Danıştay danistay 2021/4203 E. 2025/6960 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/4203
2025/6960
17 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4203
Karar No : 2025/6960
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): ... Nakliyat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Antalya ili Konyaaltı ilçesi, ... ... Mevkiinde bulunan eleküstü dolgu malzemesinin taşınması sırasında davalı idarenin 18/12/2016 tarihli suç zabıt tutanağı ile iş makinalarına haksız yere el konulduğu, el konularak yeddiemine teslim edilen araçlar nedeni ile araçları kiraladığı şirkete araçlar kullanılmamasına rağmen kira bedeli ödemek zorunda kaldığı ve kendisine ait olup kullanamadığı iş makinası nedeni ile de zarara uğradığından bahisle toplam 223.509,24-TL olarak belirttiği zararının tutanak tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; iş makinaları ve kamyona el konulmasına ilişkin 18/12/2016 tarihli tutanağın hukuka uygun olduğunun anlaşılması karşısında idarenin hizmet kusuru esaslarına göre herhangi bir tazmin sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden, davacının 223.509,24-TL'lik tazminat isteminin hukuki dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinafa konu mahkeme kararında, Mahkemelerinin E:..., K:... sayılı kararı ile eleküstü dolgu malzemesinin orman sınırları dışına tahliyesi için en az 362 gün nakliye süresi verilmesi gerektiği yönünde karar verildiği, ancak iş makinaları ve kamyona el konulmasına ilişkin tutanağın düzenlendiği 18/12/2016 tarihi itibariyle Mahkemelerinin verdiği 362 günlük tahliye süresinin geçmiş olduğu, dolayısıyla söz konusu tutanağın hukuka uygun olduğu gerekçesine yer verildiğini ancak, ... İdare Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararının 11/11/2016 tarihinde verildiği dikkate alındığında 362 günlük tahliye süresinin el koyma tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle dolmadığı açık olmakla birlikte idari yargı yetkisinin, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerinin idari işlem niteliğinde yargı kararı veremeyecekleri, tahliye için 362 gün nakliye süresi verilmesi gerektiği yolundaki mahkeme kararı ile davacıya doğrudan böyle bir süre verilmesinin de mümkün olmadığı açık olduğundan mahkeme kararının gerekçesinde hukuki isabet bulunmadığı, anılan mahkeme kararı uyarınca davacının başvurusu üzerine veya davalı idarece kararın uygulanması anlamında idari işlem tesisi yoluyla davacıya en az 362 gün süre verilmesi ve bu işlemin tebliği üzerine davacının orman sahasına girerek stok malzemeyi nakledebileceği, uyuşmazlıkta ise davalı idarenin bu yönde bir işlemi olmadan doğrudan mahkeme kararına dayalı olarak orman sahasından malzeme taşımaya başlandığı, orman sahasına izinsiz girilmesi nedeniyle gelen ihbar üzerine davacı şirketin kamyon ve iş makinalarına el konulmasında ve bu yönde düzenlenen 18/12/2016 tarihli tutanakta herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, hukuka uygun bulunan işlem nedeniyle davacı şirketin zarara uğradığından söz edilemeyeceğinden tazminat isteminin reddi gerektiği sonucuna varılarak istinaf başvurusunun gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yerel mahkemenin uğranılan zararın tazmini taleplerinin haklı olup olmadığını irdelemek ve tartışmak yerine davalarına dayanak olan ve hukuka aykırılığı kesinleşmiş bir takipsizlik kararı ile sabit bulunan tutanağın hukuka uygun olup olmadığının denetlendiği, uğramış oldukları zararın kaynağının tutulan suç tutanağı olduğu, bu suç tutanağı gereğince şirket yetkilisinin yargılandığı ve hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma nolu dosyası ile takipsizlik kararı verildiği ve bu karara yapılan itirazın da reddedilerek suçsuzluğunun kesinleştiğinin yargı kararı ile sabit olduğu, suçsuzluğu kesin hüküm ile belirlendiğinden haksız yere el konulan iş makineleri ve kamyondan dolayı maddi zarara uğradıkları, yerel mahkeme gerekçesinde davanın dayanağını oluşturan kesinleşmiş takipsizlik kararından hiç bahsedilmediği, fakat suç tutanağının hukuka uygun olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, bakılan davada davalı orman idaresinin malzemenin şirkete ait olduğu kabul edilerek şirkete ait malzemenin nakli için 30 gün süre verildiği, ancak mahkemece bilirkişi raporlarına da dayanarak bu sürenin imkansız bir süre olduğu mücbir sebepler hariç en az 362 gün süre verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin işlemini iptal ettiği, bu karardan sonra şirket yetkilisinin defalarca malzemeyi nakletme girişimlerinde bulunduğu, fakat her defasında orman idaresinin ve kamu gücünün direnciyle karşılaştığı ve nihayetinde girişimlerinin başarısız olduğu yani malzemesini nakletmesine izin verilmediği, şirket yetkilisinin bu konuda suç duyurusunda dahi bulunduğu, suçsuzluğu mahkeme kararıyla kesinleşen ve anılan davayı da kazanarak malzemesini nakletmek için makul bir süre kazanan şirket yetkilisinin tüm bu hukuki mücadelenin sonunda malzemesini nakletmek isteyeceği, idarenin bu süreden sonra şirket yetkilisine malzemesini nakletme imkanı vermediğini ve kamu gücünü kullanarak mahkeme kararının uygulanmasını engellediğini kanıtlayan delillerin mevcut olduğu, verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Antalya ili, Konyaaltı iilçesi ... mevkiinde 1994-1997 yılları arası kum- çakıl ocağı işletmiş olan davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği talep fazlası bir kısım malzemenin sahada stoklandığı, stoklanan elek üstü 677.721m3 malzemenin verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun Antalya İl Özel İdaresinin ... tarihli, ... sayılı işlemi ile reddedildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın Danıştay Sekizinci Dairesinin 10/10/2017 gün ve 2015/12508 Esas, 2017/7041 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak ... tarih veE:..., K:...sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, verilen kararın Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/06/2018 tarih ve E:2018/1455, K:2018/3586 sayılı kararı ile onandığı görülmektedir. Davacı tarafından yapılan karar düzeltme istemi de Dairemizin 29/01/2019 tarih, E:2018/5687 K:2019/546 sayılı kararı ile reddedilerek karar kesinleşmiştir.
Davacı tarafından Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılması üzerine Anayasa Mahkemesinin ...tarih ve ... başvuru numaralı kararı ile ''gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine'' sonucuna varılmış ve ihlal sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, Dairemizin 08/11/2024 tarih, E:2023/6912, K:2014/5759 sayılı kararı ile Dairemizin 25/06/2018 tarih ve E:2018/1455, K:2018/3586 sayılı kararının kaldırılmasına, ... İdare Mahkemesinin... tarih veE..., K:... sayılı kararının gerekçe ile onanmasına karar verilirken,... tarih, E:... sayılı dosyasında verilen karar ile davacının kararı düzeltilmesi istemi kabul edilerek ... İdare Mahkemesinin ... tarih veE:..., K:... sayılı kararının bozulmasına,
Uyuşmazlık konusu olayda söz konusu mevkiide bulunan davacıya ait eleküstü malzemenin 30 gün içerisinde nakliyesinin yapılarak malzemenin orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin 18/06/2015 tarihli işleme karşı açılan davada ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:... K:...sayılı kararı ile davacıya eleküstü dolgu malzemesinin orman sınırları dışına tahliyesi için en az 362 gün nakliye süresi verildiği, anılan kararın Dairemizin 29/01/2019 tarih, E:2017/117, K:2019/548 sayılı kararı ile hukuki duruma göre yeniden karar verilmesi amacı ile bozulmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı şirket tarafından stok malzemenin orman sahası dışına taşınması ile ilgili işlere başlandıktan sonra ormanlık alanda ormana ait kum ve çakıl nakledildiğinden bahisle gelen suç ihbarı üzerine Orman İşletme Şefliği Koruma Ekibi tarafından olay yerine gidilerek yapılan tespit üzerine Orman sınırları içinde işgal ve faydalanma suçu işlendiğinden bahisle 18/12/2016 tarihli suç zaptı tutanağının düzenlendiği ve davacı şirkete ait kamyon, kepçe ve iş makinasına el konulduğu, yapılan arama ve el koyma işleminin ... Sulh Ceza Hakimliğini... tarihli kararı ile Ceza Muhakemesi Kanun'un 127. ve devamı maddeleri gereği delil olarak kullanılması için onandığı, yapılan adli soruşturma sonucunda davacı şirket yetkilisi hakkında anılan suçtan dolayı kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi üzerine davacı şirket tarafından ilgili suç zaptı tutanağı ile araçlarına haksız yere el konulduğu ve oluşan zararın tazmin edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından iptal davaları, (b) bendinde; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından tam yargı davaları açılabileceği, maddenin 2. fıkrasında; idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, İdari mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyecekleri kuralı yer almıştır.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) maddesinde; dava dilekçelerinin, görev ve yetki yönünden, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise; adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesinin 1. fıkrasında, "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, verimli orman alanları, orman parkları, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Tarım ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz. Ruhsatname veya imtiyaz almış olanlarla, ruhsatname veya imtiyaz alacaklar, işe başlamadan evvel çalışma sahalarını orman idaresine haber vermeye ve ormana zarar gelebilecek hallerde, orman idaresinin göstereceği tedbirleri almaya ve yapmaya mecburdurlar..." aynı Kanun'un ceza hükümlerine ilişkin 92. maddesinde, "Bu Kanunun 16 ncı maddesi gereğince izin almadan ormanlardan açılan maden ocakları idarece kapatılır. Çıkarılan madenler ve her türlü tesisler ile alet, edevat ve nakil vasıtalarına elkonulur. Elkonulan mallar, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre müsadere edilir. Bu Kanunun 16 ncı maddesi gereğince izinsiz maden ocağı açanlara veya işletenlere, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası verilir. Kanun hükümlerine göre verilen ruhsat veya izin belgesindeki sürenin dolmasına rağmen maden ocağı işletmeye devam edenler ya da izin verilen alandaki sınırı aşanlar, 91 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, bu Kanunun 93 üncü maddesi hükümlerine göre cezalandırılır. Başkaca zarar husule gelmiş ise bu zarar ayrıca genel hükümlere göre hukuk mahkemesinde dava açmak suretiyle tazmin ettirilir. İzin alarak bu nevi ocakları açanlar idarece kendilerine veya temsilcilerine tebliğ edilecek tedbirlere riayet etmezler ise beşbin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca, bu tedbirlere riayet edilinceye kadar ocaklar işletilmekten men edilir..." hükmü bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, ormanlık alanda ormana ait kum ve çakıl nakledildiğinden bahisle gelen suç ihbarı üzerine Orman İşletme Şefliği Koruma Ekibi tarafından olay yerine gidilerek yapılan tespit üzerine Orman sınırları içinde işgal ve faydalanma suçu işlendiğinden bahisle 18/12/2016 tarihli suç zaptı tutanağının düzenlendiği ve davacı şirkete ait kamyon, kepçe ve iş makinasına el konulduğu, yapılan arama ve el koyma işleminin ... Sulh Ceza Hakimliğinin... tarihli kararı ile Ceza Muhakemesi Kanun'un 127. ve devamı maddeleri gereği delil olarak kullanılması için onandığı, yapılan adli soruşturma sonucunda davacı şirket yetkilisi hakkında anılan suçtan dolayı kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi üzerine davacı şirket tarafından ilgili suç zaptı tutanağı ile araçlarına haksız yere el konulduğu ve oluşan zararın tazmin edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı ve bu nedenle orman işgal suçuna ilişkin yargısal sürecin, kanun yolları tüketilerek kesinleştiği anlaşılmakla, Anayasanın 138. maddesinin son fıkrası uyarınca, yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduklarına ve mahkeme kararlarının yerine getirilmesini geciktiremeyeceklerine göre, Orman Kanunu'nun ceza hükümleri gereğince, orman kolluğu ve adli yargı yerince verilen kararının infazına yönelik tesis edilen dava konusu işlem, idarenin bu konuda tek taraflı bir şekilde kamu gücüne dayanarak, üstün hak ve yetkileri çerçevesinde yaptığı bir idari işlem olmakla birlikte, esasen adlî yargı kararının uygulanmasına yönelik bir tazmin talebi niteliğinde olduğundan, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçe ile reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4\. Kesin olarak 17/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.