Danıştay danistay 2023/2044 E. 2025/2014 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/2044
2025/2014
27 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/2044
Karar No : 2025/2014
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Defterdarlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: ... Petrolcülük Anonim Şirketine(... Petrolcülük Anonim Şirketi) ait 2015 ve 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile yargı harcının asıl borçlu şirketten tahsil olanağının kalmadığından bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davalı idare tarafından 07/09/2022 tarihli ara kararına istinaden sunulan cevabi yazıda, ...'nin 08/07/2015 tarih ve 8858 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde 08/07/2015 tarihinde şirkete genel müdür olarak atandığı ve 07/09/2018 tarihli ve 9665 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yer alan ilanda ise görevinin sona erdiğinin bildirildiği, oysa ki 27/04/2015 tarih ve 8808 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan... tarih ve ...sayılı yönetim kurulu kararında yapılan yanlışlığın düzeltildiği, davacının ... Petrolcülük Anonim Şirketine 01/04/2015 tarihinde 1 yıl süreyle kanuni temsilci olarak atandığının anlaşıldığı, davacının dosyaya ibraz ettiği belgelerin incelenmesinden, şirkete dışarıdan atanan murahhas müdür/kanuni temsilci sıfatını taşırken 31/12/2015 tarihinde şirketten ayrıldığı ve bu tarihten sonra şirketle herhangi bir hukuki bağının kalmadığı, kanuni temsilcilik görevinin de 31/12/2015 tarihinde sona erdiğinin kabulü gerektiği, davacının kanuni temsilci olarak şirket borçlarından sorumluluğu tespit edilirken kanuni temsilci olarak görev yaptığı 01/04/2015 - 31/12/2015 tarihleri arasındaki sürenin esas alınmasının hakkaniyete uygun olacağı, 2016 yılında kanuni temsilcilik görevi bulunmadığından ... tarih ve ... numaralı ödeme emri içeriği vergi ve cezalardan davacının sorumlu olmadığı,... tarih ve ... numaralı ödeme emrinin 25-36 sayılı kalemlerinde yer alan 2015 yılının Şubat ve Mart dönemlerinde henüz kanuni temsilci olarak görevlendirilmediğinden ödeme emrinin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, ... nolu ödeme emrinin 1-24 sayılı kalemlerinde yer alan 2015 yılı Nisan, Mayıs, Eylül ve Ekim dönemlerine ait vergi ve cezaların davacının şirkette kanuni temsilci olarak görev yaptığı döneme tekabül ettiği, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin tebliğ edilerek şirket hakkında usulüne uygun şekilde yapılan takip neticesinde söz konusu kamu borcunun şirketten tahsil olanağı kalmayan ve şirket hakkında usulüne uygun şekilde kesinleşen ancak şirket malvarlığından tahsil olanağı bulunmayan alacağın tahsili maksadıyla davacı adına tanzim ve tebliğ olunan dava konusu ödeme emrinin bu kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen de reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, asıl borçlu şirket hakkında yapılan tarhiyata karşı açılan davaların devam ettiği, kesinleşmiş bir alacağın bulunmadığı, vergi tekniği raporu tebliğ edilmeden ve somut tespit bulunmadan yapılan tarhiyatın ve bu vergilerin tahsili için düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ve duruşma yapılması istenilmekte; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idarece, savunma verilmemiş; davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulüyle kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... Petrolcülük Anonim Şirketine(... Petrolcülük Anonim Şirketi) ait 2015 ve 2016 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile yargı harcının asıl borçlu şirketten tahsil olanağının kalmadığından bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35. maddesi uyarınca davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Kanundaki Terimler" başlıklı 3. maddesinde, tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin ise, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği; mükerrer 35. Maddesinde ise, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği kurala bağlanmıştır.
01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 365. maddesinde, anonim şirketin, yönetim kurulu tarafından yönetileceği ve temsil olunacağı; 367. maddesinde, yönetim kurulunun, esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabileceği, yönetimin, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine ait olduğu; 370. maddesinde de, esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisinin çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna ait olduğu; yönetim kurulununun, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebileceği, en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisine haiz olmasının şart olduğu düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın ve dosyada yer alan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ilgili ilanlarının incelenmesinden, 27/04/2015 tarih ve 8808 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde davacının
TC Kimlik numarası ve ismi yanlış ve eksik yazılarak Pasifik Petrolcülük Anonim Şirketini, Türk Ticaret Kanunu 367. maddesi uyarınca şirket kaşesi altına atacağı münferit imza ile bir yıl süre ile temsil ve ilzama yetkili kılındığı, 08/07/2015 tarih ve 8858 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde davacının ismi ve TC Kimlik numarası düzeltilerek şirkete genel müdür olarak atandığı, 28/06/2017 tarih ve 9355 sayılı Türkiye Ticaret Sicilİ Gazetesinde Kamil Sipahinin üç yıl süreyle şirketi sınırsız olarak temsil ve ilzam etmesi hususunda yekilendirildiği, 21/09/2018 tarih ve 9665 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde davacı ...'nin önceki görevinin sona erdiğinin ilan edildiği, dava dilekçesi ekinde yer alan SGK kayıtlarında davacının 01/04/2015-31/12/2015 tarihlerinde genel müdür olduğu, mahkeme kararında davacının kanuni temsilci olduğu dönem belirlenirken Ticaret Sicil Gazetesinin ilgili ilanları yerine dava dilekçesi ekinde yer alan SGK kayıtlarının esas alındığı anlaşılmıştır.
Anonim şirketlerde yönetim kurulununun, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebileceği, en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisine haiz olmasının şart olduğu düzenlenmeleri doğrultusunda, davacının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yer alan ilk ilanda bir yıl süreyle genel müdür olarak temsil ve ilzama yetkili kılındığı dikkate alınarak bu sürenin sona erdiği tarihten sonra davacının sorumluluğunun devam edip etmeyeceği, başkaca kanuni temsilci seçilip seçilmediği hususunun şirket esas sözleşmesinin ve ticaret sicili kayıtlarının araştırılarak şirket esas sözleşmesinde temsil hakkındaki görevlendirmelere ilişkin kayıt bulunup bulunmadığı, kayıt bulunmaması halinde ise yönetimde bulunan tüm üyeler hakkında takip yapılıp yapılamayacağı hususları değerlendirildikten sonra davacının genel müdür olarak sorumlu olduğu dönem belirlenerek hüküm kurulması gerekirken dava dilekçesinde yer alan iddialar ve bilgiler doğrultusunda sadece SGK kayıtları esas alınarak davacının sorumluluğunun değerlendirilmesinde hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine 27/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.