Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/1128
2025/4491
30 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2025/1128
Karar No : 2025/4491
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... - (temsilen ... Bakanlığı)
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Kurumu - ...
VEKİLİ : Av. ...
MÜDAHİL (DAVALILAR YANINDA): ... Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU: Kahramanmaraş ilinde kurulacak Cerit RES - Yardımcı Kaynak GES elektrik üretim tesisi için gerekli olan ekli listede belirtilen taşınmazların, tapuda hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 27/11/2024 tarih ve 32735 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26/11/2024 tarih ve 9151 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının, Çağlayancerit ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Olağan kamulaştırma süreci devam ederken Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından verilen ... tarihli ve ... sayılı kamulaştırma kararının iptali amacıyla ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava açıldığı, bedel tespiti ve tescili dosyası derdest iken kamulaştırma kararının acelelik unsurunu taşımadığı, uyuşmazlığa konu taşınmazların kamulaştırılmasının 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde sayılan haller kapsamında değerlendirilemeyeceği, tarım arazisi olduğu, maraş cevizinin yetiştirtildiği, alınan kararlarda sadece RES üzerine lisans verildiği, GES yönüyle herhangi bir ibareye yer verilmediği, ancak Cumhurbaşkanı kararında GES elektrik üretim tesisi için acele kamulaştırma kararının alındığı, GES elektrik üretim tesisi için ... Elektrik Üretim ve Ticaret Anonim Şirketine lisans verilmediği, Kahramanmaraş İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve bu kanuna dayanılarak hazırlanan Tarım Arazilerinin Korunması Kullanılması ve Planlanmasına Dair 2023/6 sayılı Genelgeye göre değerlendirme yapılmadan soyut incelemelerle ve yerinde inceleme yapılmadan taşınmazların kuru marjinal tarım arazisi olduğunun değerlendirildiği, ancak bunun gerçeği yansıtmadığı taşınmazların verimli tarım arazisi olduğu, bölgede orman içi boşluk olan ve herhangi bir ağaç barındırmayan orman sahalarının bulunduğu, bu sahaların davacıların taşınmazlarının çok yakınında olduğu, aynı özel şirketin bölgede Cerit RES projesini gerçekleştirdiği ve orman sahalarını kullandığı, Kahramanmaraş ili Göksun ilçesinde uygulanan GES projesinin orman içi boşluk olan araziler üzerine kurulduğu, aynı uygulamanın Cerit GES için de yapılabileceği, orman vasfı taşımayan boşluk araziler mevcutken davacının çok verimli tarım arazilerinin acele kamulaştırılmasına karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMASI : 1- Davalılardan Cumhurbaşkanlığı tarafından, Ülkemizde hızla artan enerji talebinin karşılanması ve enerji arz güvenliğinin sağlanması amacıyla söz konusu elektrik üretim tesisinin yapımına bir an önce başlanabilmesi için acele kamulaştırma kararının alındığı, yardımcı kaynak GES projesinin üretime geçmesinin projenin bulunduğu bölgedeki devam eden kuraklık nedeniyle her geçen gün önem kazandığı, Ülkemizdeki elektrik arz-talep dengesini sağlamak üzere yardımcı kaynak projelerinin devreye alınmasının önem arz ettiği, kamulaştırma yapılacak bölgede ilerleyen tarihlerde iklim koşullarının ağırlaşacağı ve toprak zemindeki bozulmaların ulaşım ve erişimi zorlaştıracağı da göz önünde bulundurulduğunda depolama alanlarında kurulumun imkansızlaşacağı belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
2- Davalılardan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, savunma süresinde verilmemiştir.
MÜDAHİLİN İDDİALARI : Acelelik halinin gerçekleştiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; Kahramanmaraş ilinde kurulacak Cerit RES - Yardımcı Kaynak GES elektrik üretim tesisi için gerekli olan ekli listede belirtilen taşınmazların, tapuda hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 27/11/2024 tarih ve 32735 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26/11/2024 tarih ve 9151 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının, Çağlayancerit ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 1. fıkrasında; "Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir." hükmüne yer verilmiştir.
Özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük yada orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Anayasa’nın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir. Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir. Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır.
Olayda, kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaz malikleriyle yapılan uzlaşma görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadığı belirtilerek, uzlaşma sağlanamayan taşınmazların kamulaştırma çalışmalarının uzun sürmesi, taşınmazların birden fazla maliki olması nedeniyle anlaşma sağlanamaması ve veraseten iştiraklerin tamamlanamaması nedeniyle acele el koyma kararına ihtiyaç duyulduğundan bahisle yapılan başvuru üzerine dava konusu işlem tesis edilmişse de, olağan kamulaştırma yoluna başvurulmaksızın acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren nedenlerin somut olarak ortaya konulmadığı, acelelik halinin, kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin açıklanmadığı anlaşılmakla, acele kamulaştırmaya ilişkin olarak 2942 sayılı Kanun'da aranan özel ve istisnai koşullar bulunmadan ve idarece ortaya konulmadan, uyuşmazlığa konu taşınmazları da kapsayan alanda RES yardımcı kaynak GES elektrik üretim tesisi yapımının öngörülmesi üzerine ... Elektrik Ürt. ve Tic. A.Ş.'nin ... numaralı üretim lisansı kapsamında kalan taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin dava konusu kararda 2942 sayılı Yasa'nın 27. maddesinin amacına ve uygulanma koşullarına uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu 27/11/2024 tarih ve 32735 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26/11/2024 tarih ve 9151 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının, Çağlayancerit ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile; ... Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına Kahramanmaraş ili, Çağlayancerit ilçesinde rüzgar enerjisine dayalı CERİT RES projesi kapsamında 19/01/2011 tarihinden itibaren 49 yıl süreyle üretim faaliyeti göstermek üzere ... tarih ve ... sayılı elektrik üretim lisansı verilmiştir.
Cerit RES projesinin geçici kabulleri 19/10/2018, 16/11/2018, 28/12/2018, 28/03/2019 ve 17/12/2020 tarihlerinde yapılarak projenin 92,7 MWm/90 MWe olan kurulu gücünün tamamı işletmeye açılmıştır.
... Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin, ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Cerit RES üretim lisansına konu tesisinin içine 69,9997 MWm kurulu gücünde GES kurmayı planladığını belirterek tesis toplam kurulu gücünün 162,6997 MWm / 90 MWe şeklinde olması suretiyle lisansının birden çok kaynaklı elektrik üretim tesisine dönüştürülmesi kapsamında tadil edilmesi talep edilmiştir.
Cerit RES üretim lisansına konu tesisin birden çok kaynaklı elektrik üretim tesisine dönüştürülmesine ilişkin lisans tadil talebi hakkında ... tarih ve ... sayılı Kurul Kararıyla “... Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye (Şirket) Kahramanmaraş ili, Çağlayancerit ilçesinde kurulu “Cerit RES” üretim tesisi için verilen ... tarihli ve ... numaralı üretim lisansının;
tadil edilmesinin uygun bulunmasına,
Bu çerçevede;
a) Şirket sermayesinin asgari 34.999.500 (otuzdörtmilyondokuzyüzdoksandokuzbinbeşyüz) TL'ye artırılması
b) Toplam 3.749.950 (üçmilyonyediyüzkırkdokuzbindokuzyüzelli) TL tutarında teminatın,
c) Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği kapsamında alınması gereken kararın, 90 doksan) gün içerisinde,
d) Projenin ÇED Yönetmeliği’nin Çevresel Etki Değerlendirmesi Uygulanacak Projeler Listesi kapsamında değerlendirilmesi halinde ise ÇED Yönetmeliği kapsamında alınması gerekli kararın tadil işleminin uygun bulunduğunun Şirkete tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 (bir) yıl içerisinde,
tadil talebinin uygun bulunduğunun Şirkete tebliğ edildiği tarihten itibaren Kuruma ibraz edilmesi kaydıyla lisans tadilinin Kurum tarafından gerçekleştirilmesine, Şirketin yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getirmemesi halinde lisans tadil talebinin reddedilmiş sayılmasına,
69,9997 MWm’lık yardımcı kaynağa dayalı ünite için tesis tamamlanma tarihinin, lisans tadilinin uygun bulunması kapsamında belirlenmiş yükümlülüğün yerine getirildiğine ilişkin belgenin Kurum evrakına sunulduğu tarihten itibaren inşaat dönemi için 38 (otuzsekiz) ay ek süre verilmesine,” karar verilmiştir.
... Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından ... tarih ve ... sayılı Kurul Kararında belirtilen yükümlülüklerin süresi içinde yerine getirildiği hususu Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile tespit edilerek lisans tadili işlemi tamamlanmıştır.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile; Kahramanmaraş ilindeki Cerit RES üretim tesisi için gerekli olan ve ekli listede belirtilen özel mülkiyete ait taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğuna ve kamulaştırılmasına 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19 uncu maddesinin 1. fıkrası ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 7. maddesi uyarınca karar verilmiş, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile de; Kahramanmaraş ilinde kurulacak Cerit RES - Yardımcı Kaynak GES elektrik üretim tesisi için gerekli olan ekli listede belirtilen özel mülkiyete tabi taşınmazlar hakkında, acele kamulaştırma uygulanabilmesi amacıyla Cumhurbaşkanlığına başvurulmasına 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karar verilmiştir.
Dava konusu 26/11/2024 tarih ve 9151 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile, Kahramanmaraş ilinde kurulacak Cerit RES - Yardımcı Kaynak GES elektrik üretim tesisi için gerekli olan ekli listede belirtilen taşınmazların, tapuda hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacıya ait taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
Cerit Res projesi kapsamında kamulaştırılacak alanlara ilişkin, Kahramanmaraş Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile tarım dışı kullanım izni verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.
Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 1/a fıkrasında; "(1) Elektrik piyasasında üretim faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak;
a) Üretim faaliyetinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin önlisans veya lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurum tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde Kurul tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir.
" hükmüne, aynı maddenin 2/a fıkrasında "(2) Elektrik piyasasında dağıtım faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak;
a) Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir" hükmüne, 20/1 maddesinde ise, "Bakanlık, elektrik enerjisi arz güvenliğinin izlenmesinden ve arz güvenliğine ilişkin tedbirlerin alınmasından sorumludur..." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.
Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür.
Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir.
2942 sayılı Kanunda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.
Olağan kamulaştırma sürecinde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanun'un 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından Kanun'un 8. maddesine göre idarenin satın alma usulünü, karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak denemesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, Kanun'un 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir.
Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.
Acele kamulaştırma usulü ise 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür.
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.
2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.
Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.
Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın "kamu yararı" ve "acelelik hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, Ülkemizde hızla artan enerji talebinin karşılanması ve enerji arz güvenliğinin sağlanması amacıyla söz konusu elektrik üretim tesisinin yapımına bir an önce başlanabilmesi için acele kamulaştırma kararının alındığı, yardımcı kaynak GES projesinin üretime geçmesinin projenin bulunduğu bölgedeki devam eden kuraklık nedeniyle her geçen gün önem kazandığı, Ülkemizdeki elektrik arz-talep dengesini sağlamak üzere yardımcı kaynak projelerinin devreye alınmasının önem arz ettiği, kamulaştırma yapılacak bölgede ilerleyen tarihlerde iklim koşullarının ağırlaşacağı ve toprak zemindeki bozulmaların ulaşım ve erişimi zorlaştıracağı göz önünde bulundurulduğunda depolama alanlarında kurulumun imkansızlaşacağı, GES elektrik üretim tesisinin yapım işlemlerine başlandığı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 8. maddesi gereğince uzlaşma görüşmeleri yapıldığı, ancak taşınmaz malikleriyle uzlaşma sağlanamadığı, uzlaşılamayan parsellere yönelik açılacak 10. madde davalarında yetkili mahkemenin iş yoğunluğu, ön inceleme duruşmalarının ve keşif tarihlerinin ileri bir tarih olarak belirleneceği, keşif sonrası bilirkişi raporlarının sunulması süresi, taşınmazların birden fazla malikin olması sebebiyle taraflara yapılacak tebligatların gecikmesi, veraseten iştiraklerin tamamlanamaması, itiraz halinde ek rapor veya yeniden keşif yapılması gibi hususlar nedeniyle kamulaştırma sürecinin kanunda öngörülen süreden çok daha sonra tamamlanacağı, kamulaştırma yapılacak bölgede ilerleyen tarihlerde iklim koşullarının ağırlaşacağı ve toprak zemindeki bozulmaların ulaşım ve erişimi zorlaştıracağı da göz önünde bulundurulduğunda depolama alanlarında kurulum imkansızlaşacağı, tüm bu sebepler nedeniyle acele kamulaştırma usulünün uygulanmasına ihtiyaç duyulduğu, ülkemizde doğalgazın çok büyük oranda ithal edilmesi, konutlarda ısınmak amacıyla tüketilmesi gibi durumlar da göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’nin elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payının ivedilikle arttırılmasına ihtiyaç duyulduğu gerekçeleriyle uyuşmazlığa konu taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildiği, Cerit Res projesi kapsamında kamulaştırılacak alanlara ilişkin, Kahramanmaraş Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile tarım dışı kullanım izni verildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış gösterdiği dikkate alındığında enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilecek iletim sistemleri için ihtiyaç duyulan taşınmazların temininde, enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmaması hususu dikkate alındığında kamu yararı ile acelelik halinin bulunduğu tartışmasızdır.
Bu durumda; artan enerji ihtiyacının bir an önce karşılanabilmesi ve enerji arzının kesintisiz, sürekli biçimde sağlanabilmesi gerekliliği, enerji arz güvenliğinin sağlanmasının önemi ile Ülkemizin başta elektrik enerjisi olmak üzere, enerji arzına olan ihtiyaç durumu dikkate alındığında, somut olayda olduğu gibi Ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış göstermesi ve üretilen enerjinin tüketim noktalarına kaliteli, hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmamasının amaçlandığı dikkate alındığında, dava konusu edilen acele kamulaştırma kararının dayanağı olan anılan enerji projesinde kamu yararı bulunduğu açık olup, enerji projesinin bir an önce tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin de bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca aşağıda ayrıntısı belirtilen adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan ...-TL yargılama giderinin 12 eşit taksit halinde davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığına verilmesine,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.