SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/1046 E. 2025/1688 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/1046

Karar No

2025/1688

Karar Tarihi

22 Nisan 2025

Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/1046 E. , 2025/1688 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/1046
Karar No : 2025/1688

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: ... Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin 2012 ila 2017 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim, katma değer, gelir stopaj ve damga vergileri ile vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi ve karar ilam harcından oluşan amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ..., ... ila ... sayılı ödeme emirleri ile aynı tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 15. sırasında yer alan Kocaeli Valiliği Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğünce karara bağlanan para cezası haricindeki kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 06/06/2001 tarihinden itibaren kanuni temsilcisi olduğu ... Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden tahsil edilemeyen amme alacaklarının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, asıl borçlu şirket olan ... Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ödeme emirleri içeriği amme alacaklarını 6552, 6736 ve 7326 sayılı Kanun kapsamında yapılandırdığı, bu durumda, borcun tutarı ve vadesi ile ödenmemesi halinde sorumlu olan kişilerin değiştiği, niteliğinin değişmesi nedeniyle eski borcun sona ererek yeni bir borcun doğduğu, anılan yeni borcun ödenmemesi halinde öncelikle asıl borçlu şirkete, akabinde şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması durumunda asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisinin sorumluluğu cihetine gidilmesi gerektiği, olayda, asıl borçlu şirket hakkında gerekli takibat yapıldıktan sonra, borcun şirket malvarlığından tahsilinin mümkün olmaması halinde davacı kanuni temsilci hakkında işlem yapılması gerekirken, anılan usul gözetilmeksizin yapılandırılan borcun vadesinde ödenmediğinden bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Asıl borçlu şirketin malvarlığı üzerinde bir çok haczin bulunduğu, anılan şirket tarafından yapılandırılan borcun da ödenmediği, bu durumda, dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının asıl borçludan tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Asıl borçlu şirketçe yapılandırılan borçların mevzuatta belirlenen şekilde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde yapılandırma hakkı kaybedilerek önceki eski duruma dönüleceğinden, davacının kanuni temsilci sıfatına ilişkin sorumluluğu yönünde işin esası incelenerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiğinden temyiz istemine konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü ve Yedinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin 2012 ila 2017 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim, katma değer, gelir stopaj ve damga vergileri ile vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi ve karar ilam harcından oluşan amme alacaklarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ..., ... ila ... sayılı ödeme emirleri ile aynı tarih ve ... sayılı ödeme emrinin 15. sırasında yer alan Kocaeli Valiliği Bilim Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğünce karara bağlanan para cezası haricindeki kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde, bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi alacaklarının, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı; temsilciler veya teşekkülü idare edenlerin bu suretle ödedikleri vergiler için, asıl mükelleflere rücu edebilecekleri hükme bağlanmış olup, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 4108 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile eklenen mükerrer 35. maddesinde ise, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un "Ortak hükümler" başlıklı 9. maddesinin 6 ve 8. fıkralarında ise, bu Kanun'a göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu Kanun hükümlerinden yararlanılacağı, ilk iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu Kanun hükümlerinden yararlanma hakkının kaybedileceği, Kanun kapsamındaki alacakların belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş olması halinde borçluların, ödedikleri tutarlar kadar bu Kanun hükümlerinden yararlanacağı, yapılandırıldığı halde Kanun'da öngörülen süre ve şekilde ödenmeyen alacakların yapılandırma öncesi türü ve vadesi dikkate alınarak takip işlemlerinin ilgili mevzuat kapsamında yapılacağı ve bu Kanun'un yayımı tarihinden önce başlamış olan takip işlemlerinin geçerliliğini koruyarak kaldığı yerden devam edeceği düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; 06/06/2001 tarihinden itibaren ... Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin kanuni temsilcisi olan davacı adına anılan şirketten tahsil edilemeyen 2012 ila 2017 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim, katma değer, gelir stopaj ve damga vergileri ile vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi ve karar ilam harcından oluşan amme alacaklarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle davanın açıldığı, asıl borçlu şirketin 6111, 6552 ve 6736 sayılı Yasa'lar kapsamındaki yapılandırmalarının iptal edildiği, 7326 sayılı Yasa kapsamındaki yapılandırmanın ise, savunma dilekçesine 5. sıra olarak eklenen ekran çıktısına göre "tam ödeme" gerekçesiyle idarece kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, yapılandırılan borçların tespit edildiği şekilde süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde yararlanma hakkının kaybedileceği, bir başka deyişle yapılandırma öncesi eski duruma dönüleceği, bu nedenle yeni bir işleme gerek kalmaksızın takip işlemlerine kaldığı yerden devam edilebileceği açıktır.
Bu durumda, temyize konu kararda yer alan ödeme emirleri içeriği vergi borçlarının yapılandırma tarihi itibarıyla nitelik değiştirip yeni bir borç haline geldiği, yapılandırma işleminin iptali sonrasında asıl borçlu şirket hakkında yeniden yapılacak takip ile kamu alacağının tahsil imkansızlığının ortaya konulması halinde davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinin sağlanmasının gerektiği yolundaki değerlendirmesinde hukuki isabet görülmemiş olup, yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca kanuni temsilci olan davacının sorumluluğuna yönelik olarak yapılacak inceleme ile ulaşılacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, ödeme emirleri içeriği amme alacaklarına ilişkin takibatın yapılandırma nedeniyle bir ödeme varsa mahsup edilmekle birlikte kaldığı yerden devam ettirileceği açık olup, davalı idarenin savunma dilekçesi ekindeki belgelerin incelenmesinden, asıl borçlu şirkete ait olan ve "tam ödeme" gerekçesiyle idarece kaldırıldığı anlaşılan 7326 sayılı Yasa kapsamındaki yapılandırmanın dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacaklarını kapsayıp kapsamadığının yeniden yapılacak incelemede dikkate alınması suretiyle karar verilmesi gerektiği tabiidir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 22/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan karar, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddedilerek ,kararın onanması gerektiği oyuyla, Daire kararına katılmıyorum.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim