Danıştay danistay 2023/1538 E. 2025/2009 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/1538
2025/2009
27 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1538
Karar No : 2025/2009
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem: ... ve ... unvanlı firmalar adına kayıtlı ... ve ... dorse/çekici plakalı araçların yurda giriş yaptığı sırasıyla 17/12/2020 ve 02/02/2021 tarihlerinden itibaren yurtta kalış süresi dolmasına rağmen çıkış yapmadığı ve ülkede bırakılmak suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, araç şoförü olan davacı adına 4458 Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Bölge Amirliğince düzenlenen ... tarih ve ... adli tahkikat dosya no'lu fezlekede, bazı tır araçlarının ülkeye giriş kaydının bulunduğu, ancak sistemde verilen yasal süre içerisinde yurt dışına çıkış yapmadıkları, sürücülerinin araçları ülke içerisinde bırakarak araçsız olarak yurt dışına çıktıkları, aynı sürücüler tarafından bu tarz işlemlerin müteaddit defalar yapıldığının tespit edildiği, bu durumun belirtilen araç sürücüleri hakkında iştirak oluşturduğundan bahisle davacının konuya ilişkin ifadelerine de yer vermek suretiyle, ... firmasına kayıtlı ... plakalı çekici/dorsenin ve ... firmasına kayıtlı ... plakalı çekicinin davacının sevk ve idaresinde yurda girişinin yapıldığı ancak yurtta kalma süreleri dolmasına rağmen yurt dışı edilmediği, dolayısıyla söz konusu araçların yurt içinde satıldığı, parçalandığı veya başka şahıslara devredildiği sonucuna ulaşıldığı, ancak, davacının, şoför olarak çalıştığı firmalara ait çekici ve dorseleri İstanbul İkitelli ilçesindeki tır parkına bırakmış olmasının para cezasına konu fiillere iştirak ettiğini tek başına göstermeyeceği, bu durumda, konuyla ilgili alınan ifadelerde ve yapılan araştırmalarda davacının suça iştirak ettiği yönünde herhangi bir beyan veya bilgiye yer verilmediği, eyleme uyan suçun maddi ve manevi unsurlarını ortaya koyacak şekilde yapılmış herhangi bir tespitin olmadığının anlaşılması karşısında, iştirak eyleminin şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerekirken, varsayıma dayalı olarak alınan para cezası kararına vaki itirazın reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının ... ve ... unvanlı firmalar adına kayıtlı ... ve ... plakalı araçları şoför olarak geçici ithalat rejimi kapsamında yurda getirdiği, kendisi bir çok kez yurda giriş ve çıkış yapmasına rağmen, söz konusu araçların süresinde yurt dışına çıkarılmadığı, davacının bu fiillere iştirak ettiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin, şoför olan davacının idaresinde ... tarihlerinde yurda girişi yapılan araçların, yurtta kalış süresinin dolmasına rağmen çıkış yapmadığı ve ülkede bırakılmak suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle tesis edildiği, tır şoförü olan davacının, geçici ithalat rejimi hükümleri kapsamında yurda getirdiği aracın süresinde yurt dışına çıkarılıp çıkarılmadığını bilmesi gereken kişilerden olduğu anlaşıldığından, eylemin gerçekleşmesinde kasıtlı bir fiilinin bulunduğunun somut verilerle ispatlanmadığı gerekçesi ile verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
... ve ... unvanlı firmalar adına kayıtlı ... ve ... dorse/çekici plakalı araçların yurda giriş yaptığı sırasıyla 17/12/2020 ve 02/02/2021 tarihlerinden itibaren yurtta kalış süresi dolmasına rağmen çıkış yapmadığı ve ülkede bırakılmak suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, araç şoförü olan davacı adına 4458 Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca gümrüklenmiş değerin iki katı tutarında karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değiştirilen ve olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 238. maddesinin 1. fıkrasında, 241. maddenin 3. fıkrasının (l), 4. fıkrasının (g) ile 5. fıkrasının (b) bendinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere, (a) bendinde, geçici ithalat rejimine ilişkin hükümlerin ihlali hâlinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı, (b) bendinde, tam muafiyet suretiyle geçici olarak ithal edilen özel kullanıma mahsus taşıtlara ilişkin rejim ihlallerinde, gümrük vergileri tutarının dörtte biri, (d) bendinde, (b) bendinde belirtilen taşıtlar hariç olmak üzere, geçici ithalat rejimi kapsamında ithal edilen eşyanın süresi içerisinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması durumunda gümrük vergileri ile rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar idari para cezası verileceği, 2. fıkrasında, 1. fıkranın (c) ve (d) bentlerinde belirtilen eşyanın, yapılacak tebligat tarihinden itibaren altmış gün içinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması hâlinde, ayrıca gümrük vergileri tutarında idari para cezası verileceğinin düzenlendiği, anılan maddede atıf yapılan 241. maddesinin 3. fıkrasının (l) bendinde; geçici ithalat rejimi kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen taşıtın verilen sürenin bitimini takiben bir ay içerisinde yeniden ihraç edilmesi veya gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması halinde usulsüzlük cezasının 1. fıkrada belirtilen miktarın iki katı, 4. fıkrasının (g) bendinde, aynı eylemin iki ayı aşmayan sürede gerçekleşmesi halinde dört katı, 5. maddesinin (b) bendinde, üç ayı aşmayan sürede gerçekleşmesi halinde altı katı olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
4458 sayılı Kanun'un 183. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük gözetimi altındaki ithalat vergilerine tabi eşyanın, kanuna aykırı olarak gümrük gözetimi dışına çıkarılması halinde gümrük yükümlülüğünün doğacağı, 2. fıkrasında, gümrük yükümlülüğünün, eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığı tarihte başlayacağı, 3. fıkrasında, bu Kanun hükümlerine göre; (a) eşyayı gümrük gözetiminden çıkaran kişilerin, (b) bu çıkarma işine iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, (c) söz konusu eşyayı elde eden veya elinde bulunduran ve bu eşyayı elde ettiği veya aldığı sırada gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin, (d) eşyanın geçici depolanmasında veya tabi tutulmuş olduğu gümrük rejiminin kullanılmasından doğan yükümlülükleri yerine getirmesi gereken kişilerin gümrük vergilerinden sorumlu olduğu hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 22/04/2011 tarih ve 27913 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Geçici İthal Edilen Kara Taşıtlarına İlişkin Gümrük Genel Tebliğinin (Seri No:1) 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarına otuz güne kadar süre verileceği; 17. maddesinin 1. fıkrasında, taşıt sahipleri, sürücüleri veya firma yetkilileri tarafından herhangi bir gümrük idaresine süresi içerisinde yapılacak müracaatla; kaza, yangın gibi beklenmeyen haller, herkesçe bilinen olağan dışı durumlar, hastalık ve tutukluluk hali gibi olayların taşıtın yurtta kalma süresi içerisinde cereyan ettiğinin resmi belgelerle ispatlanması ya da ihracatçının yükünü zamanında tedarik edememesi nedeniyle yüklemenin gecikmesi hâlinde bunun ihracatçıdan alınacak belge ile kanıtlanması durumunda, süre uzatım talebinde bulunabilecekleri düzenlenmiş; olay tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin 1. fıkrasında ise, geçici ithaline izin verilen kişisel ve ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının; getiriliş amacı dışında kullanılması, bir başkasına kiralanması, ödünç verilmesi, başka bir şahsa izinsiz devredilmesi, satılması, hak sahibi olmayan kişilerce kullanılması, taşıtla birlikte giren ve belgelerinde kayıtlı olan parçalarının izinsiz olarak değiştirilmesi, yurtta kalma süreleri içerisinde yurt dışına çıkarılmaması veya herhangi bir gümrük idaresine teslim edilmemesi hâlinde, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Kanun'un 238. maddesi hükümleri uyarınca işlem yapılacağı ve geçici ithal izni iptal edilerek taşıtın gümrük idaresince teslim alınacağı; 20. maddesinde ise giriş gümrük idarelerince, şartların ihlali nedeniyle tahakkuk ettirilecek gümrük vergileri ile ilgili olarak herhangi bir belge ibraz edilmeksizin programa kayden Türkiye’ye geçici girişi yapılan taşıtlar ile yabancı taşıtlar geçici giriş formu kapsamı taşıtlar için ilgili kişinin nezdinde takibat işlemlerine başlanılacağı kuralı öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda izah edilen mevzuat hükümlerinden, 4458 sayılı Kanun'un 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değiştirilen ve olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 238. maddesinde, rejim hükümlerinin ihlali ile yurtta kalış süresinin ihlali şeklinde ikili bir ayrıma gidildiği ve süre ihlali halinde ceza miktarında yükümlüler lehine değişiklik yapıldığı, geçici ithalat rejimi kapsamında ticari kullanıma mahsus kara taşıtlarının yurtta kalış süresinin ihlali halinde öncelikle 241. maddenin 3. fıkrasının (l), 4. fıkrasının (g) ve 5. fıkrasının (b) bentleri dikkate alınarak izin süresinin bitiminden itibaren üç ayı aşmayan süreler için anılan bentler uyarınca işlem yapılması, üç ay dolduktan sonra ise, 238. maddenin 1. fıkrasının (d) bendine göre gümrük vergileri ile rejime ilişkin beyannamenin tescil tarihinden tespitin yapıldığı tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında faizin toplamı kadar idari para cezası verileceği, akabinde, eşyanın, yapılacak tebligattan itibaren altmış gün içinde gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulmaması hâlinde, ayrıca gümrük vergileri tutarında idari para cezası verileceğinin hükme bağlandığı, 4458 sayılı Kanun'un 183. maddesine göre idari para cezasına bağlanan eyleme iştirak eden ve eşyanın gümrük gözetiminden çıkarıldığını bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerin sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, Romanya'da mukim ... ve ... firmalar adına kayıtlı ticari kullanıma mahsus ... ve ... plakalı araçların, geçici ithalat rejimi kapsamında ... ve ... tarihlerinde şoför olan davacı tarafından verilen beyanname ile yurda girişinin sağlandığı, rejim süresi sona ermesine rağmen yurt dışı edilmediği gibi araçların nerede olduğunun da belirlenemediği hususları dikkate alındığında, ceza tarihi itibarıyla çıkış işlemlerinin gerçekleştirilmemesi ve araçların akıbetinin de bilinmemesi nedeniyle olayda rejim ihlalinin bulunduğu açıktır.
Bu durumda, süresi içerisinde yurttan çıkarılmayan ve nerede olduğu da belirlenemeyen araçlar nedeniyle, geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiği sonucuna ulaşılan olayda, araçların şoförü olarak davacının ilgili maddede ifadesini bulan eylemi bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişilerden olduğu ve sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmış olup, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden, temyize konu kararın bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4\. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 27/05/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan karar, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.