Danıştay danistay 2021/7877 E. 2025/5113 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/7877
2025/5113
27 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7877
Karar No : 2025/5113
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... Kurulu Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Kurul Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU :
Davacı tarafından;
10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilen Doçentlik Yönetmeliği'nin
1- 4. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "... bu işlemlere karşı dava açması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapması davasının kesinleşmesine bağlıdır. Bu hükme aykırı olarak yapılan başvurular işleme alınmaz." cümlesinin,
2- 4. maddesinin 7. fıkrasının;
3- 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "...Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir." cümlesinin,
4- Aynı maddenin "isimleri gizlenerek" ibaresinin,
5- Aynı maddenin "Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde iptale konu olan başvuru dönemine ait bilgi ve belgeler ile asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin Doçentlik Komisyonu kararı yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır." cümlesinin,
6- 6. maddesinin 9. fıkrasının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
4\. maddenin 6. fıkrası yönünden; dava açanların cezalandırıldığı, doçentlik başvurusu kabul edilmeyenlerin dava açma hakkının engellendiği, idarenin kendi kararlarını fiilen yargının denetiminden bağışık tutmasının hukuka aykırı bir düzenleme olduğu, bu durumun kişinin çalışma ve ekonomik özgürlüğüne müdahale olduğu, 4. maddesinin 7. fıkrası yönünden; doçentlik başvurusu yapan adayların başvuru sonucu geç açıklanır ve başarısız bulunurlarsa ve müteakip dönem başvuru süresi geçerse hak kaybına uğrayacakları, 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi yönünden; en erken ikinci dönemde yapılan başvurunun akademik ilerlemeyi zorlaştırdığı, başvuru hakkını kısıtladığı, hangi jürinin hangi raporu yazdığının adaya açıklanması gerektiği, 6. maddesinin 9. fıkrası yönünden; bir önceki jüri üyelerinin vermiş olduğu raporların etkisi altında kalabileceği, daha önce sonuç doğurmuş bir idari işlemin her başvuruda etkisini sürdürmesinin hukuki bir yaklaşım olmadığı, her başvuruda adayın dosyasının yeniden incelenmesi gerektiği ve eski başvuruda tanzim edilen raporların o başvuruya ilişkin olarak kalması gerektiği iddia edilmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
... KURULU BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASI : Doçentlik başvurularının yılda üç kez yapılmasının jüri üyelerinin görevlendirilmesinde karışıklıklara neden olduğu, Üniversitelerarası Kurulda (ÜAK) yeterli personelin bulunmaması, olağanüstü durumlarda personelin dönüşümlü çalışmasının üç dönem başvuru kabulünü zorlaştırdığı, 2547 sayılı Kanun’un 24. maddesinde yer alan “yılda en az iki kez yapılır” hükmü uyarınca düzenlemenin üst norm gözetilerek yapıldığı, 4/6. madde yönünden dava süreci devam ederken yeniden doçentliğe başvurabilmenin bir adayın iki farklı yoldan doçentlik sürecini devam ettirmesine neden olduğu, adayların davaları kazanması ve yeni başvuru sürecinde de başarılı olması halinde doçentlik unvanının hangi tarihlerde verileceği, hangi sürecin iptal edileceği ile ilgili sorunlar yaşandığı, yapılacak bu değişiklik ile sorunların ortadan kaldırılmasının hedeflendiği, 4/7. madde yönünden aynı anda iki başvurunun karışıklığa yol açtığı, aynı yayınlar ile iki unvan alınmasının haksızlığının ortadan kaldırıldığı, incelenecek eserler/çalışmalar aynıysa yeni bir başvurunun hukuken korunmasının gerekli ve makul bir talep olmadığı, adayın asgari başvuru şartlarını sağlayamaması halinde hangi usule göre işlem yapılacağı açık olmadığından düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu, aday tarafından bilimsel eserlerinde tespit edilen eksiklik ve hataların titizlikle giderilerek yeni başvuru yapabilmesi hususunun sağlandığı, bunun için de belli bir sürenin geçmesinin tabii olduğu, adayın asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin jüri raporu/raporlarının erişime açılması yönünden ise önceden asgari başvuru şartlarını sağlamayan adayın şartları tamamlayıp tamamlamadığının kontrolünün yapılmasının elzem olduğu, aday hakkında objektif ve tarafsız bir değerlendirme yapılmasının önüne geçeceği yönündeki değerlendirmenin temelsiz ve dayanaksız olduğu, adayın önceki ve sonraki başvurularına ilişkin aynı bilimsel yayınların sunulması halinde söz konusu eksiklik veya uygunluğun önceki jürilerce yapılan değerlendirmenin yeni jüriye yol gösterici olacağı, eksiklik olması halinde eksikliğin giderilip giderilmediği hususunun irdelenebileceği, eser değerlendirme süresinde başarısız olarak yeniden doçentliğe başvuran adayların daha önceki raporlarının açılacağının Yönetmelik ile düzenlendiği ancak Yönetmelik'te hangi döneme ait raporlarının açılacağı net olmadığından yapılan bu değişiklik ile açıklık getirildiği savunulmaktadır.
... KURUL BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASI : Başvuruların yılda üç kez yapılmasının jüri üyelerinin görevlendirmelerinin iç içe girmesine ve karışıklıklara neden olduğu, doçentlik sürecinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesine engel olduğu, yılda üç kez olması durumunda jüri üyelerinin raporları henüz tamamlanıp Kurula iletilmeden yeni başvurular olması nedeniyle aynı jürilere yeni adaylar için jüri görevleri verildiği, jürilerin jürilik görevlerini yerine getirmesinin zorlaştığı, açılan davalar neticesinde Mevzuat Komisyonu görüşlerine göre adaya aynı alandan verilen diplomaların geri alındığı, yeni diplomalar düzenlendiği, bu uygulamaların hem adayın mağduriyetine sebep olduğu hem de kamu hizmetinin aksamasına neden olduğu, bununla birlikte adayın doçentlik kadrosuna atandığı üniversitedeki kadrosuna ilişkin işlemlerde de sürekli değişiklikler meydana getirdiği, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile sürelere eşitlik ve hakkaniyet sağlamak amacıyla asgari başvuru koşullarını sağlamayan adayların da eklendiği, asgari başvuru koşullarını sağlamayan adaylar hakkında diğer adaylara uygulanan bilimsel eksikliklerini tamamlamak için bir bilimsel hazırlık süresi öngörülmemiş olup izleyen ilk dönemde haklarında verilen asgari başvuru şartlarını sağlamama durumunu değiştirmeden tekrar başvuru yapabilmekte olduğu, müeyyide olmadığı için yeterli hazırlığı olmayan adayların da deneme amaçlı başvuru yaptığı ve kamu kaynaklarını kullanmakta olduğu, adaylar arasında uygulamada eşitlik ve hakkaniyet sağlanması açısından koşulları bir şekilde yerine getirmeyen bütün adaylara eksikliklerini gidermek için makul bir süre öngörüldüğü, 6/9. madde yönünden adayın başarısızlık üzerine yeniden başvuru yapması halinde yeni jüri oluşturulduğu, yeni jüri tarafından adayın ikinci başvurusunun değerlendirildiği, ilk başvurusunda başarısız olan adayın bir önceki doçentlik dosyasında hiçbir değişiklik yapmadan yeniden başvurmuş ise dosyasının farklı jüri üyeleri tarafından inceleneceğini bildiği için mevcut hali ile ÜAK Başkanlığına gönderdiği, başarısız olduğuna karar verilen adayın bir sonraki dönemde farklı bir bilim alanından doçentliğe başvurması halinde önceki başarısız raporun jüri üyelerine açılmadığı, sadece aynı bilim alanından yeniden başvurması halinde jüri üyelerine başarısız raporun açıldığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Davanın kısmen kabulü ile dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "... bu işlemlere karşı dava açması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapması davasının kesinleşmesine bağlıdır. Bu hükme aykırı olarak yapılan başvurular işleme alınmaz." cümlesinin ve 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "...Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir." cümlesinin iptaline, diğer maddeler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik Doçentlik Yönetmeliği'nin;
\- 4. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "... bu işlemlere karşı dava açması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapması davasının kesinleşmesine bağlıdır. Bu hükme aykırı olarak yapılan başvurular işleme alınmaz." cümlesinin,
\- 4. maddesinin 7. fıkrasının,
\- 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "... Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir." cümlesinin,
\- 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "... isimleri gizlenerek ..." ibaresinin,
\- 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde iptale konu olan başvuru dönemine ait bilgi ve belgeler ile asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin Doçentlik Komisyonu kararı yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır." cümlesinin,
\- 6. maddesinin 9. fıkrasının,
iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasa'nın 13. maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."; 36. maddesinde ise, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." kuralına yer verilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde; "a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır:
(1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak.
(2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek.
(3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak.
b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.
Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.
c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.
ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır.
e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Üniversitelerarası kurul" başlıklı 11/b-6 maddesinde "Doçentlik başvurularında ilgili bilim veya sanat alanında jüriler oluşturarak adayların yayın ve çalışmalarını Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirip, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olan adaylara doçentlik unvanı vermek" Üniversitelerarası Kurulun görevleri arasında sayılmış olup; "Yönetmelikler" başlıklı 65. maddesinde "a. Aşağıdaki hususlar Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir: "..(4) Bu kanun kapsamındaki yükseköğretim kurumlarında doktor öğretim üyeliğine, doçentlik ve profesörlüğe yükseltilme ve atanma işlemleri" hükmü yer almıştır.
Doçentlik Yönetmeliği'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde "(1) Bu Yönetmeliğin amacı, doçentlik değerlendirmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir. (2) Bu Yönetmelik, doçentlik bilim/sanat alanlarının belirlenmesi, doçentlik başvurusu yapabilme şartları, başvuru zamanı ve usulü, doçentlik değerlendirme jürilerinin oluşturulması, doçentlik sürecinin yürütülmesi, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen intihal, diğer bilimsel araştırma ve yayın etiği ve disipline aykırılık iddiaları dolayısıyla izlenecek yollarla komisyonların teşkiline ve görevlerine ilişkin hükümleri kapsar.", "Dayanak" başlıklı 2. maddesinde "(1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 11 inci ve 24 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.", "Doçentlik bilim/sanat alanları ve kriterleri" başlıklı 3. maddesinde "(1) Doçentlik değerlendirmesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim/sanat alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılır. Bilim/sanat alanlarındaki güncellemeler izleyen dönemde, doçentlik kriterlerindeki güncellemeler ise kabul edildikleri tarihten sonraki ikinci doçentlik başvuru döneminde uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Doçentlik Yönetmeliğinin 6. maddesinde "(1) Doçentlik değerlendirme jürisi, adayın başvuru dosyasını ilk olarak bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunup bulunmadığı ve asgari başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı yönünden değerlendirir. Jürinin bilimsel araştırma ve yayın etiği ihlali yönündeki değerlendirme raporları, ilgili Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu tarafından incelenir. Jürinin adayın asgari başvuru şartlarını sağlamadığı yönündeki değerlendirme raporları ise Doçentlik Komisyonu tarafından incelenir. Buna göre; a) Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı tespit edilen adayın doçentlik başvurusu Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edilir. Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir. Asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin jüri raporu/raporları isimleri gizlenerek Doçentlik Komisyonu kararı ile birlikte elektronik ortamda adayın erişimine açılır. Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde iptale konu olan başvuru dönemine ait bilgi ve belgeler ile asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin Doçentlik Komisyonu kararı yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır." hükmüne yer verilmiştir.
Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "... bu işlemlere karşı dava açması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapması davasının kesinleşmesine bağlıdır. Bu hükme aykırı olarak yapılan başvurular işleme alınmaz." cümlesi hakkında:
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet ve organlarına hâkim kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devleti ifade etmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 29/09/2021 tarihli, Başvuru Numarası:2017/37390 sayılı kararında ise; "Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânının tanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden yararlanmak mümkün olmaz." ifadelerine yer verilmiştir.
Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınması, adil bir yargılamanın ön koşulunu oluşturmakla birlikte, hak arama özgürlüğü bakımından tek başına yeterli bulunmamaktadır. Mahkemeye erişimi etkisiz kılacak ya da yargı yoluna başvurmayı caydırıcı nitelikteki düzenlemelerin, hak arama özgürlüğüne uygun olduğundan söz edilemez.
Dava konusu Yönetmelik hükmü bu bağlamda incelendiğinde; doçentlik başvurusunda bulunan doçent adayının eser değerlendirme aşamasında başarısız sayılması, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı veya etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun iptal edilmesi halinde; bu işlemlere karşı dava açılması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapılmasının davanın kesinleşmesine bağlandığı ve bu durumun hak arama özgürlüğünü kullanmak suretiyle dava açmış olan doçent adaylarının yargı yoluna başvurması yönünden önemli ölçüde caydırıcı nitelik taşıdığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; her ne kadar davalı idarelerce anılan düzenlemenin dava süreci devam ederken yeniden doçentliğe başvuran doçent adaylarının iki farklı yoldan doçentlik sürecini devam ettirmesi nedeniyle doçentlik sürecinde yaşanan karışıklıkların önüne geçilmesi amacıyla yapıldığı iddia edilmekte ise de; dava konusu Yönetmelik değişikliği ile hak arama hürriyetine getirilen bu sınırlamanın, ulaşılmak istenen amaç ile orantılı olmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuk devleti ilkesine ve hak arama özgürlüğüne uygunluk bulunmamaktadır.
Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesine eklenen 7. fıkra hakkında:
Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesine eklenen 7. fıkrasında "Doçentlik başvurusu sonuçlanmamış adaylar aynı ya da farklı bilim/sanat alanından yeniden doçentlik başvurusunda bulunamazlar.” hükmü yer almaktadır.
Dava konusu düzenleme ile doçentlik başvurusu sonuçlanmamış adayların, birden fazla başvuruda bulunmasını önlemenin, başka eserlerle bir başvuru olmaksızın aynı eser, yayın ve çalışmalar ile iki ünvan alma sonucunu doğurabilecek durumların önüne geçmenin amaç edinildiği anlaşılmaktdır.
Ayrıca aynı yayınlar ile iki unvan alınmasının diğer adaylar bakımından haksızlığa sebebiyet verebileceği, idare yönünden ise karışıklığa ve sürecin işleyişinde aksamalara neden olabileceği hususları dikkate alındığında, fıkra hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "... Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir." cümlesi hakkında:
Dava konusu Yönetmelik değişikliğinden önce, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı tespit edilen adayın doçentlik başvurusunun Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edileceği ve sonraki başvuru döneminde asgari başvuru şartlarını sağlamak kaydıyla adayın yeniden başvurabileceği düzenlemesine yer verilmiş iken; dava konusu edilen Yönetmelik değişikliği neticesinde asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayın, başvuru dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabileceği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen 2547 sayılı Kanunun 24. maddesi ve Doçentlik Yönetmeliğinin başvuru sürecine ilişkin maddelerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; doçent adaylarının doçentlik başvuruları için bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olması, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olması; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması hâlinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmış olması gerekmektedir.
Ayrıca Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde yayınlanan Doçentlik Başvuru Şartlarında her bir bilim alanı başlığı altında "Başvurulan doçentlik bilim alanı ile ilgili çalışmalara verilen birim puanlar esas alınarak, adayın en az 100 puan karşılığı bilimsel etkinlikte bulunmuş olması ve en az 90 puan karşılığı çalışmanın doktora unvanının alınmasından sonra gerçekleştirilmiş olmak gerekmektedir." düzenlemesinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idarelerce; asgari başvuru şartlarında eksikliği tespit edilen adayın eksikliklerini titizlikle tamamlaması ve bilimsel hazırlıklarını yapabilmesi için makul bir süreye ihtiyaç olduğu hususunun dikkate alındığı ve zaman zaman yeterli hazırlığı olmayan adayların deneme amaçlı olarak bir sonraki dönemde başvuru yapması nedeniyle kamu kaynaklarının gereksiz yere kullanılmasının önüne geçmek amacıyla dava konusu düzenlemenin yapıldığı anlaşılmakla birlikte; asgari başvuru şartları yönünden herhangi bir ayrıma gidilmeksizin tüm başvuru şartları yönünden aynı sürenin öngörülmesinin bu süreden daha kısa bir zamanda eksikliklerini tamamlayan doçent adaylarının daha erken başvuruda bulunma haklarını ellerinden alacağı ve bu durumun hak kayıplarına neden olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla; sonraki dönemde tamamlanması mümkün olan asgari başvuru şartları dikkate alınmaksızın tüm asgari başvuru şartları yönünden başvuru dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvuru yapılabileceğine ilişkin dava konusu düzenlemenin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ve bu haliyle dava konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "... isimleri gizlenerek ..." ibaresi hakkında:
Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 3. cümlesinde, asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin jüri raporu/raporlarının, isimler gizlenerek Doçentlik Komisyonu kararı ile birlikte elektronik ortamda adayın erişimine açılacağı öngörülmüştür.
Doçentlik jüri üyelerinin aynı alanda görev yapan akademisyenlerden oluştuğu, hatta bazı jüri üyelerinin aynı fakültede görev yapan öğretim üyeleri arasından seçilme ihtimalinin dahi söz konusu olabileceği göz önünde bulundurulduğunda, objektif ve tarafsız bir değerlendirme yapılabilmesi, jüri üyelerine yönelik olası baskı ve yönlendirmelerin önüne geçilebilmesi için jüri raporlarının isimler gizlenerek elektronik ortamda adayın erişimine açılmasında hukuka aykırı bir durum bulunmadığı gibi, bilgi edinme hakkını zedeleyeci bir durumun varlığından da söz edilemez.
Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde iptale konu olan başvuru dönemine ait bilgi ve belgeler ile asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin Doçentlik Komisyonu kararı yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır." cümlesi hakkında:
Önceden asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle doçentlik başvurusu reddedilen adayın, yeniden aynı bilim ya da sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde şartları tamamlayıp tamamlamadığının kontrolünün yapılabilmesi için iptale konu olan başvuru dönemine ait bilgi ve belgeler ile asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin Doçentlik Komisyonu kararının yeni başvuru nedeniyle jüri üyelerinin erişimine açılmasında hukuka ve hizmet gereklerine aykırı bir durum söz konusu değildir.
Yeni doçentlik komisyonunun, önceki karardan haberdar olmasının, komisyonun objektifliğine olumsuz bir etkisinin olacağı yolundaki iddiaya, idarenin her türlü eylem ve işlemlerinin yargısal denetime tabi olduğu yolundaki anayasa kuralı karşısında itibar edilmemiştir.
Doçentlik Yönetmeliği”nin 6 maddesinin 9. fıkrası hakkında:
6\. maddesinin 9. fıkrasında "Doçentlik başvurusunda bulunup başarısız olan adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde başarısız olduğu son döneme ait bilgi ve belgeler ile başarısız sayılmasına esas olan raporlar, jüri üyelerinin isimleri gizlenmek suretiyle yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır.” hükmü yer almaktadır.
Daha önce başarısız olan adayların aynı bilim/sanat alanında doçentlik başvurusunda bulunması halinde başarısız olduğu son döneme ait bilgi ve belgeler ile başarısız sayılmasına esas olan raporların yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılması kuralının, önceki yönetmelikte de mevcut olduğu, adayın daha önceki başvurusunda belirlenen eksikliklerinin tamamlayıp tamamlamadığı, adayın yeni çalışma, yayın yapıp yapmadığı yönünde jürilere yol gösterme amacını taşıdığı hususları dikkate alındığında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Doçentlik Yönetmeliği”nin 4. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "... bu işlemlere karşı dava açması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapması davasının kesinleşmesine bağlıdır. Bu hükme aykırı olarak yapılan başvurular işleme alınmaz." cümlesi ile 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "... Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir." cümlesinin iptaline; diğer maddeler yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilen Doçentlik Yönetmeliği'nin
1- 4. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "... bu işlemlere karşı dava açması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapması davasının kesinleşmesine bağlıdır. Bu hükme aykırı olarak yapılan başvurular işleme alınmaz." cümlesinin,
2- 4. maddesinin 7. fıkrasının;
3- 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "...Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir." cümlesinin,
4- Aynı maddenin "isimleri gizlenerek" ibaresinin,
5- Aynı maddenin "Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde iptale konu olan başvuru dönemine ait bilgi ve belgeler ile asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin Doçentlik Komisyonu kararı yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır." cümlesinin,
6- 6. maddesinin 9. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Cumhuriyetin nitelikleri" başlıklı 2. maddesinde, "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir."; "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde ise, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." kuralına yer verilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde; "a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır:
(1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak.
(2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek.
(3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak.
b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.
Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. (Değişik cümle:15/4/2020-7243/2 md.) Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.
c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.
ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır.
e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un "Üniversitelerarası kurul" başlıklı 11/b-6 maddesinde "Doçentlik başvurularında ilgili bilim veya sanat alanında jüriler oluşturarak adayların yayın ve çalışmalarını Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirip, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olan adaylara doçentlik unvanı vermek" Üniversitelerarası Kurulun görevleri arasında sayılmış olup; "Yönetmelikler" başlıklı 65. maddesinde "a. Aşağıdaki hususlar Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir: "..(4) Bu kanun kapsamındaki yükseköğretim kurumlarında doktor öğretim üyeliğine, doçentlik ve profesörlüğe yükseltilme ve atanma işlemleri" hükmü yer almıştır.
Doçentlik Yönetmeliği'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde "(1) Bu Yönetmeliğin amacı, doçentlik değerlendirmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir. (2) Bu Yönetmelik, doçentlik bilim/sanat alanlarının belirlenmesi, doçentlik başvurusu yapabilme şartları, başvuru zamanı ve usulü, doçentlik değerlendirme jürilerinin oluşturulması, doçentlik sürecinin yürütülmesi, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen intihal, diğer bilimsel araştırma ve yayın etiği ve disipline aykırılık iddiaları dolayısıyla izlenecek yollarla komisyonların teşkiline ve görevlerine ilişkin hükümleri kapsar.", "Dayanak" başlıklı 2. maddesinde "(1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 11 inci ve 24 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.", "Doçentlik bilim/sanat alanları ve kriterleri" başlıklı 3. maddesinde "(1) Doçentlik değerlendirmesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim/sanat alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılır. Bilim/sanat alanlarındaki güncellemeler izleyen dönemde, doçentlik kriterlerindeki güncellemeler ise kabul edildikleri tarihten sonraki ikinci doçentlik başvuru döneminde uygulanır." hükmü yer almaktadır
Doçentlik Yönetmeliğinin 4. maddesinin 6. fıkrasında; "Doçentlik başvurusunda bulunup eser değerlendirme aşamasında başarısız sayılmasına, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı veya etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun iptaline karar verilen adayın bu işlemlere karşı dava açması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapması davasının kesinleşmesine bağlıdır. Bu hükme aykırı olarak yapılan başvurular işleme alınmaz." hükmü, 7. fıkrasında; "Doçentlik başvurusu sonuçlanmamış adaylar aynı ya da farklı bilim/sanat alanından yeniden doçentlik başvurusunda bulunamazlar." hükmü yer almaktadır.
Doçentlik Yönetmeliğinin 6. maddesinin 1. fıkrasında; "Doçentlik değerlendirme jürisi, adayın başvuru dosyasını ilk olarak bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunup bulunmadığı ve asgari başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı yönünden değerlendirir. Jürinin bilimsel araştırma ve yayın etiği ihlali yönündeki değerlendirme raporları, ilgili Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu tarafından incelenir. Jürinin adayın asgari başvuru şartlarını sağlamadığı yönündeki değerlendirme raporları ise Doçentlik Komisyonu tarafından incelenir. Buna göre; a) Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı tespit edilen adayın doçentlik başvurusu Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edilir. Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir. Asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin jüri raporu/raporları isimleri gizlenerek Doçentlik Komisyonu kararı ile birlikte elektronik ortamda adayın erişimine açılır. Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde iptale konu olan başvuru dönemine ait bilgi ve belgeler ile asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin Doçentlik Komisyonu kararı yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır." hükmüne yer verilmiştir.
Doçentlik Yönetmeliğinin 6. maddesinin 9. fıkrasında; "Doçentlik başvurusunda bulunup başarısız olan adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde başarısız olduğu son döneme ait bilgi ve belgeler ile başarısız sayılmasına esas olan raporlar, jüri üyelerinin isimleri gizlenmek suretiyle yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır." hükmüne yer verilmiştir."
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "... bu işlemlere karşı dava açması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapması davasının kesinleşmesine bağlıdır. Bu hükme aykırı olarak yapılan başvurular işleme alınmaz." cümlesi yönünden yapılan inceleme:
Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet ve organlarına hâkim kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devleti ifade etmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 29/09/2021 tarihli, Başvuru Numarası:2017/37390 sayılı kararında ise; "Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânının tanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden yararlanmak mümkün olmaz." ifadelerine yer verilmiştir.
Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınması, adil bir yargılamanın ön koşulunu oluşturmakla birlikte, hak arama özgürlüğü bakımından tek başına yeterli bulunmamaktadır. Mahkemeye erişimi etkisiz kılacak ya da yargı yoluna başvurmayı caydırıcı nitelikteki düzenlemelerin, hak arama özgürlüğüne uygun olduğundan söz edilemez.
Dava konusu Yönetmelik hükmü bu bağlamda incelendiğinde; doçentlik başvurusunda bulunan doçent adayının eser değerlendirme aşamasında başarısız sayılması, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı veya etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun iptal edilmesi halinde; bu işlemlere karşı dava açılması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapılmasının davanın kesinleşmesine bağlandığı ve bu durumun hak arama özgürlüğünü kullanmak suretiyle dava açmış olan doçent adaylarının yargı yoluna başvurması yönünden önemli ölçüde caydırıcı nitelik taşıdığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; her ne kadar davalı idarelerce anılan düzenlemenin dava süreci devam ederken yeniden doçentliğe başvuran doçent adaylarının iki farklı yoldan doçentlik sürecini devam ettirmesi nedeniyle doçentlik sürecinde yaşanan karışıklıkların önüne geçilmesi amacıyla yapıldığı iddia edilmekte ise de; dava konusu Yönetmelik değişikliği ile hak arama hürriyetine getirilen bu sınırlamanın, ulaşılmak istenen amaç ile orantılı olmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuk devleti ilkesine ve hak arama özgürlüğüne uygunluk bulunmamaktadır.
Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 7. fıkrası yönünden yapılan inceleme:
10/08/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen 7. fıkrada, "Doçentlik başvurusu sonuçlanmamış adaylar aynı ya da farklı bilim/sanat alanından yeniden doçentlik başvurusunda bulunamazlar." hükmü yer almaktadır.
Davacı tarafından; Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesine eklenen 7. fıkranın, başvurunun sonuçlanacağı azami bir süre öngörmemesi ve dolayısıyla keyfi uygulamaları önleyecek mekanizmalara yer vermemesi nedeniyle hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerce, uygulamada Üniversitelerarası Kurul kararları ile yürütülen durumun mevzuat düzenlemesi haline getirildiği, aynı anda iki başvurunun karışıklığa yol açtığı, incelenecek eserler aynı olduğunda yeni bir başvurunun hukuken korunması gerekli makul bir talep olmadığı, aynı yayınlar ile iki unvan alınmasından doğan haksızlığın ortadan kaldırıldığı, bununla birlikte farklı bir alanda yeniden doçent olmak isteyen adayların, bu alanda yetkinliğini ortaya koyacak yeni bilimsel çalışmalar sunmalarının amaçlandığı savunulmaktadır.
Doçentlik başvurularının şartları, usulü ve değerlendirme sürecine ilişkin mevzuat hükümleri incelendiğinde, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda her bir bilim disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmanın doçentlik başvurusu için şart olduğu, Üniversitelerarası Kurul'un adayın başvurduğu bilim dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit edeceği, doçentlik jürisinde yer alan asıl ve yedek üyelerin, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurul'a gönderecekleri, Üniversitelerarası Kurul'ca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verileceği, doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usullerin Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği; Doçentlik Yönetmeliği’nde ise, doçentlik değerlendirmesinin Üniversitelerarası Kurul'un görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılacağı, doçentlik jürisinin adayın başvuru dosyasını ilk olarak bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunup bulunmadığı ve asgari başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı yönünden değerlendireceği, jüri tarafından bilimsel araştırma ve yayın etiği ihlali bulmadığı ve asgari başvuru şartlarını sağladığı tespit edilen adayın akademik çalışmalarının niteliği ve bilim/sanat alanına katkısı esas alınmak suretiyle “başarılı” veya “başarısız” değerlendirmesini içeren ayrıntılı ve gerekçeli rapor hazırlayacağı; jürinin adayın asgari başvuru şartlarını sağlamadığı yönündeki değerlendirme raporlarının Doçentlik Komisyonu tarafından inceleneceği ve adayın asgari başvuru şartlarını sağlamadığının tespiti halinde doçentlik başvurusunun Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edileceği, asgari başvuru şartlarının sağlandığının tespiti halinde ise jüri üyesine/üyelerine değerlendirme raporu hazırlaması için ek süre verileceği hususlarına yer verildiği görülmektedir.
Davaya konu 7. fıkra hükmü, başvuru hakkını kullanan doçent adayının bu başvuru süreci sonuçlanıncaya kadar yeniden başvuruda bulunamayacağına yönelik hüküm ihtiva etmekte olup bu hükümle aynı yayınlar ile iki unvan alınması sonucu diğer adaylar yönünden ortaya çıkan haksızlığın engellenmesi, farklı bir alanda yeniden doçent olmak isteyen adayların bu alanda yetkinliğini ortaya koyacak yeni bilimsel çalışmalar sunmasına imkan tanınması ve adayın sonuçlanmamış birden fazla başvurusundan kaynaklanan karışıklığın önlenerek doçentlik başvuru sürecinde düzenin sağlanmasının amaçlandığı görülmektedir.
Bu haliyle doçentlik başvurularının neticelenmesine ilişkin olağan süreç gözetildiğinde, orantılı ve makul bir gereklilik olarak değerlendirilen dava konusu düzenlemede kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan; Doçentlik Yönetmeliği'nin dava konusu edilmeyen 6. maddesinin 3. fıkrasında; "Jüri üyelerine, değerlendirme raporunu hazırlamak üzere her aday için azami bir ay süre verilir. Doçentlik Komisyonu, gerekli hallerde bir aya kadar ek süre verebilir. Değerlendirme raporunu süresi içinde Doçentlik Bilgi Sistemine yüklemeyen jüri üyesinin görevi sonlandırılır ve yedek üyelerin raporları sırasıyla değerlendirmeye alınır." hükmü yer almakta olup davacı iddiasının aksine sürecin keyfi ve belirsiz işlemesini engelleyen mekanizmanın dava konusu düzenlemeyi içeren Yönetmelik'te mevcut olduğu görülmektedir.
Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "...Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir." cümlesi yönünden yapılan inceleme:
Dava konusu Yönetmelik değişikliğinden önce, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı tespit edilen adayın doçentlik başvurusunun Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edileceği ve sonraki başvuru döneminde asgari başvuru şartlarını sağlamak kaydıyla adayın yeniden başvurabileceği düzenlemesine yer verilmiş iken; dava konusu edilen Yönetmelik değişikliği neticesinde asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayın, başvuru dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabileceği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen 2547 sayılı Kanunun 24. maddesi ve Doçentlik Yönetmeliğinin başvuru sürecine ilişkin maddelerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; doçent adaylarının doçentlik başvuruları için bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olması, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olması; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması hâlinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmış olması gerekmektedir.
Ayrıca Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde yayınlanan Doçentlik Başvuru Şartlarında her bir bilim alanı başlığı altında "Başvurulan doçentlik bilim alanı ile ilgili çalışmalara verilen birim puanlar esas alınarak, adayın en az 100 puan karşılığı bilimsel etkinlikte bulunmuş olması ve en az 90 puan karşılığı çalışmanın doktora unvanının alınmasından sonra gerçekleştirilmiş olmak gerekmektedir." düzenlemesinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idarelerce; asgari başvuru şartlarında eksikliği tespit edilen adayın eksikliklerini titizlikle tamamlaması ve bilimsel hazırlıklarını yapabilmesi için makul bir süreye ihtiyaç olduğu hususunun dikkate alındığı ve zaman zaman yeterli hazırlığı olmayan adayların deneme amaçlı olarak bir sonraki dönemde başvuru yapması nedeniyle kamu kaynaklarının gereksiz yere kullanılmasının önüne geçmek amacıyla dava konusu düzenlemenin yapıldığı anlaşılmakla birlikte; asgari başvuru şartları yönünden herhangi bir ayrıma gidilmeksizin tüm başvuru şartları yönünden aynı sürenin öngörülmesinin bu süreden daha kısa bir zamanda eksikliklerini tamamlayan doçent adaylarının daha erken başvuruda bulunma haklarını ellerinden alacağı ve bu durumun hak kayıplarına neden olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla; sonraki dönemde tamamlanması mümkün olan asgari başvuru şartları dikkate alınmaksızın tüm asgari başvuru şartları yönünden başvuru dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvuru yapılabileceğine ilişkin dava konusu düzenlemenin ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ve bu haliyle dava konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "isimleri gizlenerek" ibaresi ve "Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde iptale konu olan başvuru dönemine ait bilgi ve belgeler ile asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin Doçentlik Komisyonu kararı yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır." cümlesi yönünden yapılan inceleme:
15/04/2018 tarihli ve 30392 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliği'nin
"Doçentlik değerlendirmesi" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Doçentlik değerlendirme jürisini oluşturan asıl ve yedek üyeler, adayın akademik çalışmalarının her birini nitelik ve bilim/sanat alanına katkısı açısından değerlendirerek, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen şekle uygun olarak hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula elektronik ortamda gönderirler. Bu raporlar, dosya sayısı itibarıyla azami birer aylık sürelerde hazırlanarak gönderilir. Gerekli hallerde jüri üyesine Doçentlik Komisyonu tarafından toplam bir aya kadar ek süre verilebilir." düzenlemesi, 12/06/2020 tarihli ve 31153 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesi ile "Doçentlik değerlendirme jürisi, adayın başvuru dosyasını ilk olarak bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunup bulunmadığı ve asgari başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı yönünden değerlendirir. Jürinin bilimsel araştırma ve yayın etiğinin ihlal edildiği yönündeki değerlendirme raporları, ilgili Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu tarafından incelenir. Jürinin adayın asgari başvuru şartlarını sağlamadığı yönündeki değerlendirme raporları ise Doçentlik Komisyonu tarafından incelenir. Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı tespit edilen adayın doçentlik başvurusu Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edilir. Adaya, asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin jüri raporları Doçentlik Komisyonu kararı ile birlikte bildirilir. Asgari başvuru şartlarını sağlamak kaydıyla, sonraki dönemlerde yeniden başvuru yapılabilir." şeklinde değiştirilmiştir.
Davaya konu Yönetmeliğin 2. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 6. maddesinin birinci fıkrasının 4. cümlesi “Buna göre; a) Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı tespit edilen adayın doçentlik başvurusu Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edilir. Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir. Asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin jüri raporu/raporları isimleri gizlenerek Doçentlik Komisyonu kararı ile birlikte elektronik ortamda adayın erişimine açılır. Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde iptale konu olan başvuru dönemine ait bilgi ve belgeler ile asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin Doçentlik Komisyonu kararı yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır. b) Adayın asgari başvuru şartlarını sağladığının tespit edilmesi halinde ise ilgili jüri üyesine/üyelerine “başarılı/başarısız” şeklinde değerlendirme raporu hazırlaması için Doçentlik Komisyonu tarafından ek süre verilir. Ek süre içinde rapor düzenlemeyen jüri üyesinin görevi Doçentlik Komisyonu tarafından sonlandırılır. Görevi sonlandırılan üye/üyeler ile “asgari başvuru şartlarını sağlamamıştır” görüşünde ısrar eden üye/üyeler yerine yedek üye raporları sırasıyla değerlendirmeye alınır.” şeklinde değiştirilmiş ve beşinci ve altıncı cümleleri yürürlükten kaldırılmıştır.
Bahsi geçen düzenleme ile adayın asgari başvuru şartlarını sağlayamaması halinde hangi usule göre işlem yapılacağına dair belirlilik sağlanmasının amaçlandığı, jüri üyelerinin isimlerinin gizlenmesinde ki amacın jüri üyelerinin baskı görmeden objektif bir şekilde görevlerini yapabilmeleri olduğu, akademik faaliyetlerin doğası gereği süreklilik arz eden ve takip gerektiren bir süreç içerdiği gözetilmek suretiyle asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle doçentlik başvurusu iptal edilen adayın, yeniden "aynı" bilim ya da sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde gerek yeni doçentlik değerlendirme jürisinin önceki karardan haberdar olması gerekse doçent adayının bu şartları tamamlayıp tamamlamadığının kontrolünün yapılabilmesi için iptale konu olan başvuru dönemine ait bilgi ve belgeler ile buna ilişkin Doçentlik Komisyonu kararının yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılmasının öngörüldüğü anlaşıldığından dava konusu düzenlemede hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, jüri üyeleri tarafından idarece belirlenen asgari kriterler (başlıca yazar, uluslararası makale, atıf vs) uyarınca değerlendirme yapılacağı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemenin jürinin tarafsız ve objektif davranmasını engelleyeceğine yönelik soyut ve varsayıma dayalı davacı iddiasına itibar edilmemiştir.
Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 9. fıkrası yönünden yapılan inceleme:
15/04/2018 tarihli ve 30392 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Doçentlik Yönetmeliği'nin "Doçentlik Değerlendirmesi" başlıklı 6. maddesi, 12/06/2020 tarihli ve 31153 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile değiştirilmiş, bu değişiklikle maddeye eklenen 9. fıkrada, "Doçentlik başvurusunda bulunup başarısız olan adaya ait değerlendirmeye esas raporlar, yeni başvuruda jüri üyelerinin isimleri gizlenmek suretiyle doçentlik değerlendirme jüri üyelerinin erişimine açılır." hükmü yer almıştır.
10/08/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan dava konusu Yönetmelik değişikliği ile Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddenin 9. fıkrası, "Doçentlik başvurusunda bulunup başarısız olan adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde başarısız olduğu son döneme ait bilgi ve belgeler ile başarısız sayılmasına esas olan raporlar, jüri üyelerinin isimleri gizlenmek suretiyle yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır.” şeklinde değiştirilmiştir.
Davacı tarafından; her bir başvurunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, düzenlemenin jüri üyelerinin önceki raporlardan etkilenebilme ihtimalini doğurduğu, objektif ve tarafsız değerlendirmeyi engelleyeceği ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerce; düzenlemenin önceki halinde hangi döneme ait raporların açılacağı hususu net olmadığından dava konusu düzenleme ile bu hususa açıklık getirildiği, eser incelemesi aşamasında başarısız olan adaylar tarafından yeni başvuruyu farklı bir jürinin değerlendireceği düşüncesiyle dosyalarında hiçbir değişiklik yapılmadan mevcut haliyle yeniden başvuru yapıldığı, bu durumun önüne geçilmesi amacıyla dava konusu düzenlemenin yapıldığı; aynı alanda başvuru yapılması halinde önceki raporların erişime açılacağı, farklı alana başvurulması halinde böyle bir durumun söz konusu olmayacağı, önceki jüri tarafından yapılan eksiklik ve uygunluk değerlendirmesinin yeni jüriye yol gösterici olacağı, önceki raporlarda eksiklik değerlendirmesi bulunması halinde söz konusu eksikliğin giderilip giderilmediğinin irdelenebileceği, dava konusu düzenlemenin adaylar için olumlu bir düzenleme olduğu savunulmaktadır.
Yukarıda değinildiği üzere doçentlik başvurusunda bulunup başarısız olan adaya ait değerlendirmeye esas raporların, yeni başvuruda jüri üyelerinin isimleri gizlenmek suretiyle doçentlik değerlendirme jüri üyelerinin erişimine açılması hususu 12/06/2020 tarihli ve 31153 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle getirilen bir düzenleme olup dava konusu değişiklikle hangi döneme ait belgelerin jüri üyelerinin erişimine açılacağına yönelik uygulamadaki belirsizliğin giderilmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 8. fıkrası uyarınca "başarısız bulunan aday, jüri tarafından eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamlamak kaydıyla müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabileceği"nden dava konusu düzenlemenin söz konusu eksiklikler ve adayın yeni bilimsel yayın (kitap, makale, proje, tez vb.) yapıp yapmadığı yönünde jürilere yol gösterme amacını da taşıdığı gözetildiğinde düzenlemede hukuka ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, davacının, dava konusu düzenlemenin jürinin objektif davranmasını engelleyeceğine yönelik iddiasının soyut ve varsayıma dayalı olduğundan hukuken itibar edilebilir nitelikte olmadığı; dava konusu düzenleme ile erişime açılması öngörülen bilgilerin 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda "Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi" şeklinde tanımlanan kişisel veri kapsamında olmadığı değerlendirildiğinden kişisel verilerin korunmasına aykırılık iddiasının da hukuki dayanaktan yoksun olduğu sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilen Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "... bu işlemlere karşı dava açması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapması davasının kesinleşmesine bağlıdır. Bu hükme aykırı olarak yapılan başvurular işleme alınmaz." düzenlemesinin İPTALİNE,
2\. 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değiştirilen Doçentlik Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "...Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir." düzenlemesinin İPTALİNE,
3\. Diğer dava konusu düzenlemeler yönünden DAVANIN REDDİNE,
4\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam... TL yargılama giderinin yarısı olan... TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderinin diğer yarısı olan ...TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
5\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca... TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
6\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
7\. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
8\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.