SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/206 E. 2025/4067 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/206

Karar No

2025/4067

Karar Tarihi

28 Nisan 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/206 E. , 2025/4067 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/206
Karar No : 2025/4067

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Üyesi olduğu Sınırlı Sorumlu ... numaralı Sahil Minibüs Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin, Muğla ili, Bodrum ilçesi, Turgutreis - Gümüşlük - Yalıkavak - Gündoğan - Türkbükü beldeleri arasında yolcu taşımacılığı yapma talepli başvurusunun reddedilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı Muğla İl Trafik Komisyonu kararının ... Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile iptal edilmesi ve talepleri doğrultusunda faaliyette bulunulmasına izin verilmesi üzerine, iptal kararının yerine getirildiği tarihe kadar faaliyette bulunulamadığından bahisle uğranılan maddi zararın tazmini maksadıyla davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile şimdilik 250.000,00 TL'nin Mahkemenin E:... sayılı dosyasına kayden açılan ilk davanın açılış tarihinden itibaren işletilecek kanuni faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının tazminat talebinin dayanağını teşkil eden ...tarih ve ... sayılı Muğla İl Trafik Komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davada verilen Mahkeme kararıyla gerekçeleri özetlenen hukuki yanlışlığın tazminatı gerektirir ağır ve önemli nitelikte hizmet kusuru olarak görülmesi gerektiği, zira kooperatifin yolcu taşımacılığı yapma talebinin reddine dair işlemde yol ve trafik güvenliğini tehlikeye atacağı şeklinde belirtilen gerekçeye karşın sonraki bir tarihte davacının üyesi bulunduğu kooperatiften başka 5 kooperatifin aynı güzergahta yolcu taşımacılığı yapma talebinin kabul edildiği, dolayısıyla idarenin davacının üyesi olduğu kooperatifin talebini reddetme gerekçesinin açıkça kendi kararlarıyla çelişik bir durum meydana getirdiği, bunun yanında bu durumun eşitlik ilkesine de aykırılık teşkil ettiği, aynı zamanda davacının söz konusu hukuka aykırı karar nedeniyle 10 yılı aşkın süre anılan güzergahta yolcu taşımacılığı yapamamasının kendi ticari hayatı ve ekonomik durumu bakımından ağır ve önemli nitelikte olumsuz sonuç doğurduğu, idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle davacının uğradığı maddi hak kayıplarının tazmin edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, davacının uğradığı maddi zararın hesabına yönelik; Mahkemenin ara kararlarıyla Muğla Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan; davacının 2007 tarihinden bugüne kadar geçen süreçte ticari kazanca esas beyan edilen matrahının ne olduğu sorularak, buna ilişkin beyannamelerin birer suretinin gönderilmesinin istenildiği, gelen cevabi yazı ve eklerinin incelenmesinden, davacının uyuşmazlığa konu güzergahta yeniden yolcu taşımacılığı yapmaya başladığı 2017 yılından itibaren 2018, 2019 ve 2020 yılları arasında hakkaniyet gereği en yüksek gelir beyan ettiği 2019 yılındaki geliri esas alınarak yeniden değerleme oranında geriye doğru hesaplama yapılarak davacının çalışamadığı 2017, 2016, 2015, 2014, 2013, 2012, 2011, 2010, 2009, 2008 ve 2007 yıllarına ilişkin mahrum kaldığı ticari kazancın belirlenmesi yoluna gidilmesinin hakkaniyete uygun olduğunun değerlendirildiği, bu doğrultuda yapılan hesaplamada; Davacının 2019 yılında 19.278,77 TL olarak beyan ettiği ticari kazanç yeniden değerleme oranında azaltılarak, davacının çalışamadığı 2017 yılı için 12.711,14 TL, 2016 yılı için 11.104,34 TL, 2015 yılı için 10.694,73 TL, 2014 yılı için 10.129,50 TL, 2013 yılı için 9.199,43 TL, 2012 yılı için 8.851,56 TL, 2011 yılı için 8.211,09 TL, 2010 yılı için 7.447,02 TL, 2009 yılı için 6.914,59 TL, 2008 yılı için 6.765,74 TL ve 2007 yılı için 6.040,83- L olmak üzere toplamda 98.069,97 TL tutarında ticari kazançtan mahrum kaldığı anlaşıldığından davacının maddi tazminat talebinin 98.069,97 TL'lik kısmının kabulü ile bu kısmın idareye başvuru tarihi olan 17/05/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, 151.930,03 TL'lik kısmının ise reddedilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacının 250.000,00 TL maddi tazminat talebinin 98.069,97 TL'lik kısmının kabulüne, bu tutarın davacının idareye başvuru tarihi olan 17/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, kalan 151.930,03 TL'lik maddi tazminat talebi bakımından davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Mahkemenin 2019 yılına ait gelir vergisi beyannamesini esas alarak buna göre hesap yapmasının eksik inceleme olduğu, 2018 yılı gelir beyannamesinde 25.000,95 TL gelir beyan edildiği, 2018 yılına ait vergi dairesi matrah ve istisna tablosunun değerlendirilmesi gerektiği, Bodrum Vergi Dairesinden görüş alınması, diğer minibüs hatlarının beyanları ile karşılaştırılması gerektiği, esas gelirin 30.000,00 TL ve üstünde olması gerektiği, faiz hakkında da idareye başvuru tarihinden itibaren faiz hesaplanmasına karar verildiği, bu hesabın da hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, faiz başlangıcının ilk davanın açıldığı tarihten itibaren hesaplanması gerektiği, keşif ve bilirkişi incelemesi taleplerinin kabul edilmediği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, idare hukuku kurallarına göre idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için idari işlemin hukuka kuralların aykırı bulunarak iptal edilmesinin tek başına yeterli olmadığı, meydana gelen olayda idarenin hizmet kusurunun bulunması gerektiği, bu hususta da saptanan hukuki sakatlığın ağır ve önemli olması gerektiği, Danıştay kararlarında da kabul edildiği üzere tam yargı davalarında idarenin muhtemel zarardan değil gerçekleşmiş somut zarardan sorumlu tutulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idare tarafından, davacı tarafın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacı tarafın temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının da üyesi olduğu kooperatifin Muğla ili, Bodrum ilçesi, Turgutreis - Gümüşlük - Yalıkavak - Gündoğan - Türkbükü beldeleri arasında yolcu taşımacılığı yapma talebinin yol ve trafik güvenliğini tehlikeye atacağı gerekçesiyle ... tarih ve ...sayılı İl Trafik Komisyonu kararı ile reddedildiği, bununla birlikte aynı güzergahta S.S. ... nolu ..., S.S. ... nolu ..., S.S. ... nolu ..., S.S. ... nolu ..., S.S. ... nolu ... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatif Başkanlıklarının birleşerek her bir kooperatifin 2 aracına güzergah izni verilerek yolcu taşımacılığı yapma yönündeki taleplerinin... tarih ve... sayılı İl Trafik Komisyonu kararı ile kabul edildiği, davacı kooperatif tarafından... tarih ve... sayılı İl Trafik Komisyonu kararının iptali istemiyle ...İdare Mahkemesinin E:...sayılı dosyasında verilen kararın Danıştay tarafından bozulması üzerine yeniden yapılan yargılamalar sonucunda Mahkemenin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla işlemin iptal edildiği, bu karara karşı yapılan temyiz isteminin reddedilerek kararın onanması ve onama kararına yapılan karar düzeltme başvurusunun da Danıştay Onbeşinci Dairesinin 14/02/2019 tarih ve E:2018/4879, K:2019/600 sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği, anılan mahkeme kararının uygulanması kapsamında UKOME'nin ... tarih ve... sayılı kararı ile davacı kooperatifin 8 üyesine dava konusu güzergahta faaliyette bulunması için ... tarih ve... sayılı kararıyla güzergah izni verildiği ve 8 üyeye plaka tahsisi işlemlerinin yapıldığı, yine davacı kooperatif tarafından, ismi geçen diğer 5 kooperatife aynı güzergahta çalışma izni verilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı İl Trafik Komisyonu kararının iptali istemiyle açılan davada, yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddediliği, anılan kararın karar düzeltme isteminin reddine ilişkin Danıştay Onbeşinci Dairesinin 27/12/2017 tarih ve E:2017/3471, K:2017/7759 sayılı kararıyla kesinleştiği, öte yandan davacı tarafından söz konusu mahkeme kararı üzerine 2007 yılından faaliyet izninin verildiği 2017 yılına kadar yolcu haksız yere yolcu taşımacılığı yapamadığından bahisle maddi hak kayıplarının tazmin edilmesi talebiyle 17/05/2019 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvuru yapıldığı, bu başvurunun reddedilmesi üzerine davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen 250.000,00 TL maddi zararın ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayden açılan ilk davanın açılış tarihinden itibaren işletilecek kanuni faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125'inci maddesinde; idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmü, "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde; "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davalının temyiz istemi yönünden incelenmesinde:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davalının dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davacının temyiz istemi yönünden incelenmesinde:
İdare Mahkemesi kararında, davacının idarenin söz konusu hukuka aykırı kararı nedeniyle 10 yılı aşkın süre anılan güzergahta yolcu taşımacılığı yapamamasının kendi ticari hayatı ve ekonomik durumu bakımından ağır ve önemli nitelikte olumsuz sonuç doğurduğu, idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle davacının uğradığı maddi hak kayıplarının tazmin edilmesi gerektiği sonucuna varılarak davacının zararının hesabı için ise; Muğla Vergi Dairesi Başkanlığı'na ara karar ile davacının 2007 tarihinden bugüne kadar geçen süreçte ticari kazanca esas beyan edilen matrahının ne olduğu sorularak, buna ilişkin beyannamelerin birer suretinin gönderilmesi istenilmiş, gelen cevabı yazı ve eklerinin incelenmesinden, davacının uyuşmazlığa konu güzergahta yeniden yolcu taşımacılığı yapmaya başladığı 2018 yılından itibaren 2019 ve 2020 yılları arasında hakkaniyet gereği en yüksek gelir beyan ettiği 2019 yılındaki geliri esas alınarak yeniden değerleme oranında geriye doğru hesaplama yapıldığı belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Mahkemenin ara kararına Muğla Vergi Dairesi Başkanlığınca gönderilen belgelerin incelenmesinden; davacının uyuşmazlığa konu güzergahta yeniden yolcu taşımacılığı yapmaya başladığı 2018, 2019 ve 2020 yılları arasında en yüksek gelir beyan ettiği dönemin 2018 yılı ve miktarın 25.000,95 TL olduğu, gelir vergisi beyannamesinin sehven gelir vergisinin eksik bildirilmesi nedeniyle düzeltildiği görülmüştür.
Bu durumda davacıya ait zararın tazmininde 2019 yılı gelir beyanının değil, İdare Mahkemesince de hakkaniyet gereği kabul edilen en yüksek gelir beyanının bulunduğu 2018 yılının esas alınması gerekirken 2019 yılına göre hesap yapılmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Ayrıca davacının faiz başlangıcına yönelik talebi yönünden; İdare Mahkemesince yasal faizin davacının idareye başvuru tarihi olan 17/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi yönünde hüküm kurulmuş ise de;
İdarenini idari işlem veya eylemleri nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; iptal ve tam yargı davasının birlikte açılması ve tazmini istenen maddi zarar için yasal faiz istenmesi durumunda, idareye başvuru var ise, bu başvuru tarihinden, idareye başvuru yok ise, davanın açıldığı tarihten başlamak üzere yasal faiz yürütülmesi gerektiği, ilgililerin iptal davasının sonuçlanması üzerine usulüne uygun tam yargı davası açmaları durumunda ise, hükmedilecek maddi tazminat için yürütülecek faizin başlangıç tarihinin, iptal davasının açıldığı tarih (varsa bu davaya konu olan başvuru tarihi) olarak kabul edilmesi gerektiği istikrar kazanmış Danıştay içtihadıdır.
Bu durumda, davacının ilk önce iptal davası açtığı ve bu davanın sonuçlanması üzerine açtığı işbu incelediğimiz tam yargı davasında, iptale konu işlem nedeniyle taşımacılık faaliyetinde bulunamaması nedeniyle uğradığı zararın tazmininin talebi gibi iptal davasının açıldığı tarihten itibaren (11/06/2007) hesaplanacak yasal faiziyle tazmininine karar verilmesi gerekirken, tam yargı davası öncesi idareye yapılan başvuru tarihinden itibaren (17/05/2019) faiz hesaplanmasında da hukuka uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararının;
a) Maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA,
b) Maddi tazminatın reddine ve faiz başlangıcına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3\. Kullanılmayan ... TL temyiz yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davalı idareye iadesine,
4\. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak, 28/04/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY :

(X)Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, başka bir ifadeyle zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
Tam yargı davalarında, idarenin tazminle sorumlu tutulabilmesi için, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumluluk türünün tespiti yanında, idarenin hukuka aykırı olduğu belirlenen eylem veya işlemi dolayısıyla ortaya çıkan bir zararın varlığının da tespit edilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda; tazmin edilebilecek zararın, hak kaybına uğradığını iddia eden kişiler için gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi muhakkak bir zarar olması gerekmekte olup, gerçekleşmesi muhtemel zararların idari yargı yerlerince tazminine karar verilemeyeceği tartışmasız olduğundan, incelediğimiz dosyada davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, davacının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.




10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim