SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/172 E. 2025/6836 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/172

Karar No

2025/6836

Karar Tarihi

15 Eylül 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/172 E. , 2025/6836 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/172
Karar No : 2025/6836

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Kavaklıdere ilçesi, ... mevkiindeki İR:... ruhsat nolu (II-B grubu mermer) sahada 22.079,86 m² işletme izni, 4.644,22 m² pasa döküm sahası izni, 161,92 m² şantiye sahası izni, 1.405,54 m² yol izni ve 796,17 m² stok sahası olmak üzere toplam 29.087,71 m²'lik alanda orman izni verilmesi talebiyle davacı tarafından yapılan başvurunun, talep edilen alanlar içerisinde yer alan 3 kapalı izin alanlarının talepten çıkarılması halinde yeniden değerlendirilmeye alınacağı belirtilmek suretiyle reddine ilişkin Muğla Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işleme dayanak ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; ilgili ruhsat sahasının içinde önceden mermer ocağı işletme faaliyeti yapılmış ve dolaysıyla, orman bütünlüğü önceden bozulmuş bir saha olduğu, planlanan pasa döküm alanı için alternatif bir alan olmadığı, istenen işletme iznine binaen maden işletmesi açısından, yol ve şantiye alanlarınında işin zorunlu gerekliliği olduğu ve yakında ya da orman olmayan bir bölgede alternatifin olmadığı, kamu yararı bakımından bölge taşının ticari değeri, ocağın çalışır halde geçmesi durumunda devlete karşı yükümlülükleri ve yaratacağı istihdam etkisi de dikkate alındığında, ekonomik sonuçlarına bağlı kamu yararı gereğince madencilik faaliyeti için yapılan başvurunun reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının usul ve yasalara aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Muğla ili, Kavaklıdere ilçesi, ... mevkiindeki İR:... ruhsat nolu sahada II-B grubu (mermer) maden işletme ruhsatına dayalı olarak faaliyet yürüten davacı tarafından, 22.079,86 m² işletme izni, 4.644,22 m² pasa döküm sahası izni, 161,92 m² şantiye sahası izni, 1.405,54 m² yol izni ve 796,17 m² stok sahası olmak üzere toplam 29.087,71 m²'lik alanda orman izni verilmesi talebiyle başvurulduğu, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü bünyesindeki heyet tarafından hazırlanan 31/08/2020 tarihli raporda, izin talep edilen sahanın çoğunluğunun 3 kapalı ormanlık alanda bulunduğu, sahanın 2014/1 sayılı Genelge kapsamında değerlendirmeye alınamayacak alanlarda kaldığı ancak bahse konu Genelgenin ilgili hükmünün Danıştay 10. Dairesinin E:2014/3600, E:2015/1148 sayılı kararlarıyla iptal edildiği belirtilerek talebin değerlendirmeye alınmasında sakınca görülmediği, idarece yapılan değerlendirme sonucunda başvurunun, talep edilen alanlar içerisinde yer alan 3 kapalı izin alanlarının talepten çıkarılması halinde yeniden değerlendirilmeye alınacağı belirtilmek suretiyle reddine ilişkin Muğla Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işleme dayanak ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle) 7. maddesinin 4. fıkrasında, Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verileceği hükme bağlanmıştır.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle) 16. maddesinin 1. fıkrasında, "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır..." hükmüne yer verilmiştir.
18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan) Orman Kanunu'nun 16'ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliğinin 5. maddesinin 1. fıkrasında, bölge müdürlüğünün kesin izin için yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceleceği, eksiklikler varsa, on işgünü içinde müracaat sahibine bildireceği, eksiklikler tamamlanıncaya kadar talebin değerlendirmeye alınmayacağı, evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporu düzenleneceği belirtilmiş; 7. maddesinin 1. fıkrasında, Bakanlıkça uygun görülenlere ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, Muğla ili, Kavaklıdere ilçesi, ... mevkiindeki İR:... ruhsat nolu sahada II-B grubu (mermer) maden işletme ruhsatına dayalı olarak faaliyet yürüten davacı tarafından, 29.087,71 m²'lik alanda orman izni verilmesi istemiyle yapılan başvurunun, davacının talepte bulunduğu alanda mevcut olan 3 kapalı izin alanlarının çıkarılarak talebin revize edilmesi gerektiğinden bahisle reddedildiği, Mahkemesince yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda bilirkişi raporundaki tespitlere dayanılarak işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür.
Davalı idare tarafından sunulan savunma dilekçesinde, talep alanının yerleşim yerine yakın olup yerleşim yeri ön görünümünde kaldığı, ruhsat sahası içerisinde verilecek ilk izin olmasının yanı sıra talep alanının verimli devlet ormanına isabet ettiği, bitişiğinde maden sahası bulunmadığı ve orman bütünlüğünü bozacak olması göz önüne alındığında izin verilmesinde kamu yararı görülmediğinden izin talebinin uygun görülmediği, kaldı ki talebin revize edilmesinin istenildiği kısımda önceden madencilik çalışmaları yapılan sahanın yer almadığı, önceden çalışma yapılan alanın izin verilmesi uygun görülen alanlardan olduğu, revize istenilen kısmın son derece verimli ormanlık alanlara yönelik olduğu beyanlarına yer verilmiş olup Mahkemesince hükme esas alınan 28/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda, orman mühendisliği açısından yapılan değerlendirmede, izin talep edilen sahanın meşcere tiplerinin Çkcd3 (orta ve kalın çaplı tam kapalı karaçam ormanı) Çkbc2 (ince ve orta çaplı orta kapalılıkta karaçam ormanı) olduğu, davacının izin talep ettiği işletme ve pasa döküm sahası terk edildiğinde ilgili yerin kaya ve taşlık alan olarak kalacağı, ormancılıktaki devamlılık ilkesinin bu alanda uygulanamayacağı, orman varlığının azalacağı, talep edilen saha içerisinde eski çalışma yapılan mermer ocağının bulunduğu, orman bütünlüğünün bozulduğu tespitlerine yer verilmiş olup çevre mühendisliği açısından yapılan değerlendirmede ise orman varlığına bağlı olarak bölgedeki su rejiminin olumsuz etkilenebileceği belirtilmiştir. Davalı idarenin 17/05/2021 havale tarihli dilekçesi ekinde sunduğu 03/05/2021 tarihli teknik raporda, anılan bilirkişi raporuna itirazda bulunularak izin talep edilen sahanın yalnızca küçük bir kısmında eski yıllarda çalışma yapıldığı, izin talep edilen sahanın önceden çalışma yapıldığı belirtilen alana kıyasla oldukça geniş bir saha olduğu, davacıya izin verilmesi halinde davaya konu sahada yapılacak çalışmaların çevre, orman ve halk üzerinde olumsuz etkiler doğuracağının açık olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, bilirkişi raporunda orman ve çevre mühendisliği açısından ortaya konulan orman ve su rejimi üzerinde olumsuz etkiler doğabileceğine ilişkin tespitlerin ve yine anılan raporda izin talep edilen sahanın son derece verimli (3 kapalı alan) ormanlardan oluştuğuna ilişkin tespitin, davalı idarenin revize istenilen alanın önceden madencilik faaliyeti yapılan kısma dahil olmadığı, eskiden faaliyette bulunulan alanın yeni izin talep edilen alana kıyasla oldukça kısıtlı kaldığına ilişkin beyanları ile birlikte değerlendirilmesi neticesinde; izin talep edilen alanın ne kadarlık kısmının verimli ormanlardan oluştuğunun, eskiden madencilik faaliyetlerinde kullanılan ve orman bütünlüğünün bozulmasına sebebiyet veren sahanın yüz ölçümünün ne kadar olduğunun, bahse konu sahanın ne kadarlık kısmının izin talep edilen saha içerisinde kaldığının, evvelce bozulan orman bütünlüğünün davacının izin talep ettiği sahaya yönelik bir etkisinin bulunup bulunmadığının, etkisi bulunmakta ise ne kadarlık bir kısmı etkilediğinin açıklığa kavuşturulması gerektiği kuşkusuzdur.
Bu itibarla, belirtilen hususların yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak irdelenmesi sonucunda bir karar verilmesi gerektiğinden dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 15/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim