SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/2834 E. 2025/1575 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/2834

Karar No

2025/1575

Karar Tarihi

14 Nisan 2025

Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/2834 E. , 2025/1575 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2834
Karar No : 2025/1575

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Taşımacılık Kimyevi Ürünler Petrol Ürünleri Turizm Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketinin 2005 ilâ 2009 yıllarına ilişkin hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi tekniği raporuna istinaden adına re'sen mükellefiyet tesis edilen ...Adi Ortaklığınca vadesinde ödenmeyen 2005 yılının Nisan ilâ Aralık ayların ait özel tüketim vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerinin tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinde adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden ortakların tamamı müteselsilen sorumlu olmak üzere ortaklardan herhangi birinin tarhiyata muhatap alınacağı düzenlenmişse de, adi ortaklığın idarece re'sen tesis edildiği durumlarda, ortaklık adına düzenlenen ihbarnamelerin ortaklardan birisine tebliğ edilmesi halinde, diğer ortakların ancak kendi adlarına ödeme emri gönderildiğinde bu durumdan haberdar olabilecekleri, dolayısıyla ihbarname tebliğ edilmeyen ortakların, yapılan tarhiyatlara ve re'sen adi ortaklık tesisi işlemine ilişkin savunma hakkının kısıtlanacağı, bu nedenle re'sen adi ortaklık tesisi işlemlerinde, ortaklık adına düzenlenen ihbarnamelerin her ortağa ayrı ayrı tebliğ edilmesinin ve alacağın kesinleştirilmesinin zorunlu olduğu, olayda ise, adi ortaklık adına düzenlenen ihbarnameler ortaklığa re'sen dahil edilen davacıya tebliğ edilmeksizin doğrudan ödeme emri düzenlendiğinden, davacı bakımından kesinleşmeyen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : ... Adi Ortaklığı nezdinde usulüne uygun şekilde kesinleştirilen ve ortaklık malvarlığından tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Taşımacılık Kimyevi Ürünler Petrol Ürünleri Turizm Otomotiv Pazarlama Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketinin 2005 ilâ 2009 yıllarına ilişkin hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen... tarih ve ...-.../... sayılı vergi tekniği raporu ile davacının da aralarında bulunduğu bir kısım şahısların sahte fatura ve hileli akaryakıt ticareti yapmak üzere, belli bir organizasyon içerisinde anılan firmayı paravan olarak kullandıklarının tespit edildiğinden bahisle vergi tekniği raporundaki öneri doğrultusunda “... Adi Ortaklığı” adına 04/04/2005–28/09/2007 tarihleri aralığında için re’sen mükellefiyet tesis ettirildiği ve takdir komisyonu kararına dayanılarak 2005 ilâ 2008 yıllarının muhtelif dönemlerine ait katma değer vergileri ile 2005 ilâ 2007 yıllarına ait özel tüketim vergilerinin tarh ve tahakkuk ettirildiği, vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının kesildiği görülmektedir. Akabinde ortaklık adına düzenlenen ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği, borcun vadesinde ödenmemesi nedeniyle ödeme emirlerinin tanzim edildiği ve yine ödeme emirlerinin de ilanen tebliğine gidildiği; nihayetinde ödenmeyen vergi ve cezalardan oluşan kamu alacağının adi ortaklıktan tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından bahisle müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla 2005 yılının Nisan ilâ Aralık dönemlerine ait özel tüketim vergileri, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinin tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55. maddesinde; kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere, 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gereğinin bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de; kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişinin, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddialarıyla tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde idari dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 14. maddesinde, özel tüketim vergisinin mükelleflerin beyanları üzerine tarh olunacağı, adi ortaklıklarda, verginin ödenmesinden ortakların tamamı müteselsilen sorumlu olmak üzere ortaklardan herhangi birinin tarhiyata muhatap tutulacağı hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; vergi tekniği raporundaki tespit ve öneri doğrultusunda “... Adi Ortaklığı” adına 04/04/2005–28/09/2007 yılları için re’sen mükellefiyet tesis ettirildiği, 2005 ilâ 2008 yıllarının muhtelif dönemlerine ait katma değer vergileri ile 2005 ilâ 2007 yıllarının muhtelif dönemlerine ait özel tüketim vergileri ile vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının "... Ort." hakkında düzenlenen 25/10/2010 tarih ve muhtelif sayılı takdir komisyonu kararlarıyla adi ortaklık adına vergilerin tarh ve tahakkuk ettirilerek, cezaların kesilmesi akabinde "... Ort." adına düzenlenen ihbarnamelerin tebliği yoluna gidildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen 4760 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre; ortaklardan herhangi biri adına, diğer ortaklar da müteselsilen sorumlu olmak üzere, kamu alacağının takibinin yapılması gerekirken, adi ortaklık adına ihbarnameler ve ödeme emirleri düzenlenmek suretiyle borcun takibinin yapılması nedeniyle adi ortaklık veya ortak olan davacı adına kamu alacağının usulüne uygun bir şekilde kesinleştiğinden ve dolayısıyla davacıdan tahsil edilmesi gereken bir kamu alacağı bulunduğundan söz edilemeyeceğinden, yukarıda yer alan gerekçeyle ödeme emirlerini iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.


(X) KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte olan 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında itirazda bulunabileceği hükümleri yer almaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikaların ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği, 102. maddesinde, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerinde yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, son fıkrasında, yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemlerin komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyeti taahhüt ilmuhaberine yazılarak tarih ve imza vazedilmek ve hazır bulunanlara da imzalattırmak suretiyle tespit olunacağı, 103. maddesinde ise; muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, ... Taşımacılık Şirketinin 2005-2009 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen vergi tekniği raporu uyarınca, adı geçen firmanın gerçek malikleri gizlemeye yönelik paravan firma olduğundan bahisle, ... adına re'sen tesis ettirilen adi ortaklık mükellefiyeti adına düzenlenen ihbarnamelerin asıl borçlu ... Ortaklığının bilinen adreslerinde tebliğ edilememesi üzerine ilanen tebliğ edildiği, borcun kesinleştiğinden bahisle, amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Savunma dilekçesi ekinde davalı idarece dosyaya sunulan ihbarnamelere ait tebliğ alındılarının "muhatabın adreste tanınmadığı, aynı adreste ...'nin imzasız beyanından anlaşıldı, iade" ibareli olarak yalnızca posta memurunun imzasını taşıdığı, tebliğ alındılarının, yukarıda yer verilen Kanun hükmünde bahsedilen kişilerce de imza edilmek suretiyle tutanak haline getirilmediği görülmüştür.
Bu durumda; davalı idarenin, ödeme emirleri içeriği amme alacağının tahsili için düzenlenen ihbarnamelerin tebliği hususunda, anılan şekil şartına uymadığı ve tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından, kesinleşmiş bir amme alacağından bahsedilemeyeceğinden, sonucu itibarıyla hukuka uygun olan temyize konu vergi dava dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyu ile, gerekçe yönünden karara katılmıyorum.


(XX) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan karar, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve temyize konu kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim