SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/199

Karar No

2025/5242

Karar Tarihi

22 Ekim 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2025/199 E. , 2025/5242 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2025/199
Karar No : 2025/5242

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- .../...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : ... KÖK Enerji Nakil Hattı Projesi kapsamında ekli liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 20/04/2023 tarihli, 32619 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 19/04/2023 tarihli, 7124 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının İzmir İli, Torbalı İlçesi, ... Mahallesi, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işleme gerekçe oluşturan enerji nakil hattının kurak, ekime ve dikime elverişli olmayan araziler üzerinde yapılabileceği, olağan kamulaştırma yerine istisnai bir yöntem olan acele kamulaştırma yöntemine başvurulma sebeplerinin, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin somut olarak açıklanmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMALARI: Davanın süresinde açılmadığı, enerji nakil hattının tesis edilmesinde kamu yararının bulunduğu ve yasal mevzuata uygun olduğu, mevcut enerji nakil hattında yaşanan gerilim düşüklüğü nedeniyle bölgenin enerji ihtiyacının karşılanamadığı, bölgedeki yerleşim yerlerinin ve tarımsal sulama faaliyetleri için gerekli olan enerji ihtiyacının karşılanması ve enerji kesintilerinin en aza indirilebilmesi, enerji ihtiyacının gerilim düşüklüğü olmayacak şekilde karşılanması amacıyla yeni bir enerji nakil hattının ivedi olarak tesis edilmesinin zorunluluk arz ettiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve davanın reddinin gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin İzmir İli, Torbalı İlçesi, ... Mahallesi, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda tesis edilen daimi irtifak hakkı suretiyle kamulaştırılması yönünden davanın reddi, dava konusu işlemin 204 parsel sayılı taşınmazda tesis edilen mülkiyet hakkı suretiyle kamulaştırılması yönünden iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, ekli liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırmasına dair 20.04.2023 tarih ve 32169 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19.04.2023 tarih ve 7124 sayılı Cumhurbaşkanı kararının davacıya ait İzmir ili, Torbalı ilçesi, ... Mahallesi, ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemişti.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 13. maddesinde, "Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;
a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,
b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,
c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,
ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,
d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,
e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,
f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,
g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,
İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir." hükmü yer almıştır. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 14. maddesinde "Tarımsal üretim potansiyeli yüksek, erozyon, kirlenme, amaç dışı veya yanlış kullanımlar gibi çeşitli nedenlerle toprak kaybı ve arazi bozulmalarının hızlı geliştiği ovalar; kurul veya kurulların görüşü alınarak, Cumhurbaşkanı kararı ile büyük ova koruma alanı olarak belirlenir. Büyük ovalardaki koruma ve geliştirme amaçlı tarımsal altyapı projeleri ve arazi kullanım plânları, kurul veya kurulların görüşleri dikkate alınarak, Bakanlık ve valilikler tarafından öncelikle hazırlanır veya hazırlattırılır.
Büyük ovalarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz. Ancak alternatif alan bulunmaması, kurul veya kurullarca uygun görüş bildirilmesi şartıyla;
a) Tarımsal amaçlı yapılar,
b) Bakanlık ve talebin ilgili olduğu Bakanlıkça ortaklaşa kamu yararı kararı alınmış faaliyetler,
İçin tarım dışı kullanımlara Bakanlıkça izin verilebilir.
(Ek fıkra: 28/10/2020-7255/22 md.) Bu madde kapsamında izin verilen yerler, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz. Ancak yerleşim alanlarının gelişim alanı ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilerek planlanmış alanlarda yeniden izin şartı aranmaz..." hükmü yer almaktadır. .
Anayasa’nın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Numaralı Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde, "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verilmiş ve mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmıştır. Mülkiyet hakkına müdahalelerin de olabileceği hükme bağlanarak bu müdahalelerde kamu yararı, kanuni düzenleme ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkının ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Bu husus Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarıyla da ortaya konulmuştur.
Bu bağlamda idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını kamulaştırabileceği 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde hükme bağlanmış ve devam eden maddelerinde bu olağan kamulaştırmanın usul ve şartları düzenlenmiştir.
Öte yandan Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Taşınmazın mülkiyetinin kamu hizmetini yürütecek olan idareye geçmesine ilişkin Kamulaştırma Kanununun 3. maddesi ve devamı maddeleri uyarınca yapılan (olağan) kamulaştırma ile mülkiyetin malikin üzerinde kalmasına rağmen taşınmaza el konularak kullanımının idareye geçmesine ilişkin Kanun'un 27. maddesinde düzenlenen acele kamulaştırma işlemi aynı taşınmaza ilişkin olsa da farklı işlemlerdir. İdare doğrudan olağan kamulaştırma yapabileceği gibi olağanüstü bazı durumlarda önce acele kamulaştırma işlemi tesis edip sonra kamulaştırma işlemini tamamlayabilir. Acele kamulaştırma ile taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise asliye hukuk mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Taşınmazın maliki, taşınmazına el konulması üzerine acele kamulaştırma işleminin iptali istemiyle dava açabileceği gibi asliye hukuk mahkemesinde açılan dava üzerine olağan kamulaştırmaya dönüşen işlemin iptali istemiyle de ayrıca dava açabilir.
Dolayısıyla acele kamulaştırma bir kamulaştırma usulü olmayıp kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması ve mülkiyetin idareye geçmesine kadar taşınmaza el konularak kullanım hakkının idareye geçmesini sağlayan bir işlemdir. Nitekim Cumhurbaşkanınca kamulaştırma kararı değil kamulaştırmayı yapacak olan idarenin istemi üzerine "acelelik" kararı alınmaktadır. Bu nedenle acele kamulaştırma ve kamulaştırma işlemlerinin yargı denetimi de farklı olacaktır. Kamulaştırma işleminin kamu yararına ve kanunlarda belirtilen hükümlere ve kamulaştırma usulüne uygun olup olmadığı yönünden değerlendirilmesi gerekirken acele kamulaştırma işleminde acelelik durumunun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Bu itibarla kamu yararının bulunmadığı kamulaştırma işlemlerinde acelelik durumunun olmadığı açık olmakla birlikte kamu yararı bulunan işlemlerde her zaman acelelik halinin bulunmadığı, olağan kamulaştırma ile taşınmazın mülkiyetinin idareye geçmesiyle kamu yararının gerçekleşebileceği tabidir.
Hukuk devletinde idarenin, acele kamulaştırma işlemi tesis edebilmesi için, olağanüstü durumlar karşısında, kamulaştırmaya konu taşınmaza daha acil olarak ihtiyaç duyması, idarenin anılan taşınmazı bir an önce kullanmaya başlamaya muhtaç olması, bir başka ifadeyle üstün kamu yararının gerçekleşebilmesi için olağan usulden ayrılmasının zorunlu olması gerekir.
Bu doğrultuda, Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde, olağan dışı hallerde, belli şartların varlığına bağlı olarak, kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden, idarenin, kamulaştırılan taşınmaza el koymasına izin verilmiş ve acele kamulaştırma olağanüstü ve istisnai bir yöntem olarak düzenlenmiştir. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Burada malik lehine olağan kamulaştırmada getirilen usule ilişkin güvenceler bertaraf edilmekte ve taşınmazın mülkiyeti geçmeden, idareye, taşınmazı el koyarak kullanma, ondan yararlanma ve üzerinde birtakım tasarrufta bulunma yetkisi verilmektedir. Bu işlem, malikin mülkiyet hakkını kısıtlayan bir sonuç doğuracağından, taşınmaza el konulmasında amaçlanan kamu yararı ile malikin mülkiyet hakkı arasındaki dengenin korunması ve bu kapsamda acelelik halinin değerlendirilmesi önem arz etmektedir.
Yukarıda içeriği yazılı Kanun'un 27. maddesinde üç durumda acele kamulaştırma ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmış olup üç durumdan biri olan "aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak haller" kapsamında tesis edilen dava konusu işlemin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekmektedir. Başka bir ifadeyle acele kamulaştırma, istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartların idarece ortaya konulup konulmadığı değerlendirilmelidir.
Uyuşmazlıkta, TEDAŞ Yönetim Kurulu'nun ... günlü, ... sayılı kararı ile ... Elektrik Dağıtım A.Ş'nin faaliyetleri kapsamında bulunan, İzmir ili sınırları içerisindeki ... Enerji Nakil Hattı güzergahına isabet eden taşınmazlardan toplam 451,84 m2'lik alanın mülkiyetinin tescil edilebilmesi, hat emniyet sahası içinde kalan toplam 41987,85 m2'lik saha üzerinde de irtifak hattı tesis edilebilmesi için kamulaştırma kararı alındığı ve teklife ekli listedeki taşınmazların bulunduğu alanlar "Büyük Ova Koruma Alanı" ilan edildiğinden, bu taşınmazlarda elektrik dağıtım tesislerinin kurulmasında kamu yararı olduğuna, bu alanda kalan taşınmazlarla ilgili olarak 5403 sayılı Kanun'un 14. maddesi kapsamında işlem yapılması amacıyla konunun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na intikal ettirilmesine karar verildiği, davalı idarelerin savunmalarında acele kamulaştırma gerekçesi olarak,İzmir ili, Torbalı ilçesi, ..., ... mahalleleri, Bayındır ilçesi ... Mahallesi sınırları içerisinde tesis edilecek ... ... Kök ENH nın alternatif besleme noktası oluşturulması nedeniyle planlanıp, 40 yıldır hizmet vermekte olan mevcut enerji nakil hattının ekonomik ömrünü tamamlamış ve fiziki olarak işlevini yitirmiş durumda olması nedeniyle elektrik kesintileri yaşandığı,yapımı planlanan '' ... Enerji Nakil Hattının" bölgedeki yerleşim yerleri ile tarım ve hayvancılık faaliyetlerindeki enerji ihtiyacını karşılayacak olması ve bölgenin sosyo-ekonomik faaliyetlerinin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması için kaliteli hizmet ve kesintisiz enerjinin sağlanması amacıyla yeni yapılacak yatırımın acele kamulaştırma yöntemiyle tesis edilmesinin zorunluluk arz ettiği ,yapımı planlanan ... ENH nın yaklaşık 1000 adet aboneye hizmet verecek olması ve enerji arzı kalitesinin arttırılması ile elektrik ihtiyacı bulunan yerleşik halkın yoğun olması nedeniyle bölgenin sosya-ekonomik, tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerinin daha sürdürülebilir yapıya kavuşturulabilmesi ve kaliteli hizmet ve kesintisi enerjinin sağlanması amacıyla yeni yapılacak yatırımın acele kamulaştırma yöntemiyle tesis edilmesi zorunluluk arz ettiğinin belirtildiği ve taşınmazların bulunduğu alanlar "Büyük Ova Koruma Alanı" sınırları içerisinde olduğu, tarım dışı amaçla kullanılabilmesi için alınmış bir iznin dosyada bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, enerji nakil hattının geçirilmesi gereken güzergahının belirlenmesinde, tarım alanları da dikkate alınarak alternatif alanların bulunup bulunmadığın araştırılmasına ve kamulaştırılmak istenen taşınmazın tarım dışı amaçla kullanılabilmesi için gerekli olan iznin alındığına ilişkin bir belgenin bulunmadığı, ayrıca davalı idarelerin olağan kamulaştırma yönteminden ayrılmalarının zorunluluğunu ortaya koyan yukarıda anılan gerekçelerinin acele kamulaştırma gerekçeleri olamayacağı, yeni enerji nakil hattının yapılmasının gerekli görülmesi üzerine acele kamulaştırma kararının alındığı anlaşılmıştır.
Bu durumda dosyadan, uyuşmazlığa konu taşınmazın kamulaştırmasına ilişkin şartların bulunup bulunmadığı anlaşılamamakla birlikte kamulaştırma şartları bulunsa dahi acelelik halinin olmadığı açıktır.
Açıklanan nedenlerle, ekli liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırmasına dair 20.04.2023 tarih ve 32169 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19.04.2023 tarih ve 7124 sayılı Cumhurbaşkanı kararının davacıya ait İzmir ili, Torbalı ilçesi, ... Mahallesi, ..., ..., ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olarak iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
... Enerji Nakil Hattı Projesi kapsamında ekli liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 20/04/2023 tarihli, 32619 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 19/04/2023 tarihli, 7124 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının İzmir İli, Torbalı İlçesi, ... Mahallesi, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.
Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 1/a fıkrasında; "(1) Elektrik piyasasında üretim faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak;
a) Üretim faaliyetinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin önlisans veya lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurum tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde Kurul tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir.
" hükmüne, aynı maddenin 2/a fıkrasında "(2) Elektrik piyasasında dağıtım faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak;
a) Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir" hükmüne, 20/1 maddesinde ise, "Bakanlık, elektrik enerjisi arz güvenliğinin izlenmesinden ve arz güvenliğine ilişkin tedbirlerin alınmasından sorumludur..." hükmüne yer verilmiştir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde;
"Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;
a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,
b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,
c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,
ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,
d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,
e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,
f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,
g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,
İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir...
..." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden:
Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;
İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir.
Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı, davacı tarafından, taşınmazların acele kamulaştırılması nedeniyle el konulması istemiyle davalı Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünce ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava dosyasında (E:..., E:... ve E:... D.İş) yapılan tebligat üzerine, 30 günlük yasal dava açma süresi içinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşıldığından davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden:
Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.
Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür.
Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir.
2942 sayılı Kanunda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.
Olağan kamulaştırma sürecinde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanun'un 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından Kanun'un 8. maddesine göre idarenin satın alma usulünü, karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak denemesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, Kanun'un 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir.
Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.
Acele kamulaştırma usulü ise 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür.
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.
2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.
Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.
Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın "kamu yararı" ve "acelelik hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, taşınmazların bulunduğu bölgenin enerji ihtiyacını karşılayan enerji nakil hattının; ekonomik ve fiziki ömrünü yitirmiş olmasından dolayı elektrik ihtiyacını karşılayamadığından kesintisiz enerji arzının sağlanmasında aksaklıklar yaşandığı, bölgedeki yerleşim yerlerinin enerji ihtiyacı karşılanarak bölgenin sosyo-ekonomik faaliyetlerinin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulabilmesi, kaliteli ve kesintisiz enerji arzının sağlanması amacıyla tesis edilen dava konusu işlemde kamu yararı ve acelelik hali bulunduğundan bahisle uyuşmazlık konusu taşınmazların acele kamulaştırılması amacıyla dava konusu işlemin tesis edildiği; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... D.İş dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda ... parsel sayılı taşınmazın 246,24 m²'lik kısmına daimi irtifak hakkı; aynı Mahkemenin E:... D.İş dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda ... parsel sayılı taşınmazın 26,21 m²'lik kısmına daimi irtifak hakkı; son olarak yine aynı Mahkemenin E:... D.İş dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda ... parsel sayılı taşınmazın 1794,99 m²'lik kısmına daimi irtifak hakkı, 8,89 m²'lik kısmına ise pilon yeri amacıyla mülkiyet hakkı tesis edilmek suretiyle acele el konulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığına hitaben yazılan ... tarih ve ... sayılı yazıda “İlgi yazınız incelenmiş olup, zemin altından veya zemin üzerinden tarımsal faaliyetlerin devamında sakınca oluşturmadan geçirilecek, enerji ve doğalgaz hatlarının irtifak hakkı oluşturacak kısmı, tarım dışı amaçlı kullanım olarak değerlendirilmemektedir. Petrol boru hatları ile zemin üzerindeki direk yeri, trafo yeri, doğalgaz dağıtım istasyonları, basınç düşürme istasyonları vb. sabit tesisler için ihtiyaç duyulan alanların üst mülkiyet hakkı ile beraber kamulaştırıldığından ve hat boyunun tamamı tarımsal faaliyetlere kapatıldığından tarım dışı kullanım olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.” hususuna, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ... tarih ve ... sayılı yazısında ise "Zeminde tarımsal faaliyetlerin devamına izin verilen, arazinin üst veya alt kullanımı (irtifak tesisi) ile ilgili iletim hattı (sabit tesisler hariç) güzergahında kalan arazilerin "tarım dışı amaçlı" izinlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, hat geçirilmesi sırasında zorunlu olarak kazı-dogu işlemi yapılan doğalgaz güzergahında, kazı ile elde edilen doğal malzemenin doğal yapı ile uyumu bir şekilde tekrar yerine konulması işlemi için "toprak koruma projesi" istenecektir" hususuna yer verilmiştir.
09/12/2017 tarihli ve 30265 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmeliğin 23. maddesine dayanılarak hazırlanan, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 09/05/2023 tarih ve 2023/6 sayılı Genelgesinin 9. maddesinin 3. fıkrasında "Zeminde tarımsal faaliyetlerin devamına izin verilen, arazinin üst veya alt kullanımı (irtifak tesisi) ile ilgili iletim hattı (sabit tesisler hariç) güzergâhında kalan arazilerin "tarım dışı amaçlı" izinlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, hat geçirilmesi sırasında zorunlu olarak kazı-dolgu işlemi yapılan doğalgaz güzergâhında, kazı ile elde edilen doğal malzemenin doğal yapı ile uyumlu bir şekilde tekrar yerine konulması işlemi için "toprak koruma projesi" istenecektir.
" ifadelerine yer verilmiştir.
Öte yandan, 5403 sayılı Kanun; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuş, arazi ve toprak kaynaklarının kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. 5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri koruma altına alınmış ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek tarım arazilerinin ancak 13. maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır. 5403 sayılı Kanunda, tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı, ancak alternatif alan bulunmaması ve sayma suretiyle belirtilen şartların bulunması durumunda; Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca tarım dışı kullanım izni verileceği düzenlenmişse de, bu durumun tarım arazilerinin tarımsal amaç dışında yani tarım dışı kullanımlarında söz konusu olacağı açıktır.
-İzmir İli, Torbalı İlçesi, ... Mahallesi, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda daimi irtifak hakkı suretiyle tesis edilen acele kamulaştırma işlemi yönünden;
Uyuşmazlıkta; toplam alanı 11.500,00 m² olan ... parsel sayılı taşınmazın sadece 246,24 m²'lik kısmının; toplam alanı 2.166,00 m² olan ... parsel sayılı taşınmazın sadece 26,21 m²'lik kısmının; toplam alanı 14.250,00 m² olan ... parsel sayılı taşınmazın 1794,99 m²'lik kısmının daimi irtifak hakkı tesis edilmek suretiyle acele kamulaştırılmasına karar verildiği, taşınmazların bu kısmında mülkiyet kamulaştırması yapılmayacağı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 09/05/2023 tarih ve 2023/6 sayılı Genelgesinin 9. maddesinin 3. fıkrasında, zeminde tarımsal faaliyetlerin devamına izin verilen, arazinin üst kullanımı (irtifak tesisi) ile ilgili iletim hattı (sabit tesisler hariç) güzergahında kalan arazilerin "tarım dışı amaçlı" izinlendirilmesine gerek bulunmadığının açıkça belirtildiği, dolayısıyla enerji nakil hattı projesi bölgesindeki tarım arazilerinden pilon ve trafo binası yerlerine ilişkin olarak 5403 sayılı Kanuna göre tarım dışı amaçla kullanım izni alınması gerekmekle birlikte, hat emniyet sahalarında irtifak hakkı kurulması tarım arazisinin kullanımına, yani tarımsal faaliyetin yürütülmesine engel teşkil etmediğinden, 5403 sayılı Kanun uyarınca tarım dışı kullanım için izin alınmasına gerek olmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; somut olayda taşınmazların bu kısımlarında enerji nakil hattı yapımı amacıyla sadece irtifak hakkı kamulaştırmasının yapıldığı dikkate alındığında, 5403 sayılı Kanun uyarınca tarım dışı bir kullanımdan söz edilemeyeceği, artan enerji ihtiyacının bir an önce karşılanabilmesi ve enerji arzının kesintisiz, sürekli biçimde sağlanabilmesi gerekliliği, ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış göstermesi ve üretilen enerjinin tüketim noktalarına kaliteli, hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmamasının amaçlandığı dikkate alındığında, dava konusu edilen acele kamulaştırma kararının dayanağı olan anılan enerji projesinde kamu yararı bulunduğu açık olup, enerji projesinin bir an önce tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin de bulunduğu, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararının taşınmazların daimi irtifak hakkı kurulması suretiyle acele kamulaştırılmasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
-İzmir İli, Torbalı İlçesi, ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazın mülkiyet hakkı suretiyle acele kamulaştırılmasına ilişkin kısmına gelince;
Uyuşmazlıkta; toplam alanı 14.250,00 m² olan ... parsel sayılı taşınmazın 8,89 m²'lik kısmının pilon yeri kurulması amacıyla mülkiyet hakkı tesis edilmek suretiyle kamulaştırmasına karar verildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... D.İş dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda anılan taşınmazın sulu tarla kullanımında olduğunun belirtildiği, enerji nakil hattı projesi bölgesindeki tarım arazilerinden pilon ve trafo binası yerlerine ilişkin olarak 5403 sayılı Kanuna göre tarım dışı amaçla kullanım izni alınması gerekmekle birlikte, davalı idareler tarafından uyuşmazlığa konu taşınmazlar için verilmiş tarım dışı kullanma iznine dair bilgi ve belge sunulmadığı ve tarım faaliyetinin yürütülmesine engel bir durum bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
5403 sayılı Kanun ile ülkemiz açısından kıt bir kaynak olan tarım arazilerinin verimli, dengeli ve ekonomik olarak değerlendirilmesi amaçlanarak, tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı için birden çok koşulun bir arada bulunması öngörülmüş, bu bağlamda; tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı, ancak alternatif alan bulunmaması ve sayma suretiyle belirtilen şartların bulunması durumunda; Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valiliklerce tarım dışı kullanım izni verileceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlık konusu 204 sayılı taşınmazın tarım arazisi niteliği dikkate alındığında, tarım arazisinin amaç dışı kullanımına izin verilebilmesi için, Devlete yüklenilen tarım arazilerinin korunması ödevi ile sosyal veya ekonomik bazı zorunlu ihtiyaçlar arasında makul bir denge kurulması ve arazinin, tarım arazisi olarak mı amaç dışı kullanımının mı sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının ortaya konulması suretiyle tarım dışı kullanım izin prosedürünün tamamlanmış olması gerekmektedir.
Diğer yandan, Anayasa'nın 35. maddesi uyarınca mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak kanunla sınırlandırılabilmesi mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemelerin öncelikle kamu yararına dayanması gerekmekte, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması, kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu nedenle de taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunması halinde, tarım dışı kullanımı gerektiren bir amaç için yapılan kamulaştırmalarda, 5403 sayılı Kanun uyarınca alınması gereken tarım dışı kullanım izninin alınmamış olması, mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak kanunla sınırlandırılabileceği yolundaki anayasal hükme de aykırı olacaktır.
Bu durumda; iş bu kararın verildiği tarih itibarıyla uyuşmazlığa konu ... sayılı taşınmaz için verilmiş tarım dışı kullanım izninin bulunmadığı anlaşıldığından, enerji nakil hattı bölgesindeki tarım arazilerinin enerji nakil hattı tesisi için tarım dışı amaçla kullanılabilmesi, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’na göre tarım dışı amaçla kullanım izni alınmasına yani bu arazilerin tarım dışı amaçla kullanılmasında kamu yararının bulunduğu hususunun tespitine bağlı olup, gerekli izin işlemleri sonrasında kamulaştırma kararı alınması gerektiğinden, dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararının uyuşmazlığa konu ... parsel sayılı taşınmazın mülkiyet hakkı suretiyle acele kamulaştırılmasına yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dava konusu işlemin İzmir İli, Torbalı İlçesi, ... Mahallesi, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların daimi irtifak hakkı suretiyle acele kamulaştırılmasına ilişkin kısmı yönünden DAVANIN REDDİNE oy birliğiyle,
2\. Dava konusu işlemin ... parsel sayılı taşınmazın mülkiyet hakkı suretiyle acele kamulaştırılmasına ilişkin kısmının İPTALİNE oy çokluğuyla,
3\. Dava kısmen iptal, kısmen davanın reddi ile sonuçlandığından davadaki haklılık oranına göre ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin yarısı tutarındaki ...-TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, kalan ...-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4\. Dava kısmen iptal, kısmen davanın reddi ile sonuçlandığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6\. 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 22/10/2025 tarihinde karar verildi.


KARŞI OY (X): Dava, ... Enerji Nakil Hattı Projesi kapsamında ekli liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 20/04/2023 tarihli, 32619 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 19/04/2023 tarihli, 7124 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının İzmir İli, Torbalı İlçesi, ... Mahallesi, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlığa konu toplam alanı 14.250,00 m² olan ... parsel sayılı taşınmazın 1794,99 m²'lik kısmına daimi irtifak hakkı tesis edilmek suretiyle hat emniyet sahaları için irtifak hakkı şeklinde kamulaştırılacağı, 8,89 m²'lik kısmına ise pilon yeri kurulması amacıyla mülkiyet hakkı tesis edilmek suretiyle acele kamulaştırılacağı, tarımsal faaliyetin bütünlüğüne etkili olmayacak taşınmazın toplam alanının oldukça küçük bir kısmında mülkiyet kamulaştırması yapıldığı, mülkiyet kamulaştırması dışında kalan bölümlerinde tarımsal faaliyetin yürütülmesine engel bir durum bulunmadığı, bu sebeple uyuşmazlığa konu taşınmaz için tarım dışı kullanım izni alınmasına gerek olmadığından, dava konusu işlemin ... parsel sayılı taşınmazda tesis edilen mülkiyet hakkı suretiyle acele kamulaştırılması yönünden de davanın reddi gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim