Danıştay danistay 2021/7611 E. 2025/6350 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/7611
2025/6350
2 Temmuz 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7611
Karar No : 2025/6350
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Korkuteli ilçesi dahilinde bulunan II (B) grubu ruhsat sahasına ilişkin olarak verilen 109.624,00 TL tutarındaki idari para cezasının indirimli olarak ödendiğinin kabul edilerek borcun bulunmadığına dair yazının verilmesi istemiyle yapılan ... tarih ve ... sayılı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü, davacı hakkında tatbik edilen idari para cezası için yapılan ödemenin mevzuat hükümleri doğrultusunda peşin ödeme indirimi kapsamına girip girmediğinin belirlenmesine bağlı olduğundan, cezayı öğrenme tarihiyle ödeme tarihi arasındaki sürenin mevzuatta öngörülen süreyi aşıp aşmadığının ortaya konulması, bunun için de öncelikle davalı idarenin davaya konu idari para cezasının 07/08/2017 tarihinde davacının daimi işçisi sıfatıyla "..." isimli şahsa tebliğ edildiği iddiasının incelenmesi gerektiği, Mahkemelerinin 13/02/2020 tarihli ara kararıyla Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından ve ... Ticaret Sicili Müdürlüğünden söz konusu tebligatın yapıldığı tarihte davacı şirket bünyesinde bu isimde bir çalışan olup olmadığı ve şirketin kanuni temsilcilerinin kim olduğu hususları sorulmuş, verilen cevaplarda tebligat tarihinde "..." da dahil olmak üzere herhangi bir çalışan bildiriminin yapılmamış olduğu, kanuni temsilcilerinin ise ..., ... ve ... olduğunun belirtildiği, buna göre dava konusu idari para cezasının davacı şirkete usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmemiş olduğu, işlem davacıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediğinden ve davalı idarece davacının söz konusu cezadan 24/09/2018 tarihinde haberdar olduğu yönündeki iddiasının aksini ortaya koyan herhangi bir bilgi veya belge sunulamadığından cezanın anılan tarihte öğrenildiğinin kabulü gerektiği, davacının 24/09/2018 tarihinde öğrendiği dava konusu idari para cezasına dava açma süresi, 3213 sayılı Kanun'da 30 gün olarak öngörüldüğünden, bu süre geçirilmeden, 09/10/2018 tarihinde yapılan ödemenin peşin ödeme indirimi kapsamına girdiği, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 24/12/2018 tarihli işlemle davacının talebine cevap verildiği, talebin zımnen reddedilmediği, tebligatın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesinin PTT kurumunun sorumluluğunda olmasına karşın davanın PTT kurumunun tebliğ işlemine açılmadan idarelerinin işlemine karşı açıldığı, ayrıca davacının 16/10/2018 tarihli dilekçesi ekindeki makbuzdaki miktarın ilgili vergi dairesinin hesabına geçip geçmediğinin idarelerince nasıl tespit edileceği düşünülmeden talepte bulunulduğu, tahsil ile ilgili kurumlarının muhatap olmaması ve muhatabın ilgili vergi dairesi olmasına karşın dava konusu başvuru ile idari para cezasının ödendiğine ve borçlarının bulunmadığına dair yazının idarelerinden talep edilmesi durumunun çelişkili olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Antalya ili, Korkuteli ilçesinde bulunan sahada II (B) grubu maden ruhsatı sahibi olan davacı şirket hakkında, 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen zorunlu izinlerin 3 yıllık yasal süre içinde alınmaması üzerine aynı Kanun'un 24. maddesi uyarınca ... tarihli ... sayılı işlemle toplam 109.624,00 TL idari para cezası verildiği,+ davalı idarece davacı şirketin adresine gönderilen bu işlemin 07/08/2017 tarihinde şirketin daimi işçisi sıfatıyla ... isimli şahsa tebliğ edildiği, cezanın ödendiğine dair idareye herhangi bir bilgi veya belge sunulmaması üzerine davalı idarece söz konusu cezanın tahsili için ... tarihli ... sayılı işlemle ilgili vergi dairesine bildirimde bulunulduğu, davacının anılan cezadan 24/09/2018 tarihli e-tebligat aracılığıyla haberdar olduğu ve 09/10/2018 tarihinde ilgili vergi dairesinin hesabına 1/4 oranında indirimli olarak 82.128,00 TL ödeme yaptığı ve 16/10/2018 tarihli dilekçeyle davalı idareye başvurduğu ve borcun peşin ödeme indirimi kapsamında ödendiğini belirterek söz konusu borcun ödendiğine dair belge verilmesini talep ettiği, bu başvurunun zımnen reddedildiğinden bahisle zımni ret işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır." düzenlemesi; 12. maddesinin 1. fıkrasında, "Hükmi şahıslara tebliğ, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır."
düzenlemesi; 13. maddesinde ise, "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır." düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kanun'un "Tebliğ evrakının muhatabına verilmemesi ve tebligatı kabulden kaçınma" başlıklı 54. maddesinde, "(Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/253 md.) Muhatap namına kendilerine tebligat yapılan kimseler tebliğ evrakını muhataplarına en kısa zamanda vermedikleri ve bundan gecikme veya zarar vukua geldiği takdirde bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Kendisine yapılması gereken tebligatı almayan muhatap ile muhatap adına tebligatı kabule mecbur olup da tebligatı kabul etmeyenler hakkında da yukarıda belirtilen cezalar uygulanır." düzenlemesine; "Yalan beyan" başlıklı 55. maddesinde ise, (Değişik birinci fıkra : 23/1/2008-5728/254 md.) Daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde;
a) Kendisi hakkında tebliğ memuruna yalan beyanda bulunan muhatap,
b) Muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek olup da, bu Kanunun tatbiki dolayısıyla tebliğ memuruna muhatap hakkında yalan beyanda bulunan kişi,
c) Muhatap olmadığı veya muhatap namına tebellüğ etmeye yetkisi bulunmadığı halde tebliğ memuruna hüviyet ve sıfatı hakkında yalan beyanda bulunarak tebliğ evrakını alan kimse, her bir bentte tanımlanan fiil dolayısıyla bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır..." düzenlemesine yer verilmiştir.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 21. maddesinde, "(1) Tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. (2) Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. (3) Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır." kuralına; "Kimlik araştırması" başlıklı 36. maddesinde de "(1) Tebliğ memuru, tebligat yaparken muhatabın veya bu Yönetmelik hükümlerine göre onun adına tebliğ yapılacak kişilerin kimlikleri ile bu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyıp taşımadıklarını incelemeye yetkilidir." kuralına yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun, 2. maddesinde; "Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılır." hükmüne, "Genel kanun niteliği " başlıklı, 3. maddesinde; "Bu Kanunun; a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanır." hükmüne, "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar" başlıklı 13. maddesinin 3. fıkrasında "Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde Genel Müdürlüğün muhasebe birimi hesabına ödenir. İdari para cezalarına karşı otuz gün içinde idare mahkemelerinde dava açılabilir. Verilen idari para cezalarına karşı yargı yoluna başvurulması takip ve tahsilatı durdurmaz. Genel Müdürlük genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere ilgili bedeli en geç on beş iş günü içerisinde Hazine hesabına aktarır. Tahakkuk eden ve ödenmeyen Devlet hakları 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmek üzere ilgili tahsil dairesine bildirilir. İlgili tahsil dairesi idari para cezası tamamen tahsil edildikten itibaren en geç bir ay içerisinde durumu Genel Müdürlüğe bildirir." hükmüne, "İdarî para cezası" başlıklı 17. maddesinin 4. fıkrasında; "... idarî para cezaları, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri tarafından tahsil olunur..." ile 6. fıkrasında; "...İdarî para cezasını kanun yoluna başvurmadan önce ödeyen kişiden bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez." hükümlerine yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "İdari para cezası" başlıklı 17. maddesinin 6. fıkrasında; "Kabahat dolayısıyla idarî para cezası veren kamu görevlisi, ilgilinin rıza göstermesi halinde bunun tahsilatını derhal kendisi gerçekleştirir. İdarî para cezasını kanun yoluna başvurmadan önce ödeyen kişiden bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca Maliye Bakanlığının 12/05/2007 tarih ve 442 sayılı Tahsilat Genel Tebliği'nin "İndirim Uygulaması" başlıklı III/D/4. maddesinde de "Anılan hüküm ile yapılan düzenleme;1-İdari para cezasını veren kamu görevlisine, para cezasının verildiği anda ödeyen kişilerin yaptığı ödemelerde indirim uygulanacağı, 2-İdari para cezasını kanun yoluna başvurmadan önce ödeyen kişilerin indirim hakkından yararlanacağı yönündedir. İdari para cezasının indirimli olarak ödenebilmesi için ödemenin kanun yoluna başvurmadan önce yapılması zorunlu olduğundan, indirim;- kanun yolu 5326 sayılı Kanunda düzenlenen hükümlere göre belirlendiği hallerde idari yaptırım kararının tebliğ tarihinden itibaren geçecek 15 günlük başvuru süresi, mahkemeler tarafından verilen idari yaptırım kararlarında ise kararın tebliğ tarihinden itibaren geçecek 7 günlük itiraz süresi,- kanun yolu 5560 sayılı Kanunla değişik 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca idari para cezasının düzenlendiği kanundaki kanun yolu olması halinde, bu kanunlarda yer alan dava açma süresi içinde yapılacak ödemelere uygulanacaktır. Bununla birlikte, idari para cezalarının düzenlendiği kanunlarda 7 gün, 15 gün, 30 gün gibi ödeme süreleri bulunmakta, ödeme süresi ilgili kanununda yer almayan idari para cezaları da 6183 sayılı Kanunun 37 nci maddesine göre yapılan tebligatı müteakip bir ay içinde ödenmektedir. Peşin ödeme indirimi, amme alacağının kanuni ödeme süresi geçtikten sonra uygulanamayacağından, dava açma süresinden daha az ödeme süresi olan para cezaları için indirim, ödeme süreleri içerisinde yapılan ödemelerle sınırlı olacaktır. Buna karşın, kanuni ödeme süresi dava açma süresini aşan para cezalarında ise peşin ödeme indirimi dava açma süresi içerisinde yapılan ödemelere uygulanacak, bu süreden sonra yapılan ödemelerde ise peşin ödeme indirimi uygulanmayacaktır." düzenlemesine yer verilerek Kabahatler Kanunu'nun 17/6. maddesinin uygulama esasları belirlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, davacı şirket adına Maden Kanunu uyarınca verilen 109.624,00 TL miktarındaki idari para cezasına ilişkin işlemin, davacı tarafından geç öğrenilmesi nedeniyle, öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde , %25 indirimli şekilde yapılan ödemenin kabul edilerek, ilgili idari para cezasına ilişkin borcunun bulunmadığına dair tarafına yazı verilmesi talebinin zımnen reddine ilişkin işlemin dava konusu edildiği görülmüştür.
Davalı idarece davacıya... tarih ve E-... sayılı idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin davacının o tarihteki adresine "... Osb.... Sit. ... Blok sk. No:...iç kapı :... .../..." (bu adres ...tarih sayı:... sayılı ticaret sicil gazetesi ilanına kadar davacının adresidir.) "Tüzel kişiliğinden temsilcisi tebliğ anında adresinde bulunmaması iş takibinde olması sebebiyle ehil yetkili 18 yaşını doldurmuş daimi işçisi... imzasına tebliğ edilmiştir" şeklindeki şerh ile tebliğ edilmiştir.
İlk derece Mahkemesince tebliği alan bu kişinin davacının çalışanı olup olmadığının anlaşılabilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından ve Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğünden söz konusu tebligatın yapıldığı tarihte davacı şirket bünyesinde bu isimde bir çalışan olup olmadığı ve şirketin kanuni temsilcilerinin kim olduğu hususları sorulmuş, verilen cevaplarda tebligat tarihinde "..." da dahil olmak üzere herhangi bir çalışan bildiriminin yapılmamış olduğu belirtildiğinden yapılan tebliğin usulüne aykırı yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak ... isimli şahsın davacı şirkette çalıştığına ilişkin SGK kaydı bulunmasa da şirkette çalışmayan bir kişinin tebligat esnasında şirket adresinde bulunması ve tebligatı almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi şirket çalışanı olması için de sigortalı olarak görev yapması gerekmediği açıktır.
Ayrıca, davacı şirket tarafından, ... tarih ve E-... sayılı idari para cezası verilmesine ilişkin işlemi Tebligat Kanunu'nun ayrıntısı yukarıda yer alan 54 ve 55. maddelerindeki cezai hükümler uyarınca tebliğ alan şahıs hakkında herhangi bir şikayette veya suç duyurusunda bulunulduğuna dair bilgi ve belgeye de yer verilmemiştir.
Son olarak, Tebligat Kanunu'nda hükmi şahıslar namına yapılacak tebligatlarda kendilerine tebliğ yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıklarının anlaşılması halinde tebliğin orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılabileceğinin düzenlendiği, bu konuda tebliğ mazbatasına ayrıca bir şerh düşüldüğü görüldüğünden olayda tebliğ yapılacak kimselerin bulunmaması nedeniyle davacı şirket çalışanına tebligat yapıldığı anlaşıldığından, yapılan tebligatın bu yönüyle de usulüne uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, uyuşmazlığın idari para cezası işlemine itiraz niteliğinde olmayıp, bu borcun indirimli şekilde ödenmesinin idarece kabul edilmesi ve bu yönde davacıya yazı verilmesi isteminden ibaret olduğu dikkate alındığında, davalı idarenin borcu yoktur yazısı vermeye ilişkin bir yetkisi ve görevi olmadığı da açıktır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 02/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.