SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/5651

Karar No

2025/3479

Karar Tarihi

18 Haziran 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/5651 E. , 2025/3479 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/5651
Karar No : 2025/3479

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava; Mardin ili, Nusaybin ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda revizyon 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 38. maddesi uyarınca kabulüne ilişkin Mardin Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmış, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; park alanının kaldırılması yönündeki plan değişikliği talebinin yoğunluk artırıcı ve plan bütünlüğünü bozucu nitelikte olduğu, dava konusu imar planlarının ölçekler arası tutarlılığın sağlanması için tesis edildiği, çevre düzeni planına uygun olduğu, plan kademelenmesine uyulduğu, taşınmaza getirilen fonksiyonun yoğunluk arttırıcı özellikte olmadığı, mevzuata, plan bütünlüğüne, hizmet gereklerine, planlama ve şehircilik ilkelerine ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un Geçici 6.maddesinde "16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ilan edilen riskli alanlar ile Bakanlar Kurulunun 22/10/2012 tarihli ve 2012/3900 sayılı ve 16/2/2016 tarihli ve 2016/8538 sayılı kararları ile ilan edilen riskli alanlarda ve bu alanların dönüştürülmesi için kullanılacak rezerv yapı alanlarında 6306 sayılı Kanun ile birlikte bu Kanunun 6306 sayılı Kanuna aykırı olmayan hükümlerine ve aşağıdaki hükümlere göre uygulama yapılabilir.
Bu alanlarda; imar planı, imar uygulaması, alt ve üst yapı projeleri, ruhsat ve yapım da dâhil olmak üzere bütün iş ve işlemler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından resen yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bu alanlarda her tür ve ölçekteki meri imar planı, plan notları ve plan açıklama raporunda ilgili idarelere verilmiş görüş bildirme de dâhil her türlü görev ve yetkiler Çevre ve Şehircilik Bakanlığına geçer.
7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca taşınmazlara verilen zararların ayni olarak karşılanması esastır. Bu alanlarda yapılacak yapılardaki kat irtifakı veya kat mülkiyeti; hak sahiplerine, mülkiyet haklarına ve/veya oluşan zararlara karşılık, bağımsız bölümlerin devri yapılıncaya kadar Hazine adına kurulur. Ayrıca inşaat ruhsatı Hazine adına düzenlenir. Bu alanlarda yapılacak uygulamalarda tüm tapu ve kadastro işlemleri ile yıkım ve yapıma ilişkin her türlü izin ve ruhsat gibi iş ve işlemler ilgililerin muvafakatı aranmaksızın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından resen yapılır veya yaptırılır.
Parselasyon planlarında, gerekli görülmesi hâlinde ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını tamamlamak üzere düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir.
Riskli alan ve bu alanların dönüştürülmesi için kullanılacak rezerv yapı alanlarına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan imar planları ve parselasyon planları ilgili çevre ve şehircilik il müdürlüğünde on beş gün süreyle ilan edilir. Bu planlara itiraz, ilan süresi içinde ilgili çevre ve şehircilik il müdürlüğüne yapılır ve itirazlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca beş gün içerisinde değerlendirilir. İtirazların reddedilmesi hâlinde, planlar başkaca bir onay işlemine gerek kalmaksızın red kararı tarihinde kesinleşir. İtiraz olmaması hâlinde planlar askı süresinin sonunda kesinleşir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan uygulamaya karşı, işlemin ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren; imar ve parselasyon planlarına karşı ilan tarihinin bitiminden itibaren on beş gün içerisinde dava açılabilir. Mahkemece, idarenin savunmasının alınmasından sonra otuz gün içinde karar verilir, bu karara karşı on beş gün içinde temyiz yoluna gidilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değiştirilen "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; altıncı fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; sekizinci fıkrasında ise, ivedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamayacağı belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin verdikleri kararlardan hangilerinin temyize tabi olduğu sayma suretiyle belirlenmiştir.
2577 sayılı Kanun'a 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen geçici 8. maddenin birinci fıkrasında ivedi yargılama usulü hariç olmak üzere bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin, 2576 sayılı Kanun'un, bu Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı, bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Bölge Adliye Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemelerinin Tüm Yurtta Göreve Başlayacakları Tarihe İlişkin Karar" ile, Bölge İdare Mahkemelerinin 20/07/2016 tarihinde tüm yurtta görevlerine başlayacakları ilan edilmiş ve anılan tarihte Bölge İdare Mahkemeleri faaliyete başlamışlardır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, İdare Mahkemesince verilen kararın tarihi itibarıyla 2577 sayılı Kanun hükümleri uyarınca öncelikle istinaf kanun yolu öngörülmüş olmakla birlikte, 5233 sayılı Kanunun Geçici 6. maddesinde "riskli alan ve bu alanların dönüştürülmesi için kullanılacak rezerv yapı alanlarına ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanan imar planları ve parselasyon planları"na karşı açılan davalar için özel bir yargılama usulü benimsendiği, buna göre idare mahkemelerince verilen kararlara karşı on beş gün içinde temyiz yoluna gidilebileceği açıkça düzenlenmiştir.
Uyuşmazlıkta; Mardin ili, Nusaybin ilçesi, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Mahalleleri sınırları içerisinde kalan 6306 sayılı Kanun kapsamında 07/09/2016 tarih ve 2016/9141 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "riskli alan" ilan edilen alanın belirli bir kısmında kentsel tasarım projesi, 1/5000 ölçekli nazım imar planı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı, her türlü harita, imar uygulaması hazırlama ve onaylama yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı yazısı ile 6306 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 12. fıkrası uyarınca geçici olarak Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığının yetkili organlarının görev ve sorumluluğuna devredilmiş, bunun üzerine söz konusu alanda 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 38. maddesi uyarınca Mardin Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararı ile revizyon 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları kabul edilmiş, söz konusu imar planlarının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Bu itibarla; 5233 sayılı Kanun'un Geçici 6. maddesinde belirtilen usule tabi uyuşmazlıkta, istinaf başvurusu incelenmeyerek İdare Mahkemesince verilen kararın temyiz yoluna tâbi olduğu değerlendirilmek suretiyle dosyanın Danıştaya gönderilmesi gerekmekte iken temyiz başvurusu olarak kabul edilmesi gereken dilekçenin istinaf başvurusu olarak incelenmesi suretiyle istinaf isteminin kabulüne ilişkin olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi İdarî Dava Dairesi kararında usule uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın KALDIRILMASINA karar verilerek, davalı idarenin istinaf başvurusu temyiz başvurusu kabul edilmek suretiyle İdare Mahkemesi kararının temyiz incelemesine geçilmiştir.
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz incelemesine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3 ve 5'inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırayla inceleneceği belirtilmiş, aynı maddenin 6. fıkrasında; yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı düzenlenmiş, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/c bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerince yapılmaktadır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisinin; kişisel, meşru ve güncel olması gerekmektedir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Bu ilişki, uyuşmazlığın niteliğine göre bazen mülkiyet ve benzeri bir haktan, bazen de komşuluk hukukundan doğabilmektedir. Sonuç olarak; idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken menfaatlerine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Öte yandan, çevrenin, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda, belde veya semt sakini sıfatıyla açılan davalarda, dava açma ehliyetinin daha geniş yorumlanmak suretiyle belirlenmesi gerektiğine ilişkin Danıştay kararları yerleşik içtihat niteliği kazanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın tapuda davacı idare adına kayıtlı olmadığı, söz konusu taşınmaz davacı Bakanlığa veteriner binası olarak kullanılmak üzere tahsisli iken 16/10/2017 tarihinde tahsis amacında kullanılmadığı ve atıl vaziyette bırakıldığı gerekçesiyle anılan tahsisin kaldırıldığı ve Mardin Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen imar planlarında resmi kurum alanı olan fonksiyonunun park alanı olarak değiştirildiği, davacı tarafından taşınmazın kullanım kararının yeniden resmi kurum alanı olarak belirlenmesi istemiyle 30/01/2020 tarihinde Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığına yapılan plan değişikliği talebinin reddi üzerine dava konusu imar planlarının iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinde de belirtildiği üzere, menfaat ihlalinin tespitinde ilgilinin idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisinin kurulması gerektiği, mülkiyeti kendisine ait olmamakla birlikte taşınmazla tahsis ilişkisi de sona eren davacının talebi de dikkate alındığında anılan plan değişikliği ile kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin ihlal edilmediği açıktır.
Bu durumda; davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın BOZULMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 18/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim