Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/6599
2025/1700
25 Mart 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/6599
Karar No : 2025/1700
TEMYİZ EDENLER: I- (DAVACI) ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
(DAVALI) ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF: I- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı
II- (DAVACI) ... Valiliği
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 14/10/2020 tarih ve E:2016/6502, K:2020/9541 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bilecik İli, Merkez, ... Mahallesi, ..., ... ve ... sayılı parseller ile ... Mahallesi, ... ada, ... ve...sayılı parseller ve ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazları da kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca... tarih ve ... sayılı Bilecik Belediye Encümeni kararıyla onaylanan parselasyon işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; Danıştay Altıncı Dairesinin 14/10/2020 tarih ve E:2016/6502, K:2020/9541 sayılı bozma kararına uyularak, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan inceleme ve bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınarak, dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın, tamamının tescile konu edilmeyen kamuya terk edilmesi gereken park alanında kaldığı, dolayısıyla taşınmazın yerinden tahsis yapılamayacağı, bulunduğu alanda imar tahsisi yapılmasının mümkün olmadığı, başkaca imar parsellerine dağıtım yapılmasının hukuki ve teknik zorunluluktan kaynaklandığı, bu bakımdan dava konusu parselasyonda, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak ... parsel sayılı taşınmazın konut alanında kaldığı, düzenleme sonrasında oluşturulan ... ada, ... ve ... sayılı parsellerin ... parselin bulunduğu alan üzerine denk gelecek şekilde oluşturulduğu, fakat bu parsellere davacının tüm hak edişinin verilmesi gerekirken tamamının bu parsellerden verilmediği, başkaca taşınmaza tahsis yapıldığı, bu durumun da dağıtım ilkelerine aykırılık oluşturduğu, bu nedenle de, parselasyon planının, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin Bilecik İli, Merkez, ... Mahallesi, ... sayılı parsele ilişkin kısmının iptaline, Bilecik İli, Merkez, ... Köyü, ... sayılı parsel yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:Davacı tarafından, ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden de dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu olduğu ve dava konusu parsellerin tümü yönünden iptal kararı verilmesi gerektiği iddiasıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı tarafından, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden de dava konusu işlem hukuka uygun olduğu ve dava konusu parsellerin tümü yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, dava konusu parselasyon işleminin ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının bozulmasına, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Bilecik İli, Merkez, ... Mahallesi, ..., ... ve ... sayılı parseller ile ... Mahallesi, ... ada,... ve ... sayılı parseller ve ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazları da kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca... tarih ve ... sayılı Bilecik Belediye Encümeni kararıyla onaylanan parselasyon işleminin, 22.05.2014 - 22.06.2014 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı idare tarafından anılan hazine taşınmazlarının yerinde korunmadığı iddasıyla askı süresi içerisinde ... tarih ve ... sayılı dilekçe ile davalı idareye yapılan itirazın...tarih ve ... sayılı Bilecik Belediye Encümeni kararıyla reddedilmesi üzerine, 09.07.2014 tarihinde söz konusu parselasyon işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Öte yandan; bakılan davaya konu Bilecik Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan parselasyon işleminin iptali istemiyle başka bir parsel sahibi tarafından açılan davada,... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, düzenleme sahasına alınan kadastral parsellere yönelik 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/A maddesi uyarınca yeniden çalışma yapıldığı ve yapılan kadastro yenilemesi neticesinde yeni kadastral sınırların ortaya çıktığı görüldüğünden kadastro yenilemesine giren uyuşmazlık konusu alanda yeni kadastral sınırlar dikkate alınarak yeni uygulama yapılması gerektiği bu durumda eski kadastral sınırlar dikkate alınarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemin iptali yolundaki kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 04/02/2021 tarih E:2019/15156 K:2021/1283 sayılı kararı ile onanmasına,... E:..., K:... sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halinde : "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır." hükmü yer almaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun "Evvelce kadastrosu yapılan yerler" başlıklı 22. maddesinde; "Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medenî Kanununun 1026 ncı maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir. Ancak; a) Tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tespit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin sağlanması amacıyla tapulama ve kadastro görmüş yerlerde, b) Daha önce sadece tapu tahriri yapılan veya 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanuna göre yenileme yapılacak yerler ile 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tâbi yerlerde, birinci fıkra hükmü uygulanmaz. İkinci fıkranın (a) bendinin uygulanacağı alanlar Tapu ve Kadastro Genel Müdürünün onayı ile belirlenir ve çalışmalara başlanmadan en az onbeş gün önce çalışma alanında, bölge merkezinde ve bölgenin bağlı olduğu il merkezinde alışılmış vasıtalarla duyurulur, ayrıca varsa yerel gazete ile ilân edilir. Yapılacak çalışmalarda 2, 4, 14, 17, 19 ve 21 inci maddeler ile 13 üncü maddenin (B) ve 20 nci maddenin (B), (C) ve (D) bentleri hükümleri uygulanmaz. Tapulama ve kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan kamu kurum ve kuruluşlarına ait yerlerin tescili yapılır. Tapuya tescil edilmiş ormanlardan, haritaları teknik mevzuata uygun olanlar aynen, diğerleri ise teknik mevzuata uygun hale getirildikten sonra tapu kütüğüne aktarılır." hükümleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından hazine mülkiyetindeki dava konusu 9 adet parseli kapsayan alanda yapılan parselasyonun iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, İdare mahkemesinin ilk kararının dava konusu edilen 7 parsel yönünden kısmen onandığı, ..., ve ... sayılı parseller yönünden eksik hüküm kurulduğundan bahisle kısmen bozulması üzerine anılan bozma kararına uyularak İdare Mahkemesince bozulan kısım yönünden yapılan inceleme sonucu ... parsel sayılı taşınmaz yönünden işlemin dağıtım ve tahsis ilkeleri ile imar mevzuatına uygun bulunduğu gerekçesiyle ... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden yerinden tahsis ilkesine aykırı işlem tesis edildiği gerekçesiyle anılan kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, yargılama süreci devam ederken dava konusu parselasyon işleminin tesis edildiği alanda 10.08.2015 tarihinde 3402 sayılı Kadatro Kanununun 22/A maddesi uyarınca kadastro yenileme çalışması yapıldığı ve ... tarih ve ... yevmiye numarası ile tapuya tescil edildiği ve bu işlem sonucunda parsel alanlarında değişiklikler meydana geldiği anlaşılmış olup, dava konusu parselasyon işlemi hakkında başka şahıslar tarafından açılan davalarda ise kadastro yenileme çalışması sonucu yeni parsel sınırları ortaya çıktığından eski kadastral sınırlar dikkate alınarak yapılan parselasyon işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle parselasyon işleminin tümünü etkileyecek şekilde iptal kararları verildiği, anılan kararların onandığı ve karar düzeltme talepleri reddedilerek kesinleştiği görülmüştür.
Bu açıklamalar ışığında; İdare Mahkemesince bozma kararı gerekçesi dikkate alınarak bir karar verilmiş ise de, olayda, düzenleme sahasına alınan kadastral parsellere yönelik yeniden çalışma yapıldığı ve yapılan kadastro yenilemesi neticesinde yeni kadastral sınırların ortaya çıktığı ve bu hususun parselasyonun tümünü etkileyen bir durum olduğu bu nedenle söz konusu durum dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiğinden eski kadastral sınırlar dikkate alınarak tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, temyize konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık, davanın reddine ilişkin kısmında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, temyize konu İdare Mahkemesi kararının ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olduğu, bu taşınmazlar dışındaki taşınmazlar yönünden verilen ilk kararın onandığı ve karar düzeltme talebinin reddi üzerine anılan kısımlar yönünden kararın kesinleştiği, bozma kararı üzerine yalnızca bozulan kısımlar yönünden inceleme yapılabileceği diğer taşınmazlar yönünden inceleme yapılamayacağı açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin 2879 sayılı parsele ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, 3164 sayılı parsele ilişkin kısmı yönünden işlemin iptaline dair temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 25/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.