Danıştay danistay 2023/1207 E. 2025/1468 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/1207
2025/1468
8 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2023/1207
Karar No : 2025/1468
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ...-... ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine istinaden karara bağlanan para cezasının itirazsız kesinleştiğinden bahisle düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ödeme emri içeriği para cezası kararının 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun elektronik tebligata ilişkin hükümleri çerçevesinde davacının elektronik tebligat adresine tebliğ edilmesi gerekirken, Gelir İdaresi Başkanlığınca tahsis edilen tebligat adresine gönderildiği, usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir amme alacağı bulunmadığından düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Gümrük idaresince elektronik ortamda yapılacak tebligatların 7201 sayılı Tebligat Kanunu kapsamında oluşturulan elektronik posta adresine yapılabileceği gibi, 640 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede yer alan düzenlemeler uyarınca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 107. maddesinin (A) bendine göre İnternet Vergi Dairesi üzerinden oluşturulan elektronik posta adresine de tebliğinin mümkün olduğu, olayda, bu sistem üzerinden 08/11/2020 tarihinde davacıya tebliğ edilen para cezası kararlarına karşı süresinde itiraz edilmediğinden ve dava açılmadığından usulüne uygun olarak kesinleştiği; olayda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen, eşyanın ithalinin lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterliliğe tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyanda bulunma şeklindeki cezayı gerektiren fiillerin davacı şirket yönünden somut olayda gerçekleşmediği ve davalı idare tarafından bu yönde herhangi bir tespitin yapılmadığı anlaşıldığından, davacı iddialarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesi kapsamında değerlendirilmesi icap ettiğinden ödeme emrini iptal eden mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Kesinleşen alacağın tahsili amacıyla tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adına tescilli ... tarih ve ... ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine istinaden karara bağlanan para cezasının itirazsız kesinleştiğinden bahisle düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, Türk Mevzuatında, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun'la değişik 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan, eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceğine ilişkin hüküm, 24/10/2019 tarih ve 7190 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle, eşyanın ithali, belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verileceği şeklinde değiştirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Gözetim uygulamasında, Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Gözetim uygulaması başlatılması durumunda, herhangi bir korunma tedbirinden söz edilemez. Yani bu aşamada, o malın ithalatında herhangi bir kısıtlama, vergi oranında artış, eşik kıymet belirlenmesi veya ek mali yükümlülük uygulaması söz konusu olmamaktadır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar gözetim belgesi ibraz edilmediğinden bahisle para cezası kararı alınmış ise de; Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin yukarıda hükmüne yer verilen iki farklı şekline göre de para cezası kararı alınabilmesi için, eşyanın ithalinin, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olmasına rağmen bunlar olmadan gerçekleştirilmiş olması ya da belge varmış gibi beyan edilmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla para cezası kararının dayanağını, anılan maddede aranılan belgelerin sunulmaması ya da sunulmuş gibi beyan edilmesi oluşturduğundan, öncelikle, gözetim belgesinin anılan maddede sayılan belgelerden olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
İlgili belgelerin tanımı herhangi bir mevzuatta açıklanmasa da, gözetim belgesi, bir malın ithalatında, yerli üreticilerin zarar görmesine sebebiyet verebilecek miktarda artış olup olmadığının belirlenebilmesi için o malın ithal seyrinin izlenmesi amacıyla Ticaret Bakanlığınca düzenlenen bir belgedir. Gözetim belgesinin ibrazı zorunluluğu ise, o malın, belli bir değerin altında kıymetle ithal edilmek istenmesi durumuna münhasır olmaktadır. Bu bağlamda, ithali serbest olan eşyanın ithalat seyrinin izlenmesi ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla getirilen ancak 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin her iki halinde de sayılanlar dışında kalan gözetim belgesinin ibraz edilmemesi, anılan madde uyarınca ceza kesilmesini gerektiren neden olarak kabul edilemez.
Öte yandan, netice itibariyle gözetim belgesinin ibraz edilmemesi nedeniyle 235. madde kapsamında ceza kararı alınamayacağı sonucuna ulaşılması karşısında, olayda anılan maddenin 1. fıkrasının (c) bendinin hangi hali uyarınca işlem tesis edildiğinin bir önemi kalmamaktadır.
Bu durumda, gözetim belgesinin, eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya tabi veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesi kapsamında sayılan belgelerden olmadığı anlaşıldığından, davacı iddialarının 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında değerlendirilmesi icap ettiğinden dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık, temyize konu vergi dava dairesi kararında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 55. maddesinde, amme alacağının vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanunun 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, ödeme emri içeriği para cezası kararının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen dava açılmayarak kesinleştiği, kesinleşen cezanın tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu amme alacaklarının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği ve dava konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen işleme karşı dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ise "borcum yoktur" kapsamında değil ancak, Gümrük Bölge Müdürlüğüne vaki itirazın reddine dair işleme karşı açılacak bir davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu görülmekle, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacağının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dolayısıyla, temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.