Danıştay danistay 2024/5514 E. 2024/7016 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/5514
2024/7016
26 Kasım 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/5514
Karar No : 2024/7016
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : I- (DAVACILAR)
1- ... 2- ...
3- … 4- …
5- … 6- …
7- …
VEKİLLERİ : Av. …
II- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı - …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : I- (Davalı) … Belediye Başkanlığı
II- (Davalı) … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
III- (Davacılar) 1- … 2- …
3- … 4- … 5- …
6- … 7- …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Antalya ili, Kepez ilçesi, … Mahallesi, … ve … parsel sayılı taşınmazların maliki olan davacılar tarafından taşınmazlar üzerinde bulunan ev ve ağaçların yol çalışması nedeniyle davalı idareler tarafından kamulaştırma yapılmaksızın yıkıldığından bahisle uğranıldığı ileri sürülen 58.329,00-TL maddi zararın 26/02/2010 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın görev yönünden reddi yolunda İdare Mahkemesince verilen kararın Danıştay Ondördüncü Dairesinin 15/10/2015 tarih ve E:2014/4674, K:2015/7470 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, tazminat isteminin kabulü ile davacıların uğradığı 58.329,00 TL maddi zararın davanın açılış tarihi olan 24/02/2011 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulmasına yönelik Danıştay Altıncı Dairesinin 16/05/2019 tarih ve E:2019/4159, K:2019/4371 sayılı bozma kararına uyularak Kepez Belediye Başkanlığı yönünden davanın kabulüne, 58.329,00-TL maddi tazminatın 24/02/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kepez Belediye Başkanlığından alınarak davacılara verilmesine, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 21/02/2022 tarih ve E:2021/4333, K:2022/1903 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında özetle; Mahkemelerince yaptırılan keşif ve bilirkişi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, Kepez Belediye Başkanlığınca bölgede ulaşım yollarının sağlanması için davacılara, yolda kalan evlerin boşaltılması hakkında … tarih …,… ve … numaralı ihtarnamelerin gönderildiği, yine Kepez Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü … tarihli yazısında dava konusu … ve … sayılı parseller cephesindeki … Caddesinin 06/11/2012 tarihinde ekiplerince açıldığı ve 28/02/2013 tarihinde sathi kaplama asfalt çalışması yapıldığı belirtildiğinden yol çalışmalarının Kepez Belediyesi tarafından yürütülmüş olabileceği, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi belgelerine rastlanılmadığı, yapılaşmaların kim tarafından ve hangi tarihte kaldırıldığının tespitinin, dosyada yer alan belgeler ile yapılamadığı, 2010 yılı Yapı yaklaşık Maliyetleri kullanılarak yapı yaşları ve yapı sınıf grupları tespit raporunda alındığı şekilde belirlenerek hesaplamanın 26/02/2010 tarihi itibari ile 6.364,75 TL, ilk dava açılış tarihi olan 13/07/2011 itibarı ile 7.195,64 TL ve davanın yeniden açılış tarihi olan 05/12/2022 tarihindeki enkaz değeri 76.720,08 TL olarak hesaplama yapıldığı görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği, yıkımın Kepez Belediye Başkanlığınca gerçekleştirilmiş olduğu kanaatine varıldığından, Kepez Belediye Başkanlığı'nca hukuka aykırı hareket etmek suretiyle gerçekleştirilen yıkım olayında doğrudan ihmal ve ihlalinin olduğu değerlendirilerek %100 oranında hizmet kusurunun bulunduğu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın herhangi bir yazışmasının veya işleminin, alanda yürüttüğü herhangi bir faaliyetinin ya da eyleminin olmaması nedeniyle meydana gelen olayda herhangi bir ihmal ve ihlalinin bulunmadığı, davacıların meydana gelen yıkım olayında herhangi bir ihlal ya da ihmalinin bulunmadığı, davacılara ait evin, muhdesatların ve ağaçların Kepez Belediye Başkanlığı'nın 17/02/2010 tarihli ihbarnamesinden hemen sonra kendileri tarafından yıkılmış olduğu ihtimalinin ise hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi yıkım olayının davacılar tarafından ya da dava dışı şahıslar tarafından gerçekleştirilmiş olduğuna yönelik hiçbir verinin bulunmadığı, bu sebeple meydana gelen olayda herhangi bir sorumluluklarının olmadığı, taşınmazlar üzerinde bulunan yapılara ve muhdesatlara ait yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi, mimari proje gibi herhangi bir resmi izin belgesinin bulunmadığı, herhangi bir izni bulunmayan ruhsatsız yapıların ise yalnızca enkaz bedellerinin karşılanması, yapıların nitelik/yaş vb. unsurları, ağaçların cins/sayı/yaş unsurlarına ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ….İş sayılı dosyasında 26/02/2010 tarihinde yapılan tespitler göz önünde bulundurularak 2010 yılı yapı yaklaşık maliyetleri üzerinden yapılan hesaplamada dava açılış tarihi olan … itibarı ile 7.195,64-TL enkaz bedelinin hesaplandığı, 7.195,64-TL maddi zararın davalı Kepez Belediye Başkanlığı'nca karşılanması, fazlaya ilişkin tazminat isteminin ise reddedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacılardan Hasan Karataş yönünden 2577 sayılı Kanun'un 26/1 maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına, davalılardan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden davanın reddine, davalı Kepez Belediye Başkanlığı yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, maddi tazminat isteminin 7.195,64-TL'lik kısmının kabulü ile dava açılış tarihi olan 13/07/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Kepez Belediye Başkanlığı'nca davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat isteminin ve faiz talebinin ise reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN TARAFLARIN İDDİALARI : 1- Davacılar tarafından; bilirkişi raporundaki hesaplamada yanlış yöntem kullanıldığı, hesaplama yöntemi ile bulunan "6.364,75 TL ile 7.195,64 TL" bedelin neye göre hesaplandığının yeterince açıklanmadığı, bedelin çok düşük belirlendiği, dava açılmadan önce davalılardan Kepez Belediyesi tarafından uyuşmazlığa konu yerden imar planına göre yol geçtiğinden bahisle yıkım yazısının gönderildiği ve kısa bir mehil verilerek evlerin boşaltılmasının talep edildiği, … Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … D.İş sayılı dosyasında davacının 58.329,00 TL maddi zararının bulunduğunun belirlendiği, temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı Kepez Belediye Başkanlığı tarafından; .... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırıldığı, davacılara ait gecekonduların büyük bir kısmının kamulaştırılan enerji nakil hattının altında kaldığı, ... sayılı parsel davacılara ait olmadığından tazminat taleplerinin hukuken mümkün olmadığı, ... ve ... sayılı parsellerin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında 60 metrelik imar yolunda kaldığı, ... sayılı parselin 6413.00 m²'si enerji nakil hattı altında kaldığından uygulama harici bırakıldığı ve bu kısmın belediyelerince kamulaştırıldığı, kamulaştırılan ve bedeli davacılara ödenen ... sayılı parsel 6413.00 m² kısım üzerindeki gecekondu ve ağaç bedellerinin dava konusu edilemeyeceği, temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Davacılar ile Kepez Belediye Başkanlığı tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50/4. maddesi uyarınca temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılması gerektiğinden temyize konu kararın onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kepez Belediye Başkanlığı'nın … tarih ve …, … ve … sayılı ihtarnameleriyle davacılara, uyuşmazlığa konu taşınmazların imar yolunda kalması nedeniyle taşınmazlar üzerinde bulunan davacılara ait yapıların ve ağaçların 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun 18. maddesi hükmü uyarınca 15 gün içerisinde kaldırılması gerektiği bildirilmiştir.
Davacı ... tarafından, belediye tarafından yıkım için 04/03/2010 tarihine kadar boşaltılması için süre verildiği belirtilerek yapıların ve ağaçların değer tespitinin yapılması amacıyla … Asliye Hukuk Mahkemesi E:… D. İş sayılı dosyasında açılan davada, 26/02/2010 tarihinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda … sayılı parselin bir kısmının imar uygulamasına girdiği, geriye kalan 6143,00 m²'lik kısmının yüksek gerilim hattında kaldığı, … sayılı parselin bir kısmının imar uygulamasına girdiği, yüksek gerilim hattında kalan kısmının 3716 sayılı parsel olarak kaldığı belirtilerek … sayılı parsel içerisinde davacıya ait 62 m²'lik yapı, 18 m²'lik ahır, 93 m²'lik depo ve 4 m²'lik kuyunun bulunduğu, … sayılı parselin imara giden kısmı içerisinde davacıya ait evin 90 m²'lik kısmının kaldığı, yapıların değerinin 38.229,00 TL ve ağaçların değerinin 20.100,00 TL olmak üzere toplam değerlerinin 58.329,00-TL olduğu tespit edilmiştir.
Kepez Belediye Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısında, uyuşmazlığa konu yapıların yüksek gerilim hattı altında yolda ve refüjde kaldığı ve belediyelerince yol yapımına başlanacağı hususuna yer verilmiştir.
Kepez Belediye Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısında, … ve … sayılı parseller cephesindeki … Caddesi 06/11/2012 tarihinde ekiplerince açıldığı ve 28/02/2013 tarihinde sathi kaplama asfalt çalışmasının yapıldığı belirtilmiştir.
... İdare Mahkemesince verilen … tarihli ara kararına, Kepez Belediye Başkanlığı'nın cevap yazısında taşınmazlara ilişkin yapı ruhsatı, mimari proje ve yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
İlk olarak, 24/02/2011 tarihinde zararın tazmini istemiyle açılan davada, Mahkemece … tarih, E:…, K:… sayılı karar ile dava dilekçesinin merciine tevdii kararı verilmiş, davalı idarelerin süresinde başvuruya herhangi bir cevap vermemeleri üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın, yapı ve üzerindeki muhdesatlar için talep edilen 38.229,00 TL maddi zarara ilişkin kısmı ile ilgili olarak;
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, yapı ve üzerindeki muhdesatlar için talep edilen 38.229,00 TL maddi zararın tazminine ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Kararın, taşınmaz üzerindeki ağaçlar için talep edilen 20.100,00-TL maddi zararın tazminine ilişkin kısmına gelince;
Gerekçeli karar hakkı adil yargılanma hakkının bir unsuru olarak kabul edilmektedir. Anayasanın 141. maddesinin 3. fıkrasında ''Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır'' hükmüyle açıkça düzenlenmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, "Davaların Karara Bağlanması" başlığını taşıyan 22. maddesinin 1. fıkrasında; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı; aynı Kanunun "Kararlarda Bulunacak Hususlar" başlıklı 24. maddesinde, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hükmün kararda belirtileceği, "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması durumu, Mahkeme kararının bozulması nedeni olarak gösterilmiştir.
"Anılan kurallar uyarınca ilke olarak mahkeme kararlarının gerekçeli olması, adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Derece mahkemeleri dava konusu maddi olay ve olguların kanıtlanmasını, delillerin değerlendirilmesini, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasını, uyuşmazlıkla ilgili vardığı sonucu, sonuca varmada kullandığı takdir yetkisinin sebeplerini makul bir şekilde gerekçelendirmek zorundadır. Bu gerekçelerin oluşturulmasında açık bir keyfîlik olmaması ve makul bir gerekçe gösterilmesi hâlinde adil yargılanma hakkının ihlalinden söz edilemez (İbrahim Ataş, B. No:2013/1235, 13/6/2013, § 23)." "(AYM, (Fatma Nakçi, B. No: 2021/33217, 20/12/2023, § 35)
"Derece mahkemelerince gerçekleştirilen araştırma ve incelemeler neticesinde tespit edilen hususların hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerini temin edecek ve keyfî uygulamaların önüne geçecek şekilde somut olayın özelliği dikkate alınarak gerekçeli kararda ortaya konulması gerekmektedir. Bu kapsamda sadece şeklî anlamda bir gerekçenin varlığı yeterli değildir, aynı zamanda gerekçenin makul olması şartı aranmaktadır. Makul gerekçeden anlaşılması gereken mahkemelerin dava konusu maddi olay ve olguların kanıtlanmasını, delillerin değerlendirilmesini, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanmasını, uyuşmazlıkla ilgili vardığı sonucu, sonuca varmasında kullandığı takdir yetkisinin sebeplerini ortaya koymasıdır" (AYM, (Fatma Nakçi, B. No: 2021/33217, 20/12/2023, § 39)
Yargılama Hukukunda hüküm, uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin, yargılama sürecinin sonunda ulaştığı sonuç olup, yargı yerinin bu sonuca ulaşırken bir gerekçeye dayanması gerektiği hem Anayasa'da hem yargılama hukukuna ilişkin mevzuat hükümlerinde açıkça belirtilmiştir. Gerekçe, hakimin önüne gelen uyuşmazlıkla ilgili olarak saptadığı maddi olgular ile verdiği hüküm arasındaki hukuki değerlendirme olup, yargı makamınca yapılan değerlendirmenin sonucunun açıkça hüküm fıkrasında belirtilmesi gerekmektedir.
Yargı kararlarının gerekçeli yazılması zorunluluğu uyarınca; Mahkemelerce iptali istenilen tüm işlemlerin tümü hakkında hukuki denetim yapılarak hükme nasıl ulaşıldığına ilişkin gerekçenin ortaya konulması yani kararda iptali istenilen tüm işlemlerin gerekçesine yer verilmesi suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Dairemizin 21/02/2022 tarih ve E:2021/4333, K:2022/1903 sayılı kararı ile "davacıların uğradığını iddia ettiği zararın oluşumunda kısmen veya tamamen kusuru bulunanların (davacılar, davalılar ve üçüncü şahısların) her türlü şüpheden uzak, açık ve net olarak hangi oranda kusurlarının bulunduğunun ya da bulunmadığının yeniden, konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak heyet ile dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle tespit edilmesi, ayrıca, yapının ruhsat durumunun araştırılarak ruhsatsız olması durumunda sadece enkaz bedeli verilmesi" gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu dikkate alınarak herhangi bir izni bulunmayan ruhsatsız yapıların ise yalnızca enkaz bedellerinin karşılanması gerektiği gerekçesiyle bilirkişi raporunda ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … D. İş sayılı dosyasında 26/02/2010 tarihinde yapılan tespitler göz önünde bulundurularak 2010 yılı yapı yaklaşık maliyetleri üzerinden yapılan hesaplamada dava açılış tarihi olan 13/07/2011 itibarı ile hesaplanan 7.195,64-TL enkaz bedelinin davalı Kepez Belediye Başkanlığı'nca davacılara ödenmesine karar verilmiş ancak İdare Mahkemesince temyize konu kararda davacıların ağaç bedellerinin tazminine ilişkin istemi yönünden hiçbir hukuki irdeleme ve değerlendirme yapılmadan kabulüne karar verilen 7.195,64-TL enkaz bedeli dışındaki tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verildiği görülmektedir.
Birden fazla maddi zarar kaleminin tazmini isteminin bulunması halinde, zarar kalemlerinin tümüne ilişkin hukuki değerlendirme yapılarak gerekçesine yer verilerek karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda; temyize konu kararda ağaç bedellerinin tazminine ilişkin istem yönünden herhangi bir hukuki değerlendirme yapılmadığı ve gerekçeye yer verilmediğinden, İdare Mahkemesince anılan istem yönünde değerlendirme yapılarak gerekçesine yer verilmek suretiyle anılan kısım yönünden yeniden karar verilmesi gerektiğinden, kararın anılan kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen ise reddine
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, yapı ve üzerindeki muhdesatlar için talep edilen … TL maddi zarara ilişkin kısmının ONANMASINA,
3\. Kararın, taşınmaz üzerindeki ağaçlar için talep edilen …-TL maddi zararın tazminine ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
4\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5\. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 26/11/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.