SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/541

Karar No

2025/4223

Karar Tarihi

18 Eylül 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2025/541 E. , 2025/4223 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2025/541
Karar No : 2025/4223

DAVACI : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ...
2- ... Bakanlığı ... İdaresi

DAVANIN KONUSU : Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, mülkiyeti hazineye ait ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 01.11.2024 tarihli ve 9105 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan ve 02.11.2024 tarih ve 31710 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uyguluma imar planı değişikliğinin iptali istenilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakimi ...'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi gereğince incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, mülkiyeti hazineye ait ... ada ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 01.11.2024 tarihli ve 9105 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan ve 02.11.2024 tarih ve 31710 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uyguluma imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 40. maddesinin ikinci fıkrasında; Devletin, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğu hükme bağlanmış, 125. maddesinin üçüncü fıkrasında da; 40. maddedeki düzenlemenin devamı niteliğinde, "İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür." hükmüne, 2. fıkrasında, "Bu süreler, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlar." hükmüne, 4. fıkrasında ise, "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun, "Üst Makamlara Başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise, "İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur." hükmü yer almaktadır.
Yine, Kanunun "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1.fıkrasında, "İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır:
(...)
c) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları.(...)" hükmüne, 2.fıkrasında, "İvedi yargılama usulünde:
a) Dava açma süresi otuz gündür.
b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. (...)" hükmüne yer verilmiştir.
09.07.2018 tarih ve 30473 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 85. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrası yürürlükten kaldırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunun hukuki varlığına son verilmişse de, aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 85. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile aynı Kanuna eklenen Geçici 29. madde ile bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüştür.
Anayasanın temel hak ve hürriyetlerin korunması başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hüküm ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline geldiği maddenin gerekçesinde belirtilmiştir.
İdari işlemden hak ve menfaati etkilenen kişilere, bu işleme karşı başvurulabilecek tüm idari ve yargısal yolların ve merciilerin gösterilmesi mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı dolayısıyla hak arama hürriyetinin sağlanması bakımından önem arz etmektedir.
Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 7. maddesinde genel dava açma süresi düzenlenmiş, 11. maddesinde ise dava açmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesis edilmesinin üst makamdan üst makam yoksa işlemi tesis eden makamdan istenilmesine izin veren idari başvuru yolu öngörülmüş, söz konusu idari başvurunun ise dava açma süresini durduracağı ve kalan sürede dava açabileceği belirtilmiştir.
Ancak nitelikleri gereği bazı idari işlemlere karşı yasalarla özel dava açma süreleri getirilmiş ve söz konusu 11. madde kapsamında yapılacak başvurunun dava açma süresini etkilemeyeceği düzenlenmiştir.
2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinde öngörülen ivedi yargılama usulü de bu kapsamda yer almaktadır. Anılan maddede ivedi yargılama usulüne tabi işlemlere karşı dava açma süresinin genel dava açma süresinden farklı olarak 30 (otuz) gün olduğu ve Kanun'un 11. maddesinin uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Ancak bu hususların davacıların, kendilerine bir bildirim yapılmadığı sürece, özel dava açma süresi ve koşullarının var olduğu ivedi yargılama usulüne tâbi olan bir işlemi öğrendiklerinde, kaç gün içinde dava açılacağını, anılan Kanun'un 11. maddesi uyarınca idari merciye başvurulup başvurulamayacağını, başvuruya verilen cevap ya da zımni ret işlemi üzerine kalan sürede dava açıp açılamayacağını bilmeleri gerektiği beklenemez.
Bu itibarla, ivedi yargılama usulüne tabi işlemlerin ilgililere bildirilmesi sırasında, anılan işlemlere karşı 30 gün içinde dava açılması gerektiğinin ve dava açmadan önce 11. madde kapsamında yapılacak başvurunun işlemeye başlayan dava açma süresini etkilemeyeceğinin işlemde açıkça belirtilmesi yukarıda aktarıldığı üzere anayasal bir zorunluluktur. İdari işlemde açıklanması durumunda ise, idari işlemin tebliğ tarihinden itibaren, anılan özel dava açma süresi içerisinde dava açılması gerektiği kabul edilmelidir.
Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15.03.2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararında; “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlık bu çerçevede ele alındığında, Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 01.11.2024 tarihli ve 9105 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uyguluma imar planı değişikliğinin 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usulüne tabi olup bu işlemlere karşı 30 gün içerisinde dava açılabileceğinin ve 2577 sayılı Kanunun 11. maddesinin uygulanmayacağının Anayasanın 40. maddesi gereğince, ilgililere açıkça bildirilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için, Dairemizin 29.05.2025 tarih ve E:2025/541 sayılı sayılı ''İlk İncelemeye Esas Ara Kararı'' ile davacı Bodrum Belediye Başkanlığı ile davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığından, dava konusu plan değişikliklerine ilişkin askı-ilân tutanaklarının istenilmesine, imar planına karşı davacının itirazının olup olmadığının varsa itiraz sonrasında değişikliğe gidilip gidilmediğinin ve planın ne zaman kesinleştiğinin sorulmasına karar verilmesi üzerine, davacı ve davalı idarenin gönderdiği cevabı yazılarda, dava konusu plan değişikliklerinin 18.11.2024 - 18.12.2024 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı ve askı süresi içerisinde davacı ve diğer kişilerce yapılan itirazların ise 09/02/2025 tarih ve 9518 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile reddedilerek planların kesinleştiği belirtilmiştir.
Davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından davacı idareye gönderilen imar askı işlemlerine ilişkin ... tarih ve ... sayılı yazıda, plan değişikliklerinin 3194 sayılı İmar Kanununun 8.maddesi gereğince tespit edilen ilan yerlerinde ilan edilmesi, ilan süresi içinde yapılan itirazların ilan tutanağı ile birlikte taraflarına iletilmesi, ayrıca ilan tutanağı içerisinde sözkonusu imar planlarına yönelik açılabilecek davaların 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesinde yer alan "İvedi yargılama usulünde dava açma süresi otuz gündür." hükmüne tabi olduğunun ve dava açmadan önce 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında yapılacak başvurunun işlemeye başlayan dava açma süresini etkilemeyeceğinin belirtilmesi istenilmiştir. Bu doğrultuda anılan yazı ile davacı idareye dava konusu planların özel dava açma süresine tabi olduğu ve Kanunun 11. maddesinin uygulanmayacağı yönünde bildirimde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu plan değişikliklerinin 18.11.2024 - 18.12.2024 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı ve planlara askı süresi içerisinde davacı tarafından da itiraz edildiği ve yapılan itirazların ise 09/02/2025 tarih ve 9518 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile reddedilerek planların kesinleştiği anlaşılmakla birlikte, davacı idareye dava konusu planların özel dava açma süresine tabi olduğu ve Kanunun 11. maddesinin uygulanmayacağı yönünde bildirimde bulunulduğundan, planı değişikliklerine yönelik askı tarihinin son günü olan 18.12.2024 tarihini izleyen 30 günlük dava açma süresi içerisinde en geç 17.01.2025 tarihinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 18.01.2025 tarihinde dava açıldığı anlaşıldığından davanın süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın süre aşımı nedeniyle reddine, aşağıda ayrıntısına yer verilen toplam ...-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...TL yürütmenin durdurulması harcının ve posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi kapsamında kalan davada, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim