SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/1987 E. 2025/1687 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/1987

Karar No

2025/1687

Karar Tarihi

22 Nisan 2025

Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/1987 E. , 2025/1687 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1987
Karar No : 2025/1687

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gıda İnşaat Turizm İthalat İhracat Sanayi
Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Davacı şirket adına, yurt dışı menşeli bandrolsüz sigaraların yurda kaçak olarak sokulduğundan bahisle takdir komisyonu kararları uyarınca 2016 yılının Mart ayına ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın ve ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; davacı şirketin kanuni temsilcisi ...’IN 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet ettiğinden bahisle tutuklandığı ve tutukluluk halinin 16/09/2019 tarihinde sona erdiği, anılan eylem nedeniyle davacı adına re’sen tarh edilerek kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla davacı şirket adına düzenlenen 17/07/2019 tarihli ödeme emrinin 23/07/2019 tarihinde elektronik ortamda şirkete tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda tutuklulara yapılacak tebliğlerle ilgili olarak herhangi bir düzenlenmeye yer verilmemesi nedeniyle mevkuf ve mahkumlara ait tebliğlerin, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuruna yapılacağına dair hüküm içeren 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 19 ve 51. maddesinin olaya tatbikinin gerektiği, bu durumda, davacı şirket yetkilisinin tutuklu bulunduğu müessese müdür ve memuru tarafından ödeme emri tebliğ edilmediğinden, usulsüz tebligat nedeniyle davanın süresinde açılmadığının kabulünün mümkün olmadığı, vergi ziyaı cezalı ihbarnameler davacının cezaevinde tutuklu bulunduğu sürede şirketin elektronik tebligat adresine tebliğ edilmiş ise de; davalı idarece davacı şirket yetkilisinin hangi cezaevinde tutuklu olduğu araştırılmadan belirtilen mevzuat hükümlerine aykırı ve usulsüz bir şekilde tebliğ edilen ihbarnameler nedeniyle kesinleşmiş bir amme alacağından söz edilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ödeme emrinin iptali istemine ilişkin davanın süresinde açılmadığı, kesinleşen amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı şirket adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket adına, yurt dışı menşeli bandrolsüz sigaraların yurda kaçak olarak sokulduğundan bahisle takdir komisyonu kararları uyarınca 2016 yılının Mart ayına ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında; dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu, bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarihi izleyen günden başlayacağı, 8. maddesinde, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, anılan Kanun'un "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlılı 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet ve g) 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği, 6. fıkrasında; yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise; 14. maddenin 3. fıkrasının (c), (d) ve (e) bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 55 ve 58. maddelerinde amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olacağı, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde itirazda bulunabileceği belirtilmiştir.
Öte yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tebliğ esasları" başlıklı 93. maddesi ile "Bilinen adresler" başlıklı 101. maddesinin 3. fıkrasında; tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesika ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasiyle ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmiyenlere ise ilanen tebliğ edileceği, ilgilinin kabulü halinde, tebliğin daire veya komisyonda da yapılabileceği, işyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılabileceği düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Elektronik ortamda tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde ise; Kanun'un 93. maddesinde sayılan usullere bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığının, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir.
Belirtilen yetkiye istinaden Bakanlıkça çıkartılan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Yapılacak Kişiler" başlıklı 4. ve "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddelerinde; Kanun hükümlerine göre tebliği gereken elektronik imzalı evrakın elektronik tebligat sistemi kullanılmak suretiyle muhatabın elektronik tebligat adresine tebliğ edilebileceği, kurumlar vergisi mükelleflerinin tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğunun bulunduğu, zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların belirlenen durumlar dışında sistemden çıkmalarının mümkün olmadığı, tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresinin kapatılacağı, gerçek kişilerde ise ilgilinin ölümü veya gaipliğine karar verildiğinin idare tarafından tespit edildiği durumlarda ölüm/karar tarihi itibarıyla ilgilinin elektronik tebligat adresinin re'sen kapatılacağı, mirasçıların bağlı olunan vergi dairesine başvurması halinde de müteveffanın elektronik tebligat adresinin kullanıma kapatılacağı ifade edilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, olayda dava konusu ödeme emri ile ödeme emri içeriği kesinleşmiş vergi ziyaı cezalı tarhiyatların ... Gıda İnşaat Turizm İthalat İhracat Sanayi Limited Şirketi adına düzenlendiği, davalı idarece şirket adına kanuni temsilci tarafından düzenlenen 15/02/2018 tarihli elektronik tebligat bildirim formunda yer alan elektronik tebligat adresine vergi ziyaı cezalı tarhiyatların 26/12/2018 tarihinde, ihtilafa konu ödeme emrinin ise, 23/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, anılan limited şirketin mükellefiyet kaydının 30/06/2019 tarihinde re'sen terkin edildiği, şirket tüzel kişiliğinin ticaret sicil kaydının silindiği yahut nevi değişikliğine gidildiği veya birleşme hususunun bulunduğu yönünde bir belge, taraflarca ileri sürülen bir iddianın da bulunmadığı anlaşılmıştır.
Temyiz istemine konu kararda, her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 19 ve 51. maddesinin olaya tatbiki suretiyle davacı şirket yetkilisinin tutuklu bulunduğu müessese müdür ve memuruna ödeme emri ve dayanağı tebligatların tebliğ edilmesi gerektiği, şirketin elektronik tebligat adresine gönderilen tebligatların usulsüz olması nedeniyle davanın süresinde açılmadığının ve ödeme emri içeriği amme alacaklarının kesinleştiğinin kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verilmiş ise de; davalı idarece tanzim edilen cezalı tarhiyatlar ile dava konusu ödeme emri, kanuni temsilci adına değil, şirket tüzel kişiliği adına düzenlenerek ve davalı idareye bildirilen şirket elektronik posta adresine tebliğ edilmiş olup, uyuşmazlığın çözümü bu hususun değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre, elektronik tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığının kabul edilebilmesi için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre kendisine tebliğ yapılacak bir kimsenin bulunması ve ilgili kişinin tebliğe elverişli elektronik bir adresinin var olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi yeterli olup, anılan Kanun'un 107/A maddesinde verilen yetkiye dayanılarak Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile elektronik ortamda tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirilenler ve kendisine elektronik ortamda tebligat yapılabilecekler arasında limited şirketler de bulunmaktadır.
213 sayılı Kanun'un 107/A maddesinde, 93. maddede sayılan usullere bağlı kalınmayacağına dair kurala yer verilmek suretiyle elektronik tebligat ile diğer tebligat yöntemlerinin birbirinden farklı usul ve esaslara tabi olduğu kabul edilmiş olup, elektronik ortamda tebligat yapılmasına imkan bulunan hâllerde, diğer tebliğ yöntemleri için öngörülen prosedürlere başvurulmaksızın, vergilendirmeye ilişkin vesika elektronik ortamda tebliğ edilebilecektir.
Anılan maddede; "elektronik ortamda tebliğ yapılabilir" ifadesine yer verildiğinden elektronik tebligat yönteminin uygulanması bakımından idari makam bağlı yetki içinde olmayıp, yetkili makamca vergilendirmeye ilişkin vesikanın elektronik ortamda mı yoksa diğer geleneksel yöntemlerle mi tebliğ edileceği hususu yetkili makamın takdir yetkisi içinde bulunduğundan tebligatın elektronik ortamda yapılması zorunlu değildir.
Öte yandan, 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde elektronik tebligat sistemine dahil olan tüzel kişilerin bu sistemden çıkabilmesi için öngörülen haller, ticaret sicil kaydının silinmesi, nevi değişikliği ve birleşme durumuna özgülenmiş ve şirket mükellefiyetinin re'sen terkin edilmesi, elektronik tebligat sisteminden çıkış için öngörülen haller arasında sayılmamıştır.
Bu durumda, vergi mükellefleri ile vergi idareleri arasındaki vergilendirme sürecinden doğan ilişki mükellefiyet sona erdikten sonra da devam edeceğinden, elektronik tebligat sistemine dahil olan davacı şirkete tebliğde belirtilen haller dışındaki durumlarda elektronik tebligat yapılabilmesinin mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.
Olayda, davaya konu ödeme emrinin 213 sayılı Kanun'un 107/A maddesi uyarınca internet vergi dairesi üzerinden oluşturulan elektronik posta adresine 23/07/2019 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine ... tarihinde ... Vergi Mahkemesinin E:... sayılı ve akabinde dava dilekçesinin yenilenmesi üzerine de E:... sayılı dosyalarında açılan davalarda Mahkemece 20/01/2023 ve 14/03/2023 tarihlerinde 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15 maddesinin 1. fıkrasının d bendi hükmü gereği anılan Kanun'un 3 ve 5. maddeleri uyarınca dava dilekçelerinin reddine karar verilmesi nedeniyle süresinde yenilenen davada, işbu davaya konu edilen ödeme emrinin hukuka uygunluğunun yargısal denetiminin yapılması suretiyle karar verilmiş ise de, şirketin elektronik tebligat adresine yapılan tebligat üzerine 6183 sayılı Kanun'un 55. maddesinde öngörülen 15 günlük süre içerisinde açılmayan davanın süre aşımı yönünden reddedilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden yukarıda yazılı gerekçeyle verilen temyiz istemine konu kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 22/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim