SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/1580 E. 2025/7071 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/1580

Karar No

2025/7071

Karar Tarihi

22 Eylül 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1580 E. , 2025/7071 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1580
Karar No : 2025/7071

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av....

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çorum ili, Bayat ilçesi sınırlarındaki, S:... sayılı, II (a) grubu andezit işletme ruhsatı sahibi davacı tarafından, Maden Kanunu'nun 7. maddesi ile 10. maddesinin (6)., (7). ve (8). fıkralarının, aynı Kanun'un 12. maddesinin (4). ve (7). fıkraları ile 29. maddesinin (4). fıkrasının ihlal edildiğinden bahisle toplam 228.035,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının Y:606653, X:4503785 koordinatlarında bulunulan faaliyetlerin GSM alanı dışında olduğundan bahisle 3213 sayılı Kanun'un 7/21. maddesi uyarınca 37.646,00 TL ve sahada temsili Y:606653, X:4503785 koordinatlarında ruhsatlı ancak, işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapıldığı heyet tarafından tespit edildiğinden aynı Kanun'un 12/7. fıkrası uyarınca 25.098,00 TL idari para cezaları tanzim edildiği, başka deyişle sırasıyla ilk olarak ruhsat sahasında alınması gerekli izin ve ruhsat alınmaksızın faaliyette bulunulması ve Kanun'un 12/7. fıkrasında ise; ruhsatlı, ancak üretim veya işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapılmasına karşılık gelen yaptırımın düzenlendiği, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile mahallinde hazırlanan tetkik raporunda ise; Y:606629, X:4503748 temsili koordinatlarında işletme izni dışında üretim yapıldığı, yapılan izin dışı üretim miktarının tespiti için, içinde haritacının da bulunduğu bir heyet tarafından tekrar tetkik edilmesi gerektiğinin bildirildiğinin görülmesi üzerine, davacı şirket tarafından GSM alanı dışında ve ruhsatlı ancak işletme izin alanı dışında faaliyette bulunulduğuna dair yapılmış tespit ve rapor istenilmesine dair Mahkemenin 24/09/2020 tarihli ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerin tetkikinden; davacının iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı, GSM alanı ile ruhsatlı ancak işletme izin alanı dışında faaliyette bulunduğu anlaşıldığından, dava konu işlemin bu kısmına isabet eden toplam 62.744,00 TL'lik kısmında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu işlemin; sahada 2017 yılında 853 ton andezit üretim ve sevkiyatı yapıldığından bahisle 3213 sayılı Kanun'un 10/7. ve 8. fıkraları uyarınca 62.743,00 TL, ruhsat sahasında yapılan üretim ve sevkiyat tam olarak süresinde bildirilmediği heyet tarafından tespit edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 12/4. fıkrası uyarınca 2.158,00 TL para cezası yönünden ise; her iki bent kapsamında tesis edilen para cezasının da aynı eylemden; ruhsat sahasında yapılan üretim ve sevkiyatın davalı idareye bildirilmemesinden kaynaklandığı, dayanak hükmün gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Maden Kanunu hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine yaptırım uygulanmasını hedeflediği ve alt benlerde sayılı hallerde haksız yere hak iktisabı kabul edilen durumların düzenlendiği görülmekte olup, dava konusu işlemde mevzuatta sayılı hallerden hangi alt bent kapsamında değerlendirme yapıldığının belirtilmediği gibi, aynı maddi olay nedeniyle anılan Kanun'un 12/4. maddesi hükmü uyarınca ceza tesis edildiğinden, aynı fiil nedeniyle birden fazla kabahat işlenmesi halinde uygulanması gereken içtima kuralının da olaya tatbik edilmediği anlaşılmakla, uyuşmazlığa konu para cezasının 64.901,00 TL'lik kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu işlemin; 2016 ve 2017 yılları işletme faaliyet raporlarının verilmemesi nedeniyle anılan Kanun'un 29/4. fıkrası uyarınca (2018 yılı için) 37.646,00x2=75.292,00 TL para cezasına ilişkin kısmı yönünden ise; her ne kadar 2016 ve 2017 yılına dair işletme faaliyet raporlarının süresinde verilmediği dosya kapsamı itibarıyla sabitse de, dayanak kanun maddesinde; ruhsat sahibin, her yıl nisan ayı sonuna kadar bir önceki yıl içinde gerçekleştirdiği işletme faaliyeti ile ilgili teknik belgeleri, işletme faaliyet raporunu ve işletme sahasında arama yapmış ise arama ile ilgili bilgileri Genel Müdürlüğe vermekle yükümlü olduğu hükmü gözetildiğinde, 2016 yılı için, 2017 yılı Nisan ayı sonuna kadar, 2017 yılı için ise 2018 yılı Nisan ayı sonuna kadar işletme faaliyeti ile ilgili gerekli bildirimleri yapması gerektiği, dolayısıyla 2016 yılı için eylemin 2017 yılında, 2017 yılı için ise 2018 yılında sübuta ereceği ve bu durumda 2016 yılı için 2017 yılı için geçerli ceza miktarı, 2017 yılı için ise 2018 yılı için geçerli ceza miktarı uygulanması gerekirken, farklı 2 dönem için 2018 yılı dönemine ilişkin para cezası baz alınmak suretiyle tesis edilen davaya konu işlemin 2016 yılına isabet eden 37.646,00 TL'lik kısmında hukuka uygunluk, kalan kısmında ise hukuka aykırılık görülmediği, davaya konu işlemin daimi nezaretçi defterinin usulüne uygun düzenlenmemesine ilişkin kısmına gelince; gerek dosyada mevcut ve işleme dayanak alınan teknik raporlar ve daimi nezaretçi defteri örnekleri gerekse davacının daimi nezaretçi defterinin usulüne uygun tutulmamasının kendisine atfı kabil bir kusur olmadığı şeklindeki beyanları, başka bir deyişle defterlerin usulüne uygun olduğu yönünde beyan ve delil ibrazında bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, eylemin sübuta erdiğinde duraksama bulunmadığından para cezasının bu kısma isabet eden 25.098,00 TL'lik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, bu durumda; dava konusu işlemin, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 7. ve 8. fıkraları uyarınca verilen 62.743,00 TL, 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca verilen 2.158,00 TL ve 29. maddesinin 4. fıkrası uyarınca (2016 yılı için) verilen 37.646,00 TL tutarında para cezalarına isabet eden toplam 102.547,00 TL'ye ilişkin kısmında yukarıda yer verilen gerekçelerle hukuka uygunluk bulunmadığından iptali gerektiği, yine aynı Kanun'un 7. maddesinin 21. fıkrası uyarınca verilen 37.646,00 TL, 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca verilen 62.744,00 TL, 10. maddesinin 6. fıkrası uyarınca verilen 25.098,00 TL ve 29. maddesinin 4. fıkrası uyarınca (2017 yılı için) verilen 37.646,00 TL tutarında para cezalarına isabet eden toplam 125.488,00 TL'lik kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 7. ve 8. fıkraları uyarınca verilen 62.743,00 TL, 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca verilen 2.158,00 TL ve 29. maddesinin 4. fıkrası uyarınca (2016 yılı için) verilen 37.646,00 TL tutarında para cezalarına isabet eden toplam 102.547,00 TL'ye ilişkin kısmının iptaline, dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 21. fıkrası uyarınca verilen 37.646,00 TL, 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca verilen 62.744,00 TL, 10. maddesinin 6. fıkrası uyarınca verilen 25.098,00 TL ve 29. maddesinin 4. fıkrası uyarınca (2017 yılı için) verilen 37.646,00 TL tutarında para cezalarına isabet eden toplam 125.488,00 TL'lik kısmının iptali isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarenin harçtan muaf olduğu, yapılan inceleme sonucu davacı tarafından işletilen maden sahasına yönelik mahalli tetkik raporunun düzenlendiği, anılan raporda tespit edilen hususlara uygun Kanun maddeleri uyarınca davacıya para cezası verildiği, davacı tarafından ruhsatlı saha dışından üretim yapıldığı, yapılan üretimin beyan edilmediği, daimi nezaretçi defterinin usulüne uygun düzenlenmediği, üretimlerin idareye bildirilmediği ve işletme faaliyet raporlarının verilmediği hususlarının tartışmasız olduğu, bu fiillerin Kanundaki karşılığı para cezasının davacıya verilmesine rağmen Mahkemece para cezasının bir kısmının iptaline karar verildiği, işlemin tümüyle hukuka uygun olduğu ileri sürülerek anılan kararın iptale ilişkin kısmına karşı istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ve kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Çorum ili Bayat ilçesi, ... Köyü sınırları içinde II(a) grubu (andezit) işletme ruhsatı bulunan davacıya, GSM ruhsat alanı ve işletme izni dışında Y:606653 X:4503785 koordinatında üretim faaliyetinde bulunulduğu, 2017 yılında 853 ton andezit üretimi ve sevkiyatı yapıldığı halde bu üretim ve sevkiyatın idareye bildirilmediği, 2016 ve 2017 yıllarına ait 29. madde kapsamında işletme faaliyet raporlarının verilmediği, daimi nezaretçi defterinin zamanında ve usulüne uygun tutulmadığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7., 10/6., 7., 8., 12/4., 7. ve 29/4. maddeleri uyarınca toplam 228.035,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Fikri içtima" başlıklı 44. maddesinde, "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." kuralına yer verilmiştir.
5326 sayılı Kanun'un "İçtima" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi hâlinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7 numaralı Ek Protokolü'nün "Aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı" başlıklı 4. maddesinin ilk fıkrasında, "Hiç kimse bir devletin ceza yargılaması usulüne ve yasaya uygun olarak kesin bir hükümle mahkûm edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı aynı devletin yargısal yetkisi altındaki yargılama usulleri çerçevesinde yeniden yargılanamaz veya mahkûm edilemez." kuralı yer almıştır.
3213 Sayılı Maden Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Kanun madenlerin milli menfaatlere uygun olarak aranması, işletilmesi, üzerinde hak sahibi olunması ve terk edilmesi ile ilgili esas ve usulleri düzenler." hükmüne, aynı Kanun'un "Beyan usulü" başlıklı 10. maddesinde, "Madencilik faaliyetlerinin bu Kanun hükümlerine göre devamı süresince teknik ve mali konularda yapılan (…)(4) beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporlar doğru kabul edilir. ...
Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. (Değişik cümle:14/2/2019-7164/10 md.) İlk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edildiğinin tespiti hâlinde ruhsat iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 12. maddesinde; (dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan hali ile) "Üretilen madenin sevk fişi ile sevkiyatı zorunludur. ... Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idarî para cezası verilir." hükmü bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; İdare Mahkemesi tarafından, dava konusu işlemin; 2016 ve 2017 yılları işletme faaliyet raporlarının verilmemesi nedeniyle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29/4. fıkrası uyarınca (2016 yılı için) 37.646,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali yönündeki kararına karşı istinaf başvurusunun reddi yolundaki kısmı yönünden yapılan inceleme:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; İdare Mahkemesi tarafından, dava konusu işlemin; sahada 2017 yılında 853 ton andezit üretim ve sevkiyatı yapıldığından bahisle 3213 sayılı Kanun'un 10/7. ve 8. fıkraları uyarınca 62.743,00 TL, ruhsat sahasında yapılan üretim ve sevkiyat tam olarak süresinde bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 12/4. fıkrası uyarınca 2.158,00 TL para cezası tesisine ilişkin kısmının iptali yönündeki kararına karşı istinaf başvurusunun reddi yolundaki kısmı yönünden yapılan inceleme:
3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 7. fıkrasında yer alan karşılığında idari para cezası yaptırımı öngörülen ve yasaklanan davranışın, "gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap edilmesi" olduğu anlaşılmaktadır. Aktarılan bu kanunî tanım uyarınca, gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle haksız surette hak iktisap edilmesi halinde ihlâl ortaya çıkacaktır.
Davalı idarece gerçekleştirilen üretimin ve yapılan satışın Genel Müdürlüğe bildirilmediği gerekçesi ile davacı hakkında, 62.743,00-TL idari para cezası uygulanmıştır.
Tek fiile tek ceza bir genel hukuk ilkesi olup, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanamamasını ve cezalandırılamamasını ifade etmektedir. Bu ilke kural olarak idarî cezalar için de geçerlidir. Bu bağlamda bir kimseye aynı fiili nedeniyle birden fazla idarî ceza verilmesi durumunda, non bis in idem ilkesine aykırılık nedeniyle ilk cezadan sonraki ceza veya cezalar hukuka aykırı kabul edilecektir. Bu ilkenin arka planında yatan düşünce, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanması durumunda, yargılamanın birinde suçlu diğerinde suçsuz görülmesi veya farklı yargılamalarda sorumluluğunun ağırlığının farklı seviyelerde görülmesi gibi olası kaotik sonuçların engellenmesi ve ayrıca, aynı fiil nedeniyle mükerrer cezalandırmanın adil görülmemesidir. Bu konuda Kabahatler Kanunu'nun m.15/1 hükmü özel bir düzenleme getirmektedir. Buna göre, aynı fiil nedeniyle iki ayrı idarî para cezası öngörülmüşse, bu cezaların her ikisi de uygulanamayacak ve sadece biri ve en ağırı uygulanacaktır.
Maden Kanunu ve yönetmelikleri ile madencilik faaliyetleri bir takım izin ve şartlara bağlanmıştır.
Yukarıda yer alan ve somut uyuşmazlığa uygulanan Maden Kanunu hükümlerinden "Beyan usulü" başlıklı 10. maddesinin 7. fıkrasında, Madencilik faaliyetlerinin bu Kanun hükümlerine göre devamı süresince teknik ve mali konularda yapılan beyanlar ile yetkili kişilerce tanzim edilen raporlar doğru kabul edileceğini ancak, gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve/veya haksız surette hak iktisap edilmesi halinde ise kanun koyucu tarafından ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verileceği öngörülmüştür.
12\. maddesinin 4. fıkrasında ise; yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idari para cezası düzenlenmiştir. Üretim ve sevkiyatın bildirilmemesi halinde ayrı bir yaptırım uygulanması öngörülmüştür.
Her iki maddede de genel olarak Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne bildirim yapılmaması halinde yaptırım uygulanması öngörülmüş ise de; 12. maddesinin 4. fıkrasında yapılan üretim ve sevkiyatın bildirilmemesi nedeniyle oluşan devlet hakkı kaybı esas alınırken, 10. maddesinin 7. fıkrasında ise; genel olarak idarenin teknik ve mali konularda gerçek dışı beyanda bulunulması halinde idari yaptırım uygulanması öngörülmüştür.
Bu nedenle, tüm açıklamalardan hareketle, iki maddenin farklı durumları düzenlediği, farklı koşullara bağlanan idari yaptırımları öngördüğü anlaşıldığından, sözü edilen iki madde arasında fikri içtima olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla, 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 4. fıkrasında, denetim ve inceleme sonucunda tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idarî para cezası verilmesi, maden istihracı ile sağlanacak gelirden Devlet payına düşen ve ödeme yükümlülüğü ruhsat sahibine ait olan kısım olan devlet hakkının ödenmemesi fiili ile oluşurken; 3213 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 7. fıkrasında, maden ruhsat sahiplerinin beyanlarının aksi sabit oluncaya kadar doğru kabul edilmesi sonrasında ise gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle haksız surette hak iktisap edilmesi fiilinin düzenlendiği ve birden fazla farklı fiil ile farklı kabahatin oluştuğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının eyleminin de sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, yukarıda yer verilen açıklamalar dikkate alındığında, dava konusu işlemin sahada 2017 yılında 853 ton andezit üretim ve sevkiyatı yapıldığından bahisle 3213 sayılı Kanun'un 10/7. ve 8. fıkraları uyarınca 62.743,00 TL, ruhsat sahasında yapılan üretim ve sevkiyat tam olarak süresinde bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 12/4. fıkrası uyarınca 2.158,00 TL para cezası tesisine ilişkin kısmının iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının;
a) İdare Mahkemesi tarafından, dava konusu işlemin; sahada 2017 yılında 853 ton andezit üretim ve sevkiyatı yapıldığından bahisle 3213 sayılı Kanun'un 10/7. ve 8. fıkraları uyarınca ...TL, ruhsat sahasında yapılan üretim ve sevkiyat tam olarak süresinde bildirilmediğinin tespit edildiğinden bahisle aynı Kanun'un 12/4. fıkrası uyarınca ... TL para cezası tesisine ilişkin kısmının iptali yönündeki kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
b) İdare Mahkemesi tarafından, dava konusu işlemin; 2016 ve 2017 yılları işletme faaliyet raporlarının verilmemesi nedeniyle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 29/4. fıkrası uyarınca (2016 yılı için) ... TL para cezası tesisine ilişkin kısmının iptali yönündeki kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 22/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim