Danıştay danistay 2023/2180 E. 2025/1834 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/2180
2025/1834
22 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2180
Karar No : 2025/1834
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... Sanayi ve Ticaret
Limited Şirketi
2-...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: Tüzel kişiliği iflas nedeniyle sona eren ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu ceza kararıyla buna vaki itirazın reddi işleminin tesis tarihlerinde hukuka aleminde varlığı sona eren şirket hakkında işlem yapılmasının mümkün olmadığı, buna göre, dava konusu işlemin hukuken var olmayan şirket adına tesis edilerek davalı idare tarafından yok hükmünde bir işlem tesis edildiği, yok hükmündeki bu işlemin iptalinin herkes tarafından talep edilebileceği ve yok hükmündeki işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Şirketin hukuki varlığının sona erdiği, dava konusu işlemle şirket temsilcisi/ortağının menfaatinin etkilenmediği, ehliyeti bulunmayan kişilerin dava açamayacakları, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin münfesih şirket yönünden kısmen incelenmeksizin reddine, kısmen de kabulü ile temyize konu kararın davacı Mehmet ÖNDAY yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Tüzel kişiliği iflas nedeniyle sona eren ve terkin edilerek ticaret sicilinden silinen ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin davacı ...' a tebliği üzerine iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından söz konusu fıkrada bentler halinde sayılan diğer unsurlarla birlikte ehliyet yönünden de inceleneceği, 6. fıkrasında, yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; 15. maddesinde, Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3. fıkrasında yazılı ehliyet hususunda kanuna aykırılık görülürse, davanın reddine karar verileceği; 31. maddesinde, bu Kanun’da hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygunlanacağı kurala bağlanmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun tüzel kişileri düzenleyen ikinci kısmının birinci bölümünün genel hükümlere ait kuralları içeren faslında yer alan 47. maddesinde, başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal topluluklarının, kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanacağı; 48. maddesinde, tüzel kişilerin, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehil oldukları, 49. maddesinde, tüzel kişilerin, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanacakları, 50. maddesinde ise, tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı hükümlerine yer verilmiştir.
6102 sayılı Ticaret Kanunu'nun 573. maddesinde, limited şirketin, bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulacağı, esas sermayesinin belirli olduğu ve esas sermaye paylarının toplamından oluştuğu; ortakların, şirket borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlü oldukları, 623. maddesinde de, şirketin yönetimi ve temsilinin şirket sözleşmesi ile düzenleneceği, şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebileceği, müdürlerin, kanunla veya şirket sözleşmesi ile genel kurula bırakılmamış bulunan yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkili oldukları düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın, 02/04/2014 tarih ve 8541 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile birlikte incelenmesinden; davacı şirketin, iflasına karar verilip tasfiye işlemlerinin tamamlanarak 04/03/2014 tarihinden itibaren iflasının kapatılarak ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişilikleri, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erer. Olayda, adına işlem tesis edilen şirketin tüzel kişiliği de, ticaret sicilinden silindiği tarihte sona ermiş bulunmaktadır. Bu tarihten sonra, sözü edilen şirketin haklara sahip olması, borçlu kılınması ve temsili hukuken mümkün değildir. Bunun sonucu olarak, tüzel kişiliğin sona ermesinden sonra tesis edilen işlemlerin de, herhangi bir hukuki sonuç doğurması; hukuki sonuç doğurmayan işlemlerin ise, herhangi bir kişinin menfaatini ihlal etmesi söz konusu olamaz. Ancak, mevzuatta sorumluluklarını düzenleyen hükümler uyarınca, münfesih şirketin ortakları veya kanuni temsilcileri ya da tasfiye memurları adına bu sıfatları nedeniyle tesis edilen veya edilecek işlemlerin bunların menfaatini etkileyeceği tartışmasızdır.
Bu hukuki durum karşısında; sicil kaydı terkin edilmekle tüzel kişiliği, diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığı sona eren davacı şirket adına tesis edilen işlemin ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen kararın herhangi bir hukuki sonuç doğurması söz konusu olmadığından, davalı idarece Daire kararının bozulması istemiyle yapılan temyiz başvurusunun Münfesih ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi bakımından esasının incelenmesi hukuken mümkün değildir.
Öte yandan, şirket adına tesis edilen işlemin, muhatabı olmayan şirket ortağına tebliğ edilmesi bu kişinin menfaatini etkilemeyeceği gibi hakkında hukuki sonuç doğurması da söz konusu olmayacağından, anılan işleme karşı davacı ... tarafından açılan davada, dava ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işlemin iptali yönündeki temyize konu kararda isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin, temyiz isteminin, davacı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yönünden İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, kısmen de kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacı ... yönünden BOZULMASINA,
3\. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 22/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.