SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/2682 E. 2025/2153 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/2682

Karar No

2025/2153

Karar Tarihi

30 Mayıs 2025

Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/2682 E. , 2025/2153 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/2682
Karar No : 2025/2153

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: ... firması adına kayıtlı ... plakalı aracın yurda giriş yaptığı 20/03/2021 tarihinden itibaren yurtta kalış süresi dolmasına rağmen halen yurt içinde olduğu ve bu şekilde geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, araç şoförü olan davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının, şoför olarak çalıştığı firmaya ait çekici ve dorseyi İstanbul'da bulunan bir tır parkına bırakmış olmasının para cezasına konu fiillere iştirak ettiğini göstermeyeceği, konuyla ilgili alınan ifadelerde ve yapılan araştırmalarda para cezasına konu fiillere kasten, somut ve belirlenebilir fiillerle katıldığı yolunda suçun maddi ve manevi unsurlarını ortaya koyacak şekilde herhangi bir tespit yapılmadığı anlaşıldığından, iştirak eyleminin şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerekirken, varsayım yoluyla bir kanaate varılarak alınan para cezası kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın ve UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden; uyuşmazlık konusu çekici ve dorseye ilişkin olarak düzenlenen Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakasında yazılı cezaya esas alınan CIF değerinin, ... Sulh Ceza Hakimliğinin D.İş:... sayılı dosyasında yer alan 28/09/2021 tarihli raporda piyasa fiyatları esas alınmak suretiyle, çekici için 380.000,00TL, dorse için 125.000,00TL olarak belirlenmesine karşın, davacının yargılandığı ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında bulunan bilirkişi raporunda ise çekici için 112.500,00TL; dorse için ise 65.500,00TL olarak tespit edildiği, dolayısıyla, araçların CIF değerinin tespitinde çelişki bulunduğu anlaşıldığından, davacı adına alınan para cezası kararı ile karara vaki itirazın reddine dair bölge müdürlüğü işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Eşyanın kıymetinin 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine uygun olarak Karar Destek Sistemindeki veriler de dikkate alınmak suretiyle belirlendiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrası uyarınca süresi içerisinde yurttan çıkarılmayan aracın şoförü olarak sorumluluğu bulunan davacı adına (a) bendine göre tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
... firması adına kayıtlı ... plakalı aracın yurda giriş yaptığı 20/03/2021 tarihinden itibaren yurtta kalış süresi dolmasına rağmen halen yurt içinde olduğu ve bu şekilde geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, araç şoförü olan davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının gümrük kıymetinin, eşyanın satış bedeli; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinin 1. fıkrasında, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı; Gümrük Yönetmeliği'nin 50. maddesinde ise, 45 ilâ 49. maddelerde yer alan yöntemlere göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin Kanun'un 26. maddesinde belirtilen esaslar çerçevesinde belirleneceği belirtilmiştir.
Anılan Kanun'nun 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değiştirilen ve olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 238. maddesinin 1. fıkrasında, 241. maddenin 3. fıkrasının (l), 4. fıkrasının (g) ile 5. fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere, (a) bendinde, geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, (b) bendinde, tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlara ilişkin rejim ihlallerinde, gümrük vergileri tutarının dörtte biri, (d) bendinde, (b) bendinde belirtilen taşıtlar hariç olmak üzere, geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın süresi içerisinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması durumunda gümrük vergileri ile rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar idari para cezası verileceği, 2. fıkrasında, 1. fıkranın (c) ve (d) bentlerinde belirtilen eşyanın, yapılacak tebligat tarihinden itibaren altmış gün içinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması hâlinde, ayrıca gümrük vergileri tutarında idari para cezası verileceğinin düzenlendiği, anılan maddede atıf yapılan 241. maddesinin 3. fıkrasının (l) bendinde; geçici ithalat rejimi kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen taşıtın verilen sürenin bitimini takiben bir ay içerisinde yeniden ihraç edilmesi veya gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması halinde usulsüzlük cezasının 1. fıkrada belirtilen miktarın iki katı, 4. fıkrasının (g) bendinde, aynı eylemin iki ayı aşmayan sürede gerçekleşmesi halinde dört katı, 5. maddesinin (b) bendinde, üç ayı aşmayan sürede gerçekleşmesi halinde altı katı olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
4458 sayılı Kanun'un 183. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük gözetimi altındaki ithalat vergilerine tabi eşyanın, kanuna aykırı olarak gümrük gözetimi dışına çıkarılması halinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı, 2. fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün, eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığı tarihte başlayacağı, 3. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre; (a) eşyayı gümrük gözetiminden çıkaran kişilerin, (b) bu çıkarma işine iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, (c) söz konusu eşyayı elde eden veya elinde bulunduran ve bu eşyayı elde ettiği veya aldığı sırada gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, (d) eşyanın geçici depolanmasında veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin kullanılmasından doğan yükümlülükleri yerine getirmesi gereken kişilerin gümrük vergilerinden sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 22/04/2011 tarih ve 27913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliğinin (Seri No:1) 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarına otuz güne kadar süre verileceği; 17. maddesinin 1. fıkrasında, taşıt sahipleri, sürücüleri veya firma yetkilileri tarafından herhangi bir gümrük idaresine süresi içerisinde yapılacak müracaatla; kaza, yangın gibi beklenmeyen haller, herkesçe bilinen olağan dışı durumlar, hastalık ve tutukluluk hali gibi olayların taşıtın yurtta kalma süresi içerisinde cereyan ettiğinin resmi belgelerle ispatlanması ya da ihracatçının yükünü zamanında tedarik edememesi nedeniyle yüklemenin gecikmesi hâlinde bunun ihracatçıdan alınacak belge ile kanıtlanması durumunda, süre uzatım talebinde bulunabilecekleri düzenlenmiş; olay tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin 1. fıkrasında ise, geçici ithaline izin verilen kişisel ve ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının; getiriliş amacı dışında kullanılması, bir başkasına kiralanması, ödünç verilmesi, başka bir şahsa izinsiz devredilmesi, satılması, hak sahibi olmayan kişilerce kullanılması, taşıtla birlikte giren ve belgelerinde kayıtlı olan parçalarının izinsiz olarak değiştirilmesi, yurtta kalma süreleri içerisinde yurt dışına çıkarılmaması veya herhangi bir gümrük idaresine teslim edilmemesi hâlinde, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Kanun'un 238. maddesi hükümleri uyarınca işlem yapılacağı ve geçici ithal izni iptal edilerek taşıtın gümrük idaresince teslim alınacağı; 20. maddesinde ise giriş gümrük idarelerince, şartların ihlali nedeniyle tahakkuk ettirilecek gümrük vergileri ile ilgili olarak herhangi bir belge ibraz edilmeksizin programa kayden Türkiye’ye geçici girişi yapılan taşıtlar ile yabancı taşıtlar geçici giriş formu kapsamı taşıtlar için ilgili kişinin nezdinde takibat işlemlerine başlanılacağı kuralı öngörülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda izah edilen mevzuat hükümlerinden, 4458 sayılı Kanun'un 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değiştirilen ve olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 238. maddesinde, rejim hükümlerinin ihlali ile yurtta kalış süresinin ihlali şeklinde ikili bir ayrıma gidildiği ve süre ihlali halinde ceza miktarında yükümlüler lehine değişiklik yapıldığı, geçici ithalat rejimi kapsamında ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının yurtta kalış süresinin ihlali halinde öncelikle 241. maddenin 3. fıkrasının (l), 4. fıkrasının (g) ve 5. fıkrasının (b) bentleri dikkate alınarak izin süresinin bitiminden itibaren üç ayı aşmayan süreler için anılan bentler uyarınca işlem yapılması, üç ay dolduktan sonra ise, 238. maddenin 1. fıkrasının (d) bendine göre gümrük vergileri ile rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar idari para cezası verileceği, akabinde, eşyanın, yapılacak tebligattan itibaren altmış gün içinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması hâlinde, ayrıca gümrük vergileri tutarında idari para cezası verileceğinin hükme bağlandığı, 4458 sayılı Kanun'un 183. maddesine göre idari para cezasına bağlanan eyleme iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, ... firması adına kayıtlı ... plakalı ticari kullanıma mahsus aracın, geçici ithalat rejimi kapsamında 20/03/2021 tarihinde şoför olan davacı tarafından verilen beyanname ile yurda girişinin sağlandığı, rejim süresi sona ermesine rağmen yurt dışı edilmediği gibi aracın nerede olduğunun da belirlenemediği, davacının aracın yurda giriş tarihinden sonra araçsız olarak yurt dışına çıkış yaptığı hususları dikkate alındığında, ceza tarihi itibarıyla çıkış işlemlerinin gerçekleştirilmemesi ve aracın akıbetinin de bilinmemesi nedeniyle olayda rejim ihlalinin bulunduğu açıktır.
Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararında her ne kadar uyuşmazlık konusu çekici ve dorseye ilişkin olarak düzenlenen Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakasında yazılı cezaya esas alınan CIF değerinin devam eden ceza yargılamalarında farklı tespit edildiği ve tespit edilen bu tutarlar arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; süresi içerisinde yurttan çıkarılmayan ve nerede olduğu da belirlenemeyen araç nedeniyle, 4458 sayılı Kanun'un 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi hükmünün ihlal edildiği açık olup, aynı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde eşyanın kıymeti belirlenirken dikkate alınması gereken hususlar belirtilerek, bu hükümlerin uygulanmasında Türkiye'deki mevcut verilerin esas alınacağı düzenlenmiş bulunduğundan, davalı idare tarafından bu veriler esas alınmak suretiyle belirlenen CIF kıymetin, karara bağlanan para cezaları hesaplanırken esas alınmasında hukuka aykırılık görülmemiş olup, dava konusu işlemi iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf talebini yukarıda açıklanan gerekçeyle reddeden vergi dava dairesi kararının bozulması gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 30/05/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan vergi dava dairesi kararına yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim