SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/3340 E. 2025/2155 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/3340

Karar No

2025/2155

Karar Tarihi

30 Mayıs 2025

Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3340 E. , 2025/2155 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/3340
Karar No : 2025/2155

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, muhasebecilik hizmeti sunduğu ... Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında yapılan inceleme sonucunda POS cihazı kullanılarak tefecilik faaliyetinde bulunulduğu tespitinden kaynaklanan 2016 ilâ 2019 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin banka ve sigorta muameleleri vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizlerinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının mali müşavirlik hizmeti verdiği ... Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında yapılan inceleme sonucu düzenlenen vergi tekniği raporunun, şirketin POS cihazı kullanarak tefecilik faaliyeti yaptığı, POS tefecilik faaliyetini gizlemek için sahte fatura düzenlediği yolunda tespitler içerdiği, ilgili dönemlerde bu şirkete muhasebe hizmeti veren davacı hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporuyla davacının 213 sayılı Kanun'un mükerrer 227. maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğundan bahisle dava konusu ödeme emirleri düzenlenmişse de, serbest muhasebeci mali müşavirin vergi incelemesi yapmak yetkisi olan kişiler kapsamında yer almadığı ve dolayısıyla defter ve beyannamelere intikal ettirilen faturaların sahte olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı, asıl borçlu şirket hakkında önerilen tarhiyatın muhasebecilik faaliyeti ile ilgili hususlardan kaynaklanmadığı (faturaların üzerinde yazılı tutarlardan farklı tutarlarla kayıt ve beyanlara yansıtılması, beyannamelerin tutulan kayıtlarla uyumsuzluğu gibi), dolayısıyla meslek mensubunun müteselsilen sorumlu tutulması için gerekli yasal şartların olayda gerçekleşmediği gibi, 29/06/1997 tarih ve 23034 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4 Sıra No'lu Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliğ ile getirilen mesleki özen sorumluluğunun gösterilmemesi nedeniyle davacının "müteselsil sorumlu" sıfatıyla sorumlu tutulmasının ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'yla getirilen sorumluluğun kapsamının genişletilmesi ve vergi ve cezaların kanuniliği ilkesine aykırı olması karşısında, davacı adına "müteselsilen sorumlu" sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Müteselsil sorumlu sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Asıl sorumlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile davacı hakkında düzenlenen serbest muhasebeci mali müşavir sorumluluk raporunda yer alan, 2018 yılında toplam 15.196.736,07- TL, 2019 yılında toplam 12.692.629,93-TL tutarında 95 adet yevmiye kaydına ilişkin olarak dönemsel olarak bankalardan alınmış olan POS işlemleri dökümlerine istinaden herhangi bir fatura bulunmamasına rağmen yevmiye kayıtlarını yaptığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Faturanın Şekli" başlıklı 230. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendine aykırı olarak 2018 ve 2019 yıllarında şirket tarafından düzenlenen faturaların büyük çoğunluğunda sadece müşterinin adının bulunduğu, ticaret unvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap numarasının yer almadığı, bazılarında emtianın nev'i ve miktarının dahi yazılmadığı, bahsi geçen faturalara sadece POS sliplerinin iliştirildiği ve faturaların bu POS sliplerine istinaden düzenlendiğini bilmesine rağmen bunların yevmiye kayıtlarını yapmaya ve BS bildirimlerini vermeye devam ettiği, sonraki tarihli birçok faturanın önceki tarihli yevmiye kayıtlarında kaydedildiği yönündeki tespitler dikkate alındığında, yol açılan vergi kaybından dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık görülmediğinden dava konusu ödeme emirlerinin iptali yolundaki Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, muhasebecilik hizmeti sunduğu ... Turizm Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında yapılan inceleme sonucunda POS cihazı kullanılarak tefecilik faaliyetinde bulunulduğu tespitinden kaynaklanan 2016 ilâ 2019 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin banka ve sigorta muameleleri vergileri, vergi ziyaı cezaları, gecikme faizlerinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde; Maliye Bakanlığının, vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanun'a göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri, mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş, aynı maddede beyannameyi imzalayan veya tasdik raporunu düzenleyen meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza ve gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen yasal düzenleme uyarınca, serbest muhasebeci mali müşavirlerin mali sorumluluğuna gidilebilmesi için, mükellef adına verilen beyannamenin sorumluluğu öngörülen meslek mensubu tarafından imzalanmış olması, meslek mensubunun imzaladığı beyannamede yer alan bilgilerin, defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmaması ve meslek mensubu tarafından verilen beyannameler ile tutulan defter kayıtları ve bunların dayanağını teşkil eden belgeler arasındaki uyumsuzluğun vergi kaybına neden olması gerekmektedir.
Serbest muhasebeci mali müşavirlerin görevleri, mükelleflerin muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço, kâr, zarar tablosu ve beyannameleri ile ilgili diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işleri yapmaktır.
Bu görevlerinden dolayı meslek mensuplarının sorumluluğu, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygunluğuyla sınırlı olup meslek mensupları, mükellef tarafından kendilerine ibraz edilen belgelerin, genel muhasebe kurallarına uygun ve doğru olarak kanuni defterlere kaydedilmesinden ve mali tablolara aktarılmasından mesuldürler.
Meslek mensuplarının mali sorumluluğuna gidilebilmesi ancak Kanun'da aranan şartların birlikte gerçekleşmesi ve vergi incelemesinde tespit edilen hususlar ile meslek mensubunun eylemi arasındaki illiyet bağının deliller ile birlikte tespit edilmesi halinde olanaklıdır.
3568 sayılı Kanun'da sayılan meslek mensuplarından olan davacının görevinin imzaladığı beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygunluğunun sağlanması olduğunun anlaşılması karşısında, 2018 yılında toplam 15.196.736,07 TL; 2019 yılında toplam 12.692.629,93 TL tutarında olmak üzere 95 adet yevmiye kaydına ilişkin dönemsel olarak bankalardan alınmış POS cihazı işlemi dökümlerine ait herhangi bir fatura bulunmamasına rağmen davacının yevmiye kayıtlarını yaptığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Faturanın Şekli" başlıklı 230. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendine aykırı olarak asıl borçlu şirket tarafından düzenlenen faturaların büyük çoğunluğunda sadece müşterinin adının bulunduğu, ticaret unvanı, adresi, vergi dairesi ve hesap numarasının yer almadığı, bazılarında emtianın nev'i ve miktarının dahi yazılmadığı, bahsi geçen faturalara sadece POS cihazı sliplerinin iliştirildiği ve faturaların bu POS cihazı sliplerine istinaden düzenlendiğini bilmesine rağmen bunların yevmiye kayıtlarını yapmaya ve BS bildirimlerini vermeye devam ettiği, öte yandan, muhasebe kayıtlarının aylık olarak ofisinde tutulduğu, sonraki tarihli birçok faturanın önceki tarihli yevmiye kayıtlarında kaydedildiği, şirket tarafından gönderilen bilgi ve belgelere yönelik hiçbir araştırma ve sorgulamanın yapılmadığı yönündeki tespitler dikkate alındığında, yol açılan vergi kaybından dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık görülmediğinden, dava konusu ödeme emirlerinin iptali yolundaki karara yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.
Vergi Dava Dairesince yeniden verilecek kararda, şirket ve davacı hakkında düzenlenen raporlar incelenmek suretiyle davacının hangi tutardan sorumlu olduğunun değerlendirilmesi gerektiği de tabiidir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 30/05/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.


(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan karar, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim