Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/6021
2025/3307
16 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/6021
Karar No : 2025/3307
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... (... Bakanlığı) -...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Genel Müdürlüğü -...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Mersin ili, ... Taşucu TM-Yeşil Ovacık Enerji Nakil Hattı yapımı amacıyla ekli haritalarda gösterilen güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 07/07/2023 tarih ve 32241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 06/07/2023 tarih ve 7359 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının; Mersin İli, Silifke İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın 797,49 m²'lik kısmında irtifak hakkı (enerji nakil hattı) tesisine ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu taşınmazın Silifke Ovasında bulunduğu ve bu ovanın Bakanlar Kurulu'nun 2016/9620 sayılı kararnamesi ile büyük ova koruma alanı olarak belirlendiği, alanda yapılması gereken işlemlerin bu husus göz önünde bulundurularak yapılmadığı, taşınmazın acele kamulaştırılması nedeniyle el konulması istemiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünce açılan ve... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:... D.İş sayılı dosyası üzerinden görülmekte olan dava dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda da taşınmazın ''sulu tarım arazisi'' olarak nitelendirildiği, buna karşın dava konusu işlem tesis edilirken 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında taşınmazın tarım dışı kullanımı için gerekli izinlerin alınmadığı, dava konusu işleme gerekçe oluşturan enerji nakil hattının tarım arazilerindeki tarımsal faaliyetlerin daha az sekteye uğratılması suretiyle yapılabileceği, alternatif güzergahlar üzerinde hiçbir çalışma yapılmaksızın tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu, üzerinden enerji nakil hattı geçirilmek istenen taşınmazının yıl boyunca ciddi güneş alan bir bölgede olduğu, burada üretildiği yerde tüketilen enerji projelerine yatırım yapılmasının çevreye ve gelecek kuşaklara önemli katkı sağlayacağı, olağan kamulaştırma yerine istisnai bir yöntem olan acele kamulaştırma yöntemine başvurulma sebeplerinin, bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının, kamu düzeninin korunmasını gerektiren hallerin somut olarak açıklanmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI : Davanın süresinde açılmadığı, Mersin ili, Silifke ilçesi, muhtelif mahalleleri ile tarım alanlarının yoğun bulunduğu bölgeleri enerjilendiren enerji nakil hattının (ENH) alternatifi olmayan şebeke yapısına sahip olduğu ve kısıtlılık durumunda bu yapının yetersiz kaldığı, dava konusu proje yapımından sonra belirlenen bölgelerde alternatif besleme olacağı, kesinti sayısının azalacağı ve tarımda sürekliliğin sağlanacağı, kaliteli hizmet ve kesintisiz enerjinin sağlanması amacıyla tesis edilen dava konusu işlemde kamu yararı ve acelelik hali bulunduğu, kamulaştırma kararının parsel bazlı değil enerji nakil hattı güzergah bazlı alındığı, taşınmaz ile ilgili mahkemece acele el koyma kararı verildiği, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında taşınmazın tarım dışı kullanımı için izin alınmasına yönelik işlemlerin Mersin Tarım İl Müdürlüğü tarafından yürütüldüğü, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Mersin ili, ... Taşucu TM-Yeşil Ovacık Enerji Nakil Hattı yapımı amacıyla ekli haritalarda gösterilen güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 07.07.2023 tarih ve 32241 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 06.07.2023 tarih ve 7359 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının; Mersin ili, Silifke ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın 797,49 m2'lik kısmında irtifak hakkı (enerji nakil hattı) tesisine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır.Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun "Taşınmaz temini işlemleri" başlıklı 19. maddesinin 2/a fıkrasında, "Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir." hükmü uyarınca yapılacak olan kamulaştırmalarda 2942 sayılı Yasanın acele kamulaştırmayı düzenleyen 27. maddesi hükmünün de uygulanabileceği açık olup, bu halde de kamulaştırmanın 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca gerçekleştirilebilmesi için acele kamulaştırma prosedürünün uygulanabilme koşullarının gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde: ''Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;
a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,
b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,
c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,
ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,
d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,
e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,
f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,
g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,
İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir.
Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır.
(Ek fıkra: 28/10/2020-7255/21 md.) İmar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı amaçla kullanım izni verilen yerler, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamaz ve planlanamaz. Ancak yerleşim alanlarının gelişim alanı ihtiyaçlarını karşılamak için izin verilerek planlanmış alanlarda yeniden izin şartı aranmaz.
Birinci fıkranın (c) ve (ç) bentleri kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler.
Bu madde kapsamında valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazlar, Bakanlık tarafından değerlendirilerek karara bağlanır.
Tarım arazilerinin korunması ve amaç dışı kullanımına dair uygulamaların usûl ve esasları yönetmelikle düzenlenir.'' hükmü yer almaktadır.
Olayda, uyuşmazlığa konu taşınmazın tarım arazisi vasfında olması nedeniyle, tarım dışı amaçla kullanılabilmesi için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri gereğince tarım dışı amaçla kullanım izni alınması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile; Mersin ili sınırları içerisindeki 30+516,05 km uzunluğundaki ... Taşucu TM-Yeşilovacık Enerji Nakil Hattı güzergahına isabet eden taşınmazlardan toplam 8.582,02 m2'lik sahanın mülkiyetinin tescil edilebilmesi ve hat emniyet sahası içinde kalan toplam 363.856,93 m2'lik saha üzerinde irtifak hakkı tesis edilebilmesi için 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 2/a fıkrası ve 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca taşınmaz temini işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla kamulaştırma kararı alındığı, dava konusu 06.07.2023 tarih ve 7359 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile ... Taşucu TM-Yeşilovacık Enerji Nakil Hattının yapımı amacıyla, ekli liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verildiği,... Asliye Hukuk Mahkemesinin ...tarih ve E:... D.İş, K:... sayılı kararıyla Mersin ili, Silifke ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazın 797,49 m2'lik kısmına irtifak hakkı olarak el konulmasına karar verildiği, sulu tarım arazisi niteliğinde bulunan ve 5403 sayılı Kanun kapsamında kalan dava konusu taşınmazın tarım dışı amaçla kullanımı için gerekli izinlerin henüz alınmadığı anlaşılmıştır.
Enerji nakil hattı güzergahında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin dava konusu işlemin tesis edilmesinden önce tarla niteliğindeki taşınmazın tarım dışı amaçla kullanımına yönelik olarak ilgili mevzuat uyarınca alınması gereken tarım dışı kullanım izninin, davaya konu işlemden sonra alınma işlemlerinin başlatıldığı görülmüştür.
Bu durumda, tarım dışı kullanım izni bulunmayan taşınmaza yönelik dava konusu acele kamulaştırma kararında tesis edildiği tarih itibarıyla hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu 06.07.2023 tarih ve 7359 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının davacıya ait taşınmaz yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 09/04/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'un ve davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı vekili Av....'in ve Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü vekili Av...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile; Mersin ili sınırları içerisindeki 30+516,05 km uzunluğundaki ... Taşucu TM-Yeşilovacık Enerji Nakil Hattı güzergahına isabet eden taşınmazlardan toplam 8.582,02 m2'lik sahanın mülkiyetinin tescil edilebilmesi ve hat emniyet sahası içinde kalan toplam 363.856,93 m2'lik saha üzerinde irtifak hakkı tesis edilebilmesi için 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 2/a fıkrası ve 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca taşınmaz temini işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla kamulaştırma kararı alınmıştır.
Dava konusu 06/07/2023 tarih ve 7359 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile ... Taşucu TM-Yeşilovacık Enerji Nakil Hattının yapımı amacıyla, ekli liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacıya ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.
Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 1/a fıkrasında; "(1) Elektrik piyasasında üretim faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak;
a) Üretim faaliyetinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin önlisans veya lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre Kurum tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde Kurul tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir.
" hükmüne, aynı maddenin 2/a fıkrasında "(2) Elektrik piyasasında dağıtım faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini işlemleri ile ilgili olarak;
a) Dağıtım faaliyetinde bulunan lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin lisansa konu faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temini taleplerine yönelik işlemler, 2942 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerine göre TEDAŞ tarafından yürütülür. Taşınmaz temini talepleri TEDAŞ tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi halinde TEDAŞ tarafından karar alınır. Bu kapsamda alınan kararlar, kamu yararı kararı yerine de geçer ve herhangi bir makamın onayına tabi değildir" hükmüne, 20/1 maddesinde ise, "Bakanlık, elektrik enerjisi arz güvenliğinin izlenmesinden ve arz güvenliğine ilişkin tedbirlerin alınmasından sorumludur..." hükmüne yer verilmiştir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde;
"Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;
a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,
b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,
c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,
ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,
d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,
e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,
f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,
g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,
İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir......" hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden:
Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;
İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir.
Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı, davacı tarafından, taşınmazın acele kamulaştırılması nedeniyle el konulması istemiyle davalı Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünce... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava dosyasında (E:... D.İş) 13/06/2024 tarihinde yapılan tebligat üzerine, 30 günlük yasal dava açma süresi içinde, 05/07/2024 tarihinde, açılan davanın süresinde olduğu anlaşıldığından davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden:
Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.
Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür.
Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir.
2942 sayılı Kanunda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.
Olağan kamulaştırma sürecinde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanun'un 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından Kanun'un 8. maddesine göre idarenin satın alma usulünü, karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak denemesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, Kanun'un 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir.
Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.
Acele kamulaştırma usulü ise 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür.
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.
2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.
Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.
Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın "kamu yararı" ve "acelelik hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, taşınmazın bulunduğu bölgenin enerji ihtiyacını karşılayan enerji nakil hattının; ekonomik ve fiziki ömrünü yitirmiş olmasından dolayı elektrik ihtiyacını karşılayamadığından kesintisiz enerji arzının sağlanmasında aksaklıklar yaşandığı, bölgedeki yerleşim yerlerinin enerji ihtiyacı karşılanarak bölgenin sosyo-ekonomik faaliyetlerinin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulabilmesi, kaliteli ve kesintisiz enerji arzının sağlanması amacıyla tesis edilen dava konusu işlemde kamu yararı ve acelelik hali bulunduğundan bahisle uyuşmazlık konusu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığına hitaben yazılan ... tarih ve ... sayılı yazıda “İlgi yazınız incelenmiş olup, zemin altından veya zemin üzerinden tarımsal faaliyetlerin devamında sakınca oluşturmadan geçirilecek, enerji ve doğalgaz hatlarının irtifak hakkı oluşturacak kısmı, tarım dışı amaçlı kullanım olarak değerlendirilmemektedir. Petrol boru hatları ile zemin üzerindeki direk yeri, trafo yeri, doğalgaz dağıtım istasyonları, basınç düşürme istasyonları vb. sabit tesisler için ihtiyaç duyulan alanların üst mülkiyet hakkı ile beraber kamulaştırıldığından ve hat boyunun tamamı tarımsal faaliyetlere kapatıldığından tarım dışı kullanım olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.” hususuna, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ...tarih ve ... sayılı yazısında ise "Zeminde tarımsal faaliyetlerin devamına izin verilen, arazinin üst veya alt kullanımı (irtifak tesisi) ile ilgili iletim hattı (sabit tesisler hariç) güzergahında kalan arazilerin "tarım dışı amaçlı" izinlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, hat geçirilmesi sırasında zorunlu olarak kazı-dogu işlemi yapılan doğalgaz güzergahında, kazı ile elde edilen doğal malzemenin doğal yapı ile uyumu bir şekilde tekrar yerine konulması işlemi için "toprak koruma projesi" istenecektir" hususuna yer verilmiştir.
09/12/2017 tarihli ve 30265 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmeliğin 23. maddesine dayanılarak hazırlanan, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 09/05/2023 tarih ve 2023/6 sayılı Genelgesinin 9. maddesinin 3. fıkrasında "Zeminde tarımsal faaliyetlerin devamına izin verilen, arazinin üst veya alt kullanımı (irtifak tesisi) ile ilgili iletim hattı (sabit tesisler hariç) güzergâhında kalan arazilerin "tarım dışı amaçlı" izinlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, hat geçirilmesi sırasında zorunlu olarak kazı-dolgu işlemi yapılan doğalgaz güzergâhında, kazı ile elde edilen doğal malzemenin doğal yapı ile uyumlu bir şekilde tekrar yerine konulması işlemi için "toprak koruma projesi" istenecektir. " ifadelerine yer verilmiştir.
Öte yandan, 5403 sayılı Kanun; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuş, arazi ve toprak kaynaklarının kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. 5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri koruma altına alınmış ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek tarım arazilerinin ancak 13. maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır. 5403 sayılı Kanunda, tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı, ancak alternatif alan bulunmaması ve sayma suretiyle belirtilen şartların bulunması durumunda; Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca tarım dışı kullanım izni verileceği düzenlenmişse de, bu durumun tarım arazilerinin tarımsal amaç dışında yani tarım dışı kullanımlarında söz konusu olacağı açıktır.
Uyuşmazlıkta; toplam alanı 23.400,00 m² olan uyuşmazlık konusu taşınmazın sadece 747,49 m²’lik kısmının hat emniyet sahaları için irtifak hakkı şeklinde kamulaştırılacağı, yani taşınmazda mülkiyet kamulaştırması yapılmayacağı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 09/05/2023 tarih ve 2023/6 sayılı Genelgesinin 9. maddesinin 3. fıkrasında, zeminde tarımsal faaliyetlerin devamına izin verilen, arazinin üst kullanımı (irtifak tesisi) ile ilgili iletim hattı (sabit tesisler hariç) güzergahında kalan arazilerin "tarım dışı amaçlı" izinlendirilmesine gerek bulunmadığının açıkça belirtildiği, dolayısıyla enerji nakil hattı projesi bölgesindeki tarım arazilerinden pilon ve trafo binası yerlerine ilişkin olarak 5403 sayılı Kanuna göre tarım dışı amaçla kullanım izni alınması gerekmekle birlikte, hat emniyet sahalarında irtifak hakkı kurulması tarım arazisinin kullanımına, yani tarımsal faaliyetin yürütülmesine engel teşkil etmediğinden, 5403 sayılı Kanun uyarınca tarım dışı bir kullanımdan söz edilemeyeceği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; somut olayda taşınmazda enerji nakil hattı yapımı amacıyla sadece irtifak hakkı kamulaştırmasının yapıldığı dikkate alındığında, 5403 sayılı Kanun uyarınca tarım dışı bir kullanımdan söz edilemeyeceği, artan enerji ihtiyacının bir an önce karşılanabilmesi ve enerji arzının kesintisiz, sürekli biçimde sağlanabilmesi gerekliliği, enerji arz güvenliğinin sağlanmasının önemi ile ülkemizin başta elektrik enerjisi olmak üzere, enerji arzına olan ihtiyaç durumu dikkate alındığında, somut olayda olduğu gibi ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış göstermesi ve üretilen enerjinin tüketim noktalarına kaliteli, hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmamasının amaçlandığı dikkate alındığında, dava konusu edilen acele kamulaştırma kararının dayanağı olan anılan enerji projesinde kamu yararı bulunduğu açık olup, enerji projesinin bir an önce tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin de bulunduğu, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacı tarafından, irtifak hakkı tesisi yoluyla kamulaştırılacak alana çitler konularak arazinin tarımsal amaçla kullanımına engel olunduğu, bu hususun davalı idarenin dilekçesi ekinde EK-1 olarak sunulan belgenin 2. sayfasında açıkça görüldüğü, davacının çitlerin bulunduğu alana erişerek alanda tarımsal faaliyette bulunmasının mümkün olmadığı, alana çit konulmasının tarımsal faaliyette bulunulmasını engellediği ve bu nedenle tarım dışı kullanım izni alınması gerektiği hususunun ileri sürülmesi üzerine, duruşma yapıldıktan sonra Dairemizce verilen 09/04/2025 tarih ve E:2024/6021 sayılı "1- Krokide uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde tel çit gösterimine yer verilmesinin sebebinin, anılan taşınmaz üzerine tel çit çekilip çekilmeyeceğinin, şayet tel çit çekilecek ise tel çitin ne şekilde çekileceğinin ve çekilme sebebinin açıklanmasının,
2- Cevap dilekçesinde uyuşmazlığa konu taşınmaz için 28/12/2023 tarihinde tarım dışı kullanım izni alınması amacıyla İl Tarım Müdürlüğüne başvuru yapıldığı belirtildiğinden, yapılan başvurunun sonuçlanıp sonuçlanmadığının açıklanmasının, sonuçlandı ise tarım dışı kullanım izni belgesinin okunaklı suretinin gönderilmesinin" istenilmesine yönelik ara kararına, davalı idare tarafından uyuşmazlığa konu parsel üzerine tel çit çekilmeyeceği, krokide bulunan tel çitlerin projelendirme çalışmalarında zeminde bulunan tüm engellerin gösterilmesinden kaynaklandığı, tel çitlerin taşınmaz sahibi tarafından çekildiği yönünde cevap verildiği ve uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin tarım dışı kullanım izni verilmesine dair... tarih ve ... sayılı Tarım ve Orman Bakanlığı olurunun gönderildiği görüldüğünden, davacının anılan iddiasına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan toplam ...TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,16/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.