SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/1689

Karar No

2025/3312

Karar Tarihi

16 Haziran 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2025/1689 E. , 2025/3312 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2025/1689
Karar No : 2025/3312

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kocaeli ili, Dilovası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kocaeli Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan ve kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda, davalı idarece ancak acele kamulaştırılması zorunlu bulunan taşınmazlara yönelik gerekli tespitler yapılıp sebepleri de belirtilmek suretiyle acele kamulaştırma kararı almaya yetkili Cumhurbaşkanlığı'na başvuruda bulunma yetkisinin bulunduğu açık olup, davalı idarece yetkisini aşacak şekilde "acele kamulaştırma kararı" almasında hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer yandan, 08/07/2022 tarih ve 31890 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 07/07/2022 tarihli, 5786 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile, Kocaeli ili, Dilovası ilçesinde "rezerv yapı alanı" olarak belirlenen sahada yer alan ve ekli listede bulundukları mahalle ile ada ve parsel numaraları belirtilen taşınmazların Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmesinin de bu hususu doğruladığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile; Tavşancıl Mahallesindeki 488,41 ha büyüklüğündeki alan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Tavşancıl ve Çerkeşli mahallelerinde bulunan 175,97 ha büyüklüğündeki alan rezerv yapı alanı olarak ilan edilmiş, ... tarih ve ... sayılı işlemi ile de; 664,38 ha büyüklüğünde belirlenen rezerv yapı alanı sınırları revize edilerek 187,60 ha büyüklüğündeki alan rezerv yapı alanı olarak ilan edilmiştir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile, 6306 sayılı Kanunun 6. maddesinin 12. fıkrası uyarınca Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı geçici olarak yetkilendirilmiştir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, 3000 konut üretilmesi için önerilen 2. ve 3. etap sınırlarının Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığınca değerlendirilerek acele kamulaştırma kararı alınmasına ilişkin iş ve işlemlerin başlatılması talep edilmiştir.
Dava konusu Kocaeli Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla; Kocaeli ili, Dilovası ilçesi, ... Mahallesinde rezerv yapı alanı içerisinde bulunan taşınmazların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacıya ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler.
Cumhurbaşkanınca kabul olunan, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskan projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda, bir gerçek veya özel hukuk tüzelkişisine ödenecek kamulaştırma bedelinin o yıl Genel Bütçe Kanununda gösterilen miktarı, nakden ve peşin olarak ödenir. Bu miktar, kamulaştırma bedelinin altıda birinden az olamaz. " hükmüne yer verilmiş, 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüş, 8. maddesinde; idarelerin, bu Kanuna göre, tapuda kayıtlı olan taşınmaz mallar hakkında yapacağı kamulaştırmalarda satın alma usulünü öncelikle uygulamalarının esas olduğu, anlaşma olmaması veya ferağ verilmemesi halinde bu Kanunun 10. maddesine göre işlem yapılacağı, 10. maddesinde de; kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idarenin, 7. maddeye göre topladığı bilgi ve belgelerle, 8. madde uyarınca yaptırmış olduğu bedel tespiti ve bu husustaki diğer bilgi ve belgeleri bir dilekçeye ekleyerek taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine müracaat ederek, taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, bu bedelin, peşin veya kamulaştırma, 3. maddenin ikinci fıkrasına göre yapılmış ise taksitle ödenmesi karşılığında, idare adına tesciline karar verilmesini isteyeceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, Kanun'un amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olduğu belirtilmiş, 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde "Bakanlık: Çevre ve Şehircilik Bakanlığını" olarak, (b) bendinde "İdare: Belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeleri, bu sınırlar dışında il özel idarelerini, büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerini ve Bakanlık tarafından yetkilendirilmesi hâlinde büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ilçe belediyelerini" olarak, (c) bendinde, "Rezerv yapı alanı: Bu Kanun uyarınca gerçekleştirilecek uygulamalarda yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere, TOKİ’nin veya İdarenin talebine bağlı olarak veya resen, Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenen alanları" olarak tanımlanmış, aynı Kanun'un 6. maddesinin 2. fıkrasında, "Üzerindeki bina yıkılmış olan arsanın maliklerine yapılan tebligatı takip eden otuz gün içinde en az üçte iki çoğunluk ile anlaşma sağlanamaması hâlinde, gerçek kişilerin veya özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetindeki taşınmazlar için Bakanlık, TOKİ veya İdare tarafından acele kamulaştırma yoluna da gidilebilir. Bu Kanun uyarınca yapılacak olan kamulaştırmalar, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlı kamulaştırma sayılır ve ilk taksit ödemesi, mezkûr fıkraya göre belirlenen tutarların beşte biri oranında yapılır..." hükmü, 12. fıkrasında ise "Bakanlık, bu Kanunda belirtilen iş ve işlemlere ilişkin olarak TOKİ’ye veya İdareye yetki devrine ve bu iş ve işlemlerden hangilerinin TOKİ veya İdare tarafından yapılacağını belirlemeye yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "acele kamulaştırma işlemleri" hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı hükmüne; (i) bendinde ise, "Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.
Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine göre mülkiyet hakkına yapılan bir müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekmektedir (AYM; Recep Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, § 62)
Kamu yararı doğası gereği geniş bir kavramdır. Özellikle kişileri bedelini ödeyerek mülkiyetlerinden yoksun bırakmayı düzenleyen yasalar gibi sosyal ve ekonomik politikaların uygulanmasını belirleyen düzenlemeler konusunda yasama organının geniş bir takdir yetkisi olması doğaldır. Kural olarak kamu makamları ekonomik veya toplumsal bir politikayı hayata geçirmek amacıyla mülkiyet hakkına müdahale etmişlerse burada meşru bir kamu yararı amacının bulunduğunu varsaymak gerekir. Kamu yararı konusunda bir uyuşmazlığın çıkması hâlinde ise uzmanlaşmış ilk derece ve temyiz yargılaması yapan mahkemelerin uyuşmazlığı çözmek konusunda daha iyi konumda oldukları açıktır. Bu nedenle müdahalenin kamu yararına uygun olmadığını ispat yükümlülüğü bunu iddia edene aittir. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru incelemesinde açıkça temelden yoksun veya keyfî olduğu anlaşılmadıkça yetkili kamu organlarının kamu yararı tespiti konusundaki takdirine müdahalesi söz konusu olamaz (AYM; Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, §§ 35, 36).
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 6. maddesinin 2. fıkrası uyarınca arsanın maliklerine yapılan tebligatı takip eden otuz gün içinde en az üçte iki çoğunluk ile anlaşma sağlanamaması hâlinde, gerçek kişilerin veya özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetindeki taşınmazlar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ya da yetkilendirdiği idare tarafından acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, rezerv yapı alanı olarak ilan edilen alanda kalan taşınmazların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ya da yetkilendirdiği idare tarafından 6306 sayılı Kanunun 6. maddesinin 2. fıkrası uyarınca acele kamulaştırılmasının kanuni dayanağının bulunduğu, yani rezerv yapı alanı olarak ilan edilen alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilen büyükşehir belediyesi tarafından acele kamulaştırma yapılmasının kanunilik şartını taşıdığı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlığa konu taşınmazın da bulunduğu 187,60 ha büyüklüğündeki alanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile rezerv yapı alanı olarak ilan edildiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 6306 sayılı Kanunun 6. maddesinin 12. fıkrası uyarınca Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığının geçici olarak yetkilendirildiği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, 3000 konut üretilmesi için önerilen 2. ve 3. etap sınırlarının Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığınca değerlendirilerek acele kamulaştırma kararı alınmasına ilişkin iş ve işlemlerin başlatılması talep edilerek acele kamulaştırma yapma yetkisinin verilmesi üzerine dava konusu Kocaeli Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısına istinaden Kocaeli ili, Dilovası ilçesi, ... Mahallesinde rezerv yapı alanı içerisinde bulunan taşınmazların 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alanın, bölgede imar mevzuatına aykırı konut sayısının bir hayli fazla olduğu, alanın Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun (KAFZ) kuzeyinde ve 1. derece deprem bölgesinde olması ve deprem afetine maruz bir konumda yer alması nedeniyle olası depremde yapıların hasar göreceği, Dilova bölgesinde hava kirliliğine bağlı olarak akciğer kanserine yakalanma oranında ciddi artış ve akciğer kanseri gelişme riskinin fazla olduğu, Kanserden ölüm oranının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu, bölgede hava kirliliğinin trafiğin ve gürültünün had safhada olduğu, sanayi kuruluşlarının yoğun olmasından dolayı trafiğin kilitlendiği, halkın hava kirliliği ve sağlık sorunlarının bertaraf edilebilmesi için sanayi bölgeleri ile iç içe geçmiş sağlıksız konut alanlarının planlı kentleşme kriterlerine göre en uygun alana desantralize edilmesi gerektiği, böylelikle insan sağlığı açısından risk teşkil eden, sürdürülebilirlik sorunu yaşanan alanların iyileştirilmesine olanak sağlanması gerekçeleriyle alanın rezerv yapı alanı olarak ilan edildiği, afet riski altında bulunan Dilova ilçesinin rezerv alana taşınması amacıyla dava konusu acele kamulaştırma kararının alındığı, davalı idarenin savunma dilekçesinde Kocaeli Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından hazırlanan Kocaeli İl Afet Müdahale Planında yer alan afet senaryosuna göre olası bir depremde, Dilovası İlçesinde 3149 ağır hasarlı, 867 yıkık bina olmak üzere 4016 yapının kullanılamaz hale geleceği, 1874 orta hasarlı yapının da kullanılmaya devam edilmesi halinde risk barındıracağının öngörüldüğü ve bu rakamların deprem gerçekleşmeden önce tedbir alınması gerektiğinin vurgulandığı, bu rapor ile şehrin tekrar iskan edilmesi gerektiğinin belirtildiği hususuna yer verildiği anlaşılmaktadır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 6. maddesinin ikinci fıkrasında; bu Kanun'a göre gerçekleştirilen uygulamalar kapsamında, idareye verilen özel acele kamulaştırma yetkisinin, idarenin, şartlarının oluşması halinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi çerçevesinde acele kamulaştırma kararı almasına engel bir düzenleme olarak görülemeyeceği açıktır. Başka bir deyişle, acelelik hali ve kamu yararı şartlarının varlığı durumunda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilen büyükşehir belediyesi tarafından acele kamulaştırma kararı alınabilecektir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu acele kamulaştırma kararının, "Rezerv Yapı Alanı" olarak ilan edilen alanda kalan taşınmazlar hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilen büyükşehir belediyesi tarafından 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesine dayanılarak alındığı, Tavşancıl 2 Mahallesi sınırları içerisinde bulunan alanın "Rezerv Yapı Alanı" ilan edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı işleminin uyuşmazlığa konu taşınmaz bakımından halihazırda yürürlükte olduğu görülmektedir.
Bu kapsamda, uyuşmazlık özelinde, "Rezerv Yapı Alanı" ilanının hukuka uygunluğundan ziyade, uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu alanın "Rezerv Yapı Alanı" ilan edilmesinin, acele kamulaştırma için gerekli olan acelelik halinin varlığı konusunda, yeterli bir dayanak teşkil edip etmeyeceği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinin 2. fıkrası hükmü ile, Cumhurbaşkanınca kabul olunan, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskan projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda, kamulaştırma yöntemi konusunda özel bir düzenleme getirilmiştir.
"Rezerv Yapı Alanı" tanımı, 6306 sayılı Kanun'un, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek olarak belirtilen genel amacıyla birlikte değerlendirildiğinde, "Rezerv Yapı Alanı"na yönelik ilanların, iskan projesi niteliği taşıdığı açıktır. Kaldı ki 6306 sayılı Kanunun 6. maddesinde, 6306 sayılı Kanun uyarınca yapılacak olan kamulaştırmaların, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen iskân projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlı kamulaştırma sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.
Buna göre, "Rezerv Yapı Alanı" ilan edilen bölgede gerçekleştirilecek projelerde, kamulaştırma ile ilgili diğer hususların yerine getirilmiş olması koşuluyla acelelik halinin bulunduğu tartışmasızdır. Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 24/06/2021 tarihli, E:2021/1179, K:2021/1308 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu durumda; İdare Mahkemesince davalı idarece yetkisini aşacak şekilde "acele kamulaştırma kararı" almasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; rezerv yapı alanı olarak ilan edilen alanda kalan taşınmazların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilen davalı Kocaeli Büyükşehir Belediyesince 6306 sayılı Kanunun 6. maddesinin 2. fıkrası uyarınca acele kamulaştırma kararı alınmasının kanuni dayanağının bulunduğu ve davalı Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin yetkili olduğu, dolayısıyla dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, davaya konu acele kamulaştırma kararının iskân projesinin gerçekleştirilmesi amacıyla alındığı, iskan projesinin ise projenin bütünselliği kapsamında projenin tamamının birlikte yapılması gerekliliği dikkate alındığında, iskan projesinin bir an önce tamamlanması gerekliliği, ayrıca 1. derece deprem bölgesinde bulunan alanın, deprem afetine maruz bir konumda yer alması nedeniyle olası bir depremde yapıların hasar görecek olması sebebiyle, deprem gerçekleşmeden önlem alınarak fen ve sanat normlarına uygun sosyal donatı alanları ve altyapısı olan depreme dayanıklı yapıların yapıların bulunduğu yeni yerleşim alanı üretilmesi, depreme hazırlık yapılması için Dilova İlçesinin rezerv alana bir an önce taşınması, depremin etkilerinin ve can ve mal kayıplarının en aza indirilmesi için iskân projesinin gerçekleştirilmesi amaçlandığı dikkate alındığında, dava konusu edilen acele kamulaştırma kararının dayanağı olan iskan projesinde kamu yararının, iskan projesinin bir an önce tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin de bulunduğu, dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kocaeli Büyükşehir Belediye Encümeni kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
Öte yandan; aynı dava konusu işlem olan ... tarih ve ... sayılı Kocaeli Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan başka davalarda verilen davanın reddi yolundaki İdare mahkemesi kararlarının, Dairemizin 14/01/2025 tarih ve E:2024/7127, K:2025/193 sayılı ve 24/02/2025 tarih ve E:2024/8022, K2025/896 sayılı kararlarıyla onanmasına karar verilmiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı Kanunun 20/A-2(i) maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE,
3.Aşağıda ayrıntısı gösterilen ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5\. Artan posta avansının taraflara iadesine,
6\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
7\. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak, 16/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim