SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/226

Karar No

2025/1693

Karar Tarihi

13 Mayıs 2025

Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2025/226 E. , 2025/1693 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/226
Karar No : 2025/1693

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Asıl borçlu ... Kimya Gıda İnşaat Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... Kimya Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen amme alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla banka hesaplarına uygulanan 124.345.072,92 TL tutarındaki haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işleminin dayanağı olan ödeme emirlerinin davacının MERNİS'te kayıtlı yerleşim yeri adresine 25/05/2023 ve 01/06/2023 tarihlerinde tebliğe çıkartıldığı, iki tebligat arasında geçmesi gereken en az 15 günlük makul süre gözetilmeden yapılan tebligatların usulsüz olduğu anlaşıldığından, dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının asıl amme borçlusu şirketlerin kanuni temsilcisi olduğu, kesinleşen ve ödenmeyen vergi borçlarının şirketlerin malvarlıklarından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine tesis edilen haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Asıl borçlu ... Kimya Gıda İnşaat Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... Kimya Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen amme alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla banka hesaplarına uygulanan 124.345.072,92 TL tutarındaki haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği; 62. maddesinde ise, borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü kişiler elindeki menkul mallarıyla, gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı kurala bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişiler ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilciler, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu kişilerin bu ödevlerini yerine getirmemeleri nedeniyle mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı öngörülmüştür.
Öte yandan; 213 sayılı Kanun'un "Bilinen Adresler" başlıklı 101. maddesinin 1. fıkrasında, mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri, yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri, 25/04/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'na göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen adresler olarak sayılmış; aynı maddenin 2. fıkrasında, birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanın dikkate alınacağı ve tebliğin öncelikle bu adreste yapılacağı; 3. fıkrasında, işyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı; 4. fıkrasında, işyeri adresi olmayanlara tebliğin, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılacağı düzenlenmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, diğer adres, yerleşim yeri adresi dışında kalan yerler; (ee) bendinde yerleşim yeri adresi, sürekli kalma niyetiyle oturulan yer olarak tanımlanmış; "Adres bilgilerinin tutulması ve adres standardı" başlıklı 48. maddesinin 4. fıkrasında faydalanılan kamu hizmetleriyle sınırlı olmak üzere adrese dayalı olarak yürütülen iş ve işlemlerde diğer adresin, yerleşim yeri adresi ile aynı hukuki değere sahip olduğu, kurumların yürütecekleri iş ve işlemlerde yerleşim yeri adresi gibi diğer adres bilgilerini de esas alacağı; 5. fıkrasında, 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerinin saklı olduğu hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden, davacının dosyaya ibraz etmiş olduğu tarihçeli yerleşim yeri bilgileri raporunda, "..." adresinin 05/11/2020 tarihinde "yerleşim yeri adresi" olarak; "..." adresinin ise 28/04/2021 tarihinde "diğer adres" olarak beyan edildiği; ... Kimya Gıda İnşaat Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... Kimya Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen amme alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla davacının konutuna uygulanan 10.245.033,70 TL tutarında haciz işleminin iptali istemiyle açılan davada ... Vergi Mahkemesinin ... esasına kayıtlı dosyasında verilen 17/03/2023 tarihli ara kararına istinaden davalı idarece gönderilen bilgi ve belgelerden, İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) ile davalı Defterdarlığın kullandığı sistemin entegre çalıştığı, davacı tarafından e-devlet üzerinden 28/04/2021 tarihinde yapılan "diğer adres" beyanına davalı idarece kullanılan sistem üzerinden ulaşılabildiği; dava konusu haczin dayanağı ödeme emirlerine ilişkin 25/05/2023 tarihinde davacının yerleşim yeri adresine çıkarılan tebligatın "Adrese gidildi. Tebligat yapılacak muhatap veya muhatap yakını bulunamadı. İade" şerhiyle davalı idareye iade edildiği, 01/06/2023 tarihinde ikinci defa çıkarılan tebligatın aynı sebeple iade edilmesi akabinde, ''tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği'' şerhini içeren pusulanın kapıya yapıştırıldığı ve bu tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınmaması üzerine, on beşinci günde tebliğ edilmiş sayıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca amme borçlusuna yapılacak tebligatın idarece bilinen son adreste yapılmasının gerektiği, dosya kapsamı bilgi ve belgelerden davacı tarafından "diğer adres" olarak bildirilen "..." adresinin bildirilen son adres olduğu, davalı idarece kullanılan sistem MERNİS ile eş zamanlı çalıştığı halde davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin davacının eski adresi olan yerleşim yeri adresine tebliğinin usulsüz olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davalı idarece dava konusu haciz işlemi tesis edilmeden önce davacı adına usulüne uygun bir şekilde ödeme emirleri tebliğ edilerek takip işlemleri tamamlanmak suretiyle haciz aşamasına gelmiş bir kamu alacağının varlığından söz edilemeyeceğinden, dava konusu haciz işleminin yukarıda yer verilen gerekçeyle iptal eden kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim