SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/1092 E. 2025/3995 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/1092

Karar No

2025/3995

Karar Tarihi

24 Nisan 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/1092 E. , 2025/3995 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1092
Karar No : 2025/3995

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACILAR)
I- Kendi adlarına asaleten çocukları ...
..., ... adlarına velayeten; baba ... ve anne ...
II- ...
III- ...
IV- ...
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALILAR)
I- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
II- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
III- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 29/11/2016 tarihinde Adana İli, Aladağ İlçesi, ... Mahallesi'nde bulunan Özel ... Derneği Ortaöğrenim Kız Öğrenci Yurdu'nda meydana gelen yangında davacıların çocukları/kardeşleri ...'in vefat etmesi ve davacıların çocukları/kardeşleri ...'in yaralanması olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle ölüm olayı nedeniyle toplam 20.000,00-TL maddi(30/12/2019 tarihli miktar arttırım dilekçesiyle ... için 87.336,07-TL, ... için 99.461,47-TL olmak üzere toplam 186.797,54-TL) ve toplam 2.100.000,00-TL manevi tazminat ile yaralanma olayı nedeniyle 1.000,00 TL maddi ve 600.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinde işletilecek faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ...'in meydana gelen yangında vefat etmesi sebebiyle talep edilen maddi ve manevi tazminat istemi yönünden; tazminata konu yangın olayında, Adana Valiliğinin, Aladağ Belediyesinin ve Adana Büyükşehir Belediyesinin kusurlu olduğu, idarelerin eylemi ile kız öğrenci yurdu işletenlerin faaliyetleri arasında müterafik kusur bulunduğu, yangın sonrası ortaya çıkan zararda; kız öğrenci yurdu işletenlerin, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik ve 3194 sayılı İmar Yasası hükümlerine göre binanın düzenlemesini yapmadığı için % 50 oranda sorumlu olduğu, Adana Valiliğinin, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kontrol-denetleme görevini yapmadığı için %30 oranda sorumlu olduğu, Adana Büyükşehir Belediyesinin, Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin, 11. bölüm, 42/b fıkrasına göre yeterli sayıda ve nitelikte yangına müdahale araç-teçhizatı bulundurmadığı için %10 oranında sorumlu olduğu, Aladağ Belediyesi'nin, 1972’li yıllardan beri kullanılan dava konusu yapı hakkında yapı ruhsatı ile ilgili bir işlem yapmadığı için %10 oranında sorumlu olduğu, davalı idarelerin kusur oranları da dikkate alınarak baba ... için 43.668,04-TL(Adana Valiliği'nce 26.200,82 TL, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 8.733,61 TL, Aladağ Belediye Başkanlığı'nca 8.733,61 TL olmak üzere) , anne ... için 49.730,74-TL(Adana Valiliği'nce 29.838,44 TL, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 9.946,15 TL, Aladağ Belediye Başkanlığı'nca 9.946,15 TL olmak üzere) olmak üzere toplam 93.398,78-TL destekten yoksun kalma tazminatının 20.000,00 TL'sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 28/11/2017 tarihinden itibaren, geriye kalan 73.398,78-TL'sinin miktar arttırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ edildiği son tarih olan 07/01/2020 gününden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, henüz 12 yaşında olan bir çocuğun eğitim almak amacıyla ailesinden ayrı, yurtta barınmakta iken yangın gibi vahim bir olayda yanarak hayatını kaybetmesi, yangın olayında hayatını kaybedenlerin cesetlerinin tanınamaz halde olmasının ailenin geri kalanları için ömürleri boyunca unutamayacakları derin üzüntü yaşatacak olması hususları dikkate alındığında, meydana gelen ölümün anne, baba ve kardeşler üzerinde büyük elem ve ızdırap uyandırdığı ve davacıları manevi zarara uğrattığı açık olup, olaya ilişkin olarak yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda ve davalı Adana Valiliği’nin %30 oranında, davalı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın %10 oranında ve davalı Aladağ Belediye Başkanlığının %10 oranındaki kusur oranları da dikkate alındığında, baba ... için 300.000,00-TL(Adana Valiliği'nce 180.000,00 TL, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 60.000,00 TL, Aladağ Belediye Başkanlığı'nca 60.000,00 TL olmak üzere), anne ... için 300.000,00-TL(Adana Valiliği'nce 180.000,00 TL, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 60.000,00 TL, Aladağ Belediye Başkanlığı'nca 60.000,00 TL olmak üzere), vefat edenin kardeşleri olan davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00-TL(Adana Valiliği'nce 270.000,00 TL, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 90.000,00 TL, Aladağ Belediye Başkanlığı'nca 90.000,00 TL olmak üzere) olmak üzere toplamda ...'in ölümü olayı nedeniyle 1.050.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihi olan 28/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Davacılardan ...'in meydana gelen yangında yaralanması sebebiyle talep edilen maddi ve manevi tazminat istemi yönünden; ... hakkında Adli Tıp Kurumunun ... Ağır Ceza Mahkemesine sunduğu ... tarih ve ... sayılı raporunda ''oksijen tedavisi uygulanan karbonmonoksit gazı zehirlenmesinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücudunda kemik kırığı tarif edilmediği'' yönünde değerlendirmelere yer verildiği, ...'in meydana gelen yangında yaralanması sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın ispatına ilişkin hiçbir somut verinin dosyaya sunulamadığı, ...'im yaralanması sonucunda oksijen tedavisi sonucunda taburcu edildiği hususu da dikkate alındığında maddi zararın ortaya konulamadığı, zararın ispatına elverişli yeterli verinin sunulamadığı, bu haliyle somut ve kanıtlanabilir olmadığı görüldüğünden davacı ...'in maddi tazminat isteminin reddine, söz konusu yangın sonucunda karbonmonoksit zehirlenmesi sonucunda oksijen tedavisi gören davacının yaşanan olay neticesinde yaralanmasından kaynaklı olarak kendisinin, annesinin ve babasının manevi zarara uğradığı açık olup; olaya ilişkin olarak yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda ve davalı Adana Valiliği’nin %30 oranında, davalı Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın %10 oranında ve davalı Aladağ Belediye Başkanlığının %10 oranındaki kusur oranları da dikkate alındığında, ...'in söz konusu yangında yaralanmasından kaynaklı olarak uğradığı manevi zarar ilişkin 50.000,00-TL(Adana Valiliği'nce 30.000,00 TL, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 10.000,00 TL, Aladağ Belediye Başkanlığı'nca 10.000,00 TL olmak üzere), ...'in yaralanmasından kaynaklı olarak annesinde meydana gelen manevi zarara ilişkin olarak 5.000,00-TL(Adana Valiliği'nce 3.000,00 TL, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 1.000,00 TL, Aladağ Belediye Başkanlığı'nca 1.000,00 TL olmak üzere), ...'in yaralanmasından kaynaklı olarak babasında meydana gelen manevi zarara ilişkin olarak da 5.000,00-TL(Adana Valiliği'nce 3.000,00 TL, Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca 1.000,00 TL, Aladağ Belediye Başkanlığı'nca 1.000,00 TL olmak üzere) olmak üzere toplam 60.000,00-TL manevi tazminatın davalı idarelere başvuru tarihi olan 28/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı Adana Valiliği'nin iddiaları; Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin Geçici 1. maddesi uyarınca tedbir alması gerekenlerin söz konusu yurdu işletenler olduğu, Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliği hükümleri uyarınca yapılan denetimlerin eğitim-öğretim yönünden yapılan denetimlerle sınırlı olduğu, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik kapsamında yapılacak denetimlerin ise Yönetmeliğin 131. maddesi uyarınca mahalli itfaiye teşkilatı ve itfaiye teşkilatının bağlı olduğu kuruluşlarının müfettişi, kontrolörü veya denetim elemanları tarafından yapılması gerektiği, dolayısıyla kusur oranı belirlenirken bu hususun göz önüne alınmamasının hukuka aykırı olduğu, yaşanılan olayda öğrenci yurdunu işletenler ile Aladağ Belediyesi ve Adana Büyükşehir Belediyesi'nin kusurlarının bulunduğu, kendilerine yükletilecek bir sorumluluğun söz konusu olmadığı, kaldı ki kusurlu oldukları kabul edilse bile belirlenen kusur oranının yüksek belirlendiği belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
Davalı Aladağ Belediyesi'nin İddiaları; Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporların usule uygun olmadığı, davacılar tarafından dava açılırken husumetin kendilerine yöneltilmemesine rağmen Mahkemece usule uygun olmayan bilirkişi raporu ile husumetin kendilerine de yönlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, yaşanan olayda kendilerine atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, kusurlu oldukları kabul edilse bile Mahkemece belirlenen maddi ve manevi tazminat tutarlarının Danıştay ve Yargıtay'ın emsal kararları göz önüne alınmadan yüksek belirlendiği belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
Davalı Adana Büyükşehir Belediyesi'nin İddiaları; Dava konusu olayda Adana Büyükşehir Belediyesi'ne atfedilecek bir kusurun bulunmadığı, inşaat ruhsatı olmayan yapının kullanılmasına müsaade eden Aladağ Belediyesi ve öğrenci yurdunun denetim ve kontrolünü yapmakla görevli Milli Eğitim Bakanlığı(Adana Valiliği) yönünden hizmet kusurunun bulunduğu, adli soruşturmada dinlenen tanık ifadelerinden yangının meydana gelmesinden hemen sonra yurtta bulunanlar tarafından itfaiyenin çağrılmadığı, öncelikle yurtta bulunan kişiler tarafından yangının söndürülmeye çalışıldığı, zamanında itfaiyeye haber verilmemesi sebebiyle yangının büyüdüğü ve ölümlerin yaşanmasına sebep olduğu ileri sürülmüştür.
Davacıların İddiaları: Dava dışı ... Derneğine izafe edilen kusurdan davalı idarelerin müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği, diğer taraftan olay nedeniyle hükmedilen manevi tazminat tutarlarının çok düşük olduğu ileri sürülmüştür.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Adana Valiliği tarafından davacıların temyiz isteminin reddedilmesi gerektiği savunulmuş olup, diğer taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu istinaf kararın, maddi ve manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davalı idareler tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu istinaf kararının, miktar artırımı dilekçesi sonrası arttırılan maddi tazminat tutarına işletilecek faizin başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından yapılan inceleme sonucunda net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının artırılmasına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; meydana gelen zararların tespiti amacıyla İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilen ve davacılar tarafından artırılan bu yeni zarar miktarının; olay tarihi veya idareye başvurma tarihi veya dava tarihi itibarıyla elde etmek istediği gerçek zararı olduğu açıktır.
Bu durumda; istinaf kararının hüküm fıkrasına "İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan; 'kabul edilen maddi tazminat miktarının 20.000,00 TL'sinin davalı idareye başvuru tarihi olan 28/11/2017 tarihinden itibaren, geriye kalan 73.398,78-TL'sinin ıslah dilekçesinin davalı idarelere tebliğ edildiği son tarih olan 07/01/2020 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine' ibaresinin '93.398,78-TL kabul edilen maddi tazminatın idarelerin temerrüde düşürüldüğü başvuru tarihi olan 28/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine' şeklinde düzeltilmesine" cümlesinin eklenerek temyize konu kararın bu düzeltmeyle onanması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz istemlerinin reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ;
a) Maddi ve manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden ONANMASINA,
b) Miktar arttırım dilekçesi sonrası arttırılan maddi tazminat tutarına işletilecek faizin başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin kısmının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde Aladağ Belediyesine iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4\. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak, 24/04/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY :
(X)- Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında, tazminat kişinin mal varlığındaki zararın oluştuğu an itibariyle karşılanması gerektiğinden, istenilecek olan tazminatın gecikerek ödenmesi nedeniyle para değerinde enflasyondan dolayı meydana gelebilecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak faize hükmedilmelidir.
Maddi zararlar, mal varlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeni ile de kayba uğrayacağı açıktır. Manevi zararlar ise, mal varlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararın meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
Bu itibarla, ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi, manevi tazminat, esasen bütün hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlendiğinden manevi tazminata faiz uygulanmaması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim