Danıştay danistay 2023/1869 E. 2025/1614 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/1869
2025/1614
15 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1869
Karar No : 2025/1614
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Muris ...'nin ortağı olduğu asıl borçlu Müflis ... ve Yan Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi adına kesinleşen ve ödenmeyen ek tahakkuk ve para cezası ile gecikme faizinin tahsili amacıyla, mirasçı sıfatıyla adına tanzim ve tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla, Mahkemelerince verilen ara kararları ile davalı idareden dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı olan asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ek tahakkuk ve para cezası kararlarının asıl amme borçlusu şirkete tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine, davalı idare tarafından ara kararına istinaden gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, ek tahakkuk ve para cezası kararlarının tebliğ edildiğine dair hiçbir bilgi ve belgenin yer almadığı, sadece iflas masasına kaydettirildiği anlaşılmış olup, asıl borçlu şirket adına alınan ek tahakkuk ve para cezası kararlarının usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilerek amme alacağının kesinleştirildiğinden bahsedilemeyeceğinden, amme alacağının, ortağı olduğu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle, mirasçı sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Murisin ortağı olduğu şirketin borçlarından mirası olarak sorumluluğu bulunan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykrılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarını, şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya payları oranında sorumlu tutan kural karşısında, %50 hisse payı oranı ile müflis şirkete ortak olan murisin mirasçısı olan davacı adına, şirket hakkında takibe geçilen miktarın tamamı üzerinden ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediğinden, dava konusu işlemi iptal eden vergi dava dairesi kararının sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Muris ...nin ortağı olduğu asıl borçlu... Yay ve Yan Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi adına kesinleşen ve ödenmeyen ek tahakkuk ve para cezasının tahsili amacıyla, mirasçı sıfatıyla adına tanzim ve tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 55. maddesinde ise, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı hükme bağlanmıştır.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümlerinin tatbik olunacağı, 2. maddesinde, muhtelif kanunlarda Tahsili Emval Kanununa göre tahsil edileceği bildirilen her çeşit alacaklar hakkında da bu kanun hükümlerinin tatbik olunacağı kurallarına yer verilmiştir.
Kanun'un 3. maddesinde, bu kanundaki amme alacağı teriminin 1. ve 2. maddeler şumulüne giren alacakları, amme borçlusu veya borçlu teriminin ise; amme alacaklarını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu ifade edeceği belirtilmiştir. Ayrıca aynı maddede tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin ise amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği açıklanmıştır.
Aynı Kanun'un mükerrer 35. maddesinde de, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin veya tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu kanun hükümlerine göre tahsil edileceği, 100. maddesinde ise, amme alacaklarının tahsili için İcra ve İflas Kanunu hükümleri dairesinde amme borçlusunun iflasının istenebileceği kuralına yer verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 193. maddesinde, iflasın açılmasıyla borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takiplerin duracağı ve iflas kararının kesinleşmesi ile bu takiplerin düşeceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, muris ...'nin, asıl borçlu Müflis ... Yay ve Yan Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi'nin % 50 hisse payı oranı ile ortağı olmasına karşın, anılan şirketin borcunun tamamından sorumlu tutularak takibe geçildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, murisin %50 hisse payı oranı ile ortağı olduğu asıl borçlu müflis ... Çelik Yay ve Yan Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ...Asliye Ticaret Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında... tarihinde iflasına karar verildiği, iflas halindeki şirket adına ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında işlem gören 15 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyalara ilişkin olarak alınan ek tahakkuk ve para cezası kararının iflas masasına alacak kaydettirildiği, kamu alacağının ödenmemesi üzerine de borç ödemeden aciz belgesinin verildiği anlaşılmıştır.
Asıl borçlu şirketin iflasına karar verildiği ve iflasa ilişkin hükümlerin uygulandığı, kamu alacağının sıraya konulmasını teminen ek tahakkuk ve para cezası kararlarının iflas müdürlüğüne tebliğ edildiği ve iflas müdürlüğünce de alacağın kabul edildiği dikkate alındığında, temyize konu karardaki ek tahakkuk ve para cezası kararlarının asıl borçlu şirkete tebliğ edilmesi gerektiğine dair değerlendirmede isabet bulunmamakla birlikte, 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarını, şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden doğrudan doğruya payları oranında sorumlu tutan kural karşısında, %50 hisse payı oranı ile müflis şirkete ortak olan murisin mirasçısı davacı adına, şirket hakkında takibe geçilen miktarın tamamı üzerinden ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediğinden, ödeme emrini iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunu yukarıda yazılı gerekçeyle reddeden vergi dava dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.