Danıştay danistay 2024/5888 E. 2024/5585 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/5888
2024/5585
17 Ekim 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/5888
Karar No : 2024/5585
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası (... Şubesi)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER: 1- ... Bankası Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ : Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... (... Köyü) Mahallesi, ... ada, ... sayılı parselin rezerv yapı alanı olarak belirlenmesine dair Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı kararı ile anılan parsele yönelik 11/03/2021 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına dair Danıştay Altıncı ve Dördüncü Daireleri Müşterek Heyetinin 15/02/2024 tarihli, E:2023/1709, K:2024/985 sayılı kararına uyularak istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Yasanın 45/4 maddesi uyarınca esastan incelenen davanın reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu alanın rezerv yapı alanı olarak belirlenmesine ilişkin kısmı yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesinde, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir. Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir. Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, Danıştay Altıncı Dairesinin 15/02/2024 tarihli, E:2023/1430, K:2024/986 sayılı bozma kararına uyularak davanın reddi yolundaki temyize konu kararın rezerv yapı alanı olarak belirlenmesene ilişkin kısmının onanaması gerektiği düşünülmektedir.
1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin işlem yönünden; Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen ve yürürlükte bulunan 1/25000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planı, "Uygulamaya Yönelik Çevre Plan Koşulları" başlıklı kısmında, "Türkiye Cumhuriyetinin Başkentinin planlı kentleşmesini yönlendirmeyi hedefleyen üst ölçekli plan olduğu, Ankara'da yapılacak tüm araştırma, planlama, projelendirme ve uygulama çalışmaları için üst ölçekli referans çerçevesi olduğu belirtilmiştir. Planın "Uygulamaya Yönelik Çevre Plan Koşulları, Temel İlkeler, 9.Plan Değişiklik Koşulları" başlıklı kısmında da, "Bu planda değişiklik yapılması Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin bilimsel nitelikte bir tespit değerlendirme raporuna dayandırılarak hazırlanmış ve 'bütün-parça' ilişkisini bozmayacak nitelikteki değişiklik önerisini onaylaması ile mümkündür. Kent ve kamu yararına zorunlu olmadıkça değişiklik yapılmaması, "Plan Yapımına ait Esaslara Dair Yönetmelik (Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin)" hükümlerine uyulması zorunludur." düzenlemesi yer almaktadır.
Dava konusu imar planı değişikliği, "bilimsel nitelikte bir tespit değerlendirme raporuna" dayandırılmamıştır. Plan değişiliği parsel ölçeğinde, mülkiyet desenine bağlı olduğundan "bütün-parça ilişkisini" bozar niteliktedir. Açıklama raporunda kent ve kamu yararının zorunlu kıldığına dair bir tespit de bulunmamaktadır.
Dava konusu nazım imar planı değişikliğinde, mevcut planlarda Emsal=0,30 ya da 0,50 yapılaşma hakları tanımlandığı ve çevrede bu emsalde yapılar bulunduğu halde, dava konusu plan değişikliğinde ayrıntılı araştırma, inceleme ve bilimsel tespitler yapılmadan, Emsalin 2,00 ve üzeri olarak belirlendiği, nüfus ve yapı yoğunluğunun artırıldığı, bilimsel, nesnel ve teknik gerekçelere dayanmadığı, değişikliğin kamu yararından kaynaklanan bir ihtiyaçtan yapılmadığı, bireysel bir isteme dayandığı, mevcut imar planının devamlılığı ve bütünlüğünü ve donatı dengesini bozduğu, plan değişikliğinin parsel bazında, mülkiyet desenine dayalı parçacıl bir yaklaşımla yapıldığı, bu anlamda plan esaslarına, eşitlik ilkesine ve mevzuata uygun olmadığı, bölgenin ihtiyaçları belirlenmeden ve yakın çevresi ağırlıkla düşük yoğunluklu konut olarak yapılaşması öngörülmüş iken belli parsel ya da parsellerin ele alınarak bu ölçekte değişikliğe gidilerek yüksek oranda yapı ile nüfus yoğunluğu artırıldığı, artırılan nüfus karşısında yetersiz miktarda ve türde sosyal ve teknik altyapı alanları ayrıldığı, önceki imar planı kararlarında belirtilen mevcut ulaşım kapasitesinin arttırılmadığı, Mahalle, semt ve bölge ölçeğinde ayrılan eğitim, sağlık, dini, kültürel vb. sosyal ve teknik altyapı alanlarının yeterliliği araştırılmadan ve yakın çevredeki yapılaşma haklarından oldukça yüksek ilave nüfus artışı yapıldığından imar planı değişikliğinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılmış olup ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının imar planlarına dair kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca karar veren Danıştay Altıncı ve Dördüncü Daireleri Müşterek Heyetince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesinin 4. fıkrası uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X):Temyize konu edilen Bölge İdare Mahkemesi kararının, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin bilimsel nitelikte bir tespit değerlendirme raporuna dayandırılmadığı, parsel ölçeğinde, mülkiyet desenine bağlı olduğundan bütün-parça ilişkisini bozar nitelikte olduğu, açıklama raporunda kent ve kamu yararının zorunlu kıldığına dair bir tespit de bulunmadığından iptaline karar verilmesi gerekirken davanın bu kısmının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının imar planlarına dair kısmının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
KARŞI OY (XX): 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; bu Kanunun amacının, afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esaslarının belirlenmesi olduğu öngörülmüştür.
Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin "Rezerv yapı alanının tespiti" başlıklı 4. Maddesinde,
(4) Rezerv yapı alanlarda, Kanunun amacı çerçevesinde fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek ve Kanunda öngörülen amaçlar çerçevesinde kullanılmak üzere;
a) Riskli alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapılarda ikamet edenlerin nakledileceği rezerv konut ve işyerleri,
b) Gelir ve hasılat getirecek her türlü uygulama, yapılabilir ve bu alanlar yeni yerleşim alanı olarak kullanılabilir." hükmü yer almıştır.
Temyize konu bakılan davada, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, dava konusu alanın rezerv yapı alanı olarak belirlenmesine ilişkin işlemin, afet riski altındaki alan statüsünde ya da Kanun'da öngörüldüğü şekilde riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde yaşayan vatandaşların konut ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak tesis edildiğine ilişkin somut ve teknik verilerin ortaya konulamadığı, 6306 sayılı Kanunun amacını aşacak şekilde Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesinin "...(4) b) fıkrasında yer alan gelir ve hasılat getirecek her türlü uygulama yapılabilir ve bu alanlar yeni yerleşim alanı olarak kullanılabilir" hükmüne dayanılarak tesis edildiği anlaşılmış olup, Kanunun amacını aşacak şekilde düzenlenen Yönetmelik hükmüne dayanılarak tesis edilen riskli alan ilanına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmamıştır.
Bu durumda 6306 sayılı Kanunda öngörülen koşulları aşacak nitelikte taşınmazın rezerv alanı olarak belirlenmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, bu işlemin iptaliyle rezerv alanı ilanı uyarınca tesis edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği de dayanaksız kaldığından, bu haliyle bu işlemlerde de hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.