SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/4103 E. 2025/5149 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/4103

Karar No

2025/5149

Karar Tarihi

28 Mayıs 2025

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4103 E. , 2025/5149 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4103
Karar No : 2025/5149

DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2-...Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
3-... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU :
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan alınan çalışma ruhsatına istinaden taksi işletmeciliği faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 14/04/2021 tarih ve 31414 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrikli Skuter Yönetmeliği'nin 6., 7., 8., 9., 10.,11., 12., 13., 14., 15., 16., 20., 21., 22., 23., 24. ve 25. maddelerinin iptali ile Yönetmeliğin dayanağı olan 7261 sayılı Kanun'un 11., 22., 23., 24., 25., 26., 32. ve 33. maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek somut norm denetimi yoluyla iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu Yönetmeliğin dayanak Kanunu olan 7261 sayılı Kanun'un 11., 22., 23., 24., 25., 26., 32. ve 33. maddeleri yönünden somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması gerektiği; Yönetmeliğin dayanağı Kanun hükümlerinde e-skuter işletmeciliği, kiralamacılığı, iş ve işlemlerine dair herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, Kanunda yetki verilmeyen bir konuda Yönetmelik çıkarıldığı, Kanunda e-skuterlarla ilgili düzenleme yapma yetkisinin Bakanlıklara verilmesinin de hukuka aykırı olduğu, zira belediye sınırları içerisinde taşımacılığı düzenleme yetkilerinin bulunmadığı, bu itibarla Yönetmeliğin 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13. maddelerinin ve bu maddelerin iptali halinde mecburi olarak 14., 15., 16., 20., 21., 22., 23., 24. ve 25. maddelerinin de iptali gerektiği; Yönetmeliğin 15. maddesi ile 16. maddesinin 9. fıkrasına ilişkin olarak, ilgili hükümlerin sınırlı ehliyetsizler hakkında Türk Medeni Kanunu’nda getirilen düzenlemelere aykırı olduğu; 11. maddeye ilişkin olarak, belediyelerin e-skuter sayısının tespit şekline dair somut bir belirleme getirilmediği, getirilen düzenlemelerin de trafik yoğunluğunu artıracak nitelikte olduğu, sadece nüfus kriteri üzerinden belirleme yapılmasının öngörüldüğü, şehirdeki alt yapı eksikliği ve şehrin genel ihtiyaçlarının göz önüne alınmamasının faydasız ve belirsiz olacağı; dava konusu Yönetmelikte eksik düzenlemelerin de söz konusu olduğu, buna göre, Yönetmelikte zorunlu mali mesuliyet sigortalılığına dair bir düzenlemenin mevcut olmadığı, işletmeci şirketlerin kullanım kurallarına uygun araç bulundurmayışı, bakım ve onarımlarını zamanda yapmaması halinde uygulanacak müeyyidelerin de belirsiz olduğu, 5. maddede birtakım yasakların öngörüldüğü ama bu yasaklara uyulmadığında ne yapılacağının düzenlenmediği, e-skuterların kask zorunluluğundan muaf tutulmamaları gerektiği, bu hususta hangi güvenlik imkanının sağlandığının belirsiz olduğu, şehir içinde e-skuter araçlarının nereye, ne şekilde park edeceklerinin belirlenmediği, 25 km/saatlik bir hıza sahip olmalarına rağmen 50 km/saatlik hız sınırı olan yollarda kullanımına imkan verilmesinin çelişki meydana getirdiği, bu husustaki denetimin mobil uygulama üzerinden yapılması mümkün olmasına rağmen bu hususta düzenlemeye yer verilmediği, yasaklı yollarda ve bölgelerde uygulamanın çalışmayacağına dair ek bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu, öte yandan, e-skuter düzenlemesi ile şehir içi taşıma niteliğinde yeni bir taşıma türü meydana gelmesine rağmen buna ilişkin kuralların oluşturulmadığı, taksiler yönünden haksız rekabete sebebiyet verildiği, verilecek yetki belgesi ve izinlerin ne şekilde verileceğinin belirsiz olduğu, bu hususta eşit rekabet ortamını sağlayacak şekilde ihale işlemlerinin öngörülmediği, taksicilerin kazanılmış haklarının korunması gerektiği, bu taşıtlar nedeniyle taksi müşterisi sayısının doğrudan etkileneceği, kısa mesafeli gidişlerde yolcu sayısının azalacağı, taksiciler için taksimetre dahilinde hizmet verme zorunluluğu ve fiyatların belediye tarafından belirlenmesi mevcut iken, e-skuterlarda tarifenin ne şekilde olacağına dair bir düzenlemenin olmadığı, şehir içinde yolcu taşımacılığının münhasıran taksi ve dolmuşlarla yapıldığı, iki tekerlekli araçlarla yolcu taşımacılığı yapılmasını öngören kanuni düzenlemenin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
DAVALI ... BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI : Usul yönünden, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği; esas yönünden, dava konusu Yönetmeliğin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 66. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak yürürlüğe konulduğu, e-skuterın motorlu bir araç olmadığı, bataryalı olduğu, aynı elektrikli bisikletler gibi şarj edilerek çalışabildiği, maksimum 25 km/sa. hız kapasitesinin bulunduğu, bireysel kullanıma hizmet eden, ortalama 12-14 kg. ağırlığa sahip bir araç olduğu, böyle bir aracın taşıt sayılması ve ehliyet ile kullanılmasının iddia edilmesinin hukuki olmadığı, ticari taksi ve otomobil ile aynı sınıfta sayılması gerektiği iddiasının yersiz olduğu, e-skuter kullanımına ilişkin sözleşmede Türk Medeni Kanunu hükümlerine aykırı bir yön bulunmadığı savunulmaktadır.

DAVALI ... BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI : Usul yönünden, davanın ehliyet ve süre aşımı yönünden reddi gerektiği; esas yönünden, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca verilen yetkiye istinaden dava konusu Yönetmeliğin yürürlüğe konulduğu, güvenli, sağlıklı ve çevreci ulaşım araçlarından olan e-skuter işletmeciliği faaliyetlerinin diğer ulaşım türleri ile entegre bir biçimde sürdürülebilir bir ulaşım sistemi içerisinde gelişimini sağlamanın amaçlandığı, e-skuterların bisiklet yolunda kullanılmasının UKOME veya il trafik komisyonu kararı alınması şartıyla mümkün olduğu savunulmaktadır.

DAVALI ...BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI : Dava konusu Yönetmelik ile, paylaşımlı elektrikli skuter (e-skuter) işletmeciliği faaliyetlerinin ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlenerek bu faaliyetlerde düzenin ve güvenliğin sağlanması, ulaşımın çevre üzerindeki egzoz emisyon ve karbon salınımı gibi olumsuz etkilerini azaltarak çevresel değerleri korunması, hareketliliği artırarak kısa mesafeli seyahatlerde şahsi araç kullanımı yerine paylaşımlı e-skuter kullanımının yaygınlaştırılması ile paylaşımlı e-skuterlerin diğer ulaşım türleri ile entegre, sürdürülebilir bir ulaşım sistemi içerisinde gelişimini sağlamak üzere bu faaliyetlere ilişkin pazara giriş şartlarını ve hizmet üretenler ile hizmetten yararlananların hak, yükümlülük ve sorumluluklarının belirlenmesinin amaçlandığı, 2918 sayılı Kanun'un 66. maddesi uyarınca e-skuter ve kullanımına ilişkin hususlara yönelik diğer davalı idarelerle müştereken Yönetmelik çıkarma yetkilerinin bulunduğu, paylaşımlı e-skuter işletmeciliği faaliyetinin yürütülebilmesi için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından yetki belgesi alma zorunluluğunun getirildiği, böylece bu faaliyetin serbest rekabet ortamında yürütülmesinin amaçlandığı, Yönetmeliğin 10. ve devamı maddelerinde ise izin konusunda büyükşehir belediyeleri ile il trafik komisyonlarının yetkili kılındığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Kanuni bir dayanak bulunmaksızın sözleşme hürriyetini kısıtlayıcı hüküm içerdiği anlaşıldığından Yönetmeliğin 6. maddesinin 7. fıkrasının; 5216 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergahlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek yetkisinin UKOME'ye ait olması nedeniyle sayı sınırı belirlemeye yönelik hükümler içeren -davacının büyükşehir belediye sınırları içerisinde taksi taşımacılığı yaptığı da dikkate alınarak- 11. maddenin 2. fıkrasında yer alan "büyükşehirlerde izin verilecek her bir ilçedeki nüfusun(...)" ibaresinin, aynı maddenin 5. fıkrasının, paylaşımlı elektrikli skuterların çalışma şekil ve şartlarına ilişkin hükümler içeren 12. maddesinin 1., 2., 3., 6. ve 7. fıkrasının büyükşehir belediyelerini ilgilendiren kısımlarının ve 13. maddesinin 2. ve 3. fıkrasının büyükşehir belediyeleri yönünden iptaline, 14., 16., 22., 23., 24. ve 25. maddelerinin iptali istemi bakımından davanın ehliyet yönünden reddine, iptali istenen diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava; 14/04/2021 tarihli ve 31414 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrikli Skuter Yönetmeliği'nin 6, 7, 8, 9, 10,11, 12, 13, 14, 15, 16, 20, 21, 22, 23, 24 ve 25. maddelerinin iptali ile dayanağı olan 7261 sayılı Kanunun 11, 22, 23, 24, 25, 26, 32 ve 33. maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek somut norm denetimi yoluyla iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması istemiyle açılmıştır.
Davacı tarafça ileri sürülen Anayasaya aykırılık iddiaları yerinde görülmeyerek işin esası incelendi.
Anayasanın 124 üncü maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir. " hükmü yer almaktadır.
Dava konusu Yönetmelik, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 66 ncı maddesi, 26/05/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu, 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine dayanılarak düzenlenmiş ve düzenlemede Yönetmeliğin amacı: a) Paylaşımlı elektrikli skuter (e-skuter) işletmeciliği faaliyetlerini ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek, bu faaliyetlerde düzeni ve güvenliği sağlamak, ulaşımın çevre üzerindeki egzoz emisyon ve karbon salınımı gibi olumsuz etkilerini azaktarak çevresel değerleri korumak, harekelliliği artırarak kısa mesafeli seyahatlerde şahsi araç kullanımı yerine paylaşımlı e-skuter kullanımının yaygınlaştırılması ile paylaşımlı e-skuterlerin diğer ulaşım türleri ile entegre, sürdürülebilir bir ulaşım sistemi içerisinde gelişimini sağlamak üzere bu faaliyetlere ilişkin pazara giriş şartlarını ve hizmet üretenler ile hizmetten yararlananların hak, yükümlülük ve sorumluluklarını, b) Elektrikli skuter ve kullanımına ilişkin 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda sayılan hususlar dışında kalan diğer hususları belirlemek olarak açıklanmıştır.
Düzenlemenin kapsamı; karayolunda kullanılacak e-skuterler, paylaşımlı e-skuter işletmeciliği faaliyeti yapanlar ile bu faaliyetlerden yararlananlar ve bu faaliyetlerde kullanılan her türlü e-skuterler olarak belirlenmiştir.
E-skuter kullanımına ilişkin genel hususlar, paylaşımlı e-skuter işletmeciliğine ilişkin genel hususlar, yetki belgesi ve e-skuter izni almanın genel ve özel şartları; bölünme,birleşme, tür değişikliği ve hizmet sözleşmesi; sorumluluk, yükümlülük ve haklar; istatistik ve bilgi paylaşımı; denetim ve tutanaklar; ücretler ve yeniden değerleme oranı ile çeşitli ve son hükümler konu başlıklı bölümlerle 30 madde halinde düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3 üncü maddesinde; ”... Elektrikli skuter (e-skuter): (Ek:24/12/2020-7261/22 md.) Hızı en fazla 25 km/saate ulaşan, tekerlekli, ayak tahtası ve tutamağı olabilen, dikey bir direksiyon mekanizması içerebilen ve ayakta kullanıları taşıtlardır." şeklinde tanımlanmış ; 66 ncı maddesinde de; "...e) (Ek:24/12/2020-7261/26 md.) Elektrikli skuter otoyol, şehirler arası karayolları ve azami hız sınırı 50 km/s üzerinde olan karayollarında kullanılamaz. Sürücü arkasında ayrı oturma yeri oları bisiklet, motorlu bisiklet ve sepetsiz motosikletlerle bir kişiden fazlası taşınamaz. (Değişik: 21/5/1997-4262/4 md.) Bu madde hükümlerine uymayan sürücüler 3 600 000 iira para cezası ile cezalandırılırlar. (Ek fıkra:24/12/2020-7261/26 md.) Elektrikli skuter ve kullanımına ilişkin diğer hususlar İçişleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir. " düzenlemesi yer almaktadır.
Anılan düzenlemelere göre; Büyükşehir Belediyelerine ve diğer Belediyelere 5216 ve 5393 sayılı Kanunlarla ulaşım konusunda yetkiler verilmiş olmakla birlikte ; 2918 sayılı Kanunun 66 ncı maddesi ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığına elektrikli skuter ve kullanımına ilişkin hususlara yönelik müştereken Yönetmelik çıkarma yetkisinin verilmiş olduğu açıktır.
Konuyla ilgili düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; iptal istemine konu olan düzenlemeyle; paylaşımlı e-skuter işletmeciliği faaliyetlerinin ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlenerek, bu faaliyetlerde düzenin ve güvenliğin sağlanması, ulaşımın çevre üzerindeki egzoz emisyon ve karbon salınımı gibi olumsuz etkilerini azaltarak çevresel değerlerin korunması, hareketliliği artırarak kısa mesafeli seyahatlerde şahsi araç kullanımı yerine paylaşımlı e-skuter kullanımının yaygınlaştırılması ile paylaşımlı e-skuterlerin diğer ulaşım türleri ile entegre, sürdürülebilir bir ulaşım sistemi içerisinde gelişimini sağlamak üzere bu faaliyetlere ilişkin pazara giriş şartlarını ve hizmet üretenler ile hizmetten yararlananların hak, yükümlülük ve sorumluluklarının belirlenmesi amacı çerçevesinde temel düzenlemelere yer verildiği: paylaşımlı e-skuter işletmeciliği faaliyetinin yürütülebilmesi için ilgili Bakanlıktan yetki belgesi alma zorunluluğu getirilerek bu faaliyetlerin serbest rekabet ortamında yürütülmesinin amaçlandığı, ayrıca; Yönetmeliğin 10 uncu ve devamı maddelerinde e-skuter izni verilmesine yönelik Büyükşehir belediyesi kurulu bulunan illerde UKOME'ye, Büyükşehir belediyesi bulunmayan illerde il trafik komisyonlarına yetki verilerek 5216 ve 5393 sayılı Kanunlarda yer alan düzenlemelerin birlikte değerlendirildiği ve bu itibarla davalı Bakanlıklarca hizmetin gerekleri ve kamu yararına uygun biçimde ülke çapında uygulanacak temel esasları belirlemek amacıyla yapıldığı anlaşılan düzenlemelerde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ :
Dava; 14/04/2021 tarih ve 31414 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrikli Skuter Yönetmeliği'nin 6., 7., 8., 9., 10.,11., 12., 13., 14., 15., 16., 20., 21., 22., 23., 24. ve 25. maddelerinin iptali ile Yönetmeliğin dayanağı olan 7261 sayılı Kanun'un 11., 22., 23., 24., 25., 26., 32. ve 33. maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek somut norm denetimi yoluyla iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Yönetmeliğin 14., 16., 22., 23., 24., 25. maddeleri yönünden davacının ehliyetli olup olmadığının incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtilmiştir.
İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak aramaktadır.
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerekmektedir.
İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idari işlemlerin; ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin varlığı, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin, hukuken korunması gereken bir menfaat bağının bulunması dava açma ehliyeti için gerekli sayılmaktadır.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan alınan çalışma ruhsatına istinaden taksi işletmeciliği faaliyetinde bulunan davacı tarafından, genel olarak Yönetmelik hükümleri ile taksiler yönünden haksız rekabete sebebiyet verildiği, 2918 sayılı Kanun'da e-skuterlarla ilgili düzenleme yapma yetkisinin Bakanlıklara verilmesinin de hukuka aykırı olduğu, zira belediye sınırları içerisinde taşımacılığı düzenleme yetkilerinin bulunmadığı, Belediye Kanunlarının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın görev ve yetkilerini düzenleyen hükümlerine göre özel nitelikte olduğu, Bakanlığın belediye sınırları içerisinde tarifeli taşımacılığı düzenleyemeyeceği ileri sürülerek, Yönetmeliğin 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13. maddelerinin iptali halinde 14., 16., 22., 23., 24., 25. maddelerinin de iptali gerektiği belirtilmiş, her bir madde yönünden menfaatinin ihlal edildiğini gösteren başka bir sebep sunulmamıştır.
Davacının büyükşehir belediye sınırları içerisinde taksi işletmeciliği faaliyetinde bulunması nedeniyle ticari ve trafiğe katılması nedeniyle yaya ve sürücü olmasından kaynaklı menfaatleriyle bağ kurulabilen maddelerin iptalini istemesinde ehliyetli olduğu kabul edilebilirse de, izinler alındıktan sonra faaliyete başlayan paylaşımlı elektrikli skuter işletmecilerine yükümlülük getirdiği ve/veya sadece bu işletmecileri ilgilendirdiği anlaşılan 14., 16., 22., 23., 24., 25. maddelerinin iptalini istemesinde ehliyetli bulunmadığı sonucuna varıldığından belirtilen maddeler yönünden ehliyet yokluğu nedeniyle işin esasının incelenmesine olanak bulunmamaktadır.

ESAS YÖNÜNDEN:
Anayasa'ya Aykırılık İddiasının İncelenmesi:
Davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.

İlgili Mevzuat:
Anayasa'nın 124. maddesinde; "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler.", 127. maddesinde; "Mahalli idareler; il, belediye veya köy halkının mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu tüzel kişileridir. Mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenlenir. (...)" hükümleri yer almaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde; elektrikli skuter; hızı en fazla 25 km/saate ulaşan, tekerlekli, ayak tahtası ve tutamağı olabilen, dikey bir direksiyon mekanizması içerebilen ve ayakta kullanılan taşıt olarak tanımlanmış, "İl ve ilçe trafik komisyonları" başlıklı 12. maddesinin (b) bendinde, "Görev ve yetkiler: 1. İl sınırları içinde mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almak, 2. Trafiğin düzenli bir şekilde akımını sağlamak bakımından alt yapı hizmetleri ile ilgili tedbirleri almak, trafikle ilgili sorunları çözümlemek, bütün ülkeyi ilgilendiren Trafik Güvenliği Yüksek Kurulunun müdahalesini gerektiren hususları İçişleri Bakanlığına iletmek. 3. Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergahlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek, 4. Gerçek ve tüzelkişiler ile resmi ve özel kurum ve kuruluşlara ait otopark olmaya müsait boş alan, arazi ve arsaları geçici otopark yeri olarak ilan etmek ve bunların sahiplerine veya üçüncü kişilere işletilmesi için izin vermek, 5. Bu Kanunla ve diğer mevzuatla verilen görevleri yapmak." hükmüne; "Sürücü belgesi alması zorunlu olmayanlarda aranacak şartlar" başlıklı 37. maddesinde; "Sürücü belgesi almaları zorunlu olmamakla beraber; bisiklet kullananların 11, elektrikli bisiklet ve elektrikli skuter kullananların 15, motorsuz taşıtları kullananlar ile hayvan sürücülerinin 13 yaşını bitirmiş olmaları, bedensel ve ruhsal bakımdan sağlıklı bulunmaları zorunludur." hükmüne, "Bisiklet, elektrikli skuter, motorlu bisiklet ve motosiklet sürücüleri ile ilgili kurallar" başlıklı 66. maddesinde; "Bisiklet, elektrikli skuter, motorlu bisiklet ve motosiklet sürücülerine aşağıdaki kurallar uygulanır.
a) (Değişik:24/12/2020-7261/26 md.) Ayrı bisiklet yolu veya bisiklet şeridi varsa, bisiklet ve elektrikli skuterlerin taşıt yolunda,
Bisiklet, elektrikli skuter, motorlu bisiklet ve motosikletlerin yayaların kullanmasına ayrılmış yerlerde,
Bunlardan ikiden fazlasının taşıt yolunun bir şeridinde yan yana,
sürülmesi yasaktır.
b) Bisiklet sürenlerin en az bir elleri, elektrikli skuter ve motorlu bisiklet sürenlerin manevra için işaret verme hali dışında iki elleri ve motosiklet sürenlerin devamlı iki eller ile taşıtlarını sürmeleri ve yönetmelikte belirtilen güvenlik şartlarına uymaları zorunludur.
c) Bisiklet, motorlu bisiklet ve sepetsiz motosiklet sürücülerinin, sürücü arkasında yeterli bir oturma yeri olmadıkça başka kişileri bindirmeleri ve yönetmelikte belirtilen sınırdan fazla yük taşımaları yasaktır.
d) (Ek:24/12/2020-7261/26 md.) Elektrikli skuter ile sırtta taşınabilen kişisel eşya harici yük ve yolcu taşınması yasaktır.
e) (Ek:24/12/2020-7261/26 md.) Elektrikli skuter otoyol, şehirler arası karayolları ve azami hız sınırı 50 km/s üzerinde olan karayollarında kullanılamaz.
Sürücü arkasında ayrı oturma yeri olan bisiklet, motorlu bisiklet ve sepetsiz motosikletlerle bir kişiden fazlası taşınamaz.
(Değişik: 21/5/1997-4262/4 md.) Bu madde hükümlerine uymayan sürücüler 3 600 000 lira para cezası ile cezalandırılırlar.
(Ek fıkra:24/12/2020-7261/26 md.) Elektrikli skuter ve kullanımına ilişkin diğer hususlar İçişleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir." hükümlerine, "Motorsuz taşıtlar ve motorlu bisiklet" başlıklı 103. maddesinde; "Motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğu genel hükümlere tabidir." hükmüne yer verilmiştir.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun "İşgal Harcı" Bölümünde yer alan 56. maddesinde; işgal harcının hangi hadler içinde düzenlenecek tarifeye göre alınacağı belirlenmiş ve son fıkrasında, kullanıcılara kısa süreli elektrikli skuter kiralama imkânı veren paylaşımlı elektrikli skuter işgallerinde harç tutarının, her üç skuterin bir metrekare alan işgal ettiği kabulü ile beher metrekare için Tarifenin (1) numaralı bendindeki en az tarife üzerinden hesaplanacağı belirtilmiştir.

5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun "Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları" başlıklı 7. maddesinde; "f) Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek. (...) p) Büyükşehir içindeki toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek, büyükşehir sınırları içindeki kara ve denizde taksi ve servis araçları dahil toplu taşıma araçlarına ruhsat vermek. (Ek cümle: 16/5/2018-7144/14 md.) Büyükşehir içindeki toplu taşıma hatlarıyla ilgili olarak; şehir merkezine olan uzaklık, nüfus ve hattı kullanan sayısı kriterleri esas alınarak tespit edilecek hatlarla ilgili toplu taşıma hizmetlerinin işlettirilmesine karar vermek. (...) aa) (Ek:24/12/2020-7261/29 md.) Bisiklet yollarının ve şeritlerinin, bisiklet ve elektrikli skuter park ve şarj istasyonlarının, yaya yollarının ve gürültü bariyerlerinin planlanması, projelendirilmesi, yapımı, bakımı ve onarımıyla ilgili işleri yürütmek." büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmış; "Ulaşım hizmetleri" başlıklı 9. maddesinde; "(Değişik birinci fıkra: 12/11/2012-6360/8 md.) Büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisinin katılacağı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulur. İlçe belediye başkanları kendi belediyesini ilgilendiren konuların görüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye olarak katılırlar. Ulaşım Koordinasyon Merkezi toplantılarına ayrıca gündemdeki konularla ilgili üye olarak belirlenmeyen ulaşım sektörü ile ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından ihtisas meslek odalarının temsilcileri de davet edilerek görüşleri alınır. Bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılır. Ulaşım koordinasyon merkezi kararları, büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe girer. Ulaşım koordinasyon merkezi tarafından toplu taşıma ile ilgili alınan kararlar, belediyeler ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer için bağlayıcıdır. Koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Büyükşehir belediyelerine bu Kanun ile verilen görev ve yetkilerin uygulanmasında, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz. (Ek fıkra:24/12/2020-7261/30 md.) Ulaşımdan kaynaklanan emisyonların azaltılması amacıyla bisikletli ulaşımın yaygınlaştırılmasına yönelik; bu Kanun kapsamında hazırlanacak ulaşım ana planlarında bisikletli ulaşıma yer verilmesi ya da bisikletli ulaşım ana planının hazırlanması esastır. Bakanlıkça, talep hâlinde mahalli idarelere teknik destek verilebilir. Bu fıkraya ilişkin idari ve teknik usul ve esaslar Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir." kuralları yer almıştır.
1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesinde; "a) Ulaştırma, denizcilik, haberleşme, akıllı ulaşım sistemleri ve posta iş ve hizmetleri ile Karadeniz ile Marmara denizini birleştiren ve gemilerin seyrüseferine imkan veren Kanal İstanbul ve benzeri su yolu projelerinin geliştirilmesi, kurulması, kurdurulması, işletilmesi ve işlettirilmesi hususlarında, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde, milli politika, strateji ve hedeflerin belirlenmesi amacıyla çalışmalar yapmak ve belirlenen hedefleri uygulamak, ç) Ulaştırma ve denizcilik iş ve hizmetleriyle ilgili altyapı, şebeke, sistem ve hizmetleri; ticari, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlara, teknik gelişmelere uygun olarak planlamak, kurmak, kurdurmak, işletmek, işlettirmek ve geliştirmek, d) Ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetlerinin ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasını sağlamak, h) Kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen diğer görevleri yapmak." Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının; 477. maddesinde; "a) Karayolu ve demiryolu ulaştırması faaliyetlerinin ticari, ekonomik, sosyal ihtiyaçlara ve teknik gelişmelere bağlı olarak ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye olumsuz etkilerini önleyecek, giderecek ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında yapılmasını ve bu faaliyetlerin müstakilen veya ulaştırma türleriyle birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini sağlamak, d) Karayolu ve demiryolu taşımacılığı ve ulaştırması ile karayolu ve demiryolunda gerçekleştirilen tehlikeli mal taşımacılığı ve kombine taşımacılık alanlarında hizmet üretenler ile hizmetten yararlananların hak, yükümlülük ve sorumluluklarını belirlemek, f) Demiryolu altyapı işletmecileri, demiryolu tren işletmecileri, karayolu ve demiryolu taşımacılığı alanlarında taşımacı, organizatör, acente, komisyoncu, lojistik işletmecisi, terminal işletmecisi, gar veya istasyon işletmecisi ve benzeri faaliyette bulunanlar ile şoförler, makinistler başta olmak üzere bu işlerde çalışanların mesleki yeterlik şartlarını belirlemek, bununla ilgili eğitim vermek veya verdirmek, sınav yapmak veya yaptırmak ve bunları yetkilendirmek ve denetlemek, h) Karayolu taşımacılık faaliyetlerinde kullanılan her türlü taşıtın cins, kapasite, sahiplik, yaş ve benzeri yönden asgari niteliklerini belirlemek, s) Ulaştırmanın çevreye olumsuz etkilerinin giderilmesinde koordinasyonu sağlamak," Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında yer almış; 497. maddesinde; "(1) Bakanlık hizmet birimleri sorumluluk alanlarıyla ilgili olarak gerektiğinde aşağıdaki görevleri de yerine getirirler: a) Yürütülen faaliyetlerin çevreye uyumlu olmasını ve gelişmesini sağlamak, b) Uluslararası mevzuatı takip etmek ve bunların gerektirmesi halinde mevzuat uyumu çalışması yapmak, c) Verilecek yetki belgeleri ile diğer belge ve hizmetlerin ücret, süre, kapsam ve şekillerini belirlemek, ç) Gerekli idari düzenlemeleri hazırlamak, d) Denetim yapmak veya yaptırmak amacıyla gerekli her türlü fiziki ve teknik altyapı ve tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek, işlettirmek ve bunları denetlemek." hükümlerine yer verilmiştir.
655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Ortak görevler ve hükümler" başlıklı 28. maddesinde; "(1) Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı hizmet birimleri sorumluluk alanlarıyla ilgili olarak hazırladıkları ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulan Bakanlık idari düzenlemelerinde, bu düzenlemeleri ihlal edecek hizmet üretenler ile hizmetten yararlananlar için; a) Hangi hallerde uygulanacağını açıkça belirtmek kaydıyla; uyarma, geçici faaliyet durdurma ve yetki iptali şeklinde idari müeyyideler öngörmek ve ihlal edenlere belirlenen idari müeyyideleri uygulamakla görevli ve yetkilidirler. b) Hangi hallerde uygulanacağını ve miktarını açıkça belirtmek kaydıyla; Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü beş bin Türk Lirasına kadar, Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü ve Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar, Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü beş yüz bin Türk Lirasına kadar, Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğü ve Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğü ise beş milyon Türk Lirasına kadar idari para cezası uygulaması öngörmek ve ihlal edenlere belirlenen miktarda idari para cezası karar tutanağı düzenlemek veya düzenletmekle görevli ve yetkilidirler. c) Hangi konularda ve ne şekilde yapılacağı ile sınırlarını açıkça belirtmek şartıyla; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ticaret Bakanlığının sınır kapılarındaki birimleri, belediyelerin denetim birimlerini de denetimle yetkilendirebilir ve bunlara mensup kamu personeli eliyle denetim yaptırabilir ve ihlal veya idari para cezası karar tutanağı düzenlettirebilirler." hükümleri yer almaktadır.
15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği'nin 18. maddesinde; "(1) UKOME, büyükşehir içindeki kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesini sağlamak üzere; ulaşım, trafik ve toplu taşıma konularında üst düzeyde yönlendirici karar alma, uygulama, uygulatma ve ilgili mevzuattaki usulüne göre gereken tesisleri kurma, kurdurma ve işletme hak ve yetkilerine haizdir. Bu amaçla;
a) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde, mevzuatla yetkili kılındığı durumlarda mahalli ihtiyaç ve şartlara göre trafik düzeni ve güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri almakla,
b) Büyükşehir belediye ve mücavir alan sınırları içinde nazım plan çerçevesinde, arazi kullanım ve ulaşım planlama çalışmalarıyla büyükşehir ulaşım planını yapmak, yaptırmak, uygulamak ve uygulatmak için gereken karar ve tedbirleri almakla,
c) Trafiğin düzenli bir şekilde akımını sağlamak bakımından alt yapı hizmetleri ile ilgili tedbirleri almak, trafikle ilgili sorunları çözümlemek, trafikle ilgili olarak ülkeyi ilgilendiren veya mevzuat değişikliği gerektiren hususları İçişleri (Ek ibare:RG-23/5/2019-30782) ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığına iletmekle,

ç) Kara, deniz, göl, nehir, kanal ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; otobüs, taksi, dolmuş ve servis durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek, gerçek ve tüzel kişiler ile resmi ve özel kurum ve kuruluşlara ait otopark olmaya müsait boş alan, arazi ve arsaları geçici otopark yeri olarak ilan etmek ve bunların sahiplerine veya üçüncü şahıslara işletilmesi için izin vermek, izin verilen otoparklar ile karayolu üzerindeki diğer park yerlerinde (Değişik ibare:RG-25/4/2014-28982) engelliler için işaretlerle belirlenmiş bölümler ayrılmasını sağlamakla,
d) Karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere, trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak yolcu ve yük taşıtları ile motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları ile bu taşıtların teknik özelliklerini tespit etmek, çalıştırılabileceği yerler ile güzergâhlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek, bunlara izin ve çalışma ruhsatı vermekle,
e) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde, ulaşım, toplu taşıma ve trafik mevzuatının büyükşehir belediyesine verdiği yetki doğrultusunda uygulamaya yönelik yönlendirici karar almak ve görüş oluşturmakla,
f) İlçe (Ek ibare:RG-25/4/2014-28982) belediyelerince (Mülga ibare:RG-25/4/2014-28982) (…) düzenlenen yol ve kavşaklar ile büyükşehir belediyesince yapılan sinyalizasyon sistemlerinde aksaklık tespit edildiği takdirde uyarıda bulunmak ve düzeltilmesini sağlamakla,
g) Büyükşehir belediyesinin sınırları içinde kalan karayollarının bir kısmının veya tamamının yoldan faydalananların bir kısmına veya tamamına kapatılmasına, park edilecek yerler ile zaman ve süresinin ve araçların geliş ve gidiş yollarının ve yollara konulacak trafik işaretlerinin yerlerinin belirlenmesine karar vermekle,
ğ) Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun belirlediği sınırlar içinde araçların kullanacağı şeritleri ve yol kullanım esaslarını tespit etmek ve gerekli yasakları koymak, gerekli hal ve yerlerde en çok ve en az hız limitlerini belirlemekle, görevli ve yetkilidir." hükümleri bulunmaktadır.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun "Kapsam" başlıklı 1. maddesinde; "Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür."; "İlkeler" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Kanunun yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması esastır.", "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; "Taşıma: Yükleme, taşıma, boşaltma, depolama ve bunlara ilişkin ambalaj işlerini, ifade eder." hükümlerine yer verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 16. maddesinde; "Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar." hükmü yer almaktadır.
18/07/1997 tarih ve 23053 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin Araçlarda Bulundurulması Gereken Teçhizat ile Bunların Niteliklerini Gösteren Cetvel'de "c) Hususiyetlerine Göre Araçlarda Bulundurulacak Teçhizat" kısmında elektrikli skuter sürücülerinin gece seyahatlerinde görünürlüklerini sağlayacak şekilde reflektif yelek vb. giyinecekleri belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi:
Davaya konu Yönetmelik maddelerinin incelenmesine geçilmeden önce paylaşımlı elektrikli skuterların toplu taşıma hizmeti içerisinde sayılıp sayılamayacağı ve Elektrikli Skuter Yönetmeliği'nin kanuni dayanağı bulunup bulunmadığının incelenmesi gereklidir.
14/04/2021 tarih ve ve 31454 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrikli Skuter Yönetmeliği paylaşımlı elektrikli skuter (e-skuter) işletmeciliği faaliyetlerini ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek, bu faaliyetlerde düzeni ve güvenliği sağlamak, ulaşımın çevre üzerindeki egzoz emisyon ve karbon salınımı gibi olumsuz etkilerini azaltarak çevresel değerleri korumak, hareketliliği artırarak kısa mesafeli seyahatlerde şahsi araç kullanımı yerine paylaşımlı e-skuter kullanımının yaygınlaştırılması ile paylaşımlı e-skuterlerin diğer ulaşım türleri ile entegre, sürdürülebilir bir ulaşım sistemi içerisinde gelişimini sağlamak üzere bu faaliyetlere ilişkin pazara giriş şartlarını ve hizmet üretenler ile hizmetten yararlananların hak, yükümlülük ve sorumluluklarını ve elektrikli skuter ve kullanımına ilişkin 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda sayılan hususlar dışında kalan diğer hususları belirlemek amacıyla yürürlüğe girmiş olup Yönetmelik; 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 66 ncı maddesi, 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu, 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine dayanılarak hazırlanmıştır. Yönetmelik maddeleri incelendiğinde gerek bu taşıtların (bireysel veya paylaşımlı fark etmeksizin) trafikte nasıl kullanılacağı gerekse de paylaşımlı elektrikli skuter hizmeti vermek isteyen işletmecilerin hangi şartları taşıması gerektiği, hangi izinlerin alınacağı, hizmet şartları ve denetimi gibi hususların kural altına alındığı görülmektedir.
Bireysel elektrikli skuter kullanımı yanında, özel sektör tarafından paylaşımlı kullanıma açılan elektrikli skuter kiralama hizmetlerinin yaygınlaşması nedeniyle tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunması, bu motorsuz araçların kullanımının trafik güvenliğini tehlikeye düşürmemesi için kullanım şartları ve bunun için gerekli altyapı hizmetlerinin neler olduğunun belirlenmesi ihtiyacı ortaya çıkmıştır.

Anayasa'nın 127. maddesinde, mahalli idarelerin kuruluş ve görevleri ile yetkilerinin, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, büyükşehir belediyelerinin görev ve yetkileri de 5216 sayılı Kanunda düzenlenmiştir. Anılan Kanun'a göre, büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek; büyükşehir içindeki toplu taşıma hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gerekli tesisleri kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmek, büyükşehir sınırları içindeki kara ve denizde taksi ve servis araçları dahil toplu taşıma araçlarına ruhsat vermek; büyükşehir içindeki toplu taşıma hatlarıyla ilgili olarak; şehir merkezine olan uzaklık, nüfus ve hattı kullanan sayısı kriterleri esas alınarak tespit edilecek hatlarla ilgili toplu taşıma hizmetlerinin işlettirilmesine karar vermek, büyükşehir belediyelerinin yetki ve görevleri arasındadır. Öte yandan, büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini plânlama, koordinasyon ve güzergâh belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkileri, büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla kurulan ulaştırma koordinasyon merkezleri tarafından kullanılmaktadır.
Dolayısıyla, ulaşım koordinasyon merkezlerinin toplu taşıma araçlarının sayısı, çalışma şekil ve şartlarını belirlemek ile önceden il trafik komisyonu tarafından kullanılan (karayolu taşımacılığına ait mevzuat hükümleri saklı kalmak üzere) trafik düzeni ve güvenliği yönünden belediye sınırları içinde ticari amaçla çalıştırılacak motorsuz taşıtların çalışma şekil ve şartları, çalıştırılabileceği yerler ile güzergahlarını tespit etmek ve sayılarını belirlemek yetkisi bulunmaktadır.
Paylaşımlı elektrikli skuter, 2918 sayılı Kanun'da, hızı en fazla 25 km/saate ulaşan, tekerlekli, ayak tahtası ve tutamağı olabilen, dikey bir direksiyon mekanizması içerebilen ve ayakta kullanılan taşıt olarak tanımlanmaktadır. Niteliği ve yapısı göz önüne alındığında, elektrikli skuter ile yapılan taşımacılığın, kişilerin özellikle toplu taşıma araçlarının yetersiz kalabildiği yerlerde, kısa mesafelerin aşılmasında ya da bireysel olarak yolculuk yapılması taleplerini karşılamaya yönelik ara veya alternatif bir ulaşım modu olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, söz konusu taşımacılığın 5216 sayılı Kanun ile yetkilendirilen belediyelerin bizzat yaptığı ya da yine Kanunda belirlenmiş özel usullerle yerine getirilmesini üçüncü kişilere devrettiği toplu taşıma hizmeti olarak kabul edilmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olarak gösterilen 2918, 2464, 5216, 5393 sayılı Kanunlarda 7261 sayılı "Türkiye Çevre Ajansının Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile elektrikli skuterla ilgili çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Buna göre; 2464 sayılı Kanun'un 56. maddesinde, paylaşımlı elektrikli skuterın kullanıcılara kısa süreli elektrikli skuter kiralama imkânı verdiği ve elektrikli skuterın işgal ettiği alana göre işgal harcı alınacağının belirtildiği görülmektedir. Elektrikli skuter park ve şarj istasyonlarının planlanması, projelendirilmesi, yapımı, bakımı ve onarımıyla ilgili işleri yürütme yetkisi belediyelere verilirken, 2918 sayılı Kanun'da elektrikli skuterla ilgili tanım ve trafikteki kullanım kuralları hüküm altına alınmış ve elektrikli skuter ve kullanımına ilişkin diğer hususların Yönetmelikle düzenlenmesi konusunda İçişleri Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na yetki verilmiştir.
Değişiklik getiren 7261 sayılı Kanun'un paylaşımlı elektrikli skuterı da düzenleme amacında olması, aynı Kanun ile 2918 sayılı Kanun'un 66. maddesine eklenen elektrikli skutera ilişkin diğer hususların Yönetmelikle düzenleneceğinin kural altına alınması dikkate alındığında dava konusu Yönetmeliğin 2918 sayılı Kanun'un 66. maddesinin kapsamı içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla, davacının Yönetmeliğin dayanağı Kanun hükümlerinde e-skuter işletmeciliği, kiralamacılığı, iş ve işlemlerine dair herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, Kanunda yetki verilmeyen bir konuda Yönetmelik çıkarıldığı yönündeki iddiası yerinde görülmemiştir.
Bu açıklamalar ışığında, iptali istenen Yönetmelik maddelerinin davacının iddiaları çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir.
Yönetmeliğin 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13. maddelerinin incelenmesi:
Davacı tarafından sayılan maddeler yönünden; Belediye Kanunlarının Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın görev ve yetkilerini düzenleyen hükümlerine göre özel nitelikte olduğu, Bakanlığın belediye sınırları içerisinde tarifeli taşımacılığı düzenleyemeyeceği, belediyelerin e-skuter sayısının tespit şekline dair somut bir belirleme getirilmediği, getirilen düzenlemelerin de trafik yoğunluğunu artıracak nitelikte olduğu, hangi gerekçelerle araç sayılarının belirleneceğinin, bu yönde bir ihtiyaç olup olmadığının belirsiz olduğu, sadece nüfus kriteri üzerinden belirleme yapılmasının öngörüldüğü, şehirdeki alt yapı eksikliği ve şehrin genel ihtiyaçlarının göz önüne alınmamasının faydasız ve belirsiz olacağı, verilecek yetki belgesi ve izinlerin ne şekilde verileceğinin de belirsiz olduğu, bu hususta eşit rekabet ortamını sağlayacak şekilde ihale işlemlerinin öngörülmediği, oysa şehir içi taşımacılığın ancak ve ancak ihale yönetimi ile verilebileceği, ticari plakanın tahdit kapsamında olduğu, ticari plaka sahiplerinin kazanılmış haklarının Yönetmelik ile fiili olarak ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

Yönetmeliğin 6. maddesinin incelenmesi;
2918 sayılı Kanun'un 66. maddesinde elektrikli skuterlara ilişkin diğer hususların davalı idarelerce Yönetmelikle düzenleneceğinin hükmüne yer verildiği, Elektrikli Skuter Yönetmeliği'nin dayanak maddesinde yer alan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde; karayolu ulaştırması faaliyetlerinin ticari, ekonomik, sosyal ihtiyaçlara ve teknik gelişmelere bağlı olarak ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye olumsuz etkilerini önleyecek, giderecek ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında yapılmasını ve bu faaliyetlerin müstakilen veya ulaştırma türleriyle birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini sağlamak, karayolu taşımacılığı faaliyetleri alanında hizmet üretenlerle ilgili hak, yükümlülük ve sorumlulukları belirlemek konusunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın yetkili olduğunun kural altına alındığı göz önüne alındığında, toplu taşıma hizmeti olmadığı sonucuna varılan paylaşımlı elektrikli skuter hizmetinin yapılması konusunda sektöre giriş aşamasında önce Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nca yetkilendirme yapılması, sonrasında UKOME'den e-skuter izni alınmasının şart koşulmasında ve bu faaliyetin hangi ilkelerle gerçekleştirileceğine dair genel esaslar belirlenmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Diğer yandan, maddenin 7. fıkrasında anılan Bakanlığa verilen taban ve/veya tavan ücret belirleme yetkisinin verildiği, söz konusu taşımacılığın toplu taşıma faaliyeti olmaması nedeniyle, ülke çapında ülke ekonomisinin gerekleri ve tüketicilerin menfaatlerini de gözeterek Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nca düzenleme yapılmasında kamu yararı ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yönetmeliğin 7., 8. ve 9. maddesinin incelenmesi:
Yönetmeliğin 7. maddesinde yetki belgesi almanın veya yenilemenin genel şartları, 8. maddesinde yetki belgesi almanın veya yenilemenin özel şartları, 9. maddesinde yetki belgesi verilmesi ve iptaline ilişkin düzenlemelerin kural altına alındığı, buna göre önce sektöre girebilmek için belli kriterlerin sağlanması gerektiği, böylece bu alanda verilecek hizmetin düzgün bir şekilde işleyebilmesinin amaçlandığı, genel ve özel şartları sağlayıp Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'ndan yetki belgesi almanın doğrudan belediye sınırları içerisinde taşımacılık yapılması izninin de verildiği anlamına gelmediği, e-skuter izni aşamasının Yönetmeliğin 10., 11. ve 12. maddelerinde hükme bağlandığı, 6. maddeye ilişkin yapılan açıklamaların bu madde yönünden de geçerli olduğu, yani Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yetki belgesi verilmesinde de hukuka aykırı bir yön bulunmadığı görüldüğünden, bu maddeler yönünden davacının iptal isteminin reddi gerekmektedir.
Yönetmeliğin 10. maddesinin incelenmesi:
Yönetmeliğin 10. maddesi ile, bu Yönetmelik kapsamında yetki belgesi almış olan gerçek veya tüzel kişilerin, paylaşımlı e-skuter faaliyetlerinde kullandıracakları e-skuterler için; büyükşehir belediyesi kurulu bulunan illerde UKOME’den izin almaları ve 24'üncü maddenin ikinci fıkrasındaki harcı ödemelerinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, toplu taşıma hizmeti faaliyeti olarak değerlendirilmediği ve belediye tarafından üçüncü kişilere devredilen bir hizmet bulunmadığı için paylaşımlı elektrikli skuter faaliyeti için izin alacak kişilerin belirlenmesi aşamasında 2886 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının zorunlu olmadığı, 2464 sayılı Kanun'da belediyenin bu amaçla vereceği izinler için işgal harcı alması gerektiğinin hüküm altına alındığı, böylece düzenlemede üst hukuk normlarına aykırı bir taraf bulunmadığı; 5216 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince UKOME'nin il trafik kurullarının görev ve yetkilerine sahip olduğu, bu kapsamda trafik düzeni ve güvenliği için ticari amaçla çalışan motorsuz taşıtların sayılarını belirlemek yetkisinin olduğu ve Yönetmelikte de bu amaçla UKOME'ye sayı belirleme ve izin verme yetkisinin verildiği anlaşılmakta olup Yönetmeliğin 10. maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin 11. maddesinin incelenmesi:
Yönetmeliğin 11. maddesinde, e-skuter izinleri verilirken özellikle toplu taşıma hatları ile entegrasyon, arz/talep dengesi ve haksız rekabete ya da piyasada tekelleşmeye mahal verilmemesi gerektiğinin dikkate alınacağının belirtildiği, e-skuter izinlerinde ilçe nüfusuna göre üst sınır ve bu üst sınırın hangi hallerde aşılabileceğinin belirlendiği, her bir işletmecinin izin sayısı yönünden de ayrıca bir sınırlama getirildiği görülmektedir.
E-skuter izinlerinde dikkate alınması gereken ilkeler belirlenerek keyfiliğin ve tekelleşmenin önüne geçilmesinin amaçlandığı, arz/talep dengesi ve toplu taşıma hatları ile entregrasyonun da dikkate alınacağı, buna göre verilebilecek izin sayılarının tespit edileceği, bireysel kullanımda olan araç sayıları için nüfusa göre üst sınır belirlenerek araçların fazlalık oluşturmayacak şekilde yığılmasının engellendiği, ancak nüfus arttıkça sayının artırılabilmesine de imkan tanındığı, bu sınırlar içerisinde belediyelerce arz/talep dengesine göre değerlendirme yapılabileceği, maddenin 5. fıkrasıyla da haksız rekabetin önlenmesinin amaçlandığı anlaşıldığından, dava konusu maddede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin 12. ve 13. maddesinin incelenmesi:
Yönetmeliğin 12. maddesinde; 11. maddede belirtilen esaslar çerçevesinde e-skuter izinlerinin nasıl verileceği, izin verme süreci, verileceği belirlenen toplam iznin her başvurucuya nasıl dağıtılacağı, izinler verildikten sonra en geç ne kadar süre sonra elektrikli skuterların sahada bulundurulacağı, 13. maddesinde ise yetki belgeleri ve e-skuter izin sürelerinin ne kadar olduğu ve hangi hallerde daha kısa süreli e-skuter izni verilebileceği kural altına alınmıştır.
İl trafik kurulunun görev ve yetkilerine sahip olan UKOME tarafından trafik düzeni ve güvenliği için ticari amaçla çalıştırılacak motorsuz taşıtların sayıları, çalışma şekil ve şartlarının belirlenebileceği, dava konusu hükümlerde de bu hususta UKOME'nin yetkili kılındığı, 12. maddede başvuru sırasında talep edilebilecek diğer şartların UKOME tarafından belirleneceğinin de hüküm altına alındığı, 5216 sayılı Kanun'da toplu taşıma hizmeti yönünden belediyelere verilen görev ve sorumlulukların toplu taşıma olmayan paylaşımlı elektrikli skuter faaliyeti yönünden geçerli olmadığı, ülke çapında yeknesak uygulamanın sağlanması amacıyla objektif kriterler getirildiği, dolayısıyla söz konusu hükümlerde üst hukuk normlarına ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Yönetmeliğin 15. maddesinin incelenmesi:
Yönetmeliğin 15. maddesinde paylaşımlı elektrikli skuter hizmeti sunanlar ile hizmetten yararlananlar arasında yapılacak sözleşmeye ilişkin kurallara yer verilmiştir.
Davacı tarafından, e-skuter kullanma yaşının 15 olarak belirlenmesi nedeniyle bu kişilerin hizmet sözleşmesinin tarafı olabilmelerinin sınırlı ehliyetsizler hakkında Türk Medeni Kanunu’nda getirilen düzenlemelere aykırı olduğu, zira bu şekilde kendilerini borç altına sokacak işlemler yaptıkları, oysa bu kişilerin borç altına girebilmesinin yasal temsilcilerinin rızasına bağlı olduğu ileri sürülmektedir.
2918 sayılı Kanun'a göre elektrikli skuter kullananların 15 yaşını doldurmuş olması gerektiği, paylaşımlı elektrikli skuter hizmetinden faydalanmak isteyen kişilerin, ödeme işlemlerini elektronik ortamda yaptığı, dolayısıyla ayırt etme gücüne sahip küçüklerin yasal temsilcinin rızası olmaksızın borç altına girdiklerinden söz edilemeyeceği açık olup, Yönetmeliğin 15. maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Yönetmeliğin 20. ve 21. maddelerinin incelenmesi:
Yönetmeliğin 20. ve 21. maddelerinde, bireysel veya paylaşım elektrikli skuter kullanımı ve işletmeciliğinin denetimi ve denetimle görevli ve yetkili kuruluşlara ilişkin hükümler yer almaktadır.
Davacı tarafından, Yönetmeliğin 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13. maddelerinin iptali halinde 20. ve 21. maddelerinin de iptali gerektiği ileri sürmektedir.
Yukarıda yer verilen gerekçelerle Yönetmeliğin 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13. maddelerinde hukuka aykırılık görülmemiş olup, öte yandan, 2918 sayılı Kanun'un 66. maddesi uyarınca elektrikli skutera ilişkin diğer hususları düzenleme konusunda verilen yetkiye dayanılarak yürürlüğe konulan Yönetmelikle denetimle ilgili hükümlere de yer verildiği, belediye personelinin de 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28. maddesine istinaden denetim yapmakla görevlendirilebileceği, denetimle ilgili diğer mevzuat hükümlerinin de saklı tutulduğu anlaşıldığından dava konusu maddelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Eksik düzenleme bulunduğu iddiasının incelenmesi:
Davacı tarafından, Yönetmelikte zorunlu mali mesuliyet sigortalılığına dair bir düzenlemenin mevcut olmadığı, oysa karayolunu kullanacak taşıtların 2918 sayılı Kanun gereğince mali sorumluluk sigortasını yapmadan trafiğe çıkmalarının yasak olduğu, e-skuterların da elektrikli motora sahip oldukları, örneğin 15 yaşında bir e-skuter kullanıcısının kazaya mahal verdiğinde zararın kim tarafından ve ne şekilde karşılanacağının belirsiz olduğu; elektrikli skuterlar için ücret tarifesi belirlenmediği; işletmecilerin uygun araç bulundurmaması halinde uygulanacak müeyyidenin belli olmadığı; Yönetmeliğin 5. maddesinde birtakım yasakların öngörüldüğü ama bu yasaklara uyulmadığında ne yapılacağının belirsiz olduğu, Yönetmeliğin 16. maddesinin 8. fıkrasında kask, dizlik konusunda sadece bilgilendirme ile yetinilmesinin hiçbir karşılığı olmayan bir düzenleme olduğu, e-skuterların kask zorunluluğundan muaf tutulmamaları gerektiği, bu hususta hangi güvenlik imkanının sağlandığının belirsiz olduğu; şehir içinde e-skuter araçlarının nereye, ne şekilde park edeceklerinin belirlenmemiş olduğu, özel park alanlarının olup olmamasına göre kullanımın düzenlenmesi gerekmesine rağmen bu hususta ne bir araştırmaya ne de bir düzenlemeye yer verildiği, ceza da öngörülmediği, yaya kaldırımında bulunan ağaç ve direklere bağlanan araçların yaya yolunu işgal ettikleri, söz konusu araçların parklanmasına özgü yerler de şehirlerde henüz mevcut değilken bir anda yüz binlerce aracın şehir içine dahil edilmesinin idarenin düzenlemesinin eksik olduğunu gösterdiği; söz konusu araçların hangi bölgelerde kullanılmayacağının açıkça sınırlarının çizilmesinin gerekmesine ve 25 km/saatlik bir hıza sahip olmalarına rağmen 50 km/saatlik hız sınırı olan yollarda kullanımına imkan verilmesinin çelişki meydana getirdiği, bu husustaki denetimin mobil uygulama üzerinden yapılması mümkün olmasına rağmen bu hususta düzenlemeye yer verilmediği, yasaklı yollarda ve bölgelerde uygulamanın çalışmayacağına dair ek bir düzenlemeye ihtiyaç olduğu ileri sürülmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda motorlu taşıt işletenlerinin hukuki sorumluluğu ve bu sorumluluğun sigortalanmasına ilişkin düzenlemeler 85. madde ve devamında yer alırken, 103. maddesinde motorsuz taşıt sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi olduğunun belirtildiği, yine Türk Medeni Kanunu'nun 16. maddesinde ayırt etme gücüne sahip küçüklerin haksız fiil sorumluluklarının bulunduğunun da hüküm altına alındığı, dolayısıyla, kanun düzeyinde elektrikli skuter sürücülerinin sorumluluğunun hükme bağlanmış olduğu; elektrikli skuterların toplu taşıma faaliyeti olmaması nedeniyle, özel hukuk sözleşme ilişkisi çerçevesinde bedelin taraflarca belirlendiği, ancak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından taban ve/veya tavan ücret tarifesi belirlenebileceğinin kural altına alındığı; Yönetmeliğin 16. maddesinin 14. fıkrasında paylaşımlı elektrikli skuterlar için TSE Uygunluk Belgesi alınması gerektiğinin belirtildiği, buna aykırı davranışların tespiti halinde Yönetmeliğin 22. maddesinde öngörülen yaptırımların uygulanacağı, Yönetmelikte elektrikli skuter kullanıcılarının trafikte bu araçları nasıl kullanması gerektiğine ilişkin düzenlemelerin 5. maddesinde yer aldığı; 2918 sayılı Kanun'un genel trafik düzeni ve güvenliği yönünden üst hukuk normu olduğu ve kurallara aykırı sürüşlerin niteliğine göre anılan Kanunda belirtilen yaptırımların uygulanması gerektiği, kaldı ki Yönetmeliğin 21. maddesinin 3. fıkrasında da bu durumun belirtildiği, e-skuter kullanıcılarının hangi güvenlik ekipmanlarını kullanması gerekiğinin ise Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde kural altına alındığı, büyükşehir belediyelerinde elektrikli skuterların park ve şarj istasyonlarının planlanması, projelendirilmesi, yapımı, bakımı ve onarımıyla ilgili işleri yürütmek görevinin 5216 sayılı Kanun'un 7. fıkrasının (aa) bendi ile büyükşehir belediye başkanlıklarına verildiği, yaya yolu işgalinin tespit edilmesi halinde ilgili belediye mevzuatı hükümlerinin uygulanacağının açık olduğu, diğer yandan, dava konusu Yönetmeliğin 16. maddesinin 10. fıkrasında girilmesi yasak bölgeler ve belirlenen hız limitleri için coğrafi çitleme sisteminin uygulanacağı ve coğrafi çitleme verilerinin U-Net üzerinden Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile paylaşılacağının düzenlendiği anlaşıldığından, davacının eksik düzenleme bulunduğu yönündeki iddiaları yerinde görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Elektrikli Skuter Yönetmeliğinin 14., 16., 22., 23., 24. ve 25. maddelerinin iptali istemi bakımından DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2\. Yönetmeliğin 6., 7., 8., 9., 10., 11., 12., 13.,15., 20. ve 21. maddelerinin iptali istemi bakımından DAVANIN REDDİNE,
3\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,
28/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.






10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim