Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/7625
2025/2643
8 Mayıs 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/7625
Karar No : 2025/2643
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...3-... 4-... 5- ... 6- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ... - Av. ...
2- ... Başkanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 23/02/2022 tarihli, E:2018/6118, K:2022/2086 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Burdur ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... pafta, ... ada, ... ve ... sayılı parselleri kapsayan alana yönelik olarak ... Mühendislik Mad. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından hazırlanan ve Afet ve Acil Durum Yönetim Başkanlığı tarafından onaylanan jeolojik ve jeoteknik etüt raporu ile bu rapora dayalı olarak ... tarih ve ... sayılı Burdur Belediye Meclisi kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun ve bu planlara yapılan itirazın reddine yönelik ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, jeolojik ve jeoteknik etüt raporu bakımından; davalı belediye başkanlığı tarafından, imar planı çalışmaları kapsamında 2001-2002 yıllarında Süleyman Demirel Üniversitesine, 2008 yılında ... Mühendislik Firmasına ve 2009 yılında 750 hektarlık bir alanı kapsamak üzere ... Mühendislik Firmasına imar planına esas jeolojik jeoteknik etüt raporları hazırlatıldığı, ... Mühendislik firmasına hazırlatılan raporun 2008 yılında mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından incelenerek onaylandığı ve dava konusu edilen revizyon imar planının yapılmasında esas alındığı, tek başına bir bağlayıcılığının bulunmadığı, diğer bir ifade ile idari davaya konu olabilecek işlemlerde bulunması gereken unsurlardan olan işlemin kesin ve icrai olması şartlarını taşımadığı, öneri niteliğinde olduğu, öte taraftan her ne kadar Afet İşleri Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmış olsa da, imar mevzuatı açısından imar planı yapımı aşamasında doğrudan bağlayıcılığının bulunmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonları ile bu planlara yapılan itirazın reddine yönelik ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararı bakımından ise; davalı belediye tarafından ... Mühendislik firmasına hazırlatılan jeolojik jeoteknik etüt raporu dikkate alınarak Burdur ilinin Güneydoğu-Kuzeybatı yönünde uzanan 150 metre ile 850 metre arasında değişen uzunluklardaki çok sayıda kademeli sol yanal bileşenli eğim atımlı normal faylardan oluşan 44 km uzunluğundaki Burdur fay zonuna ait yaklaşık 12 km uzunluktaki Burdur segmenti boyunca fay izinin her iki tarafında 20 metre olmak üzere toplam 40 metrelik alanın, yüzey faylanması tehlike zonu (tampon bölge) olarak belirlendiği ve planda uygun olmayan alan olarak gösterildiği, dava konusu parsellere bakıldığında, kimi yerlerde parsel sınır çizgisinin kimi yerlerde ise parsel içerisinde bulunan binaların 20 metrelik tampon bölge dışarısında kaldığı, öte taraftan planda uygun olmayan alanlar olarak gösterilen kısımda kalan mevcut yapıların ekonomik ömürleri tamamlanıncaya kadar korunmasının uygun olacağının belirtildiği, Burdur ilinin hemen hemen tamamının Burdur fayının etkisi altında olduğu, işbu dosya kapsamında sunulan bilirkişi raporunda Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından 1/250.00 ölçekli olarak hazırlanan Diri Fay Haritasının zemine aplikasyonu esnasında söz konusu fayların konumlarında küçük oranlarda sapmalar olmasının olağan olduğu, davaya konusu alanda ikincil fay hattı bulunmadığı, MTA Diri Fay Haritası ile ... tarafından hazırlanan haritaların ölçeklerinden kaynaklanan uyumsuzluk söz konusu olup ... tarafından hazırlanan 1/1000 ölçekli haritalar gerek ölçülerinden kaynaklanan yüksek konumsal hassasiyeti ve gerek de haritaların üretildiği proje kapsamında yapılan jeolojik, jeofizik, hidrojeolojik, paleosismolojik ve jeoteknik çalışmalar nedeniyle imar planı revizyonunda referans olarak kullanılmalarının olağan olduğu, MTA tarafından 1/250.000 ölçekli olarak hazırlanan ve 1/250.000 ölçekli olarak basılan Diri Fay Haritalarının yanı sıra MTA'nın Web sitesi olan "yerbilimleri.mta.gov.tr" de gösterilen Burdur Fay Hattının dava konusu alan ve civarında arazi gerçeklerini yansıtmadığı, dava konusu alan ve civarında ikinci bir fay hattı olmamakla birlikte MTA haritasında çizilen fay hattının, ... tarafından hazırlanan raporda gösterildiği gibi olduğu hususlarının ortaya konulduğu, sonuç olarak davalı belediye tarafından ... firmasına hazırlatılan fay haritası esas alınarak dava konusu taşınmazların uyuşmazlık konusu imar planlarında uygun olmayan alan (UOA-1) olarak tanımlanmasında hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak imar planları ve bu planlara yapılan itirazın reddi işlemi bakımından davanın reddine, jeolojik ve jeoteknik etüt raporu bakımından davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İmar planı çalışmalarına esas olmak üzere ... Mühendislik firmasına hazırlatılan jeolojik jeoteknik etüt raporunda uyuşmazlık konusu parsellerin hatalı olarak uygun olmayan alanda gösterildiği, anılan raporun dava konusu imar planlarına altlık oluşturamayacağı, temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Burdur Belediye Başkanlığı tarafından; temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun
olan Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu imar planları ve planlara yapılan itirazın reddi işlemi yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Dava konusu imar planlarına altlık oluşturan jeolojik ve jeoteknik etüt raporu yönünden;
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu imar planlarında uyuşmazlık konusu parsellerin yerleşime uygun olmayan alanda bırakılmasının, imar planına altlık oluşturan jeolojik ve jeoteknik etüt raporundan kaynaklandığı ve davacı tarafından asıl dava edilmek istenilen işlemin de söz konusu raporların onaylanmasına ilişkin Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı işlemi olduğu, nitekim davacı tarafından davalı belediye başkanlığına yapılan 08/11/2012 tarihli başvuruda, imar plana esas alınan raporun uygun olmadığı belirtilerek yeni bir jeolojik ve jeoteknik etüt rapor hazırlatılmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, jeolojik ve jeoteknik etüt raporunun ve imar planlarının iptali istemiyle birlikte dava açılmış olup söz konusu rapor tek başına dava konusu edilmemiştir.
Dairemizce verilen, 23/02/2022 tarihli, E:2018/6118, K:2022/2086 sayılı bozma kararında da, uyuşmazlıkta esasa yönelik olarak asıl irdelenmesi gereken hususun imar planına esas jeolojik ve jeoteknik etüt raporu olduğunu vurgulayacak şekilde jeoloji ve jeofizik mühendislerinden oluşturulan yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu durumda, dava konusu jeolojik ve jeoteknik etüt raporunun idari davaya konu edilebilecek işlemlerde bulunması gereken kesin ve yürütülebilir nitelikte icrai olma koşulunu sağlamadığının söylenemeyeceği açık olup bilirkişi raporunda yer alan tespitler de dikkate alınarak davanın belirtilen kısmının esastan reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın jeolojik ve jeoteknik etüt raporuna ilişkin kısmının incelenmeksizin reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin reddine,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle imar planları ve bu planlara yapılan itirazın reddi işlemi bakımından reddi, jeolojik ve jeoteknik etüt raporu bakımından incelenmeksizin reddi yolundaki ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının, imar planları ve bu planlara yapılan itirazın reddi işlemine ilişkin bölümünün ONANMASINA, jeolojik ve jeoteknik etüt raporuna ilişkin bölümünün ise yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün (15) içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 08/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.