SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/388

Karar No

2025/3315

Karar Tarihi

16 Haziran 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2025/388 E. , 2025/3315 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2025/388
Karar No : 2025/3315

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVACI) ... Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...

II- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF : 1- ... Belediye Başkanlığı
2- ... Ticaret Ltd. Şti.

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ... nolu bağımsız bölümde ruhsata ve projesine aykırı yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi aykırılıkların yıktırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Beşiktaş Belediye Encümeni kararının ve aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri ile 3. fıkrası uyarınca toplam 1.226.675,61-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Beşiktaş Belediye Encümeni kararının ve bu kararlara dayanak teşkil eden ... tarih ve ... cilt/sıra sayılı yapı tatil tutanağının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemelerince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; keşif günü söz konusu yarım katın iptal edilerek projesine uygun hale getirildiğinin, ancak yapı tatil tutanağı eki fotoğraflarda görüldüğü üzere çatı piyesinde ilave yarım kat yapıldığının görüldüğü, onaylı proje, yapı tatil tutanağı fotoğraflar ve keşif günü yapılan incelemeler karşılaştırıldığında çatı katının tamamının parapetinin yükseltilerek eğiminin değiştirildiğinin, projesinde 145 cm genişliğinde olan güvercinliğin mevcut durumda 198 cm yapılarak büyütüldüğünün ve mahallerin ölçülerinin değiştirildiğinin, projesinde çatı piyesi çatı arası ve teras olmak üzere iki bölümden oluşmakta iken mevcut durumda yeni mahal eklenerek üç bölüm haline getirildiğinin anlaşıldığı, çatı katının tamamının yapı tatil tutanağında belirtilen hususlar ile yapı tatil tutanağı düzenlenen tarihteki mevcut durumun aynı olduğu, ... ada ... sayılı parselde bulunan yapının 17 nolu bağımsız bölümüne ait çatı piyesinde ruhsat ve eki projesine aykırı olarak; ilave yarım kat yapıldığı (keşif günü yapılan incelemelerde söz konusu aykırılığın projesine uygun hale getirildiği), çatı katının tamamının parapetinin yükseltilerek eğiminin değiştirildiği, güvercinliklerin büyütülmesi nedeni ile projesine aykırı olarak mahallerin ölçülerinin değiştirildiği ve yeni mahal eklendiğinin belirlendiği, yapılan imalatların esaslı tadilat olduğu ve yapı ruhsatı gerektirdiği, ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı yönünde görüş ve değerlendirmelere yer verildiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile yapıya ait fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde yapı tatil tutanağında belirtilen hususlar ile yapı tatil tutanağı düzenlenen tarihteki mevcut durumun aynı olduğu kanaatine varıldığı, imara aykırılığın tespitine ilişkin yapı tatil tutanağının yetkili teknik eleman tarafından ve usulüne uygun olarak düzenlendiği, yapılan inşai faaliyetlerin “esaslı tadilat” niteliğinde olduğu ve yapılan değişikliklerin ruhsata bağlanmasının mümkün olmadığı yönündeki tespitler çerçevesinde yıkımına ilişkin işlemin mevzuata uygun olduğu, temel para cezasında, (c) bendinin 5., 10. ve 12. alt bentleri uyarınca arttırım uygulanmasında ve (ç) bendi uyarınca verilen para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, yapının mevcut haliyle çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verdiğini açık ve kesin olarak ortaya koyan herhangi bir tespit bulunmadığından (c) bendinin 13. alt bendi uyarınca arttırım uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu para cezasının 2.652,64 TL'ye ilişkin kısmının iptaline, dava konusu yapı tatil tutanağı yıkım ve ile para cezasının 1.224.022,97-TL'ye ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Taraflarca yapılan istinaf başvuruları üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İstanbul 3. İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİALARI : 1- Davacı tarafından; ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı dosyasındaki bilirkişi raporunda uyuşmazlığa konu taşınmazda hiçbir değişiklik yapılmadığı, iskan aldığı haliyle durduğu hususunun yıllara yayılan uydu görüntüleri ile tespit edildiği, ayrıca oda olarak ayrılan kısımda yarım kat ilavesi olmadığının, çatı piyesi katının tamamının parapetinin yükseltilmesi, eğiminin değiştirilmesi iddiası ile ilgili olarak ve tavan yüksekliği ölçülerinin projesine uygun olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla çelişkili iki bilirkişi raporunun bulunduğu, yapı tatil tutanağında ve bilirkişi raporunda yarım kat diye bahsedilen alanın kutu profil ve hafif ahşap malzemeden yapılmış, mutfak tezgahı üzeri dekoratif amaçlı bir niş ve arkadaki küçük mekanın çatı ana mahyasının yüksek olması nedeni ile tavanın alçaltılması amacı ile yapılmış basit bir uygulama olduğu, imar mevzuatına aykırı olduğu düşünülen bu alan ve imalatın, yapı tatil tutanağından sonra verilen 30 günlük süre içerisinde düzeltildiği, mevcut parapetin çatı eğiminden bağımsız bir şekilde cepheye ve yönetmeliklere uygun olduğu, yapılan tüm işlemlerin davalı idarece onaylanmış kat planları olduğu, imar ve yasal mevzuata uygun olduğundan iskan belgesi alındığı, yapı inşaat alanının ve emsal alanın hiçbir şekilde arttırılmadığı, çatı eğimi ve parapet konularında yasalara uygun davranıldığı, hatalı olduğu düşünülen aykırılıkların verilen yasal süre içerisinde giderildiği, yeni bir ruhsat gerektirecek uygulama bulunmadığı ve projesine uygun hale getirildiği, yapı tatil tutanağındaki mevcut haliyle çatı vizesi, iskan ve ruhsat almış yapıya ilişkin teknik olarak tamamen hatalı bilirkişi raporuna istinaden verilen davanın reddi kararının yapının fiili durumuna ve yasal mevzuata uygun olmadığı belirtilerek temyize konu kararın aleyhe olan kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı tarafından; imar mevzuatına aykırı imalat nedeniyle çevre ve görüntü kirliliğinin oluştuğu belirtilerek temyize konu kararın aleyhe olan kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı taşınmazın maliki olup, aynı zamanda yapı müteahhididir.
Uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin, davalı belediye tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı yapı kullanma izin belgesi bulunmaktadır.
Dava konusu 26/01/2023 tarihli yapı tatil tutanağı ile; 17 bağımsız bölüm sayılı dubleks dairenin çatı arası bölümünde çatı örtüsünün altında yaklaşık 19,11 m² ölçülerinde ilave yarım kat yapıldığı, çatı piyesi bölümünde yapı tatil tutanağındaki krokide taralı alan olarak gösterildiği şekilde yaklaşık 51,14 m² çatı katının tamamınını parapetinin yükseltilerek eğiminin değiştirilmesi, güvercinliklerin büyütülmesi nedeniyle projesine aykırı olarak mahallerin ölçülerinin değiştirildiği, yeni mahal eklendiği tespit edilmiştir.
Dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile, taşınmazda ruhsat ve projesine aykırı şekilde yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 70,25 m² aykırılıktan etkilenen alan için yapı grubu olarak 3/B grubu esas alınarak c/5., 10., 12. ve 13. alt bentleri, (ç) bendi ile 3. fıkrası uyarınca toplam 1.226.675,61-TL para cezası verilmiştir.
Dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile, taşınmazda ruhsata ve projesine aykırı yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi aykırılıkların yıktırılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
Diğer taraftan; "İmar kirliliğine neden olmak" fiilinden dolayı ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı dosyasında yapılan ceza yargılamasında; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi sonucu harita mühendisi ve inşaat mühendisinden oluşan iki kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, 18 numaralı daireye girilemediği, ... ve ... numaralı dairelere girilerek inceleme yapıldığı, yerinde yapılan incelemede, çatı katı piyesinin odalara ayrılmış olduğunun, iddia edilen aykırılığın mutfak tezgahının üzerine gelen kısmın kapatılmış olduğunun, oda olarak ayrılan kısımda ise yarım kat ilavesinin olmadığı, çatı piyesi katının tamamının parapetinin yükseltilmesi, eğiminin değiştirilmesi iddiası ile ilgili tavan yüksekliği ölçülerinin projesine uygun olduğunun tespit edildiği, Aralık 2020 tarihli uydu görüntüsünde inşaat halindeki binanın henüz çatı seviyesine ulaşmadığı, Nisan 2021, Ağustos 2021, Ağustos 2022 ve Temmuz 2023 tarihli uydu görüntüleri incelendiğinde çatı örtüsünün hiçbir resimde farklı olmadığının, değiştirilmediğinin, aynı haliyle durduğunun tespit edildiği, binanın yapı kullanma izin belgesi alındıktan sonra çatı örtüsünde herhangi bir değişiklik olmadığı kanaatine varıldığı yönünde görüş ve değerlendirmelere yer verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 21. maddesinde "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.
Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır.Bu durumda; bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz.
Ancak; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir." hükmüne, 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. ..." hükmüne yer verilmiş, 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı; (b) bendinde; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği, (c) bendinde ise artırım sebepleri sayılmış, (ç) bendinde; bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği, 3. fıkrasında ise; 18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41. maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine ve gözetmenlerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
"Anayasa'daki hakların etkili bir biçimde korunması için davaya bakan mahkemelerin Anayasa'nın 36. maddesine göre "tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini etkili bir biçimde inceleme görevi" vardır ( AYM, Sencer Başat ve diğerleri [GK], B. No: 2013/7800, 18/6/2014, § 30). AİHM içtihatlarına göre bir mahkemenin davaya yaklaşımının başvurucuların iddialarına yanıt vermekten ve başvurucuların temel şikâyetlerini incelemekten kaçmaya neden olması hâlinde Sözleşme'nin 6. maddesi davanın düzgün bir biçimde incelenmesi hakkı bakımından ihlal edilmiş olur (Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11/4/2007, §§ 84, 85)." (AYM, Erkan Akış ve diğerleri, B. No: 2013/6133, 13/4/2016, § 50)
"Ayrıca bir davaya ilişkin olarak iddia ve savunmanın dayanağını teşkil eden taraflarca usulüne uygun ileri sürülmüş maddi vakıaların ve bu vakıalara ilişkin delillerin doğru olup olmadığının usulünce araştırılarak tespit edilmesi mahkemelerin görevidir. Özellikle yapılan bir yargılamada çözümü hukuk dışında özel, teknik bir bilgi ve inceleme gerektiren hususların yeterince açıklığa kavuşturulması gerekir (Hasan Rahmi Özgenç, B. No: 2013/2418, 16/12/2015, § 54). Nitekim AİHM de uyuşmazlığın çözümünde önemli bir etkisi olabilecek bir delilin toplanmamasının bir bütün olarak yargılamanın adil olmaması sonucuna yol açacağını belirtmektedir (Elsholz/Almanya, B. No: 25735/94, 13/7/2000,§§ 66, 67)." (AYM, Erkan Akış ve diğerleri, B. No: 2013/6133, 13/4/2016, § 58)
"Mahkemelerin anılan yükümlülüğü, yargılamada ileri sürülen her türlü iddia ve savunmaya karar gerekçesinde ayrıntılı yanıt vermesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Ancak mahkemeler, kendilerine sunulan tüm iddialara yanıt vermek zorunda değilse de (Yasemin Ekşi, B. No: 2013/5486, 4/12/2013, § 56) mahkemelerin davanın esas sorunlarını inceledikleri gerekçeli karardan anlaşılmalıdır. Bir kararda tam olarak hangi unsurların bulunması gerektiği davanın niteliğine ve şartlarına bağlıdır. Muhakeme sırasında açık ve somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili, başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte olması hâlinde davayla doğrudan ilgili olan bu hususlara mahkemelerce makul bir gerekçe ile yanıt verilmesi gerekir (Sencer Başat ve diğerleri, § 35). Aksi bir tutumla mahkemenin davanın sonucuna etkili olduğunu kabul ettiği bir husus hakkında ilgili ve yeterli bir yanıt vermemesi veya yanıt vermeyi gerektiren usul veya esasa dair iddiaları cevapsız bırakması hak ihlaline neden olabilecektir." (AYM, Rafet Batman, B. No: 2020/16624, 2/5/2024, § 17)
"Diğer taraftan bu ihlal kararının davanın sonucuyla ilgili herhangi bir değerlendirme içermediği vurgulanmalıdır. Zira gerekçeli karar hakkı, taraflara yargılama sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmelerine imkân sağlayan bir hak olup yargılama sonucuna yönelik bir teminat sağlamaz. Bu itibarla Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirttiği ihlal gerekçelerini gözeterek ve söz konusu iddiayla ilgili olarak yeniden bir değerlendirme yaparak gereken kararı vermek yine yargılama mercilerinin takdirindedir." (AYM, Rafet Batman, B. No: 2020/16624, 2/5/2024, § 21)
"Anılan kurallar uyarınca ilke olarak mahkeme kararlarının gerekçeli olması, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Derece mahkemeleri dava konusu maddi olay ve olguların kanıtlanmasını, delillerin değerlendirilmesini, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasını, uyuşmazlıkla ilgili vardığı sonucu, sonuca varmada kullandığı takdir yetkisinin sebeplerini makul bir şekilde gerekçelendirmek zorundadır. Bu gerekçelerin oluşturulmasında açık bir keyfîlik olmaması ve makul bir gerekçe gösterilmesi hâlinde adil yargılanma hakkının ihlalinden söz edilemez (İbrahim Ataş, B. No:2013/1235, 13/6/2013, § 23)." "(AYM, (Fatma Nakçi, B. No: 2021/33217, 20/12/2023, § 35)
"Derece mahkemelerince gerçekleştirilen araştırma ve incelemeler neticesinde tespit edilen hususların hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerini temin edecek ve keyfî uygulamaların önüne geçecek şekilde somut olayın özelliği dikkate alınarak gerekçeli kararda ortaya konulması gerekmektedir. Bu kapsamda sadece şeklî anlamda bir gerekçenin varlığı yeterli değildir, aynı zamanda gerekçenin makul olması şartı aranmaktadır. Makul gerekçeden anlaşılması gereken mahkemelerin dava konusu maddi olay ve olguların kanıtlanmasını, delillerin değerlendirilmesini, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasını, uyuşmazlıkla ilgili vardığı sonucu, sonuca varmasında kullandığı takdir yetkisinin sebeplerini ortaya koymasıdır" (AYM, (Fatma Nakçi, B. No: 2021/33217, 20/12/2023, § 39)
"Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkı, Anayasa'nın 141. maddesi de dikkate alındığında kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarını sağlamayı ve denetlemeyi amaçlamaktadır. Gerekçeli karar hakkı, yargılamada ileri sürülen tüm iddialara ayrıntılı şekilde yanıt verilmesi gerektiği şeklinde anlaşılamaz. Bu nedenle, gerekçe gösterme zorunluluğunun kapsamı kararın niteliğine göre değişebilir. Tarafların uyuşmazlığın sonucuna etkili nitelikteki iddia ve itirazlarının mahkemesince ilgili ve yeterli bir gerekçe ile karşılanması gerekir. Diğer taraftan kanun yolu incelemesi yapan merciin, yargılamayı yapan mahkemeyle aynı sonuca ulaşması ve bunu aynı gerekçeyi kullanarak veya aynı atıfla kararına yansıtması, kararın gerekçelendirilmiş olması bakımından yeterlidir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince karşılanmayan iddia ve itirazların bu defa kanun yolu merciince de değerlendirilmemesi gerekçeli karar hakkının ihlaline yol açar." (AYM, Hakim İpkıran ve diğerleri, B. No: 2021/36291, 18/9/2024, § 26)
Anayasa'daki hakların etkili bir biçimde korunması için, davaya bakan mahkemelerin Anayasa'nın 36. maddesine göre "tarafların dayanaklarını, iddialarını ve delillerini etkili bir biçimde inceleme görevi" vardır (benzer yöndeki AİHM kararı için bkz. Dulaurans/Fransa, B. No: 34553/97, 21/3/2000, s.33).
AİHM içtihatlarına göre bir mahkemenin davaya yaklaşımının, başvurucuların iddialarına yanıt vermekten ve başvurucuların temel şikayetlerini incelemekten kaçınmaya neden olması halinde, Sözleşme'nin 6. maddesi, davanın düzgün bir biçimde incelenmesi hakkı bakımından ihlal edilmiş olur (bkz. AİHM, Kuznetsov/Rusya, B. No: 184/02, 11/4/2007, s. 84-85).
Başka bir anlatımla; mahkemeler, "kararlarını hangi temele dayandırdıklarını yeterince açık olarak belirtme" yükümlülüğü altındadırlar. Bu yükümlülük, tarafların temyiz hakkını kullanabilmeleri için gerekli olmasının yanı sıra (bkz. AİHM Kararı, Hadjıanastassıou/Yunanistan, B. No: 12945/87, 16/12/1992, s. 33), tarafların, muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun bir biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri ve ayrıca demokratik bir toplumda, toplumun kendi adına verilen yargı kararlarının sebeplerini öğrenmelerinin sağlanması için de gereklidir.
Yargı merciilerince, tarafların yargılama esnasında ileri sürdükleri uyuşmazlığın esasına ilişkin maddi olaylar incelenerek, yargılama esnasında somut bir biçimde öne sürülen iddia ve savunmaların davanın sonucuna etkili olması, başka bir deyişle davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte bulunması hâlinde, davayla doğrudan ilgili olan bu hususların araştırılarak maddi olayın açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Davacı tarafından; iş bu davada mimar tarafından düzenlenen tek kişilik bilirkişi raporunda, çatı katının tamamının yapı tatil tutanağında belirtilen hususlar ile yapı tatil tutanağı düzenlenen tarihteki mevcut durumun aynı olduğu, ... ada, ... parselde bulunan yapının ... nolu bağımsız bölümüne ait çatı piyesinde ruhsat ve eki projesine aykırı olarak; ilave yarım kat yapıldığı (keşif günü yapılan incelemelerde söz konusu aykırılığın projesine uygun hale getirildiği), çatı katının tamamının parapetinin yükseltilerek eğiminin değiştirildiği, güvercinliklerin büyütülmesi nedeni ile projesine aykırı olarak mahallerin ölçülerinin değiştirildiği ve yeni mahal eklendiğinin belirlendiği yönünde görüş ve değerlendirmelere yer verildiği, ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında harita mühendisi ve inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda ise, yerinde yapılan incelemede, çatı katı piyesinin odalara ayrılmış olduğunun, iddia edilen aykırılığın mutfak tezgahının üzerine gelen kısmın kapatılmış olduğunun, oda olarak ayrılan kısımda ise yarım kat ilavesinin olmadığı, çatı piyesi katının tamamının parapetinin yükseltilmesi, eğiminin değiştirilmesi iddiası ile ilgili tavan yüksekliği ölçülerinin projesine uygun olduğunun tespit edildiği yönünde görüş ve değerlendirmelere değerlendirmelere yer verildiğinden, çelişkili iki rapor olduğu ileri sürülmektedir
Uyuşmazlığa konu aykırılıkların yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihte bulunup bulunmadığı hususunda yani aynı maddi olaya ilişkin aksi yönde tespit ve değerlendirmeler içeren iki farklı bilirkişi raporunun bulunduğu ve davacı tarafından ileri sürülen anılan iddianın, davanın sonucunu değiştirebilecek nitelikte esaslı iddia olduğu görüldüğünden, yapı tatil tutanağı ile tespit edilen imalatların yapı tatil tutanağı düzenlediği tarihte mevcut olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlıkta; anılan bilirkişi raporlarının, taşınmaza ilişkin uydu resimlerinin, davacı tarafından ileri sürülen iddianın değerlendirilmesi suretiyle, yapı tatil tutanağı ile tespit edilen uyuşmazlığa konu aykırılıkların yapı tatil tutanağının düzenlendiği 26/01/2023 tarihinde bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması hakkaniyete uygun bir yargılama bakımından önem taşımaktadır.
Bakılan davada, yargılamanın sonucu bakımından önemli nitelikte olan anılan hususla ilgili hukuki irdeleme ve değerlendirme yapılmadığı, maddi olaya dair yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmüştür.
Bu durumda; harita mühendisi, inşaat mühendisi ile mimarın bulunduğu üç kişilik bilirkişi heyeti marifeti ile mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, uyuşmazlığa konu aykırılıkların yapı tatil tutanağının düzenlendiği 26/01/2023 tarihinde bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması suretiyle uyuşmazlık hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğinden, eksik inceleme sonucu verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu para cezasının ... TL'ye ilişkin kısmının iptaline, dava konusu yapı tatil tutanağı yıkım ve ile para cezasının ...-TL'ye ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/06/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim