SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/4697 E. 2025/6332 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/4697

Karar No

2025/6332

Karar Tarihi

2 Temmuz 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4697 E. , 2025/6332 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4697
Karar No : 2025/6332


TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR):1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

2- ...Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Mermer Madencilik Turizm Tic. ve İnş. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

DAVACI YANINDA MÜDAHİLLER: 1- ... 2- ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından işletilen Aydın ili, Bozdoğan ilçesi, ... sicil numaralı madene ilişkin olarak "ruhsat sahasından 1.960.201,66 ton mermerin sevk edildiği halde beyan edilmediği ve satış faturalarından doğan devlet hakkının eksik yatırıldığı" gerekçesiyle 24.403.074,19-TL Devlet hakkı ile 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 yılı Devlet hakkı farkları olan 20.823.811,98-TL hazine payının ve 833.673,29-TL orman payının bir ay içerisinde ödenmesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ruhsat sahasında ocak veriminin geçmişte yıllara göre değişim göstermesine karşın bir ölçüm ya da inceleme yapılmaksızın izin içi alanda ocak veriminin % 20 (temdit projesinde yer aldığı şekilde) alındığı ancak bunun sebebinin ortaya konulamadığı, diğer taraftan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı delil tespiti dosyasına sunulan bilirkişi raporunda hacim boşaltılan alanın m3/ton hesabıyla idarenin belirlediği m3/ton hesabı ve ocak verimi arasında bariz fark olduğu, yine davacı kurum tarafından hazine ve orman payı bedelinin 2011 ile 2017 yılları arasına ilişkin olduğu, 24.403.074,19 TL devlet hakkının hangi yıllara ilişkin olduğunun belirlenemediği, devlet hakkı, hazine payı ve orman payının her yıl için ayrı ayrı belirtilerek istenmesi durumunda istenen bu alacakların vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, ancak dava konusu işlemde orman bedeli ile hazine payı alacakları açısından hesaplamanın 2011 yılından başlaması nedeniyle bu alacaklarının bir kısmının zamanaşımına uğradığı, öte yandan devlet hakkına ilişkin hangi yıla ne kadar devlet hakkı tahakkuk ettirildiği belirsiz olduğundan 6183 sayılı Kanun'a göre zamanaşımı denetimi yapılamadığı, öte yandan devlet hakkı oranının II (b) grubu madenlerde 18 Şubat 2015 tarihine kadar % 2 olduğu, bu tarihten sonra % 4'e çıkarıldığı dikkate alındığında tüm devlet hakkının % 4'lük oran üzerinden hesaplanmasının hukuki güvenlik ilkesinden dolayı davacının aleyhine olduğu, devlet hakkının hesaplanmasında esas alınacak ocak başı satış fiyatının yeniden değerleme oranı üzerinden arttırılacağına ilişkin kanuni düzenlemenin 28/02/2019 tarihinde yürürlüğe girdiği ve söz konusu düzenlemenin geçmişe etkili olacağı yönünde geçiş hükmünün de bulunmadığı dikkate alındığında 2011 ile 2017 yılları arasında yürürlükte olmayan düzenleme esas alınarak “kanunların geriye yürümezliği" ilkesine aykırı olacak şekilde ocak başı satış fiyatının yeniden değerleme oranında arttırılamayacağı, ayrıca ocak başı fiyatının 302,20 TL olarak belirlendiği, bu belirlemenin hangi yıl esas alınmak suretiyle yapıldığının belirlenemediği (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün yıl bazında yayınladığı ocak başı satış fiyatlarına ilişkin yıllık listelerden de bulunamadığı) hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı ... Bakanlığı tarafından, mahallinde yapılan denetim sonucu tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı ... İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, bildirilmediği veya eksik beyan edildiği görülen Devlet hakkı için tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :Davacı tarafından istemlerin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı yanında müdahillerce savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen gerekçeli onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Aydın ili, Bozdoğan ilçesi, ... sicil numaralı madenin 09/09/2005 tarihinde davacı şirketçe devralındığı, Bakanlık makamının 24/04/2017 tarih ve ... sayılı emri ile başlatılan inceleme neticesinde düzenlenen ... tarih ve ... sayılı inceleme raporunda özetle; "11/09/2018 tarihinde mahallinde inceleme yapıldığı, bu incelemede ruhsat sahibi tarafından temdit işletme projesinde beyan edilen %20 verimin ocağı yansıttığı, imalat haritaları ve sayısal veriler incelenerek sahada toplam 6.477.159,70 m3 hacim boşaltılmasının tespit edildiği, dolayısıyla 3.497.666,24 ton üretim miktarı olduğu, bunun 1.960.201,66 tonluk kısmının beyan edilmediği, buna göre 2011 yılından itibaren 24.403.074,19 TL devlet hakkı, 833.673,29 TL orman payı, 20.823.811,98 TL Hazine payının ödenmesi gerektiğinin" tespit edildiği, rapor üzerine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 31/07/2019 tarih ve 30 onay sayılı ve Bakanlık makamının 22/08/2019 tarihli Oluruna istinaden Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile "ruhsat sahasından 1.960.201,66 ton mermerin sevk edildiği halde beyan edilmediği ve satış faturalarından doğan devlet hakkının eksik yatırıldığı" gerekçesiyle 24.403.074,19-TL devlet hakkı ile 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 yılı Devlet hakkı farkları olan 20.823.811,98-TL hazine payının ve 833.673,29-TL orman payının bir ay içerisinde ödenmesinin talep edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3213 sayılı Maden Kanunu'nun 3. maddesinde Devlet hakkı "Maden istihracı ile sağlanacak gelirden Devlet payına düşen ve ödeme yükümlülüğü ruhsat sahibine ait olan kısım." olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un "Devlet hakkı" başlıklı 14. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde de, "(Değişik birinci fıkra: 10/6/2010-5995/8 md.) Devlet hakkı, ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınır.(Ek fıkra: 10/6/2010-5995/8 md.) Üretilen madenin hammadde olarak kullanılması veya satılması hâlinde, aynı pazar ortamında madenin işletmelerdeki tüvenan olarak ocak başı satışında uygulanan fiyat, ocak başı satış fiyatıdır. Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir. (...) Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Genel Müdürlük tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır. İşletme izni olan maden ruhsatlarından her yıl en az ruhsat bedeli kadar Devlet hakkı alınır. (...) Devlet hakkının tamamı, her yıl haziran ayının son gününe kadar ruhsat sahibi tarafından Genel Müdürlüğün muhasebe birimi hesabına yatırılır." hükmü yer almıştır.
3213 sayılı Kanun'un 5995 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 4. fıkrasında "Devlet hakkı;
a) I. Grup ve II. Grup (a) bendi madenler ile mıcır, kaba inşaat, baraj, gölet, liman, yol gibi yapılarda kullanılan her türlü yapı hammaddelerinde ocak başı satış fiyatı boyutlandırılmış ve/veya yıkanmış olarak satılan fiyatı olup, bu madenlerden % 4,
b) II. Grup (b) bendi madenlerde % 2, ancak bu madenlerin yurt içindeki kendi tesisinde işlenerek uç ürün haline getirilmesi durumunda % 1,
c) III. Grup ve V. Grup madenlerde % 4,
ç) IV. Grup madenlerde % 2, ancak Altın, Gümüş ve Platin madenlerinde % 4,
d) VI. Grup madenlerden % 4, oranında alınır.
(Ek fıkra: 10/6/2010-5995/8 md.) Ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatı Bakanlık tarafından denetlenir ve eksik beyanlar tamamlattırılır. Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılacak madencilik faaliyetlerinden Devlet hakkı % 30 fazlasıyla alınır. Devlet hakkı işletme ruhsat harç miktarından az olamaz" düzenlemesi mevcutken 18/02/2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4/2/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile II. Grup (b) bendi madenlerde devlet hakkı oranın % 4'e çıkarılmış, 28/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7164 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile devlet hakkı oranı % 4,5 olmuş, aynı Kanun değişikliğinin 12. maddesinde Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 9. fıkrasına "Genel Müdürlük veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından uygulanacak idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak ocak başı satış fiyatı, bir önceki yıl geçerli olan ocak başı satış fiyatının, ilgili yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında arttırılması sureti ile hesaplanır." hükmü eklenmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 102. maddesinde; “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlardaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur. Zamanaşımından sonra mükellefin rızaen yapacağı ödemeler kabul olunur.” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık, ruhsat sahasından üretilerek sevk edildiği halde beyan edilmediği gerekçesiyle hesaplanan Devlet hakkı tutarı ile eksik beyan edilen Devlet hakkı farkından kaynaklanmaktadır.
Dava konusu işlemin ruhsat sahasından 1.960.201,66 ton mermerin sevk edildiği halde beyan edilmediği ve satış faturalarından doğan devlet hakkının eksik yatırıldığı gerekçesiyle ödenmesi istenilen 24.403.074,19-TL Devlet hakkına ilişkin kısmı yönünden:
Uyuşmazlığın çözümü için, dava konusu işleme esas alınan üretim miktarının ortaya konulması, üretim miktarının doğru şekilde tespit edilebilmesi için ise ruhsat sahasından boşaltılan hacmin ve bu hacimden elde edilen mermer miktarının (verimin) tespit edilmesi gerekmektedir. Bu tespitin yapılmadığı/yapılamadığı durumlarda dava konusu işlemin içeriğinin irdelenmesi olanaklı olmayacaktır. Zira, dava konusu işlemin tesis edilmesine dayanak teşkil eden ve uyuşmazlığın çözümüne ilişkin temel hususun sahadan boşaltılan hacmin ve üretilen mermer miktarının hesaplanması oluşturmaktadır.
İdare Mahkemesince her ne kadar keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı delil tespiti dosyasına sunulan bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmeler hükme esas alınmış, sahadan üretilen madenin hesaplamasına esas olacak hacim miktarı için bilirkişi raporundaki hacim miktarı ile idare tarafından hesaplanan hacim miktarı arasında büyük fark bulunduğu kabul edilmiş ise de, dava konusu işleme esas alınan hacmin 2005 ila 2017 yıllarını içerecek şekilde ölçüldüğü, buna karşın delil tespiti için yaptırılan bilirkişi incelemesinde sahanın 2011 ila 2017 yıllarını içerecek şekilde ölçüm yapıldığı, davalı idarenin ölçümü sonucunda yaklaşık 6.5 milyon m3 hacmin boşaltığı, delil tespiti sonucunda alınan bilirkişi raporunda yaklaşık 4.3 milyon m3 hacmin boşaltığının tespit edildiği, her iki tespit arasındaki 6 yıllık fark gözetildiğinde ve yapılan ölçüm orantılandığında davalı idarece yapılan hesaplamada bir hata bulunmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki davalı idarece yapılan hesaplamanın da ruhsat sahasına gidilmek suretiyle ve aralarında jeoloji mühendisi, maden mühendisi ve harita mühendisinin de bulunduğu 6 kişilik bir ekip tarafından yapıldığı, adli yargı yerinde alınan bilirkişi raporunda da söz konusu hacim değerlerine ilişkin davalı idare tarafından yapılan hesaplamanın hangi nedenlerle yanlış olduğuna dair açıklamalarda bulunulmadığı görülmüştür.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, davacı tarafından verilen işletme faaliyet raporlarında ve işletme projelerinde (revize projeler de dahil olmak üzere) verim oranının farklı şekilde gösterildiği, buna karşın davalı idarece davacının yalnızca revize projesi esas alınarak ortalama verimin %20 olarak hesaplandığı, verim oranının 2005 ila 2017 yılları arasında davacının tüm işletme projeleri ve faaliyet bilgi formları esas alınarak hesaplanması gerekirken bu yöntem benimsenmeksizin belirlenen oranın hukuken kabul edilebilir ve makul düzeyde olmadığı, yine işletme projesinde maden yoğunluğunun 2,7 ton/m3 olarak beyan edilmesi ve idareye yapılan bildirimlerde (satış bilgi formu, işletme faaliyet raporu vb.) söz konusu oranın esas alınması nedeniyle idarece esas alınan yoğunluk oranında da isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu haliyle, idarece tespit edilen hacim ve yoğunluk hesaplamalarında hukuka aykırı bir yön, verim hesabında ise hukuka uygunluk görülmemiş olup, temyize konu kararın söz konusu kısımlarının yukarıda yer verilen gerekçe ile onanması gerekmektedir.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden, Devlet hakkının ocaktan çıkarılan madenin ocak başındaki fiyatından alınacağı, Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edileceği, Devlet hakkı tutarının her yıl haziran ayının son gününe kadar ruhsat sahibi tarafından ödeneceği, Devlet hakkının yıllık bazda hesaplanacağı ve Devlet hakkı tutarının her yıl için ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Devlet hakkı tutarının her yıl için ayrı ayrı belirtilerek istenmesi gerektiğinden, davalı idarece yeniden tesis edilecek olan işlemde; ruhsat sahasında geçmiş yıllarda hangi kalitede ne kadar maden üretildiğinin tespit edilmesi mümkün olmadığından, davacının geçmiş yıllara ait üretimlerinin hangi kalite mermer için ne kadar olduğu belirlenerek, bu hesabın orantı yapılmak suretiyle ilgili yıllara uygulanması veya bu şekilde hesap yapılamaması halinde (yeterli miktarda üretim olmaması veya hiç üretim yapılmaması gibi hallerde) üretimin her yıl eşit miktarda yapıldığı kabul edilmek suretiyle her bir yıla isabet eden üretim miktarının ve kalitesinin bulunması gerekmektedir.
Bu üretim miktarı üzerinden ödenmesi gereken Devlet hakkının ilgili yıla ait ocak başı satış fiyatının ve yine ilgili yıla ait Devlet hakkı oranının (II (b) grubu madenlerde 18/02/2015 tarihine kadar %2 olduğu, bu tarihten sonra %4'e çıkarıldığı) esas alınması, yapılacak hesaplamada zamanaşımına ilişkin 6183 sayılı Kanun hükümlerinin gözetilmesi, 4 farklı kalite mermerin ortalama ocak başı satış fiyatının alınması yerine davacının satış bilgi formları dikkate alınarak üretimin hangi kalitede hangi miktar yapıldığı yukarıda belirtildiği şekilde gözetilerek ortalamanın bulunması gerektiğinden, temyizen incelenen kararın diğer kısımları yönünden sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından belirtilen gerekçeler eklenmek suretiyle onanmasına karar verilmiştir.
Dava konusu işlemin 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 yılı Devlet hakkı farkları olan 20.823.811,98-TL hazine payı ve 833.673,29-TL orman payına ilişkin kısmı yönünden:
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinden, ruhsat sahibi tarafından beyan edilen asgari ocak başı satış fiyatının davalı idare tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı açık olduğundan, devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında birliği sağlayarak devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalı idarenin dayanaklarını ortaya koymak suretiyle asgari emsal fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Nitekim bu durum 6592 sayılı Kanun ile Maden Kanunu'nun 14. maddesinde yapılan değişiklikle, "Madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edilir." denilmek suretiyle yasal temele de kavuşturulmuştur.
Uyuşmazlıkta, satış faturaları, muhasebe kayıtları vb. hususlar dikkate alınmak suretiyle, davacının beyan ettiği ocak başı satış fiyatı ve bu fiyat üzerinden hesaplanan Devlet hakkı ile davalı idarece tespit edilen ocak başı satış fiyatı ve bu fiyat üzerinden hesaplanan Devlet hakkı arasında fark bulunduğu sonucuna varılarak dava konusu işlem tesis edilmiştir. Mevzuat uyarınca emsal fiyat tespiti hususunda davalı idare yetkili olduğundan, 2011 ila 2017 yılları için yapılan hesaplamanın bir kısmının zamanaşımına uğraması nedeniyle dava konusu işlemin tamamının iptaline karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, gerekli bilgi ve belgeler edinilmek suretiyle dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, davalı idarece davacının beyan ve kayıtlarına göre belirlenen emsal ocak başı satış fiyatının ve Devlet hakkı farklarının yerinde olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğinden, eksik inceleme ve araştırma üzerine verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Devlet hakkı farkına ilişkin davacı tarafından bir yeminli mali müşavirden rapor alınarak dosyaya sunulduğu da görülmüştür.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz istemlerinin reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının
a) Dava konusu işlemin, 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 yılı Devlet hakkı farkları olan ...-TL hazine payı ve ...-TL orman payına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
b) Dava konusu işlemin, ruhsat sahasından 1.960.201,66 ton mermerin sevk edildiği halde beyan edilmediği ve satış faturalarından doğan devlet hakkının eksik yatırıldığı gerekçesiyle ödenmesi istenilen ...TL Devlet hakkına ilişkin kısmının yukarıda yer verilen gerekçe ile ONANMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak, 02/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim