SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/6134 E. 2025/6115 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/6134

Karar No

2025/6115

Karar Tarihi

25 Haziran 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6134 E. , 2025/6115 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6134
Karar No : 2025/6115

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Sanayi Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Adana İli, Ceyhan İlçesi sınırları içerisinde S:... (ER:...) sayılı ruhsatlı sahada bulunan maden ocağına ait ruhsatının iptaline ve 108.686,00 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... gün ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin Maden Kanunu'nun 10/4.maddesi gereğince 31.054,00 TL tutarında verilen idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden, uyuşmazlıkta davacı şirketin uhdesinde bulunan ... sicil numaralı II (a) grubu kalker-mıcır maden sahasında 10/10/2018 tarihinde yapılan denetim sonucunda düzenlenen tetkik raporunda daimi nezaretçi defterinin mahallinde ibraz edildiği, defterin Noter onay tarihi olan 21/02/2012 tarihinden önce 11/11/2011 tarihinde doldurulmaya başlandığı, daimi nezaretçi defterinde belirtilen stok miktarının yanlış yazıldığı, 2013 yılında beyan edilen 9.500 ton üretimin uygun olmadığının eski heyet raporunda belirtildiği bu kapsamda mahkemeye yapılan itirazın da reddedildiği, fakat sonraki yıllarda yapılan üretimler stok olarak 1.000 tonun üzerine eklenmesi gerekirken 9.500 ton üzerine eklendiği için beyan edilen stok miktarı ile stok sahasındaki mevcut stok arasında 8.500 ton fark bulunduğunun belirtildiği ve sonuç olarak nezaretçi defterinin uygun düzenlenmediğinin kayıt altına alındığı görülmekte olup; Mahkemece ara kararı üzerine dosyaya sunulan daimi nezaretçi defterinin incelenmesinden tetkik raporunda belirtilen eksikliklerin sabit olduğu ve davacı şirket tarafından daimi nezaretçi defterinin düzenli olarak tutulmadığının açık olduğu anlaşıldığından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemin, Maden Kanunu'nun 24/12.maddesi gereğince 77.632,00 TL tutarında verilen idari para cezasına ve ruhsat iptaline ilişkin kısım yönünden, olayda; davacı şirketin uhdesinde bulunan ... sicil numaralı II (a) grubu kalker-mıcır maden sahasında 10/10/2018 tarihinde yapılan denetim sonucunda düzenlenen tetkik raporunda Maden Kanunu'nun 24/12.maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede 2010 yılı sonrasındaki üretim yapılan yıllarının ve üretim miktarlarının rapor edildiği, 2011 ve 2012 yılı için 0 ton, 2013 yılı için 9.500 ton(1.000 ton olarak revize edilmesi gerektiği yönünde kanaate yer verilerek), 2014 yılında 9.000 ton, 2015 yılında 9.000 ton, 2016 yılında 1.000 ton, 2017 yılında 0 ton üretimin bulunduğu, mevcut ocak açıklığından tespitle sahada 20.000 tonu geçmeyecek tüvenan kalker olduğu yönünde kanaat belirtildiği, raporun sonuç kısmındaki açıklama bölümünde de özet olarak 13/11/2014 tarihli heyetin tespiti doğrultusunda 2013 yılı üretiminin 1.000 ton olması ve sonraki yıllarda yapılan üretim miktarları dikkate alındığında sahadaki stok miktarının 20.000 ton olduğu ancak daimi nezaretçi defterinde stok miktarının 35.000 ton olarak yanlış yazıldığı, 2013 yılı faaliyet bilgi formu ile buna bağlı olarak sonraki yıllarda verilen faaliyet bilgi formlarının revize edilmesi gerektiği yönünde değerlendirmelere yer verildiği, mahallinde yapılan tespit tarihinde ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Maden Kanunu'nun 24/12.maddesinde beş yıllık dönemde, üretimin en az olduğu herhangi üç yılında yaptığı toplam üretim miktarı projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %30’undan az olması durumunda, ruhsat sahiplerine 77.632 Türk lirası idari para cezası verileceği ve bu fıkra kapsamında beş yıl içerisinde iki defa idari para cezası uygulanması halinde ruhsatın iptal edileceği düzenlendiği, davacı şirketin daha önce ... tarih ve ... sayılı işlem ile Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası kapsamında 50.000,00 TL idari para cezasıyla cezalandırıldığı ve söz konusu karara karşı yapılan itirazların reddi üzerine mahkeme kararıyla idari para cezasının kesinleştiği, ayrıca davacı şirketin uhdesi üzerinde bulunan ... sicil numaralı II (a) grubu kalker-mıcır maden sahasında 10/10/2018 tarihinde yapılan denetim sonucunda düzenlenen tetkik raporunda 2011 ve 2012 yılı için 0 ton, 2013 yılı için 9.500 ton(1.000 ton olarak revize edilmesi gerektiği yönünde kanaate yer verilerek), 2014 yılında 9.000 ton, 2015 yılında 9.000 ton, 2016 yılında 1.000 ton, 2017 yılında 0 ton üretimin bulunduğunun tespit edildiği, dava dosyasında bulunan Temmuz-2009 tarihli işletme projesinde davacı şirketin ruhsat sahası için üretim proje beyanının 240.000ton/yıl olarak belirlendiği, bu haliyle davacı şirketin beş yıllık dönemde, üretimin en az olduğu herhangi üç yılında yaptığı toplam üretim miktarının projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %30’undan az olduğunun sabit olduğu ve bu fıkra kapsamında beş yıl içerisinde iki defa idari para cezası uygulandığı açık olduğundan dava konusu işlemin davacı şirketin Maden Kanunu'nun 24/12.maddesi gereğince 77.632,00 TL tutarında idari para cezasıyla cezalandırılması ve ruhsatının iptaline ilişkin kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2011 yılında işletme izni düzenlenen Adana İli Ceyhan İlçesi sınırları içerisinde S:... sayılı ruhsat sahasında, üretim faaliyetinde bulunulduğu, yapılan faaliyet sonucunda, 2011-2012-2013 yılında toplam 15.000 ton üretim yapıldığı, 15.000 ton stok malzemenin de sahada bulunduğu, davalı idareye hiçbir zaman 9.500 ton üretim yapıldığına dair bir beyanda bulunulmadığı, 2014 yılında kendileri tarafından 9000 ton üretim yapıldığı, bu halde maden sahasında 24.000 ton stok bulunduğu, davalı idarece 26/07/2019 tarihli yazısının 2. sayfasının 1. paragrafında maden sahasında 2015-2016-2017 yılında üretim yapılmadığını sahada 25.000 ton kalker stokunun bulunduğunun tespit edildiğinin beyan edildiğinin açıkça görüleceği, bu halde, davalı idarenin iddia ettiği gibi 2011-2012-2014 yıllarında 1000 ton üretim yapıldığı hususundaki iddiası gerçeği yansıtmadığı, idarece aynı sebep ve aynı maden sahası için daha önce idari yaptırım kararı uygulandığı ve bu karara itiraz ettikleri ancak ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin eksik araştırma ve hatalı değerlendirmesi sonucu itirazlarının reddedildiği, işletme projesinde beyan edilen yıllık üretim miktarı 240.000 ton/yıl olmadığı, projede belirtilen yıllık üretim miktarının 150.000 ton/yıl olduğu, ilk uygulanan, idari işlemin 24.000 ton üzerinden hesap edildiğinden hatalı olduğu, Maden Kanunun 24/12 maddesine istinaden 2. kez idari para cezası ve ruhsat iptali kararının dayanağı da ilk uygulanan yanlış idari yaptırım kararından kaynaklandığından, ikinci kez uygulanan idari işlem temelinden sakat olduğu ve iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Adana İli Ceyhan İlçesi hudutları dahilinde ve davacı şirketin uhdesinde bulunan ... sicil numaralı II (a) grubu kalker-mıcır işletme ruhsat sahası Bakanlık görevlilerince ... tarih ve ... sayılı görevlendirme Oluru kapsamında mahallinde tetkik yapıldığı, yapılan tetkik ve incelemeler neticesinde ruhsat sahasında iki adet tek kademeli açık ocak olduğu, 2013 yılında beyan edilen 9.500 ton üretimin yapılmadığı aslında 1.000 ton üretim yapıldığı, fazla beyanda bulunulduğundan dolayı 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında yapılan üretimdeki stok miktarlarına 9.500 ton yerine 1.000 ton eklendiği, sahadaki stok miktarının 35.000 ton olarak yanlış olarak beyan edildiği, bundan dolayı daimi nezaretçi defterinde belirtilen stok miktarlarının yanlış yazıldığı, ayrıca 24/07/2011 tarihinde işletme izni düzenlenen ruhsat sahası için üretim proje beyanının 240.000 ton/yıl olduğu, sahada 2015 yılında 9.000 ton, 2016 yılında 1.000 ton üretimin olduğu ve 2017 yılında üretim faaliyetinde bulunulmadığının tespit edildiği, davacı şirketin daha önce ... tarih ve ... sayılı işlem ile Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası kapsamında 50.000,00 TL idari para cezasıyla cezalandırıldığı, söz konusu idari para cezasına karşı yapılan itirazın ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve D.İş No:... sayılı kararıyla reddine karar verildiği ve söz konusu mahkeme kararına karşı yapılan itirazın da ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... değişik iş sayılı kararıyla reddedildiği, uyuşmazlık kapsamında 2018 yılında yapılan denetimler üzerine ruhsat sahası için üretim proje beyanının 240.000 ton/yıl olarak belirlenmesine rağmen 2015 yılında 9.000 ton, 2016 yılında 1.000 ton üretimin olduğu ve 2017 yılında üretim faaliyetinde bulunulmadığından davacı şirketin ikinci kez Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası gereğince 77.632,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ve ruhsatının iptal edilmesine ilişkin işlem ile daimi nezaretçi defterinde belirtilen stok miktarları yanlış yazıldığından nezaretçi defterinin uygun tutulmadığından bahisle davacı şirketin Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 6. fıkrası gereğince 31.054,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ... sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dava konusu işlemin Maden Kanunu'nun 10. maddesi 6. fıkrası uyarınca 31.054,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının incelenmesi:
3213 Sayılı Maden Kanunun "Beyan Usulü" başlıklı 10. maddesinin 6. fıkrasında, "(Değişik fıkra:14/2/2019-7164/10 md.) Daimi nezaretçi, atandığı ruhsat sahasındaki faaliyetleri düzenli bir şekilde denetleyerek tespit ve önerilerini daimi nezaretçi defterine haftada en az bir kez kaydetmek zorundadır. Bu süre içerisinde işletmede yeni bir durumun ve/veya işletme güvenliği açısından riskli bir durumun ortaya çıkması hâlinde bu hususu aynı gün deftere kaydetmesi zorunludur. Aksi takdirde daimi nezaretçiye 1.000 TL idari para cezası uygulanır. İkinci kez bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda daimi nezaretçiye 5.000 TL idari para cezası uygulanarak bu Kanun gereğince yapacakları beyanlar bir yıl süreyle geçersiz sayılır. Daimi nezaretçi defterini, daimi nezaretçi ile ruhsat sahibi veya vekili imzalar. Defterin ibraz edilmemesi, ruhsat sahibi ya da vekili tarafından imzalanmaması veya düzenli tutulmaması hâlinde, ruhsat sahibine 31.054 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ihlalinin ruhsat sahibi veya vekili tarafından aynı yıl içerisinde tekrarı hâlinde idari para cezası iki kat olarak uygulanır." hükmü, "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar" başlıklı 13. maddesinin 3. fıkrasında, "Arama ruhsatlarında ruhsat taban bedeli 1.000 TL, işletme ruhsatlarında ruhsat taban bedeli 10.000 TL olup, bu bedeller ile bu Kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır." hükmü yer almaktadır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Maden Yönetmeliğinin "İdari para cezaları" başlıklı 93. maddesinin 2. fıkrasında "İdari para cezaları ile ilgili bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde; "26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." kuralı yer almaktadır.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, ... tarih ve ... sayılı görevlendirme Oluru kapsamında mahallinde tetkik yapıldığı, yapılan tetkik ve incelemeler neticesinde ruhsat sahasında iki adet tek kademeli açık ocak olduğu, 2013 yılında beyan edilen 9.500 ton üretimin yapılmadığı, aslında 1.000 ton üretim yapıldığı, fazla beyanda bulunulduğundan dolayı 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında yapılan üretimdeki stok miktarlarına 9.500 ton yerine 1.000 ton eklendiği, sahadaki stok miktarının 35.000 ton olarak yanlış olarak beyan edildiği, bundan dolayı daimi nezaretçi defterinde belirtilen stok miktarlarının yanlış yazıldığı gerekçesiyle 2019 yılı için belirlenen 31.054,00-TL idari para cezası verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, temyize konu kararın, işleme esas alınan fiilin sübuta erdiğine ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, cezaya esas fiilin hangi tarihte gerçekleştiğinin tespiti, uygulanacak idari para cezasının miktarı açısından önem taşımaktadır.
Olayda; 3213 sayılı Maden Kanunu'na aykırılık teşkil eden eylemi nedeniyle davacıya, işlenen fiilin gerçekleştiği tarihe göre (davacının daimi nezaretçi defterini düzensiz tutmaması şeklinde gerçekleşen eylemin 2018 yılına tekabül ettiği) idari para cezası verilmesi gerekirken, dava konusu işlem tarihi olan 2019 yılı için yeniden değerleme oranında güncellenen değerler üzerinden idari para cezalarının kesildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ceza tutarı dikkate alınmak suretiyle verilen dava konusu idari para cezasında miktar itibarıyla hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Dava konusu işlemin Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası gereğince 77.632,00 TL tutarında verilen idari para cezasına ve ruhsat iptaline ilişkin kısım yönünden incelenmesi:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun (10/06/2010 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5995 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen) 24. maddesinin 12. fıkrasında; "Beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında üç yıldan fazla üretim yapılmayan ruhsatlar, teminatları irad kaydedilerek iptal edilir. Bu üç yıllık süre içerisinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10'undan az olması halinde de bu hüküm uygulanır" kuralına yer verilmiştir.
04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanunun 13. maddesi ile değişik halinde, "Beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen hâller dışında üç yıldan fazla üretim yapmayan ruhsat sahiplerine 50.000,00 TL idari para cezası verilir. Bu üç yıllık süre içinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olması hâlinde de bu hüküm uygulanır. İdari para cezasının uygulanmasından başlamak üzere bu fıkraya aykırı fiilin tekrar tespit edilmesi hâlinde ise ruhsat iptal edilir. Ancak işletme projesinde, işletme izninin yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde madene ulaşmak amacıyla galeri, kuyu ve dekapaj yapılacağı beyan edilmiş ve ruhsat sahasındaki faaliyetlerin bu beyanlara uygun olarak gerçekleştirildiği tespit edilmiş ise idari para cezası uygulanmaz ve ruhsat iptal edilmez." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
28/11/2017 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7061 sayılı Kanun'un 49. maddesi ile eklenen ve halen yürürlükte bulunan halinde ise, "Beş yıllık dönemde, üretimin en az olduğu herhangi üç yılında yaptığı toplam üretim projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının % 30'undan az olması durumunda, ruhsat sahiplerine 77.632 Türk lirası idari para cezası verilir. Bu fıkra kapsamında beş yıl içerisinde iki defa idari para cezası uygulanması halinde ruhsat iptal edilir. Yılların belirlenmesi, takvim yılı hesabına göre yapılır. Dönemlerin hesaplanmasında, işletme izninin verildiği yıl ile üretime ilişkin tespitin yapıldığı yıl dikkate alınmaz. Ancak mücbir sebepler, beklenmeyen haller veya Genel Müdürlük tarafından kabul edilen işletme projesi ve termin planına göre madene ulaşmak amacıyla galeri, kuyu ve/veya dekapaj için geçirilen süreler, projede beyan edilen yıllık üretim miktarı ile orantılı olarak dikkate alınır..." düzenlemesine, 13. maddesinin 2. fıkrasında; "....bu kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır...." kuralına yer verilmiştir.
Aynı Kanunun ''İşletme faaliyeti'' başlıklı 29. maddesinde; ''Ruhsat sahibi, her yıl nisan ayı sonuna kadar bir önceki yıl içinde gerçekleştirdiği işletme faaliyeti ile ilgili teknik belgeleri, işletme faaliyet raporunu ve işletme sahasında arama yapmış ise arama ile ilgili bilgileri Genel Müdürlüğe vermekle yükümlüdür. Yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde 30.000 TL idari para cezası uygulanır. Yükümlülük yerine getirilinceye kadar üretim faaliyeti durdurulur.'' düzenlemesi yer almaktadır.
06/11/2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'nin "Üretim yapılmayan işletme ruhsat sahaları ve tesisler" başlıklı 37. maddesinde; "Beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında üç yıldan fazla üretim yapılmayan ruhsatlar, teminatları irat kaydedilerek iptal edilir. Bu üç yıllık süre içerisinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olması halinde de bu hüküm uygulanır.
(2) Birinci fıkra gereğince değerlendirme yapılırken aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurularak işlem tesis edilir:
a) İşletme ruhsatlarının yürürlükte olduğu süre içinde, işletme izinli olarak tespit yapıldığı tarihten geriye doğru son beş yılda üç yıldan fazla bir süre mücbir sebep veya beklenmeyen hal olmadığı halde üretim yapılmadığının tespit edilmesi veya bu üç yıllık işletme izinli olarak geçen süre içerisinde yapılan toplam üretimin projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan az olduğunun belirlenmesi hallerinde, teminat irat kaydedilerek ruhsat iptal edilir..." düzenlemesi bulunmaktadır.
21/09/2017 tarihli ve 30187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maden Yönetmeliğinin "Üretim yapılmayan işletme izinli ruhsat sahaları ve tesisler" başlıklı 37. maddesinin 1. fıkrasında, "İşletme izinli ruhsat sahalarında tespit tarihinden önceki son beş yıllık sürenin mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında herhangi üç yıldan fazla bir döneminde üretim yapılmaması veya bu beş yıllık sürenin herhangi üç yılındaki toplam üretim miktarının projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %10’undan daha az olması halinde ruhsat sahiplerine Kanunun 24 üncü maddesinin on ikinci fıkrası gereğince idari para cezası verilir. İdari para cezasının uygulanmasından başlamak üzere bu fıkraya aykırı fiilin tekrar tespit edilmesi hâlinde ise ruhsat iptal edilir." kuralı getirilmiştir.
Madenlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması nedeniyle 3213 sayılı Kanun ile özel olarak düzenlendiği, aranmaları ve işletilmelerinin bir takım kurallara bağlandığı, maden mevzuatı hükümleri ile maden sahalarında daha etkin ve sürekli üretim yapılması ve sahaların atıl kalmayarak yer altı zenginliklerinin ekonomiye en etkin ve en verimli şekliyle kazandırılmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle anılan düzenleme ile sahada üretimin devamlılığının sağlanması ve atıl kalmasının önüne geçilmesi amacıyla üretimin yapılmadığı durumlar için bir takım yaptırımlar öngörülmüştür.
Buna göre; beş yıllık sürede mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında üç yıldan fazla üretim yapılmayan ruhsatlara uygulanacak yaptırımın, 10/06/2010 yılından değişikliğin yapıldığı 18/02/2015 tarihine kadar teminatın irat kaydedilerek ruhsatın iptal edilmesi olarak düzenlenmiş, 18/02/2015 tarihinden değişikliğin yapıldığı 28/11/2017 tarihleri arasında 50.000 TL idari para cezası olarak 28/11/2017 tarihinde yapılan değişiklikle de 77.632 TL idari para cezası olarak düzenlendiği kurala bağlanmıştır.
Söz konusu düzenlemelerdeki yaptırım uygulanması öngörülen beş yıllık süre içinde üç yıldan fazla üretim yapmama fiili, yıllara sari bir eylemdir. Suç sayılan fiilin gerçekleşmiş sayılması için ise; işletme izninin düzenlenmiş olması, tespit tarihinden önceki işletme izninin bulunduğu son beş yıllık sürenin tamamlanmış olması ve bu süre içerisinde herhangi bir üç yılda üretim yapılmamış olması gerekmektedir. İdarece yapılan denetim sonucunda anılan koşulların sağlandığının tespiti halinde ise tespitin yapıldığı tarihte fiilin gerçekleştiği kabul edilerek, tespit tarihindeki mevzuatın öngördüğü yaptırımın uygulanması gerekeceği sonucuna varılmıştır.
İlaveten; anılan düzenlemede yer alan ''üç yıldan fazla'' ibaresi uyarınca yaptırım uygulanması için en az üç yıl üretim yapılmamasının yeterli olduğu ve yine aynı ibare herhangi bir üç yılı ifade ettiğinden, üretimin yapılmadığı ve ardışık olmayan herhangi üç yılın olması durumunun, yaptırımın uygulanmasını gerektireceği açıktır.
Uyuşmazlıkta, II. grup maden sahasının, 24/07/2011 tarihli işletme izni ile davacı şirket tarafından işletilmekte olduğu, ruhsat sahasına ilişkin üretim proje beyanının 240.000 ton/yıl olduğu, 20/03/2016 tarih ve 1738 sayılı Makam Olurunda 2010 yılı sonrasındaki üretim yapılan yıllarının ve üretim miktarlarının rapor edildiği, 2011 ve 2012 yılı için 0 ton, 2014 yılında 9.000 ton üretimin bulunduğu, 2011, 2012, 2014 yılları üretim ortalamasının işletme projesinde beyan edilen tutarın %10'undan az olması nedeniyle ... tarih ve ... sayılı işlem ile Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 12. fıkrası kapsamında davacı şirketin 50.000,00 TL idari para cezasıyla cezalandırıldığı ve söz konusu karara karşı yapılan itirazların reddi üzerine mahkeme kararıyla ilk verilen idari para cezasının kesinleştiği, 10/10/2018 tarihinde yapılan denetim sonucunda düzenlenen tetkik raporunda 2013 yılı için 9.500 ton (1.000 ton olarak revize edilmesi gerektiği yönünde kanaate yer verilerek), 2014 yılında 9.000 ton, 2015 yılında 9.000 ton, 2016 yılında 1.000 ton, 2017 yılında 0 ton üretimin bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü gereğince tespit tarihinden önceki son beş yıllık sürenin incelenebileceğinden işletme izinli ruhsat sahalarında tespit tarihinden önceki son beş yıllık süre mücbir sebepler ve beklenmeyen haller dışında herhangi üç yıldan fazla bir döneminde üretim yapılmaması veya bu beş yıllık sürenin herhangi üç yılındaki toplam üretim miktarının projede beyan edilen bir yıllık üretim miktarının %30’undan daha az olması halinde yaptırım uygulanabileceği, 10/10/2018 tarihinde yapılan denetim sonucunda düzenlenen tetkik raporunda 2015 yılında 9.000 ton, 2016 yılında 1.000 ton, 2017 yılında 0 ton üretimin bulunduğunun tespit edildiği, 2015, 2016, 2017 yılları üretim ortalamasının işletme projesinde beyan edilen tutarın %30'undan az olması nedeniyle ikinci kez idari para cezası tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının eyleminin sabit olduğu görülmekle beraber davalı idarece dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki miktar olan 77.632,00 TL idari para cezası verildiği ancak tespit tarihindeki mevzuat hükmünde yer alan miktar tutarında idari para cezası verilebileceğinden dava konusu idari para cezasında miktar itibarıyla hukuka uyarlılık görülmemiştir.
İkinci kez verilen idari para cezası esas alınarak tesis edilen dava konusu ruhsat iptali işlemi yönünden ise, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde beş yıl içerisinde iki defa idari para cezası uygulanması halinde ruhsatın iptal edileceğinin düzenlenmiş ise de ikinci idari para cezası miktar yönünden iş bu kararımız ile iptal edildiğinden ruhsat iptali işleminde de hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 25/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.


KARŞI OY :
(X)- Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim