SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/6969 E. 2025/4196 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/6969

Karar No

2025/4196

Karar Tarihi

17 Eylül 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/6969 E. , 2025/4196 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/6969
Karar No : 2025/4196

DAVACI : ...
VEKİLİ :Av. ...

DAVALILAR : 1- ... - ...
VEKİLİ :Av. ...
2- ... Taşıma Anonim Şirketi
(... A.Ş.) Genel Müdürlüğü - ...
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Kurumu - ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın Ordu - Fatsa Doğalgaz Boru Hattı Projesi kapsamında yapılacak olan sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla ihtiyaç duyulacak olan taşınmazların mülkiyet şeklinde ya da daimi/geçici irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca ... Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin alınarak 25/11/2023 tarih ve 32380 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 24/11/2023 tarih ve 7884 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Kamulaştırma kararının aceleliğini gerektiren hususların ve üstün kamu yararının idarelerce ortaya konulamadığı, acele kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazların maliklerinin Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet haklarıın ihlal edildiği, tali nitelikteki doğal gaz hattının varlığına ihtiyaç bulunmadığı, kamulaştırma kararı verilen taşınmazlar üzerinde verimli fındık ağaçlarının bulunduğu, belirtilerek kamulaştırma kararının iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
... Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından; Davanın süresinde açılmadığı, dava konusu taşınmazın mülkiyet ve/veya irtifak haklarının kamulaştırılabilmesi amacıyla 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanununun 12. maddesi gereğince kamu yararı yerine geçmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile "lüzum kararı" verildiği, ... tarih ve ... sayılı Genel Müdürlük Onayı ile kamulaştırma kararı alındığı, ülkenin enerji açığının giderilmesine yönelik çalışmalar doğrultusunda, yurt dışından yüksek miktarla ve bedelle ithal edilen doğalgazın tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmelere neden olunmaması amacıyla işin aciliyetine binaen enerji ihtiyacına yönelik olarak inşa ettirilecek petrol ve doğalgaz boru hatları güzergahında bulunan taşınmazların kamulaştırılması amacıyla tesis edilen dava konusu işlem ile Genel Müdürlüklerinin acele el koyma usulünü uygulamaya yetkili kılındıklarını, onaylı projeler kapsamında normal kamulaştırma yöntemi yerine üretilen/satın alınan enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmaması amacıyla acele kamulaştırma yönteminin tercih edilmesinde kamu yararının bulunduğu, dava konusu proje ile enerji yatırımı yapılacağı ve bu enerji yatırımından elde edilecek faydadan kamunun yararlanacağı, dolayısıyla kamulaştırmanın hızlı ve acele yapılmasında kamu menfaatinin bulunduğu ve bu haliyle acelelik halinin gerçekleşmiş bulunduğu, doğalgaz sektöründe dışa bağımlı ve arz güvenliği sıkıntısı ile karşılaşma ihtimali yüksek bir ülke olduğumuzdan hareketle enerjiye yönelik bu ve benzeri yatırımların kamu yararı bakımından büyük önem arz ettiği, kamulaştırma işlemlerinde güzergah tespiti ve hangi taşınmazların kamulaştırılacağının tespitinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu 7. maddesi uyarınca idari makamların takdirine bırakıldığı, proje güzergahı belirlenirken arazinin jeolojik durumunun ve topografik yapısının inşaate elverişli olması gibi hususların dikkate alındığı, kamu kurum ve kuruluşların görüş ve tasarrufları, doğalgaz boru hattı tasarım ve yapımı ile ilgili ulusal ve uluslararası standartlar ile ... Ham Petrol ve Doğalgaz Boru Hattı Tesislerinin Yapımı ve İşletilmesine Dair Teknik Emniyet ve Çevre Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yatırım tesisleri dikkate alınarak boru hattı yapım tekniği ve kamu yararı bakımından en uygun güzergahın belirlendiği ve tüm özel geçişlerin buna göre dizayn edildiği, güzergahın belirlenmesinde taşınmaz maliklerinin talepleri doğrultusunda şahsa münhasır uygulamaların yapılmasının mümkün olmadığı, davacının arazisinin kamulaştırılması nedeniyle uğrayacağı değer kaybını ve kullanmakta karşılaşacağı zorluk nedeniyle uğrayacağı zararı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca talep etme hakkının bulunduğu ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
Cumhurbaşkanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından: Davanın süresinde açılmadığı hususunun resen incelenerek süresinde açılmadıysa davanın süre aşımı nedeniyle reddinin gerektiği, çevreci ve ekonomik bir yakıt olan doğal gazın bölgeye sağlayacağı sosyal ve ekonomik refah, ilçelerin doğal gaz ihtiyacının karşılanarak, doğal gazın yeni yerleşim yerlerine ulaştırılması, doğal gaz hattının isabet ettiği taşınmazlarda tapu maliklerinin fazla olması, Kamulaştırma Kanunu uyarınca taşınmaz maliklerinin tamamı ile anlaşma ihtimalinin düşük olması ve açılacak davaların çok uzun sürmesinden ötürü zamanında yer teslimi yapılamayacağından inşaata başlanamayacağı ileri sürülerek kamu yararı uyarınca tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, ... Doğal Gaz Boru Hattı Projesinin gerçekleştirilmesi amacıyla ekli haritada gösterilen güzergaha isabet eden taşınmazlar ile söz konusu proje kapsamında inşa edilecek sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazların, mülkiyet şeklide ya da daimi/geçici irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca ... Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılması yolundaki 25.11.2023 günlü, 32380 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 24.11.2023 günlü, 7884 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, Ordu İli, Altınordu İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun 12/a maddesinde, kamulaştırmanın, bu Kanunda öngörülen faaliyetlerin gerektirmesi halinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dahilinde yapılacağı, bu konuda Kurulca verilecek lüzum kararının, kamu yararı kararı yerine geçeceği ve müteakip işlemlerin Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yürütüleceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır.Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla, BOTAŞ'a verilen 23.05.2003 tarihli doğal gaz iletim lisansı kapsamında, Ordu ili hudutlarından geçen ... doğal gaz bağlantı hattı projesi için lüzumlu olan ve hattın hizmetinde ihtiyaç duyulan, enerji nakil hatları, ulaşım yolları ve röle istasyonu/RMS istasyonu, ölçüm istasyonu, kompresör istasyonu gibi sabit tesisler için lüzumlu olan, özel mülkiyete konu taşınmazların mülkiyet ve/veya irtifak haklarının kamulaştırılabilmesi amacıyla kamu yararı kararı yerine geçmek üzere lüzum kararı verildiği, BOTAŞ Genel Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı başvurusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ... günlü, ... sayılı yazısı üzerine, dava konusu Cumhurbaşkanı kararının alındığı, BOTAŞ Genel Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı oluru ile kamulaştırma işlemlerine başlanılmasına karar verildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... günlü, E:... D.İş, K:... sayılı kararı ile geçici ve daimi irtifak hakkı tesisi suretiyle davacının paydaşı olduğu uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmına acele el konulmasına karar verildiği, Ordu Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... günlü, E... sayılı yazısı ile proje kapsamında yer alan taşınmazlara ilişkin toprak koruma projesinde belirtilen tedbirlerin alınması şartıyla, tarım arazilerinin irtifak hakkı olarak kullanılmasına izin verildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlem, ilçenin doğal gaz ihtiyacının karşılanarak, doğal gazın yeni yerleşim yerlerine ulaştırılması, çevreci ve ekonomik bir yakıt olan doğal gazın, bölgeye sağlayacağı sosyal ve ekonomik refah, etüt ve mühendislik çalışmaları tamamlanan boru hattı güzergahının, inşaat işini yapacak olan firmaya tesliminin yapılarak bir an evvel inşaat çalışmalarına başlanılması, hattın isabet ettiği taşınmazlarda tapu maliklerinin çok sayıda olduğu ve tapuda intikallerin yapılmadığından, Kamulaştırma Kanunu uyarınca taşınmaz maliklerinin tamamı ile anlaşma ihtimalinin düşük olduğu ve açılacak davaların çok uzun sürmesi nedeniyle zamanında yer teslimi yapılamayacağından inşaata başlanamayacağı gerekçeleriyle tesis edilmiştir.
Bu durumda, doğal gaz boru hattı güzergahında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmının daimi irtifak hakkı, bir kısmının da geçici irtifak hakkı tesisi suretiyle, acele kamulaştırılmasının, projenin bir an önce bitirilerek faaliyete geçebilmesine yönelik olduğu, diğer taraftan, projenin de dava konusu edilmediği anlaşıldığından, olayda 2942 sayılı Yasanın 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumun, acelelik halinin ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının bulunduğu sonucuna varılmakla, dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 17/09/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'ın, davalı idare Cumharbaşkanlığı vekili Av. ...'ın, davalı idare BOTAŞ Genel Müdürlüğü vekili Av. ...'in, davalı idare Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu vekili Av. ...'nun geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlanıldı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlenildikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
... Taşıma Anonim Şirketine verilen 23/05/2003 tarihli doğal gaz iletim lisansı kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla, Ordu ili hudutlarından geçen Fatsa-Ordu doğal gaz bağlantı hattı projesi için lüzumlu olan ve hattın hizmetinde ihtiyaç duyulan, enerji nakil hatları, ulaşım yolları ve röle istasyonu/RMS istasyonu, ölçüm istasyonu, kompresör istasyonu gibi sabit tesisler içingereken özel mülkiyete konu taşınmazların mülkiyet ve/veya irtifak haklarının kamulaştırılabilmesi amacıyla, 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 12. Maddesi gereğince kamu yararı kararı yerine geçmek üzere lüzum kararı verilmiştir.
... Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı başvurusu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ... günlü, ... sayılı yazısı üzerine, dava konusu 24/11/2023 tarih ve 7884 sayılı Cumhurbaşkanı kararı alınarak, BOTAŞ Genel Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı onayı ile kamulaştırma işlemlerine başlanılmış, Ordu Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... günlü, E... sayılı yazısı ile proje kapsamında yer alan taşınmazlara ilişkin toprak koruma projesinde belirtilen tedbirlerin alınması şartıyla, tarım arazilerinin irtifak hakkı olarak kullanılmasına izin verilmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... günlü, E:... D.İş, K:... sayılı kararı ile geçici ve daimi irtifak hakkı tesisi suretiyle davacının paydaşı olduğu uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmına acele el konulmasına karar verilmiştir.
Bakılan dava, Ordu ili, Altınordu ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ... - ... Doğalgaz Boru Hattı Projesi kapsamında yapılacak olan sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla ihtiyaç duyulacak olan taşınmazların mülkiyet şeklinde ya da daimi/geçici irtifak hakkı kurulmak suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca ... Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin alınan 24/11/2023 tarih ve 7884 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının davacıya ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinin 1. fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.
Aynı Kanunun 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.
4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 12. maddesinin (a) bendinde; "Kamulaştırma; bu Kanunda öngörülen faaliyetlerin gerektirmesi halinde, 4.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dahilinde kamulaştırma yapılır. Bu konuda Kurulca verilecek lüzum kararı, kamu yararı kararı yerine geçer ve müteakip işlemler Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yürütülür. Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti Hazineye; kullanma hakkı kamulaştırma bedelini ödeyen tüzel kişiye ait olur. Kullanma hakları, ilgili lisans veya sertifikanın bir cüz’ü olup geçerliliği bunların geçerlilik süresi ile sınırlıdır. Lisans veya sertifikanın sona ermesi veya iptali halinde, tüzel kişilerce ödenmiş bulunan kamulaştırma bedelleri iade edilmez." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden:
Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;
İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasanın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir.
Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir.
Uyuşmazlıkta, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... günlü, E:... D.İş, K:... sayılı kararı ile geçici ve daimi irtifak hakkı tesisi suretiyle davacının paydaşı olduğu uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmına acele el konulması amacıyla açılan davada verilen K:... sayılı kararın 16/09/2024 tebliği üzerine davacı tarafından acele kamulaştırma işleminin öğrenildiği ve 15/10/2024 tarihinde süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış olduğundan davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden:
Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.
Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür.
Anayasanın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir.
2942 sayılı Kanunda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.
Olağan kamulaştırma sürecinde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, Kanunun 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanun'un 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından Kanun'un 8. maddesine göre idarenin satın alma usulünü, karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak denemesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, Kanun'un 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir.
Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.
Acele kamulaştırma usulü ise 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür.
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.
2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.
Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.
Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararının "kamu yararı" ve "acelelik hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; ... Taşıma Anonim Şirketinin acele kamulaştırma talebi gerekçe raporunda, ... ili, ... ilçesi Doğal Gaz Boru Hattı Projesi kapsamında arazi etüd ve mühendislik çalışmaları tamamlanan ve kamulaştırma işlemlerine geçilecek olan hattın isabet ettiği taşınmaz maliklerinin fazla olması, mirasen intikallerinin yapılması için açılacak olan veraset davaları ile ad - soyad yanlışlıkları nedeniyle açılacak olan isim tashihi davalarının uzun süreceği belirtilerek, Kamulaştırma Kanununun 8. maddesi uyarınca taşınmaz maliklerinin tamamı ile uzlaşma ihtimalinin düşük olduğu ve aynı Kanunun 10. maddesi uyarınca açılacak davaların çok uzun süreceği bu nedenle zamanında yer teslimi yapılamayacağından projenin yapımına da başlanamayacağı, inşaat işini yapacak olan firmaya tesliminin yapılarak bir an evvel inşaat çalışmalarına başlanılması gerektiğinden güzergahın isabet ettiği parsellerde arazi edinimlerinin bir an önce tamamlanması gerektiği hususları bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu edilen acele kamulaştırma kararının dayanağı olan ve stratejik bakımdan büyük önem taşıyan söz konusu projede kamu yararının ve anılan projenin bir an önce tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış gösterdiği, enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilecek dağıtım sistemleri için ihtiyaç duyulan taşınmazların temininde, onaylı projeler kapsamında, normal kamulaştırma yöntemi yerine, üretilen/satın alınan enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmaması amacıyla acele kamulaştırma yönteminin tercih edilmesinde kamu yararının ve acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu taşınmazlara el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve E:... D.İş, K:... sayılı dava dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda, uyuşmazlığa konu taşınmazın tapu kaydında "fındık bahçesi" vasfında olduğu belirtilmiş, davacı tarafından da tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanılamayacağı ileri sürülmüş ise de Ordu Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı yazısında anılan boru hattı güzergahında bulunan tarım arazilerinin 18/11/2024 tarihinde onaylanan toprak koruma projesinde belirtilen tedbirlerin alınması şartıyla, irtifak hakkı olarak kullanılmasının uygun görüldüğü bildirildiğinden davacı yanın bu iddiasına itibar edilmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...- TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
5\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 17/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim