Danıştay danistay 2024/5311 E. 2024/7165 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/5311
2024/7165
2 Aralık 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/5311
Karar No : 2024/7165
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... ili, ..., ..., ..., ..., ... ve ... ilçelerini kapsayan alana yönelik ... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun ve bu plana yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı ... Büyükşehir Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte incelenmesinden, dava konusu ... Büyükşehir Belediye Meclisinin... tarih ve ...sayılı kararı ile onaylanan 1/25000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planına ilişkin plan onama sınırının davacıya ait parseli kapsamadığı, ancak dava konusu parseli kapsayan ve 2016 onay tarihli nazım imar planı ile nazım imar planı sınırının birbiriyle çakıştığı, bu iki farklı planın sınırının belirlenmesinde hangi kriter ya da hususların gözetildiğinin anlaşılamadığı, söz konusu planların kapsadıkları alanların fiziksel ve mekânsal açıdan süreklilik ve bütünlük arz eden, etkileşim içinde olan iç içe geçmiş alanlar olduğu, bölgedeki alan kullanım kararlarının ilişki bütünlüğü içinde kurgulanmasına olanak tanıyacak şekilde plan sınırlarının belirlenmesi gerekirken dava konusu ilave ve revizyon nazım imar planı plan sınırı belirlenirken söz konusu bütünlüğün etki alanının göz ardı edildiği, dava konusu parselin kuzeyinde yer alan bölge ile bütünleşecek şekilde ele alınmasının, parselin güneyindeki çayın doğal sınır- eşik kabul edilerek davacıya ait parsellerin bulunduğu alanın uyuşmazlığa konu nazım imar planı sınırlarına dahil edilmesinin ya da hem doğal eşik hem de etki alanı gözetilerek bölgenin bir bütün içinde revize edilerek planlanması gerektiği anlaşıldığından plan onama sınırı hatalı belirlenen uyuşmazlığa konu ilave ve revizyon nazım imar planı planı ile bu plana karşı yapılan itirazın reddine dair meclis kararlarının planlama tekniğine, şehircilik ilkelerine, kamu yararına uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; Hazine adına ihdas suretiyle oluşturulan ve bilahare Hazine tarafından satış suretiyle özel kişilerin mülkiyetine intikâl eden parselden davacının 2006 ve 2009 yıllarında pay/hisse satın alarak malik olduğu anlaşılan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi,... sayılı parselin kâin olduğu sahanın 1/25000 ölçekli nazım imar planının ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla onaylanarak yürürlüğe girdiği, davacı parselinin ...'ının kenarında yer aldığı, ... onay tarihli nazım imar planında parselin ... kenarında olan kısmın tampon nitelikli "yeşil alan" olarak, diğer kesiminse "günübirlik tesis alanı" olarak planlı olduğu, dava konusu 1/25000 ölçekli nazım imar planının ... tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla onaylandığı, bilahare ... onay tarihli 1/25000 ölçekli nazım imar planında yapılan revizyonun ... tarih ve ... sayılı kararla onaylandığı, davacının ... tarih ve ... sayılı kararla onaylanan 1/25000 ölçekli nazım imar planının iptalini talep ettiği, davacının paydaş olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... sayılı parsel, ... onay tarihli 1/25000 ölçekli nazım imar planı sınırı dışında yer aldığı, bu davaya konu... tarih ve ... sayılı kararla onaylanan 1/25000 ölçekli nazım imar planının davacı parseli bakımından herhangi bir arazi kullanım kararı getirmediği, ... onay tarihli 1/25000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun davacı parselini ilgilendirmediği, davacı parselini ilgilendirmeyen, davacı parseli sınırları dışında yer alan 1/25000 ölçekli nazım imar planı revizyonuyla davacının menfaat ilişkisinin bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek karar verilmesinde hukukî isabet görülmediği, dava dilekçesindeki iddialar yönünden konu ele alındığında, dava dilekçesindeki iddiaların arazi ve arsa düzenlemesiyle ilgili iddialar olduğu, düzenleme sınırının, dağıtımın vd hususların 1/25000 ölçekli nazım imar planıyla bir ilgisinin bulunmadığı, zîra düzenlemenin dayanağının 1/25000 ölçekli nazım imar planı olmayacağı, bu yönüyle 2023 onay tarihli 1/25000 ölçekli nazım imar planı sınırının davacı parseline olumsuz bir etkisinin olmadığı, bu bakımdan da dava dilekçesindeki iddiaların ... onay tarihli 1/25000 ölçekli nazım imar planı sınırı bakımından davacıyı bu davada ehliyetli kılmayacağı, diğer taraftan iki farklı 1/25000 ölçekli nazım imar planı sınırının kesiştiği yerin, tek bir 1/5000 ölçekli nazım imar planı sınırı dahilinde yer almasının mümkün olduğu, yahut iki farklı 1/5000 ölçekli nazım imar planı sahasının ve sınır kesişiminin tek bir 1/1000 ölçekli uygulama imar planı sınırı dahilinde kalabileceği, bu durumların alt ölçekteki plan sahası ve plan sınırıyla ilgili olduğu, davacı parselinin ... onay tarihli 1/25000 ölçekli nazım imar planı revizyonu sınırı dışında kaldığından arazi ve arsa düzenlemesine yönelik iddiaların bu yönden de ... onay tarihli 1/25000 ölçekli nazım imar planı sınırı bakımından davacıyı bu davada ehliyetli kılmayacağı, şayet "davacı parselinin bulunduğu sahada 1/25000 ölçekli nazım imar planı mevcut olmasa ve davacı tarafından parselin 09.01.2023 tarihli nazım imar planı sınırları içine alınması maksadıyla bu dava açılmış olsa" davacının 09.01.2023 tarihli imar planına yönelik dava açma ehliyetinin mevcudiyetinden bahsedilebileceği, ancak böyle bir durumun söz konusu olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'INDÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... sayılı parselin maliki olan davacı tarafından, ... ili, ..., ..., ..., ..., ... ve ... ilçelerini kapsayan alanda yapılan 1/25000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planının ... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylandığı, davacının maliki olduğu parselin plan onama sınırına dahil edilmesi gerektiğinden bahisle yasal askı süresi içerisinde yapılan itirazın ... Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile taşınmazın plan onama sınırı dışında olduğu gerekçesiyle reddedilmesi üzerine anılan işlemlerin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
T.C.Anasayasının 2.maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmektedir. Hukuk Devletinin öğesi olan idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi iptal davaları yoluyla sağlanır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesinin 1.fıkrası (a) bendinde iptal davaları idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptallleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3.fıkrasında ise; dilekçelerin Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3 ve 5'inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırayla inceleneceği belirtilmiş, aynı maddenin 6. fıkrasında; yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı düzenlenmiş, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/c bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerince yapılmaktadır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi; kişisel, meşru ve güncel olması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, davacının menfaatlerini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Bu ilişki, uyuşmazlığın niteliğine göre bazen mülkiyet hakkından, bazen de komşuluk hukukundan doğabilmektedir. Sonuç olarak; idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken menfaatlerine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Uyuşmazlıkta, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde parseli bulunan davacı tarafından, anılan parselin dava konusu nazım imar planı sınırı ile komşu olduğu, davaya konu plan sınırının imar mevzuatına uygun olarak doğal eşikler göz önüne alınarak belirlenmesinin komşu taşınmaz maliki olan davacıyı doğrudan etkilediği, dava konusu nazım imar planı onama sınırının imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, kamu yararı ve planlama esaslarına uygun olarak ... yatağının doğal eşik alınarak belirlenmesi ve davacıya ait taşınmazın dava konusu imar olanı sınırları içerisine alınması iddiaları ile ... ili, ..., ..., ..., ..., ... ve ... ilçelerini kapsayan alanda onaylanan 1/25000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planı ile yapılan itirazın reddine dair büyükşehir belediye meclisi kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmış olup dava konusu ilave ve revizyon nazım imar planına yasal askı süresi içerisinde yapılan itirazda ve dava dilekçesinde yer alan iddiaların hem davacıya ait parselin plan onama sınırı içerisine alınmasına hem de plan bütününe yönelik olması, kapsamı ve plan revizyonunun olası etkileri göz önüne alındığında, dava konusu nazım imar planı revizyonunun yapıldığı ilçelerden ... ilçesi, ... Mahallesinde parseli bulunan ve bu plan değişikliklerinden etkilendiği açık olan davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2\. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/12/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.