Danıştay danistay 2021/3041 E. 2025/4856 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/3041
2025/4856
21 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3041
Karar No : 2025/4856
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Nevşehir ili, Merkez ilçesi sınırları içerisinde bulunan S:... sayılı IV (a) grubu (pomza) maden işletme ruhsatı sahibi davacı tarafından, işletme ruhsatının, Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 21. fıkrası uyarınca 29/09/2017 tarihinden geçerli olmak üzere iptaline ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının, rödovans sözleşmesi yaptığı ... Ltd Şti.'ne karşı, sözleşme hükümlerine aykırılık iddiasıyla, aralarında yapmış oldukları sözleşmenin iptali ve maden ruhsatının adına tescili istemiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayılı esasına kayıtlı dosyası nezdinde dava açtığı, açılan davada ... tarih ve K:... sayılı karar ile davanın kabulü ve ilgili maden ruhsatının davacıya iadesine karar verildiği, Mahkeme Kararı'nın 15/09/2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine, davacı tarafından 11/10/2016 tarihinde başvurularak, maden ruhsatının kendi adına tescilinin talep edildiği, bu tarih itibarıyla davalı idarenin, Mahkeme Kararı gereği maden ruhsatını davacı adına tescil ile yükümlü hale geldiği, zira; T.C. Anayasası'nın 138. maddesinde, ..."Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmüne yer verildiği, Anayasa hükmü uyarınca davalı idarenin, maden ruhsatını davacı adına tescil etme yükümlülüğünün bulunmasının yanı sıra, söz konusu tescil işlemini, gecikmeksizin yerine getirme yükümlülüğü de bulunduğu, davacının, 11/10/2016 tarihli dilekçesi ile Mahkeme Kararı'ndan haberdar olan idarenin, Anayasa Hükmü uyarınca, maden sicilindeki ... İnşaat Taahhüt Akaryakıt Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına olan kaydı iptal ederek, maden ruhsatının davacı adına tescilini yapmak, bir başka deyişle ilgili şirketin, maden ruhsatı ile olan hukuki bağına son verme mecburiyetinde olduğu, dava konusu işlemin tesis edilme gerekçesi olan, Maden Kanunu'nun 7. maddesine aykırı faaliyet yürütüldüğüne ilişkin yapılan ve dava konusu işlemin tesis edilmesinin sebebi olarak ifade edilen 29/09/2017- 02/10/2017 tarihleri arasındaki (3. ihlal) tespitin, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı gereği tescil işlemi, idare tarafından 11/10/2016 tarihi itibarıyla derhal yerine getirilmiş olsa idi, ... Ltd. Şti.'nin, maden ruhsatı ile hukuki bağı kalmayacağından 29/09/2017- 02/10/2017 tarihleri arasında tespiti yapılan 3. ihlalin gerçekleşmeyeceği, davacının da mahkeme hükmü'nün idare tarafından zamanında yerine getirilmemesinden kaynaklı olarak, ruhsat iptali gibi bir yaptırımla karşı karşıya kalmayacağı, kaldı ki, davacı tarafından yapılan tescil talebi üzerine, ... tarih ve E... sayılı Makam Olur'u ile tescil talebinin uygun bulunmasına dair işlem tesis edildiği ve devrin Bakan Onay'ı ile gerçekleşeceği düzenlendiğinden, Olur tarihi itibarıyla ... Şti.'nin maden ruhsatı ile hukuki bağının artık son bulacağından; dava konusu işlemin gerekçesi olarak ileri sürülen, Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 3. kez uygulanması işleminde ve bu işleme dayanılarak tesis edilen dava konusu ruhsat iptali işleminde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmediği, öte yandan; davalı idare vekili tarafından, Asliye Hukuk Mahkemesi kararının, davacı tarafından imza beyannamesi, 22/A kapsamında borcu yoktur yazısı gibi eksiklikler yerine getirildikten ve idare tarafından, devre engel bir durum olup olmadığı noktasında inceleme yapması sonrasında icra edilmesinin mevzuat gereği olduğu ve Makam Olur'unun icrai olmadığı, devrin maden siciline tescil ile hüküm ifade edeceği öne sürülmüş ise de; ilk tescil ya da rızai devir gibi olağan tescil işlemleri için öngörülen işlemlerin incelenmekte olan uyuşmazlıkta öne sürülemeyeceği, kesinleşen mahkeme hükmünden haberdar olan davalı idarenin, sicilde kayıtlı şirketin ruhsat hukuku ile bağına son vermek suretiyle gerek kamunun, gerekse ruhsat sahibi davacının zarar görmesine mani olmak ve akabinde de davacı adına tescil yapmak zorunda olduğu, eksik belge ya da takip edilmesi gereken prosedür bulunmasının, tescile engel bir durum oluşturmayacağı, öte yandan, Maden Kanunu'nun 5. maddesi (Değişik fıkra: 4/2/2015-6592/3 md.) hükmünde, devirin Bakanlık Onayı ile gerçekleşeceği, durumun maden siciline şerh edileceği ve devir muamelesinin maden siciline şerh edilmesi ile tamam olacağına yer verildiğinden, Olur tarihi itibarıyla devrin gerçekleşeceğinin kabulü gerektiği, bu tarih itibarıyla idarenin, Makam Oluru işleminin hilafına ya da Olur'u hükümsüz kılacak işlem tesis edemeyeceği değerlendirildiğinden, davalı idarenin bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Bakanlık tarafından verilen makam olurunun icrai bir işlem olmadığı, maden ruhsat hakkının ancak sicile tescil ile devrolunacağı, buna ilişkin olarak 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 5. maddesinin 3, fıkrasında, “Durum maden siciline şerh edilir. Devir muamelesi maden siciline şerh edilmesi ile tamam olur, ” hükmü yer aldığı, ruhsata ait bütün yükün tescil tarihine kadar ... İmalat İnş. Taah, Akar. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait olduğu, ruhsatın iptal edilmesinde sorumluluğun idareye ait olmadığı, bundan doğan bir zarar söz konusu ise davacı şirketin, zararın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunanlardan zararının tazmin hakkının bulunduğu, tesis edilen işlemin mevzuata uygun olarak gerçekleştirildiği, harçtan muaf olunduğundan aleyhlerine bu yönde hüküm kurulmasının doğru olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava, Nevşehir ili, Merkez ilçesi sınırları içerisinde bulunan S:... sayılı IV (a) grubu (pomza) maden işletme ruhsatı sahibi davacı tarafından, işletme ruhsatının, Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 21. fıkrası uyarınca 29/09/2017 tarihinden geçerli olmak üzere iptaline ilişkin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
... İdare Mahkemesince verilen karada; Maden Kanunu'nun 5. maddesi (Değişik fıkra: 4/2/2015-6592/3 md.) hükmünde, devirin Bakanlık Onayı ile gerçekleşeceği, durumun maden siciline şerh edileceği ve devir muamelesinin maden siciline şerh edilmesi ile tamam olacağına yer verildiğinden, Bakanlık Olur tarihi itibarıyla devrin gerçekleşeceğinin kabulü gerektiği gerekçesine yer verilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Hakların bölünmezliği, devir ve intikali başlıklı" 5. maddesinde, Madenler üzerinde tesis olunan ilk müracaat (takaddüm), arama ruhsatı, buluculuk, görünür rezerv geliştirme ve işletme ruhsatı haklarının hiçbirinin hisselere bölünemeyeceği, her birinin bir bütün hâlinde muameleye tabi tutulacağı, maden ruhsatlarının, görünür rezerv geliştirme hakkı ve buluculuk hakkının devredilebileceği, devir yapılmadan önce arama ve işletme ruhsatlarının devredildiği tarihteki ruhsat bedelinin iki katı tutarında devir bedeli alınacağı, devrin Bakanlık onayı ile gerçekleşeceği, durumun maden siciline şerh edileceği, devir muamelesinin maden siciline şerh edilmesi ile tamam olacağı; "İlk müracaat ve ruhsatlandırma" başlıklı 16. maddesinde ise, Ruhsatların, sicile kaydedildiği tarihte yürürlüğe gireceği; "Sicilin teşkili ve özellikleri" başlığını taşıyan 38. maddesinde, bütün maden hakları ve faaliyetleri ile ilgili teknik ve mali konuları havi maden sicilinin, yönetmelikte belirtildiği şekilde Genel Müdürlük tarafından tutulacağı, maden haklarının devir, intikal, haciz, rehin ve ipotek veya sona erme durumlarının bu sicile işleneceği, maden sicilinin aleni olduğu, ilgililerin sicil kayıtlarını maden sicil memurlarından biri huzurunda gösterilmesini isteyebileceği, maden sicilindeki kayıtların bilinmediğinin iddia edilemeyeceği, madenler üzerinde iktisap edilecek hakların tescil edilmedikçe hüküm ifade etmeyeceği kurala bağlanmıştır. Dolayısıyla, Mahkemece Bakanlık Olur tarihi itibarıyla devrin gerçekleşeceğinin kabulü gerektiği yönündeki değerlendirmenin mevzuata uygun olmadığı, Maden Kanunu'nun hükmü gereği, devir işlemlerinin maden siciline şerh edilerek tamamlanacağı ve maden haklarının, maden siciline tescil edilmesi suretiyle doğacağı anlaşılmaktadır.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1\. Temyiz isteminin reddine,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4\. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5\. Kesin olarak, 21/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.