Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/5258
2025/111
8 Ocak 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/5258
Karar No : 2025/111
DAVACI : ... Odası (... Şubesi)
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
DAVANIN KONUSU : Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı oluru ile onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının kısmen iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Davaya konu planın dava dilekçesinde ayrıntılı olarak yer verilen iddialar doğrultusunda şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'N DÜŞÜNCESİ : Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/12/2023 tarihli, E:2021/2198, K:2023/3137 sayılı bozma kararı uyarınca Çevre Düzeni Planının Antalya ili nüfus kabullerine ilişkin kısmının iptali, Doğu Alanya Planlama Alt Bölgesinde yer alan Tosmur, Mahmutlar, Cikcilli Beldelerinde belirlenen yerleşme alanlarına ilişkin kısmı bakımından ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 23/03/2015 tarihinde onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının kısmen iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 17/12/2020 tarih ve E:2015/5974, K:2020/13035 sayılı kararıyla; dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının, Antalya ili merkez yerleşmesi ile havaalanı arasındaki Kırcami Bölgesi, Antalya ili Çakırlar Bölgesi, Antalya ili Batı Çevre Yolu olarak tanımlanan bölgedeki Çandık ve Karaman Çayları arası, Antalya ili Döşemealtı ilçesi, Antalya ili Korkuteli ilçesi ve Antalya ili Beymelek ve Kumluca Beldeleri, Isparta ili Senirkent-Büyükkabaca Beldeleri, Antalya ili Doyran-Feslikan-Saklıkent Beldeleri, ve Antalya ili Çavuşköy'ün güneyinde bulunan 2B alanları yönünden belirlenen kullanımlar ile, 9.7 sayılı plan hükmünün 3. paragrafının iptaline, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verildiği, kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 14/12/2023 günlü, E:2021/2198, K:2023/3137 sayılı kararı ile temyize konu kararın dava konusu edilen Çevre Düzeni Planının Antalya iline ilişkin nüfus kabulleri ile Antalya ili, Doğu Alanya Planlama Alt Bölgesinde yer alan Tosmur, Mahmutlar, Cikcilli Beldelerinde belirlenen yerleşme alanlarına ilişkin kısmının bozulmasına, kararının diğer kısımlarının ise onanmasına karar verilmesi nedeniyle, dava konusu Çevre Düzeni Planının Antalya iline ilişkin nüfus kabulleri ile Antalya ili, Doğu Alanya Planlama Alt Bölgesinde yer alan Tosmur, Mahmutlar, Cikcilli Beldelerinde belirlenen yerleşme alanlarına ilişkin kısmı incelendi:
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile danıştay Altıncı Dairesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte incelenmesinden, dava konusu Çevre Düzeni Planının Antalya iline ilişkin nüfus kabulleri ile Antalya ili, Doğu Alanya Planlama Alt Bölgesinde yer alan Tosmur, Mahmutlar, Cikcilli Beldelerinde belirlenen yerleşme alanlarına ilişkin kısmında, şehircilik ve planlama ilkeleri, kamu yararı ve hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Çevre Düzeni Planının Antalya iline ilişkin nüfus kabulleri ile Antalya ili, Doğu Alanya Planlama Alt Bölgesinde yer alan Tosmur, Mahmutlar, Cikcilli Beldelerinde belirlenen yerleşme alanlarına ilişkin kısımlarının iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Danıştay Altıncı Dairesinin 17/12/2020 tarih ve E:2015/5974, K:2020/13035 sayılı kararının; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/12/2023 tarih ve E:2021/2198, K:2023/3137 sayılı kararı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 23/03/2015 tarihinde onaylanan Antalya–Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Antalya iline ilişkin nüfus kabulleri ile Antalya ili, Doğu Alanya planlama alt bölgesinde yer alan Tosmur, Mahmutlar, Cikcilli beldelerinde belirlenen yerleşme alanlarına dair davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına, dava konusu planın Antalya ili, Doğu Alanya planlama alt bölgesinde yer alan Tosmur, Mahmutlar, Cikcilli beldelerinde belirlenen yerleşme alanları dışında kalan kısımlarınına yönelik verilen kararın onanmasına karar verildiğinden Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/12/2023 tarih ve E:2021/2198, K:2023/3137 sayılı bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dava, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 23/03/2015 tarihli işlemi ile onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle açılmıştır.
Antalya, Burdur Çevre Düzeni Planının Danıştay Altıncı Dairesinin E:2009/15532 sayılı dosyasında önce yürütülmesinin durdurulmasına sonra da 18/11/2013 tarihli E:2009/15532 K:2013/6985 sayılı kararıyla iptaline karar verilmesi üzerine yargı kararının yerine getirilmesi amacıyla davalı idarece planlama bölgesine Isparta İli de dahil edilmek suretiyle 16/09/2013 tarihli Antalya-Burdur-Isparta 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı onaylanmış, bu plana Danıştay Altıncı Dairesinin E:2014/1461 sayılı dosyasında dava açılmış, daha sonra 15/04/2014 tarihinde plan yeniden onaylanmış, bu plana askı süresinde yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda dava konusu işlem tesis edilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 9. (b) maddesinde "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Sözü edilen kanun maddesine dayanılarak çıkarılan Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmelikte "Havza" ; bir akarsu kaynağını besleyen yüzey ve yer altı su kaynaklarının tabii su toplama alanını kapsayacak biçimde, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce belirlenmiş alanlar, "Bölge" coğrafi, sosyal, ekonomik, fiziksel nitelikleri açısından benzerlik gösteren alan ve/veya Devlet Planlama Teşkilatınca belirlenmiş olan istatistiki bölge (düzey 2) birimleri olarak tanımlanmıştır.
Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi (ç) bendinde, Çevre düzeni planı açıklama raporu: Çevre düzeni planının vizyonunun, amacının, hedeflerinin, stratejilerinin, ilkelerinin ve politikalarının açıklandığı ve bunlar doğrultusunda belirlenen projeksiyon nüfusuna, sektörel yapıya, alan büyüklüklerine, plan kararlarına, plan uygulama araçlarına, kurumsal yapıya ve denetime ilişkin gerekçeli açıklamaların yapıldığı ve çevre düzeni planı ile bütün olan rapor; (d) bendinde; çevre düzeni planı araştırma raporu; Planlama alanına ilişkin geleceğe yönelik projeksiyonların yapılabilmesi, plan kararlarının, koruma ve gelişme politika ve stratejilerinin ve plan hükümlerinin belirlenebilmesi için 7'nci madde kapsamında toplanan verilerin planlama çalışmasında kullanılacak biçimde analiz ve sentezinin yapıldığı, alana yönelik fırsatların, tehditlerin, güçlü yönler ve zayıflıkların belirlenerek ilgilisine göre farklı disiplinlerden uzmanlarca hazırlanan rapor, olarak tanımlanmış; çevre düzeni planının niteliklerinin belirlendiği 5. maddesi (e) bendinde, "planlamaya temel oluşturan verilerin farklılığından dolayı farklı mesleklerden uzmanların fiili katılımı ile hazırlanan üst ölçekli bir plan olduğu" plan nitelikleri arasında yer almıştır.
Yönetmeliğin Planlama Alanının Tespiti Başlıklı 6. maddesinin 1/a bendinde Planlama alanı; Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve Çevre Kanunu kapsamında; Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından belirlenen büyük akarsu havzaları veya Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından belirlenmiş istatistiki bölge birimleri (düzey 2) ile birlikte idari sınırları da dikkate alınarak, en az iki il sınırını içerecek şekilde belirlenir hükmü yer almıştır.
Diğer taraftan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 38. maddesinin 2. fıkrası ile Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış, Geçici 1. maddesinde, bu yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden önce onay makamına sunulan veya idare meclisinde gündeme alınan plan tekliflerinin bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önceki mevzuat hükümlerine göre sonuçlandırılacağı hüküm altına alınmıştır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır.
Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir.
Anılan 19.maddenin 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı maddenin 3.fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu edilen Çevre Düzeni Planının nüfus öngörüleri yönünden :
Davacı tarafından; Antalya, Burdur ve Isparta illerinin nüfus projeksiyonlarının ayrı ayrı 4 ana yöntem ile tespit edildiği, ancak bir havza planlamasının gereği olan karşılıklı etkileşimin araştırılmadığı, plan sınırının belirlenmesinde Burdur ilinin de yer almasının en önemli nedeninin bu ilden Antalya iline olan göç ve Antalya ilinde olan yatırım ve ekonomik gelişmenin Burdur ilindeki gelişmeyi pozitif veya negatif anlamda etkilemesi olduğu, bu etkilerin iyi araştırılması ve sorunların tespit edilerek çözümlerin ona göre belirlenmesi gerektiği halde buna uyulmadığı, planlama sahası içine giren, ancak planlama kararlarının üretiminde yetkinin farklı kurumların elinde olması (turizm alan ve bölgeleri v.b.) nedeniyle, planlama sahasının nüfus ve yerleşim deseni olarak önemli bir kısmını kapsayan bu alanlarda önemli bir yatırım kararı içeren yeni bir planlama çalışması yapılması halinde, keza Kültür ve Turizm Bakanlığınca alanda 1/25.000 ölçekli planlama çalışmaları sürdürüldüğü, planın tümü yönünden nüfus projeksiyonlarının değişebileceği, nüfus artışının geçmiş eğilimlerinin, nüfusun ülke ve bölgesel dağılımının, kır-kent dengesinin, göç ve doğurganlık faktörlerinin dikkate alınmadığı, ekonomik gelişmenin çok üstünde gerçekçi olmayan şekilde nüfus tahmini yapıldığı, ayrıca koruma alanları üzerinde yapılaşma baskısının artacağı gibi genel nitelikteki iddialar yanında, Antalya Büyükşehir Belediyesi nüfusu ile ilgili olarak somut itirazda bulunularak; plan sahasında yer alan ilçe ve belde belediyelerinin TÜİK verilerine dayalı nüfusları temel alınarak ileriye dönük projeksiyonlar yapıldığı, ancak plan raporunda, geçmişe dönük esas alınan analiz yılının 2000 yılı olup, planlama yılı (2015) baz alınmadan projeksiyon yılının 2025 yılı olarak belirlendiği, 2000 ve 2015 yılları arasının nüfus hareketi için ciddi bir aralık olup göz ardı edilemeyeceği, söz konusu veriler inceliğinde, Antalya nüfusunun azalan bir ivme ile arttığı, net göç oranının 1990’lı yıllara oranla %70 oranında azaldığı, planda, 2000 yılı toplam nüfusu 1.721.317 kişi olarak belirtilmiş iken, 2012 yılı toplam nüfusunun 2.092.537 kişi olduğunun belirtildiği, söz konusu aralığın 12 yıl, projeksiyon yılı aralığının da (2012-2025) 13 yıl olup, tahmini nüfusun 4.500.000-5.200.000 kişi aralığı belirlenmesinin, analiz yetersizliğinden dolayı gerçekçi bir yaklaşım olmadığı ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından; Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında, nüfusa ilişkin olarak yapılmış çalışmalar içerisinde, bölgelere göre kentsel ve kırsal nüfus, yıllık nüfus artış hızları, bölgelere göre kentsel ve kırsal nüfus oranları, yüzölçümü ve nüfus yoğunlukları, Akdeniz Bölgesi'ndeki illere göre kentsel ve kırsal nüfus ve yıllık nüfus artış hızları, Akdeniz Bölgesi'ndeki illerin kentsel ve kırsal nüfus oranları, yüzölçümleri, Antalya, Burdur ve Isparta nüfusunun Türkiye nüfusu içindeki payı, bölgelerin aldığı göç, verdiği göç, net göç ve net göç hızı, Akdeniz Bölgesindeki illerin yıllara göre aldığı, verdiği, net göç ve net göç hızı, Akdeniz Bölgesindeki illere yurtdışından gelen göçler, Akdeniz Bölgesindeki illerin göç etme nedenine göre verdiği göç oranları, illerin aldığı göç, illerin verdiği göç oranları konularına ilişkin olarak detaylı çalışmalar yapıldığı savunulmaktadır.
Dosya kapsamında yer alan Bilirkişi raporunda özetle; "Kurulumuz davacı ve davalı görüşleri doğrultusunda Antalya ili nüfus kestirimlerini incelemiştir.
...
Dava konusu Antalya Burdur Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Plan Açıklama Raporu kapsamında çevre düzeni planının hedef yılı olan 2025 yılı için öngörülen 4.500.000 kişi ile 5.200.000 kişi arasındaki Antalya il nüfusu tahmini son derece yüksek bulunmaktadır. Bu değerler TÜİK kestiriminin yaklaşık iki katı büyüklüktedir. Dolayısıyla, planda nüfus öngörülerinin yeniden gözden geçirilmesi gereği vardır.,
...
Burdur ili için de gerçekleşen veriler esas alınarak yaptığımız değerlendirmeye göre, bu ille ilgili olarak da en gerçekçi nüfus kestiriminin TÜİK verisi olduğu ve bu veri (2023 yılı) ile Plan Araştırma Raporu (2025) kestiriminin yakınlığı göz önüne alınarak ikinci veri plan çalışmalarında esas alınmalıdır. Bu veri ise yukarıda da belirtildiği gibi, planlama çalışmasında kullanılan verinin yaklaşık yarısı büyüklüğündedir. Bu büyük farklılık il bütününde yapılacak planlama çalışmasını büyük ölçüde etkileyeceği için bu çalışmanın yeniden ele alınması yerinde olacaktır.
...
Sonuç olarak Bilirkişi Kurulumuz diğer iki ilde de olduğu gibi, Isparta ili için de geçmiş yıllarda gerçekleşen verilerle büyük ölçüde örtüşen TÜİK nüfus tahminlerinin esas alınması gerektiği görüşündedir. Bu çerçevede, her üç ilde de aşırı abartılı olarak öngörülen nüfus kestirimlerinin yeniden yapılmasının gerekli olduğu kanısındayız." yönünde görüş ve tespitlere yer verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte incelenmesinden; dava konusu planın; plan araştırma raporunda, "Antalya ili yıllara göre nüfusları 4 ayrı yöntem kullanılarak hesaplanmıştır. Bu yöntemler; üssel yöntem, en küçük kareler yöntemi, bileşik faiz yöntemi ve aritmetik yöntemdir… Antalya ili 2000 yılı nüfusu 1.719.751 kişidir. Antalya ilinde tarım ve özellikle turizm sektörleri gelişmiş veya gelişmekte olması ve bu gelişmenin beraberinde nüfus artışına neden olmasına ve Antalya ilinin yıldan yıla nüfusunun artmasına neden olmaktadır. Özellikle yaz döneminde Antalya’ya turizm sektöründe çalışmak için gelen nüfus çok fazladır… Antalya ili ve ilçelerinin nüfus projeksiyonları 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının hedef yılı olan 2025 yılına kadar yapılmıştır. 2025 yılına kadar yapılan nüfus projeksiyonlarına göre, Antalya ili nüfusu artış göstermekte ve en fazla artış 4.972.586 kişi ile üssel yöntemde, en düşük nüfus artışı da 2.867.562 kişi ile en küçük kareler yönteminde görülmektedir. (sayfa 1318-1320)” yönünde değerlendirmeler yapıldığı, plan açıklama raporunda da, çevre düzeni planının hedef yılı olan 2025 yılına kadar nüfus projeksiyonları yapıldığı, ayrıca “Planlama bölgesinin nüfus hesapları 4 ayrı nüfus projeksiyon yöntemi kullanılarak bulunmuş olup, bu çerçevede farklı büyüklüklerin ortalamaları kullanılarak 2025 yılına ait nüfus aralıkları tespit edilmiştir. Nüfus projeksiyon yöntemleri; Üssel Yöntem, En Küçük Kareler Yöntemi, Bileşik Faiz Yöntemi, ve Aritmetik Yöntem’dir.
Antalya Burdur Isparta planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının hedef yılı olan 2025 yılına kadar Antalya ili ve ilçelerine ait nüfus projeksiyonları yukarıda belirtilen yöntemlerin ortalamaları alınarak bulunmuştur. Bazı yerleşimlerde (Antalya Büyükşehir Belediyesi, Alanya, Gazipaşa, Kemer, Manavgat, Serik ilçelerinde) kamu yatırımları ve turizm potansiyellerine bağlı olarak (yetkinin başka kurumlarda olması ve geleceğe dönük yatırım programları olmadığından) nüfusun mevcut nüfus artış hızına bağlı kestirimlerden daha fazla artacağı düşünüldüğünden projeksiyon yöntemlerinde en fazla artışın olduğu üssel yöntem sonuçları kabul edilmiştir. Antalya ili 2000 yılı kentsel nüfusu 1.048.835 kişi, kırsal nüfusu 672.482 kişi, toplam nüfusu 1.721.317 kişi iken, 2025 yılı kentsel nüfusunun 3.500.000 ile 3.900.000 kişi, kırsal nüfusunun 1.000.000 kişi ile 1.300.000 kişi, toplam nüfusun ise 4.500.000 kişi ile 5.200.000 kişi arasında gerçekleşebileceği kabul edilmiştir. (sayfa 12.)" yönünde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
"Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi" verilerine göre Antalya ili büyükşehir sınırlarını kapsayan alan açısından nüfus verilerinin, 2000 yılında 1.721.317, 2010 yılında 1.978.333, 2015 yılında ise 2.288.456 kişi olduğu anlaşılmakta olup, planın onaylandığı 2015 yılı açısından TÜİK tarafından yapılan nüfus projeksiyonun 2.240,640 (2.288.456 kişilik gerçek nüfus verisi ile yakın olduğu) kişi, 2023 yılı açısından 2.626,299 kişi olduğu, 2022 yılı sonunda Antalya ilinin nüfus bilgileri toplamının ise 2.688.004 kişi olduğu görülmüştür.
Bu durumda; 2025 yılına kadar Antalya ili ve ilçelerine ait nüfus projeksiyonlarının belirlenen 4 ayrı yöntemin ortalamaları alınarak bulunduğu, bazı yerleşimlerde (Antalya Büyükşehir Belediyesi, Alanya, Gazipaşa, Kemer, Manavgat, Serik ilçelerinde) kamu yatırımları ve turizm potansiyellerine bağlı olarak (yetkinin başka kurumlarda olması ve geleceğe dönük yatırım programları olmadığından) nüfusun mevcut nüfus artış hızına bağlı kestirimlerden daha fazla artacağı değerlendirmesi ile projeksiyon yöntemlerinde en fazla artışın olduğu üssel yöntemin sonuçları dikkate alınarak Antalya ili için 2025 yılı toplam nüfusunun 4.500.000 kişi ile 5.200.000 kişi arasında gerçekleşebileceği kabul edilmiş ise de; yukarıda yer verildiği üzere, TÜİK’in yıllara ilişkin nüfus projeksiyonları ile gerçek nüfus miktarlarının örtüştüğü, zira 2015 yılı için yaptığı 2.240,640 kişilik nüfus büyüklüğünün, gerçekleşen değere (2.288.456 kişi) oldukça yakın olduğu, aynı şekilde 2023 yılı için TÜİK'in nüfus projeksiyonu 2.626,299 kişi iken, Antalya ilinin 2022 yılı gerçek nüfusunun bu değere yakın şekilde 2.688.004 kişi olarak ortaya çıktığı, dolayısıyla planın nüfus öngörülerinin, TÜİK kestirimlerinin yaklaşık iki katı büyüklükte olduğu anlaşılmaktadır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 19. maddesinin 2. fıkrasında, çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında, diğer başka konular yanında, "demografik ve toplumsal yapı" konusunda da, ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edileceği ve bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılacağının öngörüldüğü, bilirkişi raporundaki tespitler de göz önünde bulundurulduğunda, doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması için arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması amacıyla hazırlanan çevre düzeni planlarında abartılı nüfus projeksiyonları ile nüfus kabullerinin, yerleşim ihtiyacının çok üzerinde bir alanın yapılaşmaya açılması ve planlama alanındaki doğal alanlar üzerindeki kentsel gelişme baskısının artması sonucunu doğurabileceği dikkate alındığında, dava konusu planda yer alan nüfus projeksiyonu ve kabullerinin ayrıntılı bir araştırma ve inceleme sonucu hazırlanması ve buna yönelik verilerin planların bir bütününü oluşturan açıklama raporu ile ortaya konulması gerektiği halde konulamadığı,diğer yandan, planda belirlenen ve nüfus öngörüleri ile doğrudan bağlantılı olan muhtelif kentsel gelişme alanı kullanımlarının büyük bir kısmının iptaline karar verildiği hususu da dikkate alındığında, uyuşmazlık konusu imar planının Antalya ili nüfus kabullerine ilişkin kısmında şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Antalya ili, Doğu Alanya Planlama Alt Bölgesinde yer alan Tosmur, Mahmutlar, Cikcilli Beldelerinde belirlenen yerleşme alanları yönünden;
Davacı tarafından, kentsel gelişme alanları başlığı altında Doğu Alanya planlama alt bölgesinde yer alan Tosmur, Mahmutlar, Cikcikli beldeleri için önemli bir sektörel yatırım kararı olmamasına rağmen, bu beldelerde yasal olmayan yüksek kat ve yoğunluklu yerleşim alanlarının planlandığı ileri sürülmüştür.
Davalı tarafından, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planından ölçü alınarak uygulama yapılamayacağı, bu plan ile belirlenen kentsel gelişme alanlarının tamamının yerleşime açılmasının söz konusu olmayacağı, bu sınırların alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda ve bu plandaki nüfus kabullerine göre belirlenen alansal büyüklüklüğü aşmayacak şekilde doğal, yapay ve yasal eşikler çerçevesinde kesinleşeceği, kentsel gelişme alanlarının makraformunu ve gelişmesini şematik olarak belirleyen alanlar olarak düşünülmesi gerektiği savunulmuştur.
Dosya kapsamında yer alan Bilirkişi raporunda özetle; " Bu ölçekteki bir planlamada, planlama ölçeğinin konusuna aykırı biçimde ayrıntılı arazi kullanım kararları geliştirilmesine karşın arazi kullanımlarının herhangi bir yerleşme düzeni ya da sistemi geliştirmiyor olması dikkat çekicidir. Söz konusu alt bölgede yer alan Kentsel Gelişme Alanı öngörülerinin herhangi bir düzene sahip olmadığı ya da herhangi bir planlama ilkesine dayanmadığı, daha çok yerleşik alanlar arasında kalan bölgelerin doldurulması şeklinde geliştirildiği gözlenmektedir. Diğer yandan anılan yerlerdeki kentsel gelişme kararlarının Alanya'nın kentler arası trafik geçişi sorununu çözmeye yönelen Çevre Yolunu dikkate almadığı gözlenmektedir. Çevre Yolu üzerinde ve çevresinde kentsel gelişme yoğunlukları yaratılmasının Çevre Yolunu işlevsizleştirmesi ve yeniden kentiçi yola dönüştürmesi kaçınılmaz gözükmektedir.
Özetle plan alt bölgedeki yerleşme düzenine ilişkin bir strateji geliştirmemekte, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planlamasının konusunu aşarak ayrıntılı arazi kullanım kararları üretmeye yönelmektedir. Bu şekilde, “fiili durumların" genel mekânsal stratejilerin belirlenmesi gereken 1/100000 ölçekli Çevre Düzeni Planına taşınarak “üst ölçekli plana uyarlık” kuralının yerine getirilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır." tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Dairemizce yapılan değerlendirmede; öncelikle davacının uyuşmazlık konusu alanda yoğunluk ve kat artışı getirildiği iddiasının uyuşmazlık konusu planın konusu olmadığı, yapılaşmaya yönelik kararların 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile getirileceği, dava konusu çevre düzeni planın leke plan niteliğinde olduğu, plan ile belirlenen kentsel/kırsal kullanım alanlarının, bu alanların tamamının yapılaşmaya açılacağını göstermeyeceği, bu sınırların ölçeğin gerektirdiği üzere makroformu/ gelişme yönünü gösterecek şekilde - şematik olup alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda doğal, yapay ve yasal eşikler çerçevesinde bu planın nüfus kabullerine göre belirlenen alansal büyüklüğü aşmayacak şekilde kesinleştirileceği kuşkusuzdur.
Yine planın 5.17 sayılı maddesinde bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamayacağı, bu plan ile belirlenen kentsel yerleşme alanlarının tamamının yerleşime açılacağını göstermeyeceği, bu sınırların alt ölçekli planlama çalışmalarında ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda ve bu plandaki nüfus koşullarına göre belirlenen alansal büyüklüğü aşmayacak şekilde doğal yapay ve yasal eşikler çerçevesinde kesinleşeceği, 5.22 sayılı maddesinde ise, bu planda kentsel yerleşme alanı olarak tanımlanmış alanlarda eğitim tesisleri, sağlık tesisleri, yeşil alanlar, kamu kurumu alanları, trafo vb. sosyal ve teknik altyapı alanları ile ticaret alanları, konut alanları, küçük sanayi alanları, turizm tesis alanları, konut dışı kentsel çalışma alanları vb. çalışma alanlarının yer alabileceği, yapılanma koşullarının alt ölçekli planlarda belirleneceği, 5.24 sayılı maddesinde kentsel gelişme alanlarının yerleşimlerin makro formunu ve gelişimini şematik olarak belirleyen alanlar olup, planda belirlenen alanın tamamının yerleşmeye açılacağını göstermeyeceği, 9.1.1.1. sayılı maddesinde bu planda kentsel yerleşmeler için hesaplanmış olan nüfus ataması esas alınarak kentsel yerleşim içindeki yoğunluk dağılımının planlama ilkeleri dikkate alınarak alt ölçekli planlarda yapılacağı düzenlenmiştir.
Dairemizce Google haritaları üzerinde yapılan incelemede dava konusu planın onayından önce uyuşmazlık konusu alanın kuş bakışı görüntülerinin incelenmesinden anılan bölgede kentsel yerleşik alanların var olduğu, mevcut yapılaşmalarda dikkate alınarak kentsel yerleşim öngörüsünün davalı idarece tercih edilerek plana işlendiği, alt ölçeklere yön verecek şekilde mevcut oluşumlar da dikkate alınarak getirilen plan kararında şehircilik ilkelerine planlama esaslarına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 23/03/2015 tarihli işlemi ile onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Antalya ili, Doğu Alanya planlama alt bölgesinde yer alan Tosmur, Mahmutlar, Cikcilli beldelerinde belirlenen yerleşme alanlarına ilişkin kısmı bakımından DAVANIN REDDİNE,
2.Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 23/03/2015 tarihli işlemi ile onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Antalya iline ilişkin nüfus kabulleri bakımından İPTALİNE,
3\. Uyuşmazlık sonuç itibarıyla karar kısmen dava konusu işlemin iptali, kısmen davanın reddi ile sonuçlandığından davadaki haklılık oranına göre ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin ...-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, ...-TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4\. Davalı ve davacılar lehine kısmen onama, kısmen bozma kararından önce verilen ilk kararda vekâlet ücretine hükmedildiğinden, yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesine,
5\. Varsa posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.