SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/6781 E. 2025/4663 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/6781

Karar No

2025/4663

Karar Tarihi

15 Mayıs 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6781 E. , 2025/4663 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6781
Karar No : 2025/4663

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...

DAVANIN KONUSU :
İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 4. sınıf öğrencisi olan davacı tarafından, kişilere herhangi bir sağlık unvanı kazandırmayan branşlara ait diplomaların tescil edilmeyeceğine dair Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 06.07.2021 tarih ve E-21835301-929 sayılı, ''Sağlık Meslek Mensubu Diploma Tescili'' konulu Genel Yazısının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davacı İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 4. sınıf öğrencisi olduğunu, dava konusu işlem ile Sağlık Bakanlığının davacının okuduğu bölümden mezun olacak kişilerin diplomalarının tescil edilmeyeceğinin bildirildiğini, davacının bölüme kaydını yaparken davalı kurum tarafından diplomalarının tescil ederken bir anda kazanılmış hakları da yok sayarak aksi yönde karar aldığını, bu nedenle diplomanın işlevselliğini yitireceğini ve davacının mezuniyet sonrası iş bulamayacağını, kazanılmış hakkının korunması gerektiğini ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI :
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanununda tabip, diş tabibi, ebe ve hastabakıcı hemşirelere yönelik hükümlere yer verilerek diplomaların Sağlık Bakanlığınca tescil edilmesi gerektiği hüküm altına alındığını, Ek 13. maddesi ile sağlık mensuplarının kimler olduğu belirtilerek görev ve yetkilerinin çerçevesinin çizildiğini, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355. maddesinin birinci fıkrasının (o) bendi ile de Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün sağlık meslek mensuplarının tescil işlemlerini yapmak ile görev ve yetkilendirildiğini belirtmektedir.
Çocuk gelişimcilerinin sağlık meslek mensubu olduklarına veya diplomalarının Sağlık Bakanlığınca tescil edilmesi gerektiğine dair kanuni bir düzenleme bulunmadığına, öte yandan çocuk gelişimi mezunlarına ait diplomaların tescil edilmemesi, sağlık hizmetlerinde çalışmasında herhangi bir sakınca ve bir hak kaybı oluşturmadığını, gibi sağlık meslek mensubu olmayan çocuk gelişimi programı mezunlarının önceki tarihlerde tescilinin yapılmış olması bu kişiler lehine herhangi bir hak doğurmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; İstanbul Üniversitesi, Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 4. sınıf öğrencisi olan davacı tarafından, kişilere herhangi bir sağlık unvanı kazandırmayan branşlara ait diplomaların tescil edilmeyeceğine dair Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 81 İl Sağlık Müdürlüğü'ne dağıtımı yapılan ...tarih ve... sayılı, ''Sağlık Meslek Mensubu Diploma Tescili'' konulu işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, bu Kanunun Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği, (g) bendinde, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığının sağlık ve yardımcı sağlık personelinin yurt düzeyinde dengeli dağılımını sağlamak üzere istihdam planlaması yapacağı, ülke ihtiyacına uygun nitelikli sağlık personeli yetiştirilmesi amacıyla hizmet öncesi eğitim programları için Yükseköğretim Kurulu ile koordinasyonu sağlayacağı, serbest ya da kamu kuruluşlarında mesleklerini icra eden sağlık ve yardımcı sağlık personeline hizmetiçi eğitim yaptıracağı, bunu sağlamak amacıyla üniversitelerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile kamu kurum ve kuruluşlarının imkanlarından da yararlanacağı, hizmetiçi eğitim programını ne şekilde ve hangi sürelerle yapılacağı ve 9. maddesinin (c) bendinde, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (k) bendinde, sağlık insan gücü planlaması yapmak, sayı ve nitelik olarak ihtiyaca uygun insan gücü yetiştirilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunda 'tabip, diş tabibi, ebe ve hastabakıcı hemşirelere yönelik hükümlere yer verilmiş, sağlık meslek mensuplarının sayma yoluyla belirtildiği ek 13. Maddesinde "çocuk gelişimcisi" ne yer verilmemiş ayıca aynı madde de ; "...Tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensupları hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamaz ve reçete yazamaz. Sağlık meslek mensuplarının iş ve görev ayrıntıları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde çalışma şartları, iş ve görev tanımları; sertifikalı eğitime ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun ek 13 üncü maddesi ile 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 40 ıncı maddesi hükümlerine dayanılarak hazırlan Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmeliğin 4/b maddesinde; Sağlık meslek mensupları: Tabip, diş tabibi, eczacı, hemşire, ebe ve optisyen ile 1219 sayılı Kanunun ek 13 üncü maddesinde tanımlanan diğer meslek mensubu olarak, (c) bendinde ise, Sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensupları: Sağlık meslek mensubu olmadığı halde, sağlık hizmet sunumu çerçevesinde özgün görevi olan ve bu alanda çalışan diğer meslek mensuplarını, ifade eder." olarak tanımlanmıştır.
Davacı; İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 4. sınıf öğrencisi olduğunu, dava konusu işlem ile Sağlık Bakanlığının okuduğu bölümden mezun olacak kişilerin diplomalarının tescil edilmeyeceğini bildirildiği, bölüme kaydını yaparken davalı kurum tarafından diplomalarının tescil ederken bir anda kazanılmış hakları da yok sayarak aksi yönde karar aldığını, bu nedenle diplomanın işlevselliğini yitireceğini ve mezuniyet sonrası iş bulamayacağını, kazanılmış hakkının korunması gerektiğini ileri sürmektedir.
Çocuk gelişimcilerinin sağlık meslek mensubu olduklarına veya diplomalarının Sağlık Bakanlığınca tescil edilmesi gerektiğine dair kanuni bir dayanak bulunmadığından davacının bu talebinin karşılanmasına olanak bulunmamakta birlikte, gerek sağlık hizmet sunumu çerçevesinde ve gerekse de 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 3. maddesinin (e) bendinde "(Değişik: 13/6/2012-6327/38 md.) Sosyal çalışma görevlisi: Psikolojik danışmanlık ve rehberlik, psikoloji, sosyoloji, çocuk gelişimi, öğretmenlik, aile ve tüketici bilimleri ve sosyal hizmet alanlarında eğitim veren kurumlardan mezun meslek mensuplarını, İfade eder.
" hükmü kapsamında özgün sağlık hizmeti verebileceği açık olduğundan, bu yönüyle çalışma özgürlüğünün kısıtlandığından da söz etmeye olanak bulunmadığı gibi sağlık meslek mensubu olmayan çocuk gelişimi programı mezunlarının önceki tarihlerde tescilinin yapılmış olmasının da davacı lehine herhangi bir hak doğurmayacağı açıktır.
Bu itibarla; dava konusu genel işlemin "14/06/2013 tarihli ve 21387 sayılı Makam Onayı eki listede bulunan ancak kişilere herhangi bir sağlık meslek unvanı kazandırmayan branşlara ait diplomalar tescil edilmeyerek, tescil iş ve işlemleri 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'da tanımı yapılan sağlık meslek mensuplarına yönelik hazırlanan el listeye göre yapılacaktır." kısmında kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerince 2575 sayılı Yasaya 3619 sayılı Yasayla eklenen Ek 1 maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının okuduğu bölümün "çocuk gelişimi" olduğu olduğu ve bu yönde hukuka aykırılık iddialarında bulunduğu dikkate alınarak, dava konusu düzenleme "çocuk gelişimi" bölümü yönünden hasren incelenmek üzere ve, Üye ... ve üye ...'ın davacının İstanbul Üniversitesi, Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü...sınıf öğrencisi olduğu ve davayı açtığı tarihte henüz mezun olmadığı bu sebeple davayı açma ehliyeti bulunmadığı, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği yönündeki ayrışık oylarına karşılık, davacının dava açma ehliyetinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi:

HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; Kişilere herhangi bir sağlık unvanı kazandırmayan branşlara ait diplomaların tescil edilmeyeceğine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 06.07.2021 tarih ve E-21835301-929 sayılı, ''Sağlık Meslek Mensubu Diploma Tescili'' konulu Genel Yazısının iptali istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
İlgili Mevzuat:
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, " Kanunun amacının sağlık hizmetleriyle ilgili temel esasları düzenlemek olduğu; 2. maddesinde "Kanunun, Milli Savunma Bakanlığı hariç, bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişilerini ve gerçek kişileri kapsayacağı" 3. maddesinde ise sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları düzenlenmiş olup; "Yönetmelikler" başlıklı 9. maddesinde ise "Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir." düzenlenmesine yer vermiştir.
10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 1 No'lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin onüçüncü kısmının 355. maddesinde, "...o) Sağlık meslek mensuplarının tescil işlemlerini yapmak, kayıtlarını tutmak, personel hareketlerini takip etmek," Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasında sayılmıştır.

1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un Ek 13. maddesinin " ...Tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensupları hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamaz ve reçete yazamaz. Sağlık meslek mensuplarının iş ve görev ayrıntıları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde çalışma şartları, iş ve görev tanımları; sertifikalı eğitime ilişkin usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. " hükmü bulunmaktadır.
22.5.2014 tarih ve 29007 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik'in "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, "b) Sağlık meslek mensupları: Tabip, diş tabibi, eczacı, hemşire, ebe ve optisyen ile 1219 sayılı Kanunun ek 13 üncü maddesinde tanımlanan diğer meslek mensuplarını,
c) Sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensupları: Sağlık meslek mensubu olmadığı halde, sağlık hizmet sunumu çerçevesinde özgün görevi olan ve bu alanda çalışan diğer meslek mensuplarını " olarak tanımlanmış ve,
Sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının yer aldığı Ek 2 de yer alan Listede; Çocuk Gelişimcisinin,
"a) Çocukların zihinsel, dil, motor, öz bakım, sosyal ve duygusal gelişimlerini değerlendirerek çocuğun ihtiyaçlarına yönelik gelişim destek programlarını hazırlar ve uygular.
b) Sağlık kurumlarında çocuğun uyum ve gelişimine uygun ortamın hazırlanmasında görev alır.
c) Riskli bebek ve çocuk izlemlerinde ilgili uzman gözetiminde görev alır ve gelişimi destekleyici çalışmaları yürütür.
ç) Çocuk gelişimi ile ilgili materyallerin tasarımını planlar ve yapar.
d) Aileye çocuğun gelişimine yönelik eğitim verir." şeklinde iş ve görev tanımı yapılmıştır.

Dava Konusu Düzenlemenin İncelenmesi:
Davalı İdarenin, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi yetkisi bulunmakla birlikte, bu yönde yapılacak düzenlemelerin eşitlik, kazanılmış hak ve haklı beklenti ilkelerine uygun olması gerektiği tartışmasızdır.
Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti, bir hukuk devleti olarak nitelendirilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayıp yargı denetimine açık olan devlettir.
Hukuk Devleti'nin unsurlarından biri olan "hukuk güvenliği", diğer bir ifadeyle "güvenin korunması ilkesi"; ilgilinin hukuki durumunun süreceğine olan güveni dolayısıyla hayal kırıklığına uğratılmaması anlamına gelir. Güvenin korunması, her zaman mevcut bir hukuki durumun dokunulmazlığı anlamında olmasa da her düzenleme değişikliğinde idarenin göz önünde bulundurması gereken bir husustur.
Bu yönüyle, Hukuk Devleti'nin önemli bir unsuru olarak hukuk güvenliği, yalnızca hukuk düzeninin değil, aynı zamanda belirli sınırlar içinde, bütün Devlet davranışlarının, az çok, önceden öngörülebilir olması anlamını taşır. Hukuki güvenlik sadece bireylerin devlet faaliyetlerine duyduğu güven değil, aynı zamanda yürürlükteki mevzuatın süreceğine duyulan güveni de içerir.
Gerek yargı kararları, gerek öğretideki ortak tanımlamalara göre "haklı beklenti"; idarenin ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleridir. Yeni düzenlemenin hukuki istikrarı bozmaması, hakların kullanılmasını zorlaştırmayacak ya da doğmuş olan haklarının hiçe sayılması anlamına gelecek şekilde tasarlanmaması gerekmektedir. Bununla birlikte, haklı beklentinin korunması, idarenin takdir yetkisini kullandığı alanlarda söz konusu olduğundan, kamu yararının ağır bastığı bu gibi durumlarda haklı beklentiden söz edilemeyeceği ve idarenin eşitlik ve adalet ilkesine aykırı uygulamalarının yönetilenler açısından haklı beklenti yaratmayacağı da tartışmasızdır.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fikrasının (o) bendi uyarınca, sağlık meslek mensuplarının tescil işlemlerini yapmak görev ve yetkisinin Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne ait olduğu görülmektedir.
Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı makam onayı ve eki listeye istinaden, çocuk gelişimi mezunu olup diploması tescil edilirken; ... tarih ve ... sayılı makam onayı ve eki listeye istinaden, çocuk gelişimi mezunu olup diplomaları listeden çıkarılarak tescil edilmeyeceği düzenlenmiştir.
Davalı idare tarafından her ne kadar, çocuk gelişimcilerinin sağlık meslek mensubu olduklarına veya diplomalarının Sağlık Bakanlığınca tescil edilmesi gerektiğine dair kanuni bir düzenleme bulunmadığına, öte yandan çocuk gelişimi mezunlarına ait diplomaların tescil edilmemesi, sağlık hizmetlerinde çalışmasında herhangi bir sakınca oluşturmadığını, herhangi bir hak kaybı oluşturmadığı savunulsa da dava konusu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte çocuk gelişimi bölümünde öğrenimine devam eden öğrencilerin, diplomalarının tescil edileceği yolunda haklı beklentilerinin oluştuğu ve idarece bu konuda yapılacak düzenlemelerde söz konusu beklentinin korunması gerektiği açıktır.
Uyuşmazlık bu açıdan ele alındığında, hukuki istikrarın bozulmaması ve ilgililerin mer'i mevzuata uygun olarak yaptıkları başvurularının öngörüldüğü biçimde sonuçlanması amacıyla idare tarafından tesis edilen dava konusu işlemde geçiş hükmü öngörülmediğinden eksik bulunan düzenlemenin hukuka ve kamu yararına bu yönü ile uygun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dava konusu Genel Yazısının "Çocuk Gelişimi"ne ilişkin kısmının İPTALİNE,
3\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5\. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
15/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


KARŞI OY :

(X-) Dava; kişilere herhangi bir sağlık unvanı kazandırmayan branşlara ait diplomaların tescil edilmeyeceğine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 06.07.2021 tarih ve E-21835301-929 sayılı, ''Sağlık Meslek Mensubu Diploma Tescili'' konulu işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Hukukumuzda, takdir yetkisi, temel amacı faaliyetlerinde kamu yararını gerçekleştirmek olan idarenin belli bir konuda karar alıp almama yahut karar alma hususunda birden fazla seçenek arasında seçim yapma serbestisine sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır. Düzenleyici işlemlerde idareye düzenleme yapma yetkisi veren üst normlarda düzenlemenin içeriği itibarıyla belli bir sınır çizilmemesi durumunda, idarenin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır.

Takdir yetkisi kapsamında türev (ikincil) nitelikte düzenleme yapan idarenin tesis ettiği düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde de kullanılacak ölçüt olarak dikkate alınması mümkündür. Takdir yetkisi kullanılarak ihdas edilen düzenleyici işlemlerin yargısal denetiminde, başta normlar hiyerarşisi olmak üzere yukarıda temas edilen ölçütlere göre düzenlemenin denetlenmesi gerektiği, takdir yetkisinin sınırsız olmadığı İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; Sağlık Bakanlığının, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi yetkisi bulunduğu; sağlık meslek mensuplarının tescil işlemlerini yapmak görev ve yetkisinin Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne ait olduğu hükme bağlanmıştır.
Anılan hükme istinaden, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı makam onayı ve eki listeye istinaden, çocuk gelişimi mezunu olanların diploması tescil edilirken; ... tarih ve ... sayılı makam onayı ve eki listeye istinaden, çocuk gelişimi mezunu olanların diplomalarının tescil edilmeyeceği düzenlenmiştir.
Davacı her ne kadar bu uygulama ile kazanılmış hakkının ihlal edildiğini ve haklı beklenti içerisinde olduğunu iddia etmiş ise de, kazanılmış hakkın oluşabilmesi için, çocuk gelişimi mezunlarının sağlık meslekleri mensubu olduğuna ilişkin yasal bir düzenlemenin bulunması gerekmektedir. Herhangi bir yasal dayanak olmaksızın yapılan işlem açık hata içermekte olup, idarelerin açık hataya dayanarak tesis ettikleri işlemleri her zaman geri almaları mümkündür.
Diğer tarafından idarenin sehven yapmış olduğu her hatalı işlem haklı beklenti sebebiyle bir hak kazandırmaz. Haklı beklentinin oluşabilmesi için, hatalı işlem sonrasında ilgililerin bir yarar sağlaması gerekmektedir. Olayda ise böyle bir yarar sağlanması bulunmayıp, aksine idarenin yasal dayanağı bulunmayan açık hatalı işlemini geri alması vardır.
Bununla birlikte 02/11/2022 tarihli ara karar ile çocuk gelişimi mezunu olup diploması tescil edilmeksizin sağlık hizmetlerinde görev yapacak olan personel arasında herhangi bir ayırım veya farklılık olup olmayacağının (özlük hakları, atanma, görevde yükselme vb.) sorulması üzere verilen cevapta, çocuk gelişimi mezunlarına ait diplomaların tescil edilmemesi, sağlık hizmetlerinde çalışmasında herhangi bir sakınca oluşturmadığının bildirildiği görülmüş olup, bu sebeple herhangi bir hak kaybı oluşmadığından dolayı, dava konusu düzenlemeye kadar sehven sağlık meslek mensubu olmayan branş ve proğraların söz konusu listeden çıkarıldığı açıktır.
Bu kapsamda, dava konusu düzenlemede hukuka, mevzuata ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim