Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/982
2025/2590
7 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2025/982
Karar No : 2025/2590
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1-... Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı-...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan 03.08.2021 onay tarihli 1/5000 ölçekli Bağcılar Meydanı Kentsel Dönüşüm Alanı Revizyon Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Bağcılar Meydanı Kentsel Dönüşüm Alanı Revizyon Uygulama İmar Planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden,
A-Bağcılar Meydanı Kentsel Dönüşüm Alanı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı yönünden yapılan değerlendirme;
a) Fonksiyon açısından;
Davaya konu taşınmazın planın genel yaklaşımı ve amacına uygun biçimde konut+ ticaret ve kısmen yol kullanımına alındığı, sadece fiili yapılara göre plan kararı üretilmesinin plan tekniğine aykırı olacağı aksi halde fiili durumun plana işlenmesinden ibaret bir planlama işlevine dönüşeceği, bunun ise mevzuat ve plan ile şehircilik ilkelerine aykırı olacağı, bu nedenle çevresiyle birlikte değerlendirilmek suretiyle yapılan dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında davacıya ait parsele öngörülen fonksiyonlar yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı,
b) Transfer açısından;
Transfer kavramının ismen çeşitli mevzuata girdiği görülmekte ise de; kamulaştırma yöntemine alternatif olarak kabul edilen bu yöntemin, başta İmar Kanunu olmak üzere yasa ile özel olarak tanımlanması ve hüküm altına alınması gerektiği ve bu kavramın uygulanmasına ilişkin esasların da yine yasal mevzuatta düzenlemesi gerektiği, İmar Kanununda yer almayan taşınmazın imar hakkının transferini öngören söz konusu yöntemin uyuşmazlığa konu planlama ile kabul edilmesinde ilgili plan notu yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı,
B-Bağcılar Meydanı Kentsel Dönüşüm Alanı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı yönünden yapılan değerlendirme;
a) Fonksiyon açısından;
Taşınmazın dayanak 1/5000 ölçekli nazım imar planında "konut+ticaret ve kısmen yol" kullanımında kaldığı, bu kullanımların 1/1000 ölçekli dava konusu uygulama imar planında da korunduğu, davacıya ait parselin 1/5000 ölçekli nazım imar planındaki arazi kullanım kararında hukuka aykırılık bulunmadığının belirlendiği, bu haliyle davacıya ait parsele üst ölçekli plan kararına uygun biçimde önerilen fonksiyon yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı,
b) Plan notları açısından;
Dava konusu uygulama imar planına ait plan açıklama raporu ve plan notları ile kütle yapılaşma yoluna gidildiği ve belirlenen kütlelere dahil olacak parseller üzerinden yapılan hesaplamaya göre inşaat alanının belirlendiği, Ada bazında dönüşümün emsal artışlarıyla teşvik edilmesinin yanında parsel bazında dönüşüme de imkân tanıyacak bir modelin daha uygun olacağı, ancak revizyon uygulama imar planı notlarıyla uygulamanın farklı parsellerin birleştirmesi üzerinden etaplamanın zorunlu tutulmasının uygun olmadığı, taşınmazın imar hakkının transferini öngören söz konusu yöntemin uyuşmazlığa konu planlama ile kabul edilmesinde ilgili plan notları yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı,
Sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının taşınmaza getirilen fonksiyona ilişkin kısımları yönünden davanın reddine, 1/5000 ölçekli nazım imar planının 1.6 sayılı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 1.6 ve 1.7 sayılı plan notları yönünden dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul İli, Bağcılar İlçesi, Çınar, İnönü, Sancaktepe, ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde kalan davacıların maliki olduğu Bağcılar İlçesi, ... Mevkii, ... ada, ... parsel parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanın 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun uyarınca riskli alan ilan edildiği, alana yönelik hazırlanarak 03.08.2021 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli Bağcılar Meydanı Kentsel Dönüşüm Alanı Revizyon Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Bağcılar Meydanı Kentsel Dönüşüm Alanı Revizyon Uygulama İmar planının 16/08/2021- 14/09/2021 tarihleri arası askıya çıkarıldığı, anılan imar planlarına karşı davacılar tarafından askıda yapılan itirazın zımnen reddi üzerine 12.11.2021 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. maddesinde, nazım imar planı, varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu imar planı revizyonuna ait pafta örneklerinin ve plan notlarının incelenmesinden; dava konusu nazım imar planına ait plan notlarının "Genel hükümler" kısmında yer alan 1.6. bendinde, "Planda, tüm parsellerde; bulunduğu alandan başka bir alana transfer edilecek mülk sahiplerine, bulunduğu bölge ve önceki bulunduğu konum ve alanın ekonomik değeri ile eşdeğer özellikte yer verilecektir. Bu durumda alanın plandan önceki ve sonraki konumları tüm parseller için ayrı ayrı tespit edilecektir." şeklinde hükmün yer aldığı, 1/1000 ölçekli plan paftalarında imarlı alanlar (konut+ticaret) içerisine giren parseller üzerinde kütle şeklinde maksimum yapılaşma alanlarının gösterildiği, bu kütlelerin (etapların) numaralandırıldığı, plan paftalarında imarlı alanlar üzerinde emsal/yoğunluk değerlerinin belirtilmediği, yapılaşma oranları ile ilgili olarak plan notunda "etaplar için belirlenen emsale esas inşaat alanı tablosu" şeklinde belirlemeye gidildiği, tabloda, her bir etapın hangi ada ve parsel/parsellerden oluşacağının ve emsale esas inşaat alanının büyüklüğünün belirlendiği, plan notlarında, imar adalarında gösterilen kütlelerin şematik olduğu ve tabloda belirtilen emsale esas inşaat alanı ve yükseklik değerlerini aşmamak koşulu ile hazırlanacak kentsel tasarım ve mimari avan projelerine göre kütlelerin boyutlarının belirleneceğinin belirtildiği (Genel hükümler 1.7) görülmektedir.
Anayasanın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 No.lu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa ve kanunlarla kabul edilen kamulaştırma yöntemine alternatif olması amacıyla kabul edilen imar hakkı transferi kavramının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Hukuki metinlere yeni bir yöntem olarak dâhil olan imar hakkı transferine ilişkin uygulamaların incelenmesinden; yöntemin zorunlu yahut isteğe bağlı olmasına göre iki ayrı uygulamasının olduğu görülmektedir.
Bu kavramların incelenmesinden; zorunluluk esasına dayanan transfer uygulamasında, transfer edilecek alanda mevcut yapılaşma dışındaki tüm yapılaşmalar yasaklanarak mülkiyet sahibinin plan gereği oluşturulacak sertifikaları alması ve bunları satarak veya varsa alıcı bölgede kullanarak kayıplarını telafi etmesi esastır. Ancak isteğe bağlılık esasının benimsenmesi halinde ise, belirlenen koruma alanında yeni bir yapılanma kararı getirilmeyerek, mevcut imar planında var olan yapılaşma oranında mülkiyet sahipleri inşaat yapabilecekler veya kendilerine verilen sertifikaları satarak yapılaşmadan sürekli biçimde vazgeçebileceklerdir.
Transfer kavramının mevzuatımıza 27.07.2004 tarihli, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanunun 8/c maddesiyle kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanlarında bulunan taşınmazların yapılanma haklarının kısıtlanarak korunmasına ilişkin hüküm ile getirildiği, devamında kabul edilen yeni hukuki kaideler ile imar transferi ile ilgili düzenlemelerin yapılmaya devam edildiği ve en son riskli kentsel alanların sağlamlaştırılması kapsamında yapılan düzenlemelerde de yer aldığı görülmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri açısından bakıldığında transfer kavramının ismen çeşitli mevzuata girdiği görülmekte ise de; kamulaştırma yöntemine alternatif olarak kabul edilen bu yöntemin, başta İmar Kanunu olmak üzere( işlem tarihi itibari ile) yasa ile özel olarak tanımlanması ve hüküm altına alınması gerektiği ve bu kavramın uygulanmasına ilişkin esasların da yine yasal mevzuatta tartışmaya mahal vermeyecek şekilde sarih ve detaylı olarak düzenlemesi gerektiği açık olmakla birlikte,
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 6. maddesinin 5. fıkrasında Riskli yapılara, rezerv yapı alanlarına ve riskli yapıların bulunduğu taşınmazlara ilişkin her tür harita, plan, proje, arazi ve arsa düzenleme işlemleri ile toplulaştırma yapmaya, bu alanlarda bulunan taşınmazları satın almaya, ön alım hakkını kullanmaya, bağımsız bölümler de dâhil olmak üzere taşınmazları trampaya, taşınmaz mülkiyetini veya imar haklarını başka bir alana aktarmaya Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yetkili olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu imar planlarının dayanağının Bakanlar kurulu tarafından alınan riskli alan ilanı kararı olmasına, uyuşmazlığın esasen imar transferine ilişkin olmasına ve 6306 sayılı Kanunda imar transferi hakkında yukarıda yer verilen düzenlemenin bulunmasına rağmen temyize konu kararda 6306 sayılı yasaya yer verilmediği ve uyuşmazlığın anılan düzenleme kapsamında irdelenmediği/tartışılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle dava dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne,
2\. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.