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi kararı ile birlikte kamu hakimiyetinde olmayan, diğer bir ifadeyle özel mülke konu parsellerin bir kısmı hakkında acele kamulaştırma kararı alındığı, bir kısmı hakkında bu kararın hiç alınmadığı, aynı bölgede yer alan özel mülklerin bir kısmına hiç dokunulmadığı, bu durumun bütünsel plan için ön izninin iptaline gerekçe olamayacağı, Kültür ve Turizm Bakanlığı lehine yapılan ön tahsisin geçerli bir hukuki gerekçesinin olmadığı, kendisi tarafından gerçekleştirilecek işletmenin de nihayetinde turizm amaçlı bir işletme olduğu, işlemin 5686 sayılı Kanunda şart koşulan jeotermal kaynağın korunmasını da engellediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İzmir ili, Çeşme ilçesi, ... mevkkinde erişim no:... sayılı jeotermal ve doğal mineralli sular arama ruhsatı 09/04/2013 tarihinde davacı şirket adını düzenlenmiştir. ... Mahallesi’nde mülkiyeti Hazineye ait, ... ada, ... ve ... sayılı parsellerde yer alan taşınmazlara ilişkin olarak üzerinde 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar Ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği hükümleri kapsamında ruhsat süresince kullanılmak üzere irtifak hakkı tesis edilmesinin davacı tarafından 13/04/2017 tarihinde talep edildiği, bunun üzerine 05/04/2047 tarihine kadar bağımsız ve sürekli nitelikli olmayan irtifak hakkı tesisine esas olmak üzere, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51. maddesine (g) bendi uyarınca pazarlık usulü ile davacı şirkete irtifak hakkı ihalesine yapılması, ön izin döneminde ön izin sözleşmesi ve irtifak hakkına ilişkin resmi senette yazılacak hükümlere özel hüküm konulmasının Bakanlık Oluru ile uygun görüldüğünün Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile bildirildiği görülmüştür.
Davacı şirkete bahsi geçen taşınmazların imar planı ile getirilecek kullanım kararı doğrultusunda sabit ve kalıcı tesisler yapılmak üzere ve fiili kullanım olmaksızın öncelikle taşınmazın tescil, ifraz, tevhid, terk ve benzeri işlemlerin yapılması ve/veya imar planının yaptırılması, değiştirilmesi, uygulama projelerinin hazırlatılması ve onaylatılması amacıyla bir yıl süreli 28/02/2019 tarihli ön izin sözleşmeleri yapılmıştır.
Daha sonra bahsi geçen taşınmazların 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarının Tahsisi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre turizm amaçlı değerlendirilmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı adına tahsisinin talep edildiği, ancak Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün 17/01/2020 tarihli yazısı ile tahsisin mümkün olmadığının bildirildiği, bunun üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığının 28/01/2020 tarihli yazısı ile Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi kapsamında bütüncül planlama çalışmalarının sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi amacıyla söz konusu taşınmazlara yönelik verilen her türlü izinle irtifak haklarının iptal edilerek tasarruf haklarının turizm amaçlı değerlendirilmek üzere Bakanlıkları‘na verilmesinin talep edildiği, talep üzerine 2634 sayılı Kanun ile Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarını Tahsisi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca turizim amaçlı değerlendirilmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı adına iki yıl süreyle ön tahsisinin uygun görüldüğü, bu arada söz konusu parseller yönünden Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarihli ... sayılı doğal SİT alanları koruma ve kullanım koşulları ilke kararı çıkarıldığı görülmüştür.
Davacı tarafından ilke kararı çıkmadan önce herhangi bir işlem yapamadığı için imar plan görüşlerinin bu tarihten sonra başladığı ve devam etmekte olduğu gerekçesiyle 21/01/2020 tarihinde ön izin süresinin uzatılması başvurusunda bulunulduğu, davacının başvurusunun anılan taşınmazların turizm amaçlı değerlendirilmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı adına iki yıl ön tahsisine uygun görüldüğünün Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yazısı ile bildirildiği, ön izin sözleşmesinin 6. maddesi hükmüne yer verilmek suretiyle söz konusu taşınmazlar hakkında ön izin süresinin uzatılarak irtifak hakkı tesisinin mümkün bulunmadığının bildirilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
11/12/2007 tarih ve 26727 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 26. maddesinin 5. fıkrasında, "Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerde, jeotermal kaynakların aranması, geliştirilmesi, işletilmesine yönelik tesisler ile jeotermal ve doğal mineralli suların kullanılması için gerekli alanlardan Kanunun yürürlük tarihinden sonra kira, ecrimisil alınmaz. (Ek cümle:RG-24/9/2013-28775) Ancak, belirtilen su kaynaklarından elde edilen suyun işletilmesi ve bu amaçla hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan taşınmazlar üzerinde sondaj yerleri, isale hatları, kaptaj, akışkanın kullanımına yönelik tesis ve benzeri için gerekli yer ve güzergaha yönelik yerler dışında yatırım yapılmasının talep edilmesi durumunda, 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve 19/6/2007 tarihli ve 26557 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca ruhsat sahibine bedeli karşılığında kiralama yapılır, irtifak hakkı tesis edilir veya kullanma izni verilir." kuralı yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava; İzmir ili, Urla ilçesi, Zeytineli mahallesinde bulunan, mülkiyeti Hazineye ait ... ada, ... ve ... parsellere ilişkin olarak şirket adına irtifak hakkı tesis edilmek üzere ön izin verilen taşınmazların ön izin süresinin uzatılması isteminin reddine ilişkin İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ... tarih, ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlıkta; davacı şirket ile 28/02/2019 tarihli 1 yıl süreli ön izin sözleşmeleri imzalandığı, ön izin sözleşmenin 6. maddesinde; "İdarece; taşınmaza ihtiyaç duyulan veya taşınmazın ekonomik açıdan farklı şekilde değerlendirilmesi uygun görülen hallerde, ön izin süresi uzatılmaz, devam eden ön izinler ise varsa kalan süreye ilişkin bedelin geri ödenmesi kaydıyla iptal edilir. Bu durumda ön izin sahibi tarafından idareden hiçbir hak ve tazminat talebinde bulunulamaz." hükmüne yer verildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan taşınmazların turizm amaçlı değerlendirilmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı adına iki yıl ön tahsisine karar verildiği görüldüğünden, bahsi geçen sözleşme hükmü de dikkate alındığında ön izin süresinin uzatılması talebinin reddedildiği ancak, 12/02/2020 tarih ve 31037 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesinin sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin 11/02/2020 tarih ve 2103 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle Danıştay Dördüncü Dairesi'nin E:2024/3349 esasına kayden açılan davada 31/10/2024 tarih ve K:2024/6017 sayılı kararı ile12/02/2020 tarih ve 31037 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesinin sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin 11/02/2020 tarih ve 2103 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptaline verildiği, anılan kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 14/07/2025 tarih ve E:2024/3110, K:2025/1545 sayılı kararının onanmasına karar verildiği görülmüştür.
Bakılan davada ruhsat hukuku devam ettiği sürece madencilik faaliyetleri ve/veya bu faaliyetlere bağlı tesisler için verilmiş izinlerin temdit edilebileceği, gerekçesiyle davacı tarafından irtifak hakkı tesisine dair başvuru üzerine, 05/04/2047 tarihine kadar bağımsız ve sürekli nitelikli olmayan irtifak hakkı tesisine esas olmak üzere, taşınmazlar üzerinde fiili kullanım olmaksızın öncelikle taşınmazın tescil, ifraz, tevhid, terk ve benzeri işlemlerin yapılması ve/veya imar planının yaptırılması, değiştirilmesi, uygulama projelerinin hazırlatılması ve onaylatılması amacıyla davacı şirket ile 28/02/2019 tarihli 1 yıl süreli ön izin sözleşmeleri imzalandığı ve İdarece; taşınmaza ihtiyaç duyulan veya taşınmazın ekonomik açıdan farklı şekilde değerlendirilmesi uygun görülen hal olan İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma Gelişim Bölgesi belirlenmesi kararının da iptal edildiği bu nedenle, ön izin süresi uzatılması talebinin reddi işleminde hukuku uyarlık bulunmadığı açıktır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 18/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim