SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/5294 E. 2025/3459 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/5294

Karar No

2025/3459

Karar Tarihi

10 Nisan 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5294 E. , 2025/3459 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/5294
Karar No : 2025/3459

TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhlerine olan kısımlar yönünden karşılıklı olarak temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kayseri ili, Melikgazi ilçesi sınırları içerisinde bulunan S:... II.(b) grubu maden arama (işlem talepli) ruhsatlı sahada faaliyetlerin durdurulmuş olmasına rağmen faaliyetlerin devam ettiğinden bahisle, davacının 3213 sayılı Maden Kanunu'nun (7,10,12/7,12/4,12/5,29/4,31/1,) maddeleri uyarınca toplam 813.108,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin davalı idarenin ... tarih ve E:... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca 37.646,00 TL, 10. maddesi uyarınca 62.743,00 TL, 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 25.098,00 TL, 29. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 37.646,00 TL, 31. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 37.646,00 TL para cezası verilmesine ilişkin kısımlar yönünden yapılan incelemede;
Bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacı tarafından izinsiz olarak faaliyette bulunulduğu, bununla ilgili bir bildirim ve beyanın olmadığı, yine izinsiz faaliyet olduğu için teknik nezaretçinin de olmadığı hususlarının ortaya konulduğu, dolayısıyla bahsi geçen maddeler kapsamında davacıya atfedilen fiillerin sübut bulduğu ve idari para cezasının bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 4. ve 5. fıkrası uyarınca tesis edilen kısmının toplam 612.329,00 TL'lik kısmının yönünden,
Dava konusu işlemin dayanaklarından olan 12/02/2016 tarihli tetkik ve değerlendirme raporunda, açılan ocakların pasa ile doldurulmuş olması nedeniyle alan sınırlarının tespit edilemediğinin, ocak için hesaplanacak bir hacmin belirlenemeyeceğinin belirtildiği, buna rağmen 03/10/2016 tarihli heyet raporunda ise, ocak içinden 21.069,38 m³, ruhsat dışından ise 8.257,88 m³ hacim boşaltıldığının belirlendiği, işletme projesinde ocak verimi belirtilmemiş olduğundan, yapılan gözlemlerden blok veriminin %20 olarak alındığının belirtildiği, bu tespitlerin ise her birinin varsayıma dayalı saha içerisindeki üretim izlerinin değerlendirilmesi suretiyle yapıldığı, bir diğer anlatımla üretim faaliyeti yapılan maden sahasında açılan ocaklardan elde edilen maden miktarının ve verim oranının üretim sahasının koordinatları esas alınmak suretiyle soyut, varsayımsal olarak hesaplandığının görüldüğü, bu durumda, faaliyetleri durdurulmuş olmasına rağmen Maden Kanunu'na aykırı şekilde üretim yaptığı sabit olan davacının, tespit edildiği iddia edilen üretim miktarından farklı bir miktarda üretim yapmış olma ihtimalinin bulunmasına karşın bu hususta oluşan tereddütü giderici davalı idarece somut bir tespit ortaya konulamadığı, Mahkemenin 25/12/2019 tarihli ara kararı ile sorulmasına rağmen yine davalı idarece bu durumu somut olarak ortaya koyacak bilgi ve belge sunulamadığı, varsayıma dayalı olarak cezai bir işlem tesis edilmesinin olanaklı olmadığı göz önünde bulundurulduğunda, ruhsat içinden 21.069,37 m³, ruhsat dışından ise 8.257,88 m³ hacim boşaltıldığının tespit edildiğinden bahisle davacı hakkında Maden Kanunu'nun 12. maddenin 4. ve 5. fıkrası uyarınca tesis edilen 612.329,00 TL tutarındaki ceza kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak, dava konusu işlemin, 612.329,00 TL tutarındaki kısmının iptaline; dava konusu işlemin, 200.779,00 TL tutarındaki kısmının reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işlemin sebep unsurunun sakat olduğu, maden sahası içerisinde veya dışarısında herhangi bir faaliyette bulunmadığı ve idari para cezası verilmesinin hukuka aykırı olduğu, ...'ın yetkilisi olduğu şirkete ait olan ve maden ruhsat sahasında yer alan tarladan bazı zamanlarda malzeme alındığı söz konusu şirketçe malzeme çıkarılmasından kendisinin sorumlu tutulamayacağı; Davalı idare tarafından, işletme ruhsatı ve ignimbirit işletme izni düzenlenmesi hususunda ... tarih ve ... sayılı olur alındığı ancak vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge Genel Müdürlüğe verilmediğinden dolayı işletme ruhsatının düzenlenmediğinin tespit edildiği, sahada faaliyetlerin durdurulmuş olmasına rağmen üretim faaliyetlerinin devam ettiğinin anlaşıldığı, üretim yapıldıktan sonra boşaltılan alanın tekrar pasa ile doldurulmuş olduğu, yapılan üretimler hakkkında Genel Müdürlüğe bilgi verilmediği, yapılan üretimin işletme izin alanı dışında ve ÇED izni dışında kaldığı, ruhsat alanı dışından 2.642,52 ton ruhsat alanı içinden 6.740,27 ton üretim yapıldığının tespit edildiği, tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Taraflar savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli olarak onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kayseri ili, Melikgazi ilçesi sınırları içerisinde bulunan II. (b) Grup S:... sayılı maden arama (işlem talepli ruhsatı 14/11/2006 tarihinde davacı adına düzenlenmiştir. Ancak işletme izni ise düzenlenmemiştir.
Davalı idare tarafından sahada yapılan denetim sonucunda hazırlanan 12/02/2016 tarihli tetkik ve değerlendirme raporunda özetle ''Y:... ve Y:... temsili koordinatlarında açılmış iki adet küçük çaplı ocağın daha sonra pasa ile doldurulduğu, buna bağlı olarak topografik ölçüm aletiyle yalnızca şev üst koordinatlarının veri olarak tespit edilebildiği, şev alt kotlarında pasa ile doldurulmuş olması nedeniyle tespit yapılamadığı, ocak için hesaplanacak bir hacmin alan sınırlarının yine bu pasa ile kapatılmış olması nedeniyle belirlenemeyeceği, Y:...-X:... temsili koordinatında açılmış büyük çaplı ocak ile ilgili olarak yine topografik ölçüm cihazıyla ölçüm yapıldığı, bu ocakta şev alt ve şev üst kotlarının belirli olmasına karşın yine ocaktan çıkan malzeme ile ilgili hesaplanacak bir hacmin alan sınırlarının, ocak mahallinde ve söz konusu ruhsat ile ilgili verilen 15/03/2013 tarihli ocağın son durumunun kısmen yansıtılan hali hazır haritada da görüldüğü üzere baştan sona ocaktan çıkan eski atık malzeme yığınları ve stok moloz malzeme yığınları ile kaplı olması nedeniyle belirli olmadığı ve yapılacak bir hesabın sağlıklı olmayacağı, ... tarih ve ... sayılı evrak ekinde verilen ve 22/10/2009 ölçüm tarihli son durum imalat haritası sahanın günümüz durumunu yansıtmadığından yine bu harita üzerinden de bir hesaplama yapılamayacağı'' yönünde görüş bildirildiği, daha sonra aynı heyetten S:... sayılı ruhsatta açılmış olan ocaklarla ilgili Maden Kanunu'nun 12. maddesi kapsamında işlem yapılabilmesi için gerekli değerlendirmenin yapılmasının istenildiği, bunun üzerine heyet tarafından hazırlanan 03/10/2016 tarihli görüş yazısında özetle'' Heyetimizce 10/10/2015 tarihinde yapılan ölçüm ile ortaya çıkan haritadaki ocağın sınırları ile 15/03/2013 ölçüm tarihli ocağın son durumunu yansıtan halihazır haritadaki ocağın sınırları arasındaki fark alanlarda yapılan hacim hesabına göre, ruhsat içinden 21.069,37 m³, ruhsat dışından ise 8.257,88 m³ hacim boşaltıldığı tespit edilmiştir. İşletme projesinde ocak verimi belirtilmemiş olduğundan, yapılan gözlemlerden blok verimi %20 olarak alınmıştır.'' görüşlerine yer verilmiştir.
Maden sahasına ilişkin yapılan şikayetler sonrasında Kayseri Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'nın 03/04/2017 ve 07/08/2018 tarihli maden denetim tutanaklarında "sahada içerisinde iki adet paletli kepçe, bir adet lastikli yüklenicinin ve iki adet kamyonun hazır bulunduğu, ayrıca daimi nezaretçi defterinin sahada bulunmadığı" hususları tespit edilmiştir.
Yapılan bu tespitler üzerine davacının, işletme ruhsatlı sahada faaliyetlerin durdurulmuş olmasına rağmen faaliyetlerin devam ettiğinden bahisle, davacı hakkında 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca 37.646,00 TL, 10. maddesi uyarınca 62.743,00 TL, 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 25.098,00 TL, 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 128.325,00 TL, 12. maddesinin 5. fıkrası uyarınca 484.004,00 TL, 29. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 37.646,00 TL, 31. maddesinin 1.fıkrası uyarınca 37.646,00 TL olmak üzere toplamda 813.108,00 TL idari para cezası verildiği, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Madencilik Faaliyetlerinde İzinler" başlıklı 7. maddesinin 21. fıkrasında; "Çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan veya on üçüncü fıkraya aykırı faaliyette bulunulduğunun tespiti hâlinde 30.000 TL tutarında idari para cezası uygulanarak bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulur. Bu ihlallerin üç yıl içinde üç kez veya daha fazla yapıldığının tespiti hâlinde ise ruhsat iptal edilir." hükmüne, "Beyan Usulü" başlıklı 10. maddesinin 7. fıkrasında; "Gerçek dışı veya yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlâli halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. Üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlâl edilmesi halinde (…)ruhsat iptal edilir.", 8. fıkrasında; "Bu Kanuna göre; ...e) Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi, ... haksız yere hak iktisabı sayılır. Haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanlar da gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edilir." hükmüne, "Üretim ve Sevkiyat" başlıklı 12. maddesinin 4. fıkrasında; "Denetim ve inceleme sonucunda, yaptığı üretim ve sevkiyatı bildirmediği tespit edilen ruhsat sahiplerine, ödenmesi gereken Devlet hakkına ilaveten bildirilmeyen miktar için hesaplanacak Devlet hakkının beş katı tutarında idarî para cezası verilir.",5. fıkrasında ''Ruhsatı olmadan veya başkasına ait ruhsat alanı içerisinde üretim yapıldığının tespiti halinde faaliyetler durdurularak üretilen madene mülki idare tarafından el konulur. Bu fiili işleyenlere, bu fıkra kapsamında üretilmiş olup el konulan ve el konulma imkanı ortadan kalkmış olan tüm madenin ocak başı satış bedelinin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.'' 7. fıkrasında; "Ruhsatlı, ancak üretim veya işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapıldığının tespiti halinde, üretim faaliyetleri durdurularak 20.000 TL idari para cezası uygulanır." hükmüne, "Devlet Hakkı" başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında; "Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması hâlinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir. Ocak başı satış bedeli, ilan edilen emsal fiyattan daha düşük olamaz..." hükmüne, "İşletme Faaliyeti" başlıklı 29. maddesinin 4. fıkrasında; "Ruhsat sahibi, her yıl nisan ayı sonuna kadar bir önceki yıl içinde gerçekleştirdiği işletme faaliyeti ile ilgili teknik belgeleri, işletme faaliyet raporunu ve işletme sahasında arama yapmış ise arama ile ilgili bilgileri Genel Müdürlüğe vermekle yükümlüdür. Yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde 30.000 TL idari para cezası uygulanır. Yükümlülük yerine getirilinceye kadar üretim faaliyeti durdurulur." hükmüne, "Teknik Nezaret" başlıklı 31. maddesinin 1. fıkrasında; "Kaynak tuzlaları hariç olmak üzere maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetleri, maden mühendisi nezaretinde yapılır. Maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde asgari bir maden mühendisi daimi olmak üzere, işletme tekniği, büyüklüğü ve yapısal durumu göz önüne alınarak diğer meslek disiplinlerinden mühendis istihdam edilmesi zorunludur. Daimi nezaretçi ile vardiyalı çalışan işletmelerde işletmenin büyüklüğü ve niteliği esas alınarak her vardiyada zorunlu olarak istihdam edilecek maden mühendisi ve görevlendirilecek diğer mühendislerin görev, yetki ve sorumlulukları, atanma usul ve esasları, eğitimi, çalışma usul ve esasları Bakanlıkça yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.", 2. fıkrasında; "Birinci fıkrada belirtilen istihdam şartlarını sağlamadan maden isletme faaliyetinde bulunulması hâlinde 30.000 TL idari para cezası uygulanarak maden işletme faaliyetleri durdurulur. İstihdam şartlarının sağlanması hâlinde faaliyete izin verilir." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Maden Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrasında; "....bu kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır...." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca 37.646,00 TL, 10. maddesi uyarınca 62.743,00 TL, 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 25.098,00 TL, 29. maddesinin 4. fıkrası uyarınca 37.646,00 TL, 31. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 37.646,00 TL para cezası verilmesine ilişkin kısımlar yönünden, Kayseri ili, Melikgazi ilçesi sınırları içerisinde bulunan II. grup maden işletme ruhsatlı sahada faaliyetlerin durdurulmuş olmasına rağmen maden üretimine devam ettiği, BİMER'e yapılan şikayetler sonrasında Kayseri Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının 03/04/2017 ve 07/08/2018 tarihli maden denetim tutanakları ile ekindeki koordinat belgeleri ile fotoğraflardan bu alanda davacı tarafından izinsiz olarak faaliyette bulunulduğu, bununla ilgili bir bildirim ve beyanın olmadığı, yine izinsiz faaliyet olduğu için teknik nezaretçinin de olmadığı hususlarının ortaya konulduğu, dolayısıyla bahsi geçen maddeler kapsamında davacıya atfedilen fiillerin sübut bulduğu sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, mevzuatta belirtilen izinlerin süresi içerisinde alınamadığı sabit olduğundan, davacı şirketin idarî para cezasıyla cezalandırılmasında mevzuata aykırılılık bulunmamakla birlikte; davacı şirketin idari para cezasına konu eyleminin, 08/10/2015 tarihli olur ile görevlendirilen mahallinde tetkik heyeti tarafından ve 12/02/2016 tarihli denetim raporu ile tespit edildiği, bu sebeple davalı idarece cezalandırılan her eylemin gerçekleştirildiği yıllarda yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre idari yaptırım uygulanması ve anılan her bir yıla ait olmak üzere mevzuatta öngörülen tutarda idari para cezası verilmesi gerekirken, ilgili yıllar itibarıyla gerçekleşen eylemleri için davacı şirketin, dava konusu işlem tarihinde geçerli olan yeniden değerleme oranı uygulanarak 2018 yılı için geçerli olan idari para cezası ile tecziyesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı, davanın kısmen reddi yönündeki idare mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 4. ve 5. fıkrası uyarınca tesis edilen toplam 612.329,00 TL'lik kısmı yönünden,
Davalı idare tarafında düzenlenen 12/02/2016 tarihli tetkik ve değerlendirme raporunda, açılan ocakların pasa ile doldurulmuş olması nedeniyle alan sınırlarının tespit edilemediğinin, ocak için hesaplanacak bir hacmin belirlenemeyeceğinin belirtildiği, buna rağmen 03/10/2016 tarihli heyet raporunda ise, ocak içinden 21.069,38 m³, ruhsat dışından ise 8.257,88 m³ hacim boşaltıldığının belirlendiği, işletme projesinde ocak verimi belirtilmemiş olduğundan, yapılan gözlemlerden blok veriminin %20 olarak alındığının belirtildiği, bu tespitlerin ise her birinin varsayıma dayalı saha içerisindeki üretim izlerinin değerlendirilmesi suretiyle yapıldığı, bir diğer anlatımla üretim faaliyeti yapılan maden sahasında açılan ocaklardan elde edilen maden miktarının ve verim oranının üretim sahasının koordinatları esas alınmak suretiyle soyut, varsayımsal olarak hesaplandığı görülmektedir.
Bu durumda, faaliyetleri durdurulmuş olmasına rağmen Maden Kanunu'na aykırı şekilde üretim yaptığı sabit olan davacının, tespit edildiği iddia edilen üretim miktarından farklı bir miktarda üretim yapmış olma ihtimalinin bulunmasına karşın bu hususta oluşan tereddütü giderici somut bir tespit davalı idarece ortaya konulamamıştır.
Öte yandan davacının idari para cezasına konu eyleminin, 08/10/2015 tarihli olur ile görevlendirilen mahallinde tetkik heyeti tarafından ve 12/02/2016 tarihli denetim raporu ile tespit edildiği , bu sebeple davalı idarece her eylemin gerçekleştirildiği yıllarda yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre idari yaptırım uygulanması ve anılan her bir yıla ait olmak üzere mevzuatta öngörülen tutarda idari para cezası verilmesi gerekirken, ilgili yıllar itibarıyla gerçekleşen eylemleri için davacı şirketin, dava konusu işlem tarihinde geçerli olan yeniden değerleme oranı uygulanarak 2018 yılı için geçerli olan idari para cezası ile tecziyesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Temyizen incelenen karar sonucu itibarıyla hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının
a) Dava konusu işlemin, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca ... TL, 10. maddesi uyarınca ... TL, 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca ... TL, 29. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ... TL, 31. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ... TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısımlar yönünden BOZULMASINA,
b) Dava konusu işlemin, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 4. ve 5. fıkraları uyarınca tesis edilen toplam ... TL'lik kısmı yönünden yukarıda belirtilen gerekçelerle ONANMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 10/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim