Danıştay danistay 2022/187 E. 2025/7425 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/187
2025/7425
8 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/187
Karar No : 2025/7425
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... Tic. Paz. İth. ve İhr. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Ortaca ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz iadesine ilişkin talebin reddine dair... tarih ve ... sayılı Ortaca Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; tescil tarihi itibarıyla kayıt maliki olan davacı şirketin 6292 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih olan 26/04/2012 tarihinden itibaren iki yıl içerisinde davalı idareye taşınmazın devrine yönelik bir başvurusunun bulunmadığı, 22/04/2014 tarihinde -süresinde- yapılan devre yönelik talebin ise 14/06/2012 tarihinde taşınmazın 2.285,83 m2'lik kısmını devralan dava dışı ... Emlak İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait olduğu; bu durumda; dava konusu Muğla ili, Ortaca ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan ... parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanunun 7'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen, "hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle Hazine tarafından açılan davalar sonucunda tapuları iptal edilen ve 2/A veya 2/B niteliğinde Hazine adına tescil edilen taşınmazlar" kapsamında olduğu, ancak bu bent hükmüne göre bedelsiz devrin Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içerisinde idareye başvuru yapan önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilmesinin kurala bağlandığı dikkate alındığında, taşınmazın Hazine adına tescil edilmesinden önce kayıt maliki olan ancak 26/04/2012 tarihinden itibaren iki yıl içerisinde davalı idareye başvurusu bulunmayan davacı tarafından, 16/12/2019 tarihinde yapılan devir talebinin reddedilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında yapılacak başvuru sürelerinin Geçici 8. maddesinde yer alan düzenleme gereği uzatıldığı, işlemin hukuka ve mevzuata aykırı tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava; Muğla ili, Ortaca ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz iadesine ilişkin talebin reddine dair ... tarih ve ... sayılı Ortaca Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 169. maddesinde, "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.
Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31/12/1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz." hükmü yer almaktadır.
6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un "2/A veya 2/B belirtmelerinin terkini ve iade edilecek taşınmazlar" başlıklı 7. maddesinde; "(1) İlgililer tarafından idareye başvurulması ve idarece bu başvuru üzerine veya resen yapılan inceleme ve araştırma sonucunda doğruluğu tespit edilmesi hâlinde;
a) Tapu ve kadastro veya imar mevzuatına göre ilgilileri adına oluşturulan ve tapuda halen kişiler adına kayıtlı olan taşınmazlardan Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtları bedel alınmaksızın geçerli kabul edilir ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescilleri aynen devam eder, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılır. Ancak bu kararlardan infaz edilerek tapuda Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ise, ilgilileri tarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde idareye başvurulması hâlinde, bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına iade edilir.
b) Özel kanunları gereğince Devlet tarafından kişilere satılan, dağıtılan, trampa edilen, bedelli veya bedelsiz olarak devredilen veya iskânen verilen ya da özelleştirme suretiyle satılanlar ile hisseleri devredilen özel hukuk tüzel kişileri adına kayıtlı olan ancak daha sonra Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi konulan taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilir, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir, açılan davalar sonucunda Hazine adına tescil edilenler ise, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilgilileri tarafından idareye başvurulması hâlinde önceki maliklerine veya kanuni ya da akdî haleflerine bedelsiz olarak iade edilir. Ancak, bu kişilerden taşınmazlarına karşılık daha önce yer verilenlere veya bedeli ödenenlere iade işlemi yapılmaz.
c) Bu fıkra kapsamında kalan taşınmazların kullanıcılarının kayıt maliklerinden farklı kişiler olmaları ve kayıt maliklerinin bu fıkradan yararlanmak istemeleri hâlinde, kullanıcılar bu Kanunda belirtilen şartları taşısalar dahi doğrudan satış hakkından yararlanamazlar.
(2) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan orman sınırı dışına çıkartılacak yerlerde bulunan ve Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulması gereken taşınmazların tapu kütüklerine 2/B belirtmesi konulmaz ve bunlar hakkında dava açılmaz.
(3) Birinci fıkra kapsamında kalan taşınmazlardan tapuda Hazine adına tescilli olan taşınmazlar hakkında aynı fıkrada belirtilen süre içerisinde idareye başvurmayan ilgililerin hakları bu süre sonunda sona erer, bu kişiler idareden başkaca talepte bulunamazlar, hak ve tazminat talep edemezler ve dava açamazlar. Bu taşınmazlardan Hazine adına tescilli olanlar idarece satış dâhil genel hükümlere göre değerlendirilir.
(4) Bu maddeye göre ilgililerine iade edilmesi gereken taşınmazlardan orman olduğu iddiasıyla Orman Genel Müdürlüğünce açılan davalar sonucunda orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilen, fiilen orman niteliğinde olan veya bu nedenle dava açılması gereken, ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan, özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gereken veya Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ilgililerine iade edilmez. Bu taşınmazların yerine, idarece belirlenen ve ilgililerince itiraz ve dava konusu edilmeksizin kabul edilen rayiç bedelleri ödenebilir veya rayiç bedellerine uygun taşınmazlar verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Orman vasfıyla tapuda Hazine adına tescil edilen ve taşınmaz orman niteliğinde iken adlarına tapu düzenlenen, daha sonra ise Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasa'nın 169. maddesi gereği ormanların mülk edinilemeyeceği hüküm altına alındığından yapılan tescillerin yolsuz tescil niteliğinde olması ve yolsuz tescilin sahibine mülkiyet hakkı kazandırmaması nedeniyle 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca iade edilecek taşınmazlar kapsamında bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinde 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar ile ilgili olarak bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre, bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerin bu Kanuna göre hak sahibi sayılacağı, yine aynı Kanun'un 7. maddesine göre iade edilecek taşınmazların, Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle açılan davalar sonucunda tapuları iptal edilen ve 2/A veya 2/B niteliğinde Hazine adına tescil edilen taşınmazlar olduğu, orman vasfıyla tapuda Hazine adına tescil edilen ve daha sonra Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca iade edilecek taşınmazlar kapsamında bulunmadığı açıktır.
Öte yandan; orman sınırları içinde kalan ve orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde tapu ve iskan kayıtlarına değer verileceğini öngören 3402 sayılı Kanun'un 45. maddesi hükümlerinin Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 tarih ve 1987/31-13 ve 14/03/1989 gün 1988/35-13, 13/06/1989 gün, 1989/7-25 sayılı kararlarıyla iptal edildiği ve T.M.K.’nın 1026. (E.M.Y. 934 - İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, hiçbir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı açık olup, bu tür kayıtlarda T.M.K.'nun 1023. (E.M.Y.931 - İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da hukuken uygulama olanağı yoktur.
Dosyanın incelenmesinden, Muğla ili, Ortaca ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... parsel sayılı taşınmazın davacı şirket adına kayıtlı iken 1.039,54 m2'lik kısmının ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla 2-B arazisi olarak tespit ve Hazine adına tescil edildiği, ayrıca bu kısmın 4129 sayılı parselden ifraz edilerek tapuya ... sayılı parsel olarak kaydedildiği, ana taşınmazın kalan 2.285,83 m2'lik kısmının ise dava dışı ... Emlak İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne devredildiği ve 14/06/2012 tarihinde tapuda anılan şirket adına tescil edildiği, dava dışı şirket tarafından 22/04/2014 tarih ve 18/10/2017 tarihli dilekçelerle davalı idareye başvurularak ana taşınmazdan hükmen ayrılan ... parsel sayılı taşınmazın 6272 sayılı Kanunun 7'nci maddesi uyarınca bedelsiz devrinin yapılmasının istendiği, bu talebin dava konusu taşınmaz üzerinde akdi halef olunduğundan bahisle ... Kaymakamlığı Milli Emlak Şefliği'nin ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedildiği, bu defa davacı şirket tarafından 16/12/2019 tarihinde davalı idareye başvurularak tescil tarihi itibarıyla kayıt maliki olunduğundan bahisle taşınmazın devrinin talep edildiği ve davacı şirketin talebinin ... tarih ve ... sayılı ... Kaymakamlığı (Milli Emlak Şefliği) işlemi ile reddedilmesi üzerine talebin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın 1941 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı, 1954 yılında Dalyan Beldesinin ilk tapulamasının yapıldığı, dava konusu parselin ... eski ... vs. parsellerden geldiği, bu parselin Dalyan Beldesinde 1990 yılında 2859 sayılı Kanun ile 3290 sayılı Kanunla değişik 2981 sayılı Kanunlar uyarınca yapılan ve 1990 yılında kesinleşen 2. Kadastro çalışmaları sonucu yeniden tutanak düzenlenerek tespit gören ... ve ... parsellerin tevhit ve ifrazı sonucu oluştuğu anlaşılmaktadır.
Taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 sayılı Kanun'un 2/1 maddesi gereğince 15/10/1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkarılması halinde o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemeyeceği ve o yerin mülkiyetinin tapu sahiplerine intikal etmeyeceği tabiidir. 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2/B uygulamasıyla yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli taşınmaz daha önce orman sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğu, bu tescilin ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/1 maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.K.’nun 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı açıktır.
Bu durumda, yukarıda açıklanan nedenlerle 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında iade edilebilecek taşınmazlar kapsamında bulunmayan taşınmazın bedelsiz iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz isteminin reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4\. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak, 08/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.