SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/1171 E. 2025/6132 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/1171

Karar No

2025/6132

Karar Tarihi

25 Haziran 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1171 E. , 2025/6132 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1171
Karar No : 2025/6132

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mad. Oto. Taş. Hafr. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Adıyaman ili, Merkez ilçesi dahilinde davalı idarece verilen S:... sayılı ve IV. grup maden ocağı işletme ruhsatının 06/01/2018 tarihi itibarıyla iptal edilmesine dair Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünce davacıya gönderilen ... tarihli ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; olayda, davacıya 2017 yılı ruhsat bedelini yatırması için üç aylık bir süre verilmesine dair yazının davacı şirketin müstahdemi olduğu belirtilen ... isimli kişiye tebliğ edildiğinin görülmesi karşısında, sözkonusu tebliğin şirketin yetkili temsilcisine yapılmadığı gibi tüzel kişi adına tebliğ yapılacak kimsenin herhangi bir nedenle iş saatinde ve iş yerinde bulunmadığı hususunun da tebliğ mazbatasında belirtilmediği göz önüne alındığında, ruhsat bedelinin yatırılması için süre verilmesine ilişkin işlemin usulüne uygun şekilde ilgilisine tebliğ edilmediği sonucuna ulaşıldığı, ruhsat bedelinin 3 aylık süre içerisinde yatırılmasına dair yazının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemiş olması karşısında, 2017 yılı ruhsat bedelinin 3 ay içerisinde yatırılmadığından bahisle işletme ruhsatının 06/01/2018 tarihinden geçerli olmak üzere iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yürürlükteki ruhsatlar için her yıl ocak ayının sonuna kadar ruhsat bedelinin tamamının yatırılmasının zorunlu olduğu, 2017 yılı ruhsat bedelinin süresi içeresinde yatırılmaması nedeniyle davacı hakkında uygulanan idari para cezasının hukuka uygun olduğu, söz konusu yıla ait ruhsat bedelinin üç ay içerisinde tamamlatılması konulu yazının 05/10/2017 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen ruhsat bedelinin üç ay içerisinde yatırılmadığı, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinin amir hükmü gereği tesis edilen ruhsatın iptaline dair idarenin yaptığı işlemin usulüne uygun olduğu, tebliğ işlemleri PTT Genel Müdürlüğü tarafından Tebligat Kanunu çerçevesinde yapıldığını, taraflarına intikal ettirilen tebliğ alındısında, tebliğe konu işlemlerin şirket çalışanına tebliğ edildiğinin açıkça görüldüğü ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Adıyaman ili, Merkez ilçesi sınırları dahilinde davacı adına S:... sayılı işletme ruhsatı 17/02/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Davalı idare tarafından 2017 yılına ait ruhsat bedelinin yatırılmadığı tespit edilerek ... tarih ... sayılı yazı yazılarak Maden Kanunu'nun 13/1 fıkrası uyarınca 21.925,00TL idari para cezası uygulandığı ve yazının tebliğ tarihinden itibaren 3(üç) ay içerisinde ruhsat bedelinin yatırılması aksi halde ruhsatın iptal edileceği hususunda bilgilendirilmiştir ve 05/10/2017 tarihinde şirket temsilcisi R.B.'e tebliğ edilmiştir.
... tarih ve ... sayılı Maden İşleri Genel Müdürlüğü işlemi ile uyarı yazısının tebliğinden itibaren 3 aylık sürede 2017 yılına ait işletme ruhsat bedeli yatırılmadığından, ruhsat 06/01/2018 tarihi itibaıyla iptal edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar" başlıklı 13. maddesinde "Yürürlükteki ruhsatlar için her yıl ocak ayının sonuna kadar ruhsat bedelinin tamamının yatırılması zorunludur. İşletme ruhsat bedelinin %70’i genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimi hesabına, %30’u çevre ile uyum planı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere ruhsatı veren idarenin muhasebe birimi hesabına aktarılmak üzere Bakanlığın belirlediği bankada açılacak teminat hesabına yatırılır. I. Grup (a) bendi madenlerin ruhsat bedelleri ise, büyükşehir belediyesi dışındaki illerde il özel idaresi hesabına yatırılır. Ruhsat bedelinin yatırılmaması veya eksik yatırılması hâlinde 20.000 TL idari para cezası verilir ve ruhsat bedelinin üç ay içinde tamamlanması istenir. Bu süre içinde ruhsat bedelinin yatırılmaması durumunda ruhsat iptal edilir. Verilen sürede yatırılmayan ruhsat bedelinin %70’ine tekabül eden tutar 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir. Kaynak tuzlalarından ruhsat bedeli alınmaz. Faaliyet sonrası sahanın çevre ile uyumlu hâle getirilmesini müteakip, çevre ile uyum bedeli iade edilir." hükmüne yer verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." düzenlemesi; 12. maddesinin 1. fıkrasında, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır."
düzenlemesi; 13. maddesinde ise, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kanun'un "Tebliğ evrakının muhatabına verilmemesi ve tebligatı kabulden kaçınma" başlıklı 54. maddesinde, "(Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/253 md.) Muhatap namına kendilerine tebligat yapılan kimseler tebliğ evrakını muhataplarına en kısa zamanda vermedikleri ve bundan gecikme veya zarar vukua geldiği takdirde bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Kendisine yapılması gereken tebligatı almayan muhatap ile muhatap adına tebligatı kabule mecbur olup da tebligatı kabul etmeyenler hakkında da yukarıda belirtilen cezalar uygulanır." düzenlemesine; "Yalan beyan" başlıklı 55. maddesinde ise, (Değişik birinci fıkra : 23/1/2008-5728/254 md.) Daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde;
a) Kendisi hakkında tebliğ memuruna yalan beyanda bulunan muhatap,
b) Muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek olup da, bu Kanunun tatbiki dolayısıyla tebliğ memuruna muhatap hakkında yalan beyanda bulunan kişi,
c) Muhatap olmadığı veya muhatap namına tebellüğ etmeye yetkisi bulunmadığı halde tebliğ memuruna hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunarak tebliğ evrakını alan kimse,
her bir bentte tanımlanan fiil dolayısıyla bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır..."
düzenlemesine yer verilmiştir.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde, "(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır.
(2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir.

(3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır." kuralına; "Kimlik araştırması" başlıklı 36. maddesinde de "(1) Tebliğ memuru, tebligat yaparken muhatabın veya bu Yönetmelik hükümlerine göre onun adına tebliğ yapılacak kişilerin kimlikleri ile bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyıp taşımadıklarını incelemeye yetkilidir." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin tesisine dayanak olan 2017 yılı ruhsat bedellerinin 3 ay içinde ödenmesi, aksi halde ruhsatın iptal edileceğine yönelik ihtarı içeren 05/09/2017 tarihli yazının davacı şirkete tebliğine ilişkin mazbatada temsilcisine tebliğ edildiğine dair kayıt düşülerek 05/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 13. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haline göre ruhsat bedelinin yatırılmaması veya eksik yatırılması hâlinde 20.000 TL idari para cezası verileceği ve ruhsat bedelinin üç ay içinde tamamlanmasının istenileceği, bu süre içinde ruhsat bedelinin yatırılmaması durumunda ruhsat iptal edileceği düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde uyarınca düzenlenen yaptırımın ağırlığı dikkate alınarak yapılan tebligatın usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı önem arz etmektedir.
Davacı tarafından, tebligat yapılan adresin yanlış olduğuna dair bir iddiaya yer verilmediği anlaşıldığından, tebligatın bilinen adrese tebliğ edildiği hususu ihtilaf konusu değildir.
Mahkemece, tebliğ belgesinde tebligat yapılan şahsın davacının ticari mümessili olduğu yönünde herhangi bir tespite yer verilmediği, nitekim SGK kayıtlarının mahkeme tarafından incelenmediği, SGK kaydı bulunmasa dahi şirkette çalışmayan bir kişinin tebligat esnasında şirket adresinde bulunması ve tebligatı almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi şirket çalışanı olması için de sigortalı olarak görev yapması gerekmediği açıktır. Öte yandan, adı geçen şahsın başka bir işyerinde çalıştığına ilişkin bilgi ve belge de sunulmamıştır.
Ayrıca, Tebligat Kanunu'nda hükmi şahıslar namına yapılacak tebligatlarda kendilerine tebliğ yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıklarının anlaşılması halinde tebliğin orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılabileceğinin düzenlendiği, bu nedenle tebliğ mazbatasına ayrıca bir şerh düşülmese de olayda tebliğ yapılacak kimselerin bulunmaması nedeniyle davacı şirket çalışanına tebligat yapıldığı anlaşıldığından, yapılan tebligatın bu yönüyle de usulüne uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Son olarak, davacı şirket tarafından, Tebligat Kanunu'nun ayrıntısı yukarıda yer alan 54 ve 55. maddelerindeki cezai hükümler uyarınca 05/09/2017 tarihli yazıyı tebliğ alan şahıs hakkında herhangi bir şikayette veya suç duyurusunda bulunulduğuna dair bilgi ve belgeye de yer verilmemiştir.

Bu durumda, 05/09/2017 tarihli yazı ile ruhsat bedellerinin 3 ay içinde yatırılmasının istenildiği ve yatırılmadığı takdirde ruhsatının iptal edileceği hususunun bildirildiği, fakat buna rağmen davacı şirket tarafından verilen 3 aylık süre içerisinde ruhsat bedelinin yatırılmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 25/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY :
(X)- Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim