SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/8225

Karar No

2025/1979

Karar Tarihi

14 Nisan 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/8225 E. , 2025/1979 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/8225
Karar No : 2025/1979

TEMYİZ EDENLER : I- (DAVALI) ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

II- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL)
... Konfederasyonu
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası (... Şubesi)
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara İli, Etimesgut İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanan 1/10.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:.... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, taşınmazın tabi olduğu sit statüsündeki değişiklikten dolayı imar planı yapılmasının koruma mevzuatı bakımından uygun olduğu görülmekte ise de, dava konusu planların planlama esasları ve plan hiyerarşisi bakımından 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ilke ve esaslarına, planların kademeli birlikteliğine uygun olmadığı, taşınmazın Atatürk Orman Çiftliği arazisinin bütünleyicisi olduğundan konumu nedeniyle imar planı ile getirilen idari hizmet alanı kullanım kararının 1/10.000 ölçekli Atatürk Orman Çiftliği Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı amaç ve hedeflerine aykırı olduğu ve planların kademeli birlikteliğinin sağlanmadığı, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı koruma statüsüne göre taşınmazda yoğun yapılaşmaya gidilemeyeceğinden idari hizmet alanı gibi bir tesisin yapılamayacağı, dava konusu plan değişikliklerinin bir önceki planın iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin kararının gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu taşınmazın, 2018 yılında onaylanan planlama işlemiyle ve bu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararıyla ilişkisinin kesildiği, söz konusu planın iptali sonrasında yapılan ve dava konusu parseli kapsamayan alanı içine alan özel üniversite alanı kullanımına yönelik planlama işleminin istinaf aşamasında retle sonuçlandığı, dava konusu parselin dışında kalan alana yönelik özel üniversite alanına ilişkin yaklaşım ile dava konusu planlama işlemine konu idari hizmet alanı kullanımına yönelik yaklaşımın birbirinden farklı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, 2018 yılında onaylanan planlama işlemine ilişkin verilen iptal kararının gereklerinin yerine getirilmediği yönündeki gerekçenin isabetli olmadığı sonucuna varıldığı, bu itibarla, İdare Mahkemesi kararında yer alan yargı kararının gereklerinin yerine getirilmediği yönündeki gerekçenin karardan çıkarılması gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının sonucu itibariyle hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davaya konu öncesinde mülkiyeti Hazineye ait sonrasında gerçekleştirilen trampa işlemi ile ... tarihli, ... yevmiye numaralı tapu senedine göre mülkiyeti davacı Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na ait olan Ankara İli, Etimesgut İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel (dava devam ederken 09.08.2024 tarihli ifraz işlemiyle ... ada, ... ve ... sayılı parsele dönüşmüştür.) sayılı taşınmaz Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararıyla sit alanı olarak ilan edilmiş, yine aynı kurulun 20.07.1993 tarihli, 3097 sayılı kararıyla Atatürk Orman Çiftliği Sit Alanı sınırlarına dahil edilmesine karar verilmiştir. Aynı Kurulun 07.05.1998 tarihli, 5742 sayılı kararıyla da anılan taşınmaz 1.derece doğal sit alanı olarak ilan edilmiştir.
Anılan taşınmaz Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında diğer başkentlik işlevleri ve Atatürk Orman Çiftliği Doğal ve Tarihi Sit Alanı kullanımında kalmaktadır. Yine mezkur taşınmaz Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/10.000 ölçekli Atatürk Orman Çiftliği 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı Koruma Amaçlı Nazım İmar Planında ağaçlandırılmış alan fonksiyonunda kalmaktadır.
Sonrasında Ankara 1 sayılı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararıyla ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz tarihi sit alanı statüsünden çıkarıltılmış olup söz konusu kararların iptali istemiyle yargı mercilerinde dava açılmamıştır. Ayrıca Ankara 1 sayılı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun ... tarihli, ... sayılı kararıyla da anılan taşınmaz 1. derece doğal sit alanı statüsünden çıkarılarak sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı (3.derece doğal sit alanı) statüsüne getirilmiş olup bu kararın iptali istemiyle TMMOB Mimarlar Odası tarafından açılan davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar üzerine davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu sonucunda Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Bunun üzerine Ankara İli, Etimesgut İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanda 1/10.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanmıştır. Bu plan değişikliği ile işbu dava konusu taşınmazla birlikte komşu ... ada, ... sayılı parsel ile ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanların özel üniversite alanı olarak belirlendiği, bu planlara karşı açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile bilirkişi raporlarında yer alan tespitler doğrultusunda iptal kararı verildiği, anılan yargı kararı sonrasında işbu davanın konusu olan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanan 1/10.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının yapıldığı, bu planlarda davaya konu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın sendika genel merkezi olarak kullanılması amacıyla idari hizmet alanı (E:1,00, Yençok:5 kat) olarak belirlendiği ve bu planların 13.06.2022 - 18.07.2022 tarihleri arasında askıya çıkarılmak suretiyle ilan edildiği görülmektedir.
Ayrıca yargı kararıyla iptaline karar verilen önceki imar planlarına konu diğer taşınmazlar olan ... ada, ... sayılı parsel ile ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazın ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanan 1/10.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında yine özel üniversite alanı olarak belirlendiği görülmektedir.
Davacı tarafından bu planların Atatürk Orman Çiftliği misyon ve vizyonuna uygun olmadığı, Mustafa Kemal Atatürk'ün vasiyetine aykırı olarak alanda yapılaşma öngörüldüğü, ağaçlandırma alanı olması gereken alanda üst ölçek plan kararları aykırı olarak idari hizmet alanı işlevi getirildiği ve önceki imar planlarına ilişkin verilen ... İdare Mahkemesi kararı gözetilmeden uyuşmazlığa konu planların onaylandığı, iddialarıyla dava konusu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanan 1/10.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 5.maddesinde, "nazım imar planı; (Değişik:29/11/2018-7153/10 md.) varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak uygulama imar planı ise tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" şeklinde tanımlanmıştır.
01.04.1950 tarihli, 7472 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Atatürk Orman Çiftliği Kanununun Ek 1.maddesinde, "Atatürk Orman Çiftliği arazileri üzerinde konut, ticaret ve sanayi amaçlı yapılaşma yapılamaz." hükmüne yer verilmiştir.
10.07.2018 tarihli, 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü" başlıklı 109.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Milli parklar, tabiat parkları, tabiat anıtları, tabiatı koruma alanları, doğal sit alanları, sulak alanlar, özel çevre koruma bölgeleri ve benzeri koruma statüsü bulunan diğer alanların kullanma ve yapılaşmaya yönelik ilke kararlarını belirlemek ve her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını yapmak, yaptırmak, değiştirmek, onaylamak, uygulamak veya uygulanmasını sağlamak" Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
23.03.2012 tarihli, 28242 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmeliğin "Doğal sit alanlarında yapılacak koruma amaçlı imar planları" başlıklı 5.maddesinde, (1) Doğal sit alanlarında yapılacak koruma amaçlı imar planları aşağıdaki ilkeler doğrultusunda hazırlanır.
a) (Değişik:RG-6/12/2016-29910) Bir alanın doğal sit alanı olarak ilanı, bu alanda her ölçekteki plan uygulamasını durdurur. Sit alanının etkileşim-geçiş sahası göz önünde bulundurularak varsa çevre düzeni plan kararları ve notları, alanın sit statüsü dikkate alınarak yeniden gözden geçirilir ve Bakanlıkça onaylanır. 19/7/2012 tarihli ve 28358 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik gereğince yapılacak yeniden değerlendirme sonucunda;
1) 1. Derece doğal sit alanı iken Nitelikli Doğal Koruma Alanı ve Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü kullanım alanı olarak,
2) 2. ve 3. Derece doğal sit alanı iken Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü kullanım alanı olarak,
ilan edilen alanlarda yeni koruma amaçlı imar planları yapılıncaya kadar Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik hükümleri ile yeni statüler için belirlenen ilke kararlarına aykırı olmamak şartıyla yürürlükteki koruma amaçlı imar planları geçerlidir.
b) (Değişik:RG-6/12/2016-29910) Koruma amaçlı imar planı yapılıncaya kadar, önceki mekânsal planlar da dikkate alınarak, Bölge Komisyonu tarafından üç ay içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları Bakanlığın onayı ile yürürlüğe girer. İlgili idareler söz konusu alanda üç yıl içinde koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planlarını hazırlatıp incelenmek üzere il müdürlüğüne iletir. İl müdürlüğü tarafından inceleme raporu ile birlikte planların Bölge Komisyonuna intikali sağlanır. Üç yıllık süre içinde zorunlu nedenlerle planlar sonuçlandırılamadığı takdirde Bölge Komisyonunca gerekçeli olarak bu süre uzatılabilir. Uzatılan süre içerisinde geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları uygulanır.
c) Tabiat varlıkları, doğal, tarihi, arkeolojik ve kentsel sitler ile koruma statüsü bulunan diğer alanların çakıştığı yerlerde ilgili bakanlıkların koruma ve kullanma esaslarına ilişkin görüşü alınır.
ç) Planların yargı kararları ile uygulamasının durdurulması veya iptal edilmesi halinde ilgili Bölge Komisyonunca geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları mahkeme kararı gözetilerek Bakanlığın uygun görüşüyle yeniden belirlenir.
d) Koruma amaçlı imar planlarının varsa etkileşim-geçiş sahası ile doğal sit alanının bütününü kapsayacak şekilde veya Genel Müdürlükçe uygun görülen etaplar halinde, içinde bulunduğu yerleşme ile ilişkileri kurularak hazırlanması esastır. Ancak, farklı idari sınırlarda kalan alanların planları, varsa üst ölçekli plan kararlarına uymak ve plan birlikteliğini sağlamak koşuluyla yaptırılabilir. (Ek cümle:RG-6/12/2016-29910) Kıyı alanlarında yapılacak yapı ve tesisler için sit alanı bütününde imar planı yapma ve etaplama şartı aranmaz.
e) Bakanlar Kurulu kararı ile yapı yasağı getirilen alanlar içerisinde Genel Müdürlükçe tespit edilecek alanı kapsayacak şekilde yapı yasağına ilişkin imar planları yapılabilir.
f) Koruma amaçlı imar planlarındaki kullanım kararlarının ve yapılaşma koşullarının, alanda tabiat varlıklarına ilişkin varsa biyoçeşitlilik gibi araştırmalar doğrultusunda belirlenmesi esastır.
g) Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 8 inci maddesinin tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunların koruma alanlarının tespit ve tescili dışında kalan yetkileri düzenleyen hükümleri ile aynı Kanunun 17 nci maddesinin (a) bendi hükümleri uygulanmaz." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yine 19.07.2012 tarihli, 28358 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan Alanların Tespit, Tescil Ve Onayına İlişkin Usul Ve Esaslara Dair Yönetmeliğin "Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarının ayırt edici özellikleri" başlıklı 9.maddesinde, (1) (Değişik:RG-5/3/2022-31769) Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları; bölgenin doğal yapısı, ekolojik değerleri, silueti, doğal peyzajı ve benzeri ayırt edici özellikleri göz önünde bulundurularak faaliyetlerin niteliğine ve içeriğine ilişkin Bölge Komisyonu tarafından yapılacak değerlendirmeye göre; kesin korunacak hassas alanlarda ve nitelikli doğal koruma alanlarında izin verilen faaliyetlere ek olarak doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetlere, tarım ve hayvancılık amaçlı entegre tesislere, hidroelektrik, rüzgâr ve güneş enerji santralleri ile turizm ve yerleşimlere izin verilen alanlardır. Bu alanlarda izin verilen faaliyetler, 7 nci maddenin üçüncü fıkrası ile 8 inci maddenin ikinci fıkrasında yer alan sınırlamalara tabi değildir.
(2) Bu alanlar aşağıdaki özelliklerden bir veya birkaçını bünyesinde bulundurur.
a) Peyzajı ile uyumlu insan yerleşimlerini içinde bulundurur.
b) Doğal kaynak yönetim sistemleri ve ilgili kültürel değerleri, ekosistemleri ve habitatları içerir veya korunmasına katkı sağlar.
c) İnsanlar ve doğa arasında dengeli ilişkilerin geliştirilmesine ve muhafaza edilmesine katkıda bulunur.
ç) Uygulanabilir durumlarda yerel halkın sosyal ve ekonomik kazançlarına katkı sağlar.
d) Ulusal, bölgesel ve yerel seviyelerde doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına ve kalkınmaya destek olur.
e) Ekolojik, ekonomik ve sosyal boyutları dikkate alarak doğal kaynakların sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanımına elverişli alanlardır.
(3) (Ek:RG-16/3/2020-31070) Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarında bulunan madenlerin milli menfaatlere uygun olarak aranması, hangi şartlarda ve ölçülerde işletileceği, kapatılması ve alanın rehabilitasyonu ilke kararları doğrultusunda alınacak olan Bölge Komisyonlarının kararları doğrultusunda yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yine işlem tarihinde yürürlükte olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 16.10.2019 tarihli, 109 sayılı kararıyla kabul edilen ve 07.12.2019 tarihli, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Doğal Sit Alanları Koruma Ve Kullanma Koşulları İlke Kararında, "C- Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı: Barındırdığı siluet, jeolojik ve ekolojik değerlerin korunması ve geliştirilmesi amacıyla alanın potansiyeli ve kullanım özellikleri göz önünde bulundurularak, doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetler, turizm ve yerleşimlere izin veren alanlardır.
Bu alanlar; ulusal, bölgesel ve yerel seviyelerde doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına ve kalkınmaya destek olan, insanlar ve doğa arasında dengeli ilişkilerin geliştirilmesine ve muhafaza edilmesine katkıda bulunan, ekonomik ve sosyal boyutları dikkate alarak doğal kaynakların sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanımına elverişli yerlerdir.
Bu alanlar; Kesin korunacak hassas alanlar veya nitelikli doğal koruma alanlarını etkileyen, bu koruma bölgeleri ile bütünlük gösteren tampon bölgeler olup düşük yoğunluklu yerleşim yerleri olarak planlanabilir. Sit kararı öncesi alınan ruhsatlı yapılar mevcudiyetini korur.
Kentsel yerleşik alanlarda ve kentsel dönüşüm alanlarında yoğunluk, yapılacak koruma amaçlı imar planlarında belirlenebilir.
Bu alanlarda sanayi tesislerine izin verilmez, ancak mevcut ruhsatlı sanayi tesisleri, gerekli çevresel tedbiri almak koşulu ile kullanılabilir.
Bu alanlarda; koşulları, kapsamı, süresi Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonları tarafından belirlenmek şartı ile aşağıdaki faaliyetlere izin verilebilir.
a. Kesin Korunacak Hassas Alanlar ile Nitelikli Doğal Koruma Alanlarındaki faaliyetler bu alanlarda da yapılabilir.
b. Teknik rapor ile tespit edilmiş zorunlu haller dışında delme-patlatma yöntemlerinin
kullanılmaması, habitat bölünmesi ile flora, fauna kaybının en aza indirilerek ekolojik koridor oluşturacak tedbirlerin alınması, bölgeye ilişkin olarak ekolojik etki değerlendirme raporu hazırlanması koşullarıyla; Madencilik Faaliyetleri ile Bozulan Arazilerin Doğaya Yeniden Kazandırılması Yönetmeliği, Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliği ve Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, ÇED Yönetmeliği hükümleri ve diğer ilgili mevzuata uygunluğun sağlanması şartlarıyla madencilik faaliyetleri yapılabilir. Doğal peyzaj ve siluet dikkate alınarak kum, çakıl, taş, maden vb. malzeme alınabilir, bu amaçla ocak açılabilir, ancak bozulan alanların doğaya yeniden kazandırılması amaçlı toprak dökümü hariç toprak, cüruf, çöp, hafriyat, sanayi artığı vb. dökülemez.
c. Koruma amaçlı imar planına uygun olması koşulu ile turizm tesisleri, yat limanı, tekne imal ve çekek yeri ve 1. sınıf hariç düzenli depolama tesisi yapılabilir.
ç. Koruma amaçlı imar planı veya geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartlarına uygun olmak ve diğer kurum görüşlerindeki sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla tarım ve hayvancılık faaliyetlerine izin verilebilir." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta, işbu dava konusu taşınmazla birlikte komşu ... ada, ... sayılı parsel ile ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazı da kapsayan alanların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanan 1/10.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında özel üniversite alanı olarak belirlendiği, bu planlara karşı TMMOB Mimarlar Odası tarafından açılan davada, planlamanın üst ölçek plan hükümlerine aykırı olduğu, planların kademeli birlikteliği ilkesine riayet edilmeksizin hazırlandığı, kamusal alanın özel kullanıma açılmasına sebebiyet verebilecek nitelikte bulunduğu, notları arasında çelişkili ve imar mevzuatına uygun olmayan hükümler ihdas edildiği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptal kararı verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, planlama konusu alanın bir kısmında (mülkiyet sahibi kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları olduğu için) "idari hizmet alanı" amaçlı koruma amaçlı imar planı yapıldığı görülmüş olup gelinen aşamada dava konusu planlama işleminde mevcut tahsislerin ve söz konusu mülkiyet bağının dikkate alınmaması yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, istinaf başvurusunun anılan gerekçenin de eklenmesi suretiyle reddine karar verildiği, bu kararın da temyiz edilmesi üzerine de Dairemizin 14/04/2025 tarih ve E:2023/1193, K:2025/1971 sayılı kararıyla onanmasına karar verilmiştir.
Söz konusu iptal kararından sonra önceki imar planlarına konu diğer taşınmazlar olan ... ada, ... sayılı parsel ile ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazın ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanan 1/10.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında yine özel üniversite alanı olarak belirlendiği görülmektedir. Bu planın da iptali istemiyle TMMOB Mimarlar Odası tarafından açılan davada, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazın tabi olduğu sit statüsündeki değişiklikten dolayı imar planı yapılmasının koruma mevzuatı bakımından uygun olduğu görülmekte ise de, dava konusu planların planlama esasları ve plan hiyerarşisi bakımından 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ilke ve esaslarına, planların kademeli birlikteliğine uygun olmadığı, taşınmazın Atatürk Orman Çiftliği arazisinin bütünleyicisi olduğundan konumu nedeniyle imar planı ile getirilen üniversite alanı kullanımının 1/10.000 ölçekli Atatürk Orman Çiftliği Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı amaç ve hedeflerine aykırı olduğu ve planların kademeli birlikteliğinin sağlanmadığı, sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı koruma statüsüne göre parselde yoğun yapılaşmaya gidilemeyeceğinden üniversite alanı gibi bir tesisin yapılamayacağı, dava konusu plan değişikliklerinin bir önceki planın iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının gereklerine uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu alanın, Hazine adına kayıtlı olduğu ve Atatürk Orman Çiftliği arazisi niteliğinde olmadığı, Ankara 1 sayılı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla 1. derece doğal sit alanı statüsünden çıkarılarak sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı statüsüne getirildiği, taşınmazın tabi olduğu statü bakımından koruma mevzuatına uygun nitelikte yapılaşma koşulları getiren bir planlama yapılmasına ve üniversite alanı olarak planlanmasına engel bir durumun olmadığı, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı uyarınca, planlama alanının 559.373 m2'den 403.600 m2'ye ve ticaret kullanımının revize edilerek %20'den %10'a düşürüldüğü, plan notları ile, alanın koruma statüsü ile belirlenen alt kullanımların Üniversitede görev yapacak çalışanlar ve öğrenciler için kreş-anaokulu, yurt, uygulama araştırma hastanesinde tedavi görecek hasta yakınlarının, üniversitede öğrenim görecek öğrencileri ziyaret edecek yakınların konaklayacağı tesislerin kampüs alanında bulunmasının bir gereklilik ve ihtiyaç olduğu, bu yapıların, alanın tarihi, kültürel ve doğal özellikleri dikkate alınacak şekilde mimari proje ölçeğinde belirlenebileceği ve planlanan alanın üniversite alanı olarak belirlenmesi nedeniyle yukarıda yer verilen "üstün kamu yararı" ilkesinin gözetilmesi gerektiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu planlarda hukuka, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Söz konusu kararın temyizi üzerine de Dairemizin 14/04/2025 tarih ve E:2024/6872, K:2025/1977 sayılı kararıyla, temyize konu bölge idare mahkemesi kararının dava konusu 1/10.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının planlama alanında yapılacak imar uygulamalarında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığını yetkilendiren ... sayılı plan hükmü ve aynı nitelikteki 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının ... sayılı plan hükmü haricinde kalan kısımları yönünden onanmasına, dava konusu 1/10.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının ... sayılı plan hükmü ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının ... sayılı plan hükmü yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Yukarıda yer verilen yargı kararları ışığında, önceki 18.10.2018 onay tarihli planlama kararıyla davaya konu taşınmazı da kapsayan 559.373 m2 büyüklüğündeki alanın özel üniversite alanı kullanımına ayrıldığı, bu planlama işleminin yukarıda anılan yargı kararıyla iptali üzerine söz konusu iptal kararındaki gerekçeler dikkate alınmak suretiyle davaya konu taşınmazın bitişiğindeki taşınmazları kapsayan alanda 403.600 m2 büyüklüğe sahip alanın 08.06.2022 onay tarihli planlarla özel üniversite alanı olarak belirlendiği ve bu planların kesinleşmiş yargı kararıyla hukuka uygun bulunduğu açıktır.
Bakılan davada İdare Mahkemesince, planlamanın üst ölçek plan hükümlerine aykırı olduğu, planların kademeli birlikteliği ilkesine riayet edilmeksizin hazırlandığı gerekçesine yer verilmiş ise de, alandaki yürürlükteki tek üst ölçekli plan olan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında anılan taşınmazın "Diğer Başkentlik İşlevleri" ve “Atatürk Orman Çiftliği Doğal ve Tarihi Sit Alanı"nda kaldığı görülmekte ise de, yukarıda değinildiği üzere taşınmazın tarihi sit statüsünün kaldırıldığı, doğal sit derecesinin düşürüldüğü, önceki planlama kararı olan özel üniversite alanı kullanımından farklı olarak idari hizmet alanı kullanım kararının üst ölçekli plan kararlarına aykırılık teşkil etmediği görülmektedir.
Yine Mahkemece, taşınmazın Atatürk Orman Çiftliği arazisinin bütünleyicisi olduğundan konumu nedeniyle imar planı ile getirilen idari hizmet alanı kullanım kararının 1/10.000 ölçekli Atatürk Orman Çiftliği Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı amaç ve hedeflerine aykırı olduğu gerekçesine yer verilmiş ise de, uyuşmazlığa konu imar planları hazırlanırken istenilen kurum görüşleri üzerine Tarım ve Orman Bakanlığı Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü'nün ... tarihli, ... sayılı yazısıyla, plan çalışması yapılan parselin Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğünün mülkiyetinde olmadığı, yapılacak plan değişikliğinde herhangi bir sakınca bulunmadığı belirtildiğinden davaya konu parselin Atatürk Orman Çiftliği arazisi olmadığı görüldüğünden davacının iddiasına itibar edilmemiştir.
Ayrıca İdare Mahkemesinin sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı koruma statüsüne göre taşınmazda yoğun yapılaşmaya gidilemeyeceğinden idari hizmet alanı gibi bir tesisin yapılamayacağı şeklindeki gerekçesi yönünden ise, davaya konu taşınmazların sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanında kaldığı ve yukarıda yer verilen gerek ilgili Yönetmelik gerekse İlke Kararında bu alanlarda idari hizmet alanı yapılamayacağına ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediği ve azami yapılaşma koşulu belirlenmediği görülmekte olup uyuşmazlık konusu imar planlarında bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Bu durumda, planlama alanının niteliğine, çevre kullanım kararlarına ve yapılaşma koşullarına uyumlu olarak sendika genel merkezi olarak kullanılması amacıyla kamu yararına dönük olarak davalı idarece onaylanan imar planlarında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçeli reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı ve davalı yanında müdahilin temyiz isteminin kabulüne,
2\. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/04/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim