Danıştay danistay 2021/5300 E. 2025/5106 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/5300
2025/5106
27 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5300
Karar No : 2025/5106
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ...Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Osmaniye ili, Merkez ilçesi, ... köyü mevkiinde bulunan ... sayılı IV.Grup işletme ruhsatlı maden sahasıyla ilgili davacının 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinde belirtilen izinleri süresi içerisinde alarak kuruma vermediği gerekçesiyle aynı Kanun'un 24 üncü maddesi uyarınca Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce... tarih ve ... sayılı işlemle tesis edilen idari para cezasının 202.926,00-TL'lik kısmının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 29/03/2011 tarihli IV. Grup maden işletme ruhsatının bulunduğu, 3213 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine göre alınması gerekli olan izinleri süresi içerisinde vermediği gerekçesiyle davalı idare tarafından işlem tarihinde yürürlükte bulunan Maden Kanunu'nun Geçici 22. maddesi uyarınca 30.000,00 TL idari para cezasıyla cezalandırıldığı, bu cezanın ödenmesi nedeniyle ruhsat iptaline gidilmediği, akabinde Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 11. fıkrasında 18/02/2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile üç yıl içerisinde izinlere ilişkin bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi durumunda her yıl 50.000,00 TL idari para cezası uygulanması gerektiği, idari para cezası uygulanırken değişikliğe ilişkin Kanunun yürürlüğe girdiği 18/02/2015 tarihinin yıl dönümlerinin dikkate alınması gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda ise; davacının Kanun'un 7 nci maddesine göre alınması gerekli olan izinleri süresi içerisinde vermemiş olması nedeniyle takip eden 18/02/2015 ile 18/02/2016 dönemi, 18/02/2016 ile 18/02/2017 dönemi, 18/02/2017 ile 18/02/2018 dönemi, 18/02/2018 ile 18/02/2019 dönemlerinden ilk dönem olan 18/02/2015 ile 18/02/2016 tarihleri arası için 50.000,00 TL'lik temel ceza dikkate alınarak devam eden her bir dönem için yeniden değerleme oranında artırılarak idari para cezası uygulanması gerekirken yeniden değerleme oranına göre her bir dönem için artırılarak 2019 yılı için bulunan 77.632,00 TL tutarındaki idari para cezasının 2016, 2017 ve 2018 yılları için de her bir yıl için 77.632,00 TL olmak üzere dört yıl için toplamda 310.528,00-TL tutarında idari para cezası uygulandığı, davacı tarafından da idari para cezasının 202.926,00 TL'lik kısmının dava konusu yapıldığı, kural olarak bölünebilen işlemler için yargılama yapılırken işlemler bölünerek kısmen iptal kararı verilebilecek ise de, hukuka aykırılığın uyuşmazlıkta olduğu gibi işlemin tamamına sirayet ettiği, işlemin bölünemez olduğu durumlarda ise yargısal denetimin işlemin bütünü gözetilerek yapılması gerektiği, bu durumda; işletme ruhsat sahibi olan davacı tarafından işletme ruhsatının yürürlük tarihi olan 29/03/2011 tarihinden itibaren üç yıl içinde alınması gerekli olan izinleri almadığı/alamadığı, bu hususta herhangi bir ihtilafın bulunmadığı görüldüğünden; izinlerin alınmadığı/alınamadığı yılı takip eden 18/02/2015 ile 18/02/2016 dönemi, 18/02/2016 ile 18/02/2017 dönemi, 18/02/2017 ile 18/02/2018 dönemi, 18/02/2018 ile 18/02/2019 dönemlerinden ilk dönem olan 18/02/2015 ile 18/02/2016 tarihleri arası için 50.000,00 TL'lik temel ceza dikkate alınarak devam eden her bir dönem için yeniden değerleme oranında artırılarak idari para cezası hesaplanması gerekirken, idari para cezasının 2019 yılı verileri dikkate alınarak hesaplanmasına (77.632,00 TLX4=310.528,00 TL) ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlık konusu olayda; davacının 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesine göre alınması gerekli olan izinleri süresi içerisinde vermemiş olması nedeniyle yeniden değerleme oranına göre her bir dönem için artırılarak 2019 yılı için bulunan 77.632,00 TL tutarındaki idari para cezasının 2016, 2017 ve 2018 yılları için de her bir yıl için 77.632,00 TL olmak üzere dört yıl için toplamda 310.528,00 TL tutarında idari para cezası uygulandığı, davacı tarafından ise idari para cezasının 202.926,00 TL'lik kısmının dava konusu edildiği, ancak istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesince işlemin bölünemez olduğu durumlarda yargısal denetimin işlemin bütünü gözetilerek yapılması gerektiğinden hareketle hukuka ve mevzuata aykırı bulunan dava konusu işlemin tamamının iptaline karar verildiği; bu durumda, dava konusu işlemin, davacı tarafından, 202.926,00 TL'lik kısmının dava konusu edildiği dikkate alındığında, İdare Mahkemesince davacı talebini aşan kısmın da iptaline karar verilmiş olması "taleple bağlılık" ilkesine aykırılık oluşturacağı gerekçesiyle kararın hüküm fıkrasının "dava konusu işlemin 202.926,00 TL'lik kısmının iptaline" şeklinde düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Maden Kanunu'na göre bir ruhsat sahasında üretim faaliyetinde bulunabilmek için ruhsat alınmış olmasının yeterli olmadığı, ruhsat sahasında üretim yapılabilmesi için işletme izninin de alınması gerektiği, işletme izni alınabilmesi için ise, işletme izninin bulunduğu alan için ÇED izni, İşyeri açma ve çalışma ruhsatı ile mülkiyet izninin alınması gerektiği, Maden Kanunu'nun 24. maddesinin 11. fıkrasında 18/02/2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile ruhsat sahalarının iptal edilmesinin önüne geçilerek idari para cezası uygulamasının getirildiği, öte yandan Geçici 22. madde ile 6592 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce iptal konumuna gelen maden ruhsatları için geçiş döneminin düzenlendiği, idari para cezasına konu S:... sayılı işletme ruhsatına ilişkin 7 inci madde izinlerinin verilmemesi nedeniyle 18/02/2015 tarihinden itibaren 18/02/2016 tarihine kadar olan dönem için 77.632 TL, 18/02/2016 tarihinden itibaren 18/02/2017 tarihine kadar olan dönem için 77.632 TL, 18/02/2017 tarihinden itibaren 18/02/2018 tarihine kadar olan dönem için 77.632 TL ve 18/02/2018 tarihinden itibaren 18/02/2019 tarihine kadar olan dönem için 77.632 TL olmak üzere toplamda 310.528,00 TL idari para cezası uygulanarak... tarih ve ... sayılı yazı ile ruhsat sahibinin KEP adresine tebliğ edildiği, Maden Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrası gereği yeniden değerleme artış oranları her yıl belirtilen oranlarda artırılıp her yılki ceza miktarına eklenerek hesaplama yapıldığından ve idari para cezaları da 2019 yılında uygulandığından 2019 yılı güncel miktarı üzerinden hesaplama yapılarak tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan dava dilekçesinde izinlerin alınamaması sebebinin Osmaniye Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden kaynaklandığı belirtilmiş ise de 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 24/11. maddesinde, 7. madde izinlerinin tamamının Genel Müdürlüğe verilmesinin zorunlu tutulduğu, aksaklıkların ve idareden kaynaklı olarak gerekli izinlerin alınamaması halinin ruhsat sahibinin kusurundan doğup doğmamasının bir öneminin bulunmadığı, Maden Kanunu'nda ve ilgili mevzuatta bu konuya ilişin bir istisnanın düzenlenmediği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının 29/03/2011 tarihli IV. Grup maden işletme ruhsatı ile ilgili olarak, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesinde belirtilen izinleri işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde davalı idareye vermediğinden bahisle toplamda 310.528,00 TL idari para cezası ile cezalandırılması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "Beklenmeyen Haller: Tenör, jeoloji, pazarlama, ulaştırma ve alt yapı şartlarındaki beklenmeyen değişiklikler ile ilgili mevzuat gereğince diğer kurumlardan alınması gereken izinlerin alınamaması durumları" ifade edeceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 24. maddesinin 11. fıkrasında, "Bu Kanunun 7 nci maddesine göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren bir yıllık süre içinde ruhsat sahibi madeni işletmeye almak zorundadır. Bu sürede işletmeye alınmayan ruhsat sahalarında, çalışılmayan her yıl için, projede belirtilen üretim miktarının % 10'u üzerinden Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde bu Kanunun 7 nci maddesine göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirmesi kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili diğer izinlerin alınarak Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip işletme izni düzenlenir. Yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatların teminatı irad kaydedilerek ruhsat iptal edilir. Ancak kamu kurumlarınca işletilen bor tuzu ve Ereğli Kömür Havzasındaki taşkömürü ruhsatları için bu hüküm uygulanmaz." hükmü yer almakta iken; 18/02/2015 tarih ve 29271 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6592 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile değişik 24. maddesinin 11. fıkrası; "7 nci maddeye göre gerekli izinlerin alınmasından itibaren işletme izni verilir. Bu iznin verildiği tarihten itibaren Devlet hakkı alınır. Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip, işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için her yıl 50.000 TL idari para cezası verilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz." şeklinde değiştirilmiştir.
İşlem tarihinde yürürlükte olan 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan Maden Yönetmeliği'nin "Alınması zorunlu izinler" başlıklı 110. maddesinin 1. fıkrasında; "Ruhsat sahibince, işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde Kanunun 7 nci maddesine göre alınması gerekli olan ÇED kararı, mülkiyet izni, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlar ile ilgili izinlerin alınarak Genel Müdürlüğe verilmesini müteakip işletme izni düzenlenir. Süresi içinde yükümlülükleri yerine getirilmeyen ruhsatlar için Kanunun 24 üncü maddesinin on birinci fıkrası gereğince işlem tesis edilir. İşletme ruhsat süresi sonuna kadar bu fıkrada belirtilen izinlerden dolayı işletme izninin alınamaması hâlinde ruhsat süresi uzatılmaz ve ruhsat iptal edilir." hükmüne; "Üretim yapılmayan işletme izinli ruhsat sahaları ve tesisler" başlıklı 37. maddesinin 3. fıkrasının (b) bendinde, "İşletme izinli sahalarda beklenmeyen hal kapsamındaki diğer kurumlardan alınması gereken izinlerin alınamaması durumunda, ruhsat sahibinin izin alınmamasında bir kusurunun olup olmadığı gerekirse ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından görüş alınarak açıklığa kavuşturulur. Ruhsat sahibinin gerekli iznin alınamamasında bir kusuru yok ise beklenmeyen hal kapsamında değerlendirilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İşletme ruhsatı sahibince işletme ruhsatı yürürlük tarihinden itibaren üç yıl içinde alınması gerekli olan çevresel etki değerlendirme kararı, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ve mülkiyet izinleri ile başvurması halinde işletme izni düzenleneceği, işletme ruhsat süresi sonuna kadar gerekli izinlerin alınamaması halinde ise işletme ruhsat süresinin uzatılmayacağı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, kanun koyucunun süresi içinde izinleri alınamamış ruhsatlar ile anılan izinleri süresi içinde alınarak Genel Müdürlüğe verilemeyen ruhsatlar hakkında idari para cezası öngörmek suretiyle belirtilen izinlerin alınması yönünde ruhsat sahiplerini zorlayarak bir yandan madencilik faaliyetlerinin denetlenmesini, diğer yandan işletme ruhsatı düzenlenmiş yerler hakkında işletme izni verilmesi suretiyle madencilik faaliyetlerinin devam ettirilmesini sağlamaya çalıştığı açıktır. (AYM, E.2017/36, K.2017/147, 01/11/2017, § 24)
3213 sayılı Maden Kanunu’na, 18/02/2015 tarih ve 29271 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6592 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle eklenen Geçici 22. maddesinde yer alan "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, 24 üncü maddenin on birinci fıkrası gereğince 7 nci maddeye göre alınması gerekli olan izinler ile Genel Müdürlüğün kayıtlarına işlenmiş alanlarla ilgili diğer izinler için müracaat edilmiş olmasına rağmen süresi içinde izinleri alınamamış ruhsatlar ile anılan izinlerin süresi içinde alınarak Genel Müdürlüğe verilemeyen ruhsatlar hakkında 30.000 TL idari para cezası uygulanır. İdari para cezası yatırılan ruhsatlar iptal edilmez, bu ruhsatlar hakkında 24 üncü maddenin on birinci fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesinin, söz konusu izinlerin idare tarafından geç verilmesinde kişinin kusuru, dahli ve iştiraki bulunmadığı; müracaat edenlerin iradeleri dışında gerçekleşen “süresi içinde izin alamama” nedeniyle sorumlu tutulup cezalandırılmalarının hukuk devleti ilkesi ile suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu belirtilerek iptali istemiyle yapılan başvuruda, Anayasa Mahkemesi, "Kanun’un 7. maddesinin on birinci fıkrasında; çevresel etki değerlendirmesi işlemlerinin Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından, diğer izinlere ilişkin işlemlerin de ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca çevresel etki değerlendirmesi sürecinde en geç üç ay içinde bitirileceği belirtilmek suretiyle süreye bağlandığı da açıktır. Bu süre içinde izinlere ilişkin işlemlerin bitirilememesi hâlinde ise bu durumun idare ve mahkemeler tarafından dikkate alınacağında şüphe yoktur. Zira Anayasa ve ceza hukukunun temel ilkeleri uyarınca kişilere ceza verilebilmesi için aranan koşullardan biri hukuka aykırı eylemin kanunda unsurlarıyla belirtilmiş olması, diğeri de bu eylemin o kişi tarafından kusurlu bir hareketle gerçekleştirilmiş olduğunun ortaya konması zorunluluğudur. Bu bağlamda Kanun’da açıkça belirtilmiş olmasa bile somut olayın özelliklerine göre kişiye atfedilecek bir kusur olmaksızın Kanun’da öngörülen sürelerin geçirilmesi hâlinde ruhsat iptali ya da ruhsat iptali yerine dava konusu kuralla öngörülen idari para cezasının uygulanmaması gerektiği açıktır. Diğer bir deyişle Kanun’da öngörülen idari yaptırımın uygulanabilmesi için izinlerin süresi içinde alınamamasında müracaat sahibine atfı kabil bir kusurun varlığı zorunludur." gerekçesine de yer vererek itirazın reddine karar vermiştir. (AYM, E.2017/36, K.2017/147, 01/11/2017, § 25)
Bu durumda, dava konusu olayda, müracaat sahibine atfı kabil bir kusur olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Olayda, davacı tarafından, 3213 sayılı Kanun'un 7. madde izinleri kapsamında, "ÇED Gerekli Değildir" belgesinin temin edildiği, mülkiyet izni kapsamında ise 03/06/2017 tarihli dilekçe ile 24.600 m² maden işletme ve 13.700 m² maden altyapı izni olmak üzere orman izninin talep edildiği, talebinin, Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Şube Müdürlüğünün 22/06/2017 tarihli yazısı ile; talep edilen bölgenin endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanları içerisinde kaldığından talebin Orman Kanununun 16. maddesinin Uygulama Yönetmeliğinin 5/3. maddesi kapsamında değerlendirme komisyonunca inceleneceği, ancak talep sahasının terörle mücadelede alınması gerekli önleyici tedbirler kapsamında 31/12/2017 tarihine kadar yasaklanan yollar üzerinde kaldığından arazi incelemesi yapılamadığı, bu nedenle talebin beklemeye alındığının bildirildiği, bunun üzerine davacı tarafından 06/11/2017 tarihli dilekçe ile bu durum MAPEG’e bildirilerek, kendi kusurundan kaynaklı olmayan bir sebeple orman izni alamadığının dikkate alınması ve 3213 sayılı Kanunun 24/11. maddesinin tarafına uygulanmaması talebinde bulunulduğu, bu talebin 28/11/2017 tarihli yazı ile reddedildiği, en son 19/06/2019 tarihinde yapılan başvuruya verilen Osmaniye Valiliği İl Jandarma Komutanlığının cevabi yazısında, bölgedeki terör olaylarının halen devam ettiği, bölgede yapılacak çalışmanın güvenli olmayacağının bildirildiği, ayrıca Valiliğin 09/06/2017 tarihli yazısı ile bölgede faaliyet gösteren başka bir madencilik şirketinin bölücü terör örgütünün eylemleri sebebiyle faaliyetinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, davacının 3213 sayılı Kanunun 7. maddesi kapsamında orman iznine yönelik başvurusunun kendi kusurundan kaynaklı olmayan sebeplerle tamamlanamadığı, talep sahasının terör eylemleri sebebiyle Orman Genel Müdürlüğü yetkilileri tarafından incelenemediği, bu haliyle izin başvurusunun kanunda öngörülen süre içerisinde sonuçlandırılamamasında davacıya atfı kabil kusur yüklenemeyeceğinden tesis edilen dava konusu işlemin 202.926,00 TL'lik kısmında bu gerekçe ile hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, sonucu itibariyle usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz isteminin reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4\. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak, 27/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.