SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/1469

Karar No

2025/7929

Karar Tarihi

22 Ekim 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1469 E. , 2025/7929 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1469
Karar No : 2025/7929

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVALI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 8.414,32 m²'lik kısmının 6292 sayılı Kanun kapsamında ... isimli vatandaşa tescil edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Antalya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un 6. maddesi kapsamında ve 30/10/2018 tarihinde kesinleşmiş olduğu belirtilen ... Kadastro Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı uyarınca dava dışı ... isimli kişinin dava konusu taşınmazı satın alma hakkı olduğu hususu davalı idare tarafından ileri sürülse de bahse konu taşınmazın içerisinde 6360 sayılı Kanun kapsamında olmak üzere davacı idarenin sorumluluğunda bulunan içme suyu sondaj kuyusu, terfi istasyonu ile içme suyu ihtiyacını karşılayan ayaklı su deposunun bulunduğu hususunun sabit olduğu, 6292 sayılı Kanun'un 12. maddesinde ise; kamu hizmetine tahsis edilmiş veya fiilen bu amaçla kullanılanlar ile bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihte geçerli olan belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan yerlerin bu madde kapsamında hak sahiplerine satılmayacağı hususunun belirtildiği görülmüş olduğundan, içerisinde davacı idareye ait içme suyu ihtiyacına karşılayan bir takım muhdesatın yer aldığı sabit olan Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın dava dışı ... isimli şahsa 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 12. fıkrasında yer alan özel düzenleme göz ardı edilmek suretiyle; taşınmazın belirli bir kısmının kamu hizmetine tahsis edilip edilmediği veya fiilen bu amaçla kullanılıp kullanılmadığı gözetilmeksizin doğrudan doğruya satıldığı anlaşılmakta olup davalı idarece gerekli araştırma, inceleme ve yazışmalar gerçekleştirilmemek suretiyle taşınmazın ne kadarlık kısmının hangi maksatla, hangi idarece ve hangi hizmetler için kullanıldığı fiilen belirlenmeksizin 6292 sayılı Kanun kapsamında ... isimli vatandaşa tescil edilmesine edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Antalya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İlk derece Mahkemesi tarafından istinafa konu kararla, uyuşmazlık 6292 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasına göre çözümlenmiş ise de, anılan maddenin Hazineye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin düzenlemeler içerdiği, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun kapsamında Hazine adına orman dışına çıkarılan 2/B arazisi olduğu hususu ile 6292 sayılı Kanun'un 12. maddesinin 9. fıkrasında yer alan hüküm birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın anılan Kanun'un 6. maddesine göre çözümlenerek karara bağlanması gerektiği, olayda, dava konusu taşınmazın içerisinde, taşınmazın içinde bulunduğu Kurşunlu Mahallesinin su ihtiyacının karşılandığı davacı idarenin sorumluluğunda bulunan içme suyu sondaj kuyusu, terfi istasyonu ile içme suyu ihtiyacını karşılayan ayaklı su deposunun bulunduğu, bu durumda, 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 12. fıkrasında yer alan, kamu hizmetlerinde kullanılan veya bu amaçla ayrılan 2/B alanlarındaki taşınmazların hak sahiplerine satılmayacağı, bunların yerine hak sahiplerince istenilmesi halinde hak sahibi olunan taşınmazın rayiç değerine eşdeğer başka taşınmazların satılabileceğine ilişkin düzenleme dikkate alındığında, kamu hizmetinde kullanıldığı anlaşılan dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 12. fıkrası kapsamına giren taşınmazlardan olduğu ve anılan Kanun kapsamında hak sahiplerine satılamayacağı, bu nedenle anılan taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi olan ... isimli kişiye satışı sonucu adı geçen adına tescilinin yapılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, 6292 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 12. fıkrası uyarınca hak sahiplerine satışı yapılamayacak taşınmaz yerine müdahilin istemesi hâlinde hak sahibi olduğu taşınmazın rayiç değerine eşdeğer öncelikle aynı il sınırları içerisinde bulunan 2/B alanlarındaki taşınmazın hesaplanacak satış bedeli karşılığında doğrudan satılabileceğinin de tabii olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 18/06/2010 yılında Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan hak sahipliği tespit çalışmaları sonucu dava konusu taşınmazın davacının aralarında bulunduğu kişilerin kullanımında olduğunun tespit edildiği, Kadastro Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı dosyasındaki kararda da taşınmazın 6292 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ve kullanan kişilerin davacının da aralarında bulunduğu kişiler olarak tespitine karar verildiği, söz konusu kararın 30/10/2018 tarihinde kesinleştiği, askı ilan cetvelinde, mahkeme kararında ve tapu kaydında taşınmaz üzerinde davacı idareye ait muhdesat bulunduğuna ilişkin herhangi belirtme bulunmadığı, davacı idare tarafından Kanun'un 12. maddesinde belirtilen süre içinde herhangi bir başvuruda bulunulmadığı, ...'ın Kanunda belirtilen süre içinde başvuruda bulunması sonucu işlemlerin tamamlandığı, müdahil vekili tarafından; müdahilin taşınmazı 1970'li yıllardan itibaren kullandığı ve ecrimisil ödediği, davacı idare tarafından mevzuatla belirlenen süre içinde başvuru yapılmadığı, kanunla yüklenen tüm şartları ve yükümlülükleri yerine getirdiği ileri sürülmüş ise de temyiz başvurusundan feragat ettiğine dair dilekçenin 24/01/2022 tarihinde kayda girdiği görülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı idare tarafından, taşınmazın kullanıcı tespiti işleminin doğru yapılmadığı, eski yapılmış olan tespitin dikkate alınarak işlem tesis edilmesinin hatalı olduğu, fiili kullanımların dikkate alınmadığı ve işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu Antalya ili, Aksu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ... Kadastro Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı uyarınca 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, Kadastro Mahkemesi kararında taşınmazı kullanan kişilerin ise eşit hisseler ile ... evlatları ..., ..., ... olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, taşınmaz üzerinde yer alan evler ve seraların kendilerine ait olduğunun tespitine karar verildiği, anılan kararın 30/10/2018 tarihinde kesinleşmesi sonucunda 6292 sayılı Kanun kapsamında bahse konu taşınmazın 8.414,32 m²'lik kısmının hak sahibi ...'a satışının yapılması üzerine, söz konusu taşınmaz üzerinde davacı idarenin sorumluluğunda bulunan içme suyu sondaj kuyusu, terfi istasyonu ile içme suyu ihtiyacını karşılayan ayaklı su deposunun bulunduğundan bahisle satış işleminin hukuka ve mevzuata aykırı olarak gerçekleştirildiği iddialarıyla bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un "Hak sahibi, başvuru ve doğrudan satış" başlıklı 6. maddesinde; "(1) 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce düzenlenen güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulan tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler bu Kanuna göre hak sahibi sayılır." düzenlemesi, "(2) 2/B alanlarında bulunan taşınmazlar hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerine veya kadastro tutanaklarına ya da kesinleşmiş mahkeme kararlarına göre oluşturulacak tapu kütüklerinin beyanlar hanesine göre; bu taşınmazların 31/12/2011 tarihinden önce kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilecek kişilerden bu taşınmazları satın almak için süresi içerisinde idareye başvuran ve idarece tespit edilen satış bedelini itiraz ve dava konusu etmeksizin kabul edenler de hak sahibi sayılır." düzenlemesi, "(3) Hak sahiplerinden birinci fıkra kapsamında olanlar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, ikinci fıkra kapsamında olanlar ise, güncelleme listelerinin tescil edildiği veya kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren sekiz ay içinde idareye başvurarak, bu taşınmazların bedeli karşılığında kendilerine doğrudan satılmasını isteyebilirler." düzenlemesi, aynı maddenin 12. fıkrasında; "Bu maddeye göre hak sahiplerine doğrudan satılması gereken taşınmazlardan ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen, kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan ya da Maliye Bakanlığınca belirlenen taşınmazlar ile ilgili idarelerce bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç üç ay içerisinde idareye bildirilmesi şartıyla özel kanunlar gereğince değerlendirilmesi gerekenler ile içme ve kullanma suyu havzalarında maksimum su seviyesinden itibaren üç yüz metrelik bant içerisinde kalan yerler hak sahiplerine satılmaz. Bu taşınmazların yerine istenilmesi hâlinde hak sahiplerine, hak sahibi oldukları taşınmazın rayiç değerine eşdeğer öncelikle aynı il sınırları içerisinde bulunan 2/B alanlarındaki taşınmaz, bu maddenin dördüncü fıkrasına göre hesaplanacak satış bedeli karşılığında doğrudan satılabilir." düzenlemesi bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta; müdahil ...'ın adına satışı yapılan taşınmazı 1970'li yıllardan beri kullandığı ve ecrimisil ödediği iddialarında bulunduğu, Kadastro Mahkemesinde yapılan keşif bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda satışa konu taşınmaz üzerinde yapılan incelemede taşınmazın Akdeniz toprak yapısında olduğu, keşif tarihinde taşınmazda buğday ekili olduğu, parsellerin çevresinde seraların bulunduğu, emek ve sermaye sarf edilerek amaca uygun kullanıldığı, parselin bir bölümünün sürülü bir bölümünün ise üzerinde 20 yaşında zeytin ve 10 yaşında nar ağaçlarının görüldüğü, parsel içerisinde 2 adet tek katlı ev ve 1 ahır mevcut olup evlerin bitişiğinde plastik tünel tipi sera bulunduğu tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Davacı idare tarafından ise dava dilekçesinde; söz konusu taşınmaz üzerinde kendi sorumluluğunda bulunan içme suyu sondaj kuyusu, terfi istasyonu ile içme suyu ihtiyacını karşılayan ayaklı su deposunun bulunduğu ve 30-35 yıldır yöre halkına hizmet verdiği iddiaları mevcuttur.
Bu durumda, her ne kadar Kadastro Mahkemesince söz konusu taşınmazın müdahil adına tespitine karar verilmiş ise de; davacı idare tarafından kadastro tespitine itiraz edilip edilmediğinin, taşınmazın kamu hizmetlerine ayrılan veya bu amaçla kullanılan taşınmazlardan olup olmadığının, davacı idarenin iddialarında belirtildiği üzere sorumluluğunda olan içme suyu sondaj kuyusu, terfi istasyonu ile içme suyu ihtiyacını karşılayan ayaklı su deposunun bulunup bulunmadığı hususlarının, Kadastro Mahkemesince yapılan keşif bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda yer alan tespitler de göz önüne alınarak keşif bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit edilerek ortaya konulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak dava konusu işlemi iptal eden Mahkeme kararında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, müdahil ... tarafından yapılan temyiz başvurusundan sonra 24/01/2022 tarihinde kayda giren dilekçesi ile temyiz başvurusundan feragat ettiği görüldüğünden Bölge İdare Mahkemesince bu husus da göz önünde bulundurularak karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 22/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim