SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/194

Karar No

2025/8817

Karar Tarihi

19 Kasım 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/194 E. , 2025/8817 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/194
Karar No : 2025/8817

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mersin ili, ... ilçesi sınırları dahilinde ... ruhsat numaralı ll-a grubu maden işletme ruhsat sahibi olan davacı tarafından, ruhsat sahasından üretilerek sevk edilen 106.740,868 ton kalkerin Genel Müdürlüğe beyan edilmediğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/4 maddesi uyarınca hesaplanan devlet hakkının beş katı tutarında 505.097,80-TL idari para cezası ile yapılan üretimin idareye bildirilmemesi nedeniyle gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunduğundan bahisle aynı Kanun'un 10/7 maddesi uyarınca 95.161,00-TL idari para cezası ile verilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali ile ödenen idari para cezalarının yasal faizi ile birlikte iade edilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlıkta, davacı tarafından 106.740,868 ton cevher üretilerek satılmasına rağmen idareye bildirilmediği gerekçesiyle 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca üretilen maden üzerinden hesaplanan devlet hakkı tutarının 5 katı tutarında 505.097,00-TL (101.019,56 x 5) idari para cezası verildiği, yine söz konusu üretimin idareye bildirilmemesi nedeniyle gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle haksız surette hak iktisap edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 10. maddesi uyarınca 95.161,00-TL idari para cezası verildiği görülmüş olup, "Ne Bis İn İdem" ilkesi ve Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca, bir fiil ile birden fazla kabahat işlenmesi halinde yalnızca en ağır cezanın verilmesi gerektiği ve bir fiile karşılık birden fazla ceza verilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davacının ürettiği madenin idareye bildirilmemesine yönelik tek bir fiiline karşılık 3213 sayılı Kanun'un 10. ve 12. maddeleri kapsamında iki ayrı idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı, devlet hakkının ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınacağı, devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edileceği, devlet hakkı tutarının her yıl haziran ayının son gününe kadar ruhsat sahibi tarafından ödeneceği, devlet hakkının yıllık bazda hesaplanacağı ve devlet hakkı tutarının her yıl için ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda, davacı şirketin 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait (idarece tespit edilen miktar kadar) beyan edilmeyen üretim ve satışının bulunduğu buna göre, uyuşmazlıkta, 2016, 2017 ve 2018 yıllarına ait beyan edilmeyen üretim ve satış miktarlarına yönelik Devlet hakkının; her bir yıl için ayrı ayrı hesaplanması, bu kapsamda, anılan her bir yılda beyan edilmeyen üretim ve satış miktarı üzerinden, üretim ve satışın ait olduğu yıl ocak başı satış fiyatının esas alınması suretiyle hesaplanması, akabinde de 3213 sayılı Kanun'un 14. maddesinin son fıkrası uyarınca, süresinde tahakkuk ettirilmeyen Devlet hakkına, tahakkuk ettirilmesi gereken ayın son gününden tahakkuk ettirildiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre hesaplanacak gecikme zammı oranında faiz uygulanması gerektiği, dava konusu işlemle tahakkuk ettirilen Devlet hakkı tutarının 3213 sayılı Kanun'da öngörülen usule uygun hesaplanmadığı anlaşılmakla, dava konusu işlem ile davacı şirket adına toplamda 600.258.80 TL idari para cezası tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline, hukuka aykırılığı tespit edilen işlem nedeniyle davacı tarafından ödenen tutarın dava tarihi olan 13/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Maden Kanunu'nun 10/7 maddesi uyarınca ayrı olarak idari para cezası verilebileceği, aynı Kanun'un 12/4 maddesi uyarınca verilen idari para cezasına esas devlet hakkının belirlenmesine dayanak ocak başı satış fiyatının 28/02/2019 tarihinden itibaren yeniden değerleme oranı kapsamında artırılacağına dair Maden Kanunu'nda değişiklik yapıldığından Mahkeme kararının gerekçesinin yerinde olmadığı, idari para cezaları genel bütçeye gelir olarak kaydedilmek üzere Hazineye aktarıldığından bu tutarın yasal faizi ile iadesinin hukuka aykırı olduğu, ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı Mersin ili, ... ilçesi sınırları dahilinde ... ruhsat numaralı ll-a grubu maden işletme ruhsatının sahibidir.
Davacının ruhsat sahası davalı idarece 28/09-02/10/2018 tarihleri arasında mahallinde tetkik edilmiştir.
Bu kapsamda ruhsat sahasından üretilerek sevk edilen 106.740,868 ton kalkerin Genel Müdürlüğe beyan edilmediğinden bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12/4 maddesi uyarınca hesaplanan devlet hakkının beş katı tutarında 505.097,80-TL idari para cezası ve yapılan üretimin idareye bildirilmemesi nedeniyle gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunduğundan bahisle aynı Kanun'un 10/7 maddesi uyarınca 95.161,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve E... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin tesis edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Fikri içtima" başlıklı 44. maddesinde, "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." kuralına yer verilmiştir.
5326 sayılı Kanun'un "İçtima" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi hâlinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7 numaralı Ek Protokolü'nün "Aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı" başlıklı 4. maddesinin ilk fıkrasında, "Hiç kimse bir devletin ceza yargılaması usulüne ve yasaya uygun olarak kesin bir hükümle mahkûm edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı aynı devletin yargısal yetkisi altındaki
yargılama usulleri çerçevesinde yeniden yargılanamaz veya mahkûm edilemez." kuralı yer almıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinde, "(...) Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. (Değişik cümle:14/2/2019-7164/10 md.) İlk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edildiğinin tespiti hâlinde ruhsat iptal edilir. (...) Bu Kanuna göre; (...) e) Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi, (...) haksız yere hak iktisabı sayılır. Haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanlar da gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edilir." hükmüne; 12. maddesinde de, "(Değişik fıkra:14/2/2019-7164/12 md.) Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı sevk fişi ile kayıt altına almadığı veya bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idari para cezası verilir. Bu fıkranın ihlalinin tekrarı hâlinde bildirilmeyen miktar için madenin ocak başı satış bedelinin on katı tutarında idari para cezası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Devlet hakkı" başlıklı 14. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde de, "Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır. Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması hâlinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir. (...) Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Genel Müdürlük tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır. İşletme izni olan maden ruhsatlarından her yıl en az ruhsat bedeli kadar Devlet hakkı alınır. (...) Devlet hakkının tamamı, her yıl haziran ayının son gününe kadar ruhsat sahibi tarafından Genel Müdürlüğün muhasebe birimi hesabına yatırılır." düzenlemesi yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Tek fiile tek ceza bir genel hukuk ilkesi olup, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanamamasını ve cezalandırılamamasını ifade etmektedir. Bu ilke kural olarak idarî cezalar için de geçerlidir. Bu bağlamda bir kimseye aynı fiili nedeniyle birden fazla idarî ceza verilmesi durumunda, non bis in idem ilkesine aykırılık nedeniyle ilk cezadan sonraki ceza veya cezalar hukuka aykırı kabul edilecektir. Bu ilkenin arka planında yatan düşünce, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanması durumunda, yargılamanın birinde suçlu diğerinde suçsuz görülmesi veya farklı yargılamalarda sorumluluğunun ağırlığının farklı seviyelerde görülmesi gibi olası kaotik sonuçların engellenmesi ve ayrıca, aynı fiil nedeniyle mükerrer cezalandırmanın adil görülmemesidir. Bu konuda Kabahatler Kanunu'nun m.15/1 hükmü özel bir düzenleme getirmektedir. Buna göre, aynı fiil nedeniyle iki ayrı idarî para cezası öngörülmüşse, bu cezaların her ikisi de uygulanamayacak ve sadece biri ve en ağırı uygulanacaktır.
Maden Kanunu ve yönetmelikleri ile madencilik faaliyetleri bir takım izin ve şartlara bağlanmıştır.
Yukarıda yer alan ve somut uyuşmazlığa uygulanan Maden Kanunu hükümlerinden "Beyan usulü" başlıklı 10. maddesinin 7. fıkrasında, madencilik faaliyetlerinin bu Kanun hükümlerine göre devamı süresince teknik ve mali konularda yapılan beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporların doğru kabul edileceği, ancak, gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap edilmesi halinde kanun koyucu tarafından ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası idari yaptırımı öngörülmüştür.
12\. maddesinin 4. fıkrasında ise; yaptığı üretim ve sevkiyatı sevk fişi ile kayıt altına almadığı veya bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idari para cezası düzenlenmiştir. Dolayısıyla, üretim ve sevkiyatın sevk fişi ile kayıt altına alınmaması veya bildirilmemesi halinde yaptırım uygulanması öngörülmüştür.
Her iki maddede de genel olarak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne bildirim yapılmaması halinde yaptırım uygulanması öngörülmüş ise de; 12. maddesinin 4. fıkrasında yapılan üretim ve sevkiyatın sevk fişi ile kayıt altına alınmaması veya bildirilmemesi nedeniyle oluşan Devlet hakkı kaybı esas alınırken, 10. maddesinin 7. fıkrasında ise; genel olarak idarenin teknik ve mali konularda gerçek dışı beyanda bulunularak yanıltılması halinde idari yaptırım uygulanması öngörülmüştür.
Bu nedenle tüm açıklamalardan hareketle, iki maddenin farklı durumları düzenlediği, farklı koşullara bağlanan idari yaptırımları öngördüğü anlaşıldığından, söz edilen iki madde arasında fikri içtima olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla, 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 4. fıkrasında, denetim ve inceleme sonucunda tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idarî para cezası verilmesi, maden istihracı ile sağlanacak gelirden Devlet payına düşen ve ödeme yükümlülüğü ruhsat sahibine ait olan kısım olan devlet hakkının ödenmemesi fiili ile oluşurken; 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 7. fıkrasında, maden ruhsat sahiplerinin beyanlarının aksi sabit oluncaya kadar doğru kabul edilmesi sonrasında ise gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle haksız surette hak iktisap edilmesi fiilinin kabahat olarak düzenlendiği ve birden fazla farklı fiil ile farklı kabahatin oluştuğu açıktır.
Dava konusu işlem ile davacı adına Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca verilen idari para cezası yönünden yapılan inceleme:
Davacı şirketin ruhsat sahası 2018 yılında iki defa mahallinde tetkik edilmiştir.
27/06/2018 tarihli tetkik raporunda, stok devirlerinin uyumsuz olduğu, teknik nezaretçi defterinde yazılan üretimlerle beyan edilen üretimler arasında uyumsuzluk olduğundan sahanın haritacı eşliğinde tekrar denetim programına alınması gerektiği belirtilmiştir.
Davalı idarenin 26/09/2018 tarihli heyet raporunda, üretimlerle ilgili bir açıklamaya yer verilmemiş olup heyet üyelerinin, 05/05/2019 tarihli Mahallinde Tetkik ve Değerlendirme Raporu Heyet Görüşü başlıklı yazıda, Maden Kanunu'nun 12. maddesi kapsamında ruhsat sahası için yapılan beyanların değerlendirilmesi amacıyla sahanın Kanun'un 12. maddesi kapsamında ölçülmesi gerektiği yönünde talimatlandırıldıkları ve bu doğrultuda sahada ölçüm yapıldığı, hesaplamaların hassas bir şekilde sonuçlandırılabilmesi için rapor ekinde belirtilmediği, söz konusu hesaplamanın yeni bittiği, bu kapsamda 73.689,445 ton madenin sevk fişi kesilmeden ruhsat sahası dışına götürüldüğünün tespit edildiği belirtilmiştir. İlgili heyetin 31/10/2019 tarihli Mahallinde Tetkik ve Değerlendirme Raporu başlıklı ikinci görüşlerinde ise,önceki görüşlerinde 2016 ve 2017 yılı beyanları için 2016 yılı revize işletme faaliyet raporunun sehven yapılan hesaba katılmadığı belirtilerek davacı tarafından 106.740,868 ton sevk fişsiz sevkiyat yapıldığının tespit edildiğine yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, yukarıda bahsedilen değerlendirme raporları dikkate alındığında davacı tarafından ruhsat sahasından üretilerek sevk edilen bir kısım madenin idareye bildirilmemesi şeklinde gerçekleşen fiilin sabit olduğuna dair Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu kararın davacının hem Maden Kanunu'nun 12/4. maddesi hem de 10/7. maddesi kapsamında iki ayrı idari para cezası verilemeyeceğine ilişkin gerekçesi hukuka uygun bulunmamış olup her iki maddenin düzenlediği hususlar birbirinden farklı olduğundan ve ayrı ayrı incelenmesi gerektiğinden aksi yöndeki Mahkeme kararının gerekçesinin bu kısmında hukuki isabet bulunmamıştır.
Dava konusu işlem ile davacı adına Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 7. ve 8. fıkraları uyarınca verilen idari para cezası yönünden yapılan inceleme:
Davacı tarafından ruhsat sahasında 106.740,868 ton madenin sevk fişsiz şekilde sevk edildiğinden bahisle Maden Kanunu'nun 10/7-8 fıkraları uyarınca verilen idari para cezası yönünden ilk derece Mahkemesinin içtimaya ilişkin gerekçesi yönünden ayrı bir inceleme yapılmamıştır.
Yukarıda ayrıntısına yer verilen açıklamalar dikkate alınarak davacının bu fiili yönünden verilen idari para cezası için Mahkemece ayrı bir değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, bu kısma yönelik verilen iptal kararının bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının
a) Dava konusu işlemin, Maden Kanunu'nun 10/7 maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle verilen idari para cezasının iptaline ilişkin kararın BOZULMASINA,
b) Dava konusu işlemin, Maden Kanunu'nun 12/4 maddesinin ihlal edilmesi nedeniyle verilen idari para cezasına yönelik iptal kararının GEREKÇESİ DEĞİŞTİRİLEREK ONANMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 19/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim