Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/4806
2025/263
15 Ocak 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/4806
Karar No : 2025/263
DAVACI : ...
DAVALILAR : 1- ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Anonim Şirketi-...
VEKİLİ : Av. ...-Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ : Doğalgaz boru hattı projelerinin yapımı amacıyla ekli haritada gösterilen güzergaha isabet eden taşınmazlar ile projeler kapsamında inşa edilecek sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazların, mülkiyet şeklinde ya da daimi/geçici irtifak hakkı kurulmak suretiyle Botaş Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 02/11/2023 tarih ve 32357 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 01/11/2023 tarih ve 7755 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararının, Muğla ili, Dalaman ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Acele kamulaştırma yapılması amacıyla gereken şartların oluşmadığı, acelelik halinin olmadığı, taşınmazın tarım alanında kaldığı ve boru hattının kamulaştırılan alanın taşınmazın tam ortasından geçtiği, alanda boru patlama riski olduğundan artık makineli tarım yapılamayacağı, yapılan işlemde kamu yararının bulunmadığı, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından; davanın süresinde açılmadığı, dava konusu taşınmazın mülkiyet ve/veya irtifak haklarının kamulaştırılabilmesi amacıyla 4646 sayılı Doğalgaz Piyasası Kanununun 12. maddesi gereğince kamu yararı yerine geçmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile lüzumu kararı verildiği, ... tarih ve ... sayılı Genel Müdürlük Oluru ile kamulaştırma kararı alındığı, ülkenin enerji açığının giderilmesine yönelik çalışmalar doğrultusunda, yurt dışından yüksek miktarla ve bedelle ithal edilen doğalgazın tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmelere neden olunmaması amacıyla işin aciliyetine binaen enerji ihtiyacına yönelik olarak inşa ettirilecek petrol ve doğalgaz boru hatları güzergahında bulunan taşınmazların kamulaştırılması amacıyla tesis edilen dava konusu işlem ile Genel Müdürlüklerinin acele el koyma usulünü uygulamaya yetkili kılındıklarını, onaylı projeler kapsamında normal kamulaştırma yöntemi yerine üretilen/satın alınan enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmaması amacıyla acele kamulaştırma yönteminin tercih edilmesinde kamu yararının bulunduğu, dava konusu proje ile enerji yatırımı yapılacağı ve bu enerji yatırımından elde edilecek faydadan kamunun yararlanacağı, dolayısıyla kamulaştırmanın hızlı ve acele yapılmasında kamu menfaatinin bulunduğu ve bu haliyle acelelik halinin gerçekleşmiş bulunduğu, doğalgaz sektöründe dışa bağımlı ve arz güvenliği sıkıntısı ile karşılaşma ihtimali yüksek bir ülke olduğumuzdan hareketle enerjiye yönelik bu ve benzeri yatırımların kamu yararı bakımından büyük önem arz ettiği, kamulaştırma işlemlerinde güzergah tespiti ve hangi taşınmazların kamulaştırılacağının tespitinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu 7. maddesi uyarınca idari makamların takdirine bırakıldığı, proje güzergahı belirlenirken arazinin jeolojik durumunun ve topografik yapısının inşaate elverişli olması gibi hususların dikkate alındığı, kamu kurum ve kuruluşların görüş ve tasarrufları, doğalgaz boru hattı tasarım ve yapımı ile ilgili ulusal ve uluslararası standartlar ile BOTAŞ Ham Petrol ve Doğalgaz Boru Hattı Tesislerinin Yapımı ve İşletilmesine Dair Teknik Emniyet ve Çevre Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yatırım tesisleri dikkate alınarak boru hattı yapım tekniği ve kamu yararı bakımından en uygun güzergahın belirlendiği ve tüm özel geçişlerin buna göre dizayn edildiği, güzergahın belirlenmesinde taşınmaz maliklerinin talepleri doğrultusunda şahsa münhasır uygulamaların yapılmasının mümkün olmadığı, davacının arazisinin kamulaştırılması nedeniyle uğrayacağı değer kaybının ve kullanmakta karşılaşacağı zorluk nedeniyle uğrayacağı zararı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca talep etme hakkının bulunduğu ve dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
Cumhurbaşkanlığı tarafından: Davanın süresinde açılmadığı hususunun resen incelenerek süresinde açılmadıysa davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, dava konusu acele kamulaştırma kararına ilişkin projenin dava konusu edilmediği, projenin amacı ve nedenleri dikkate alındığında acelecilik halinin bulunduğu ve acele kamulaştırmanın zorunlu olduğunun açık olduğu, proje güzergahının, arazinin jeolojik durumu ve topoğrafik yapısının ve inşaata elverişli olup olmadığı hususlarının, kamu kurum ve kuruluşlarının görüş ve tasarrufları, mevzuat hükümleri doğrultusunda belirlendiği bu sebeple taşınmaz maliklerinin talepleri doğrultusunda şahsa münhasır uygulamalar yapılmasının mümkün olmadığı, proje güzergahının, davacının taşınmazının çok küçük bir kısmından geçmekte olduğu, taşınmazın bütünlüğünün etkilenmeyeceği, acele kamulaştırma kararının ekinde taşınmazların listesinin bulunmasının zorunlu olmadığı, BOTAŞ Genel Müdürlüğünün ... tarihli, ... sayılı kararının ekinde tüm taşınmazların detaylı olarak yazıldığı, kamu yararı uyarınca tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, ekli liste ve haritalarda güzergahları gösterilen doğal gaz boru hattı projelerinin yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlar ile projeler kapsamında inşa edilecek sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazların mülkiyet şeklinde ya da daimi/geçici irtifak hakkı kurulmak suretiyle Boru Hatları İle Petrol Taşıma A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 02/11/2023 günlü, 32357 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 01/11/2023 günlü, 7755 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının Muğla İli, Dalaman İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin süre iddiası yerinde görülmemiştir.
4646 Sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun 12/a maddesinde, kamulaştırmanın, bu Kanunda öngörülen faaliyetlerin gerektirmesi halinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dahilinde yapılacağı, bu konuda Kurulca verilecek lüzum kararının, kamu yararı kararı yerine geçeceği ve müteakip işlemlerin Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yürütüleceği hükme bağlanmıştır.
Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır.Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla Milas ilçesi doğal gaz boru hattı ile Korkuteli-Fethiye-Dalaman-Ortaca ilçesi doğal gaz boru hattı projeleri için lüzumlu olan, özel mülkiyete konu taşınmazların mülkiyet ve/veya irtifak haklarının kamulaştırılabilmesi amacıyla kamu yararı kararı yerine geçmek üzere lüzum kararı verildiği, BOTAŞ Yönetim Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla güzergahın isabet ettiği parsellerde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinin uygulanması için yapılan başvuru üzerine dava konusu Cumhurbaşkanı kararının alındığı, BOTAŞ Genel Müdürlüğünün ... günlü, ... sayılı kararı ile kamulaştırma kararı alındığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... günlü, E:... D.İş., K:... sayılı kararı ile geçici ve daimi irtifak hakkı tesisi suretiyle uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmına acele el konulmasına karar verildiği, sulu tarım niteliğindeki taşınmaza ilişkin tarım dışı kullanma izni verildiği yolunda dosyada herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlem, etüt ve mühendislik çalışmaları tamamlanan boru hattı güzergahının, inşaat işini yapacak olan firmaya tesliminin yapılarak bir an evvel inşaat çalışmalarına başlanılması, ilçelerin doğal gaz ihtiyacının karşılanarak, doğal gazın yeni yerleşim yerlerine ulaştırılması, çevreci ve ekonomik bir yakıt olan doğal gazın bölgeye sağlayacağı sosyal ve ekonomik refah, doğal gaz hattının isabet ettiği taşınmazlarda tapu maliklerinin çok sayıda olması ve tapuda intikallerin yapılmamış olması nedeniyle Kamulaştırma Kanunu uyarınca taşınmaz maliklerinin tamamı ile anlaşma ihtimalinin düşük olduğu ve açılacak davaların çok uzun sürmesi nedeniyle zamanında yer teslimi yapılamayacağından inşaata başlanamayacağı gerekçeleriyle tesis edilmiştir.
Olayda, Korkuteli-Fethiye-Dalaman-Ortaca ilçeleri doğal gaz boru hattı projesinin biran önce bitirilmesi ve faaliyete geçebilmesi amacıyla güzergahta kalan taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakta ise de; tarım arazisi niteliğindeki uyuşmazlığa konu taşınmazın tarım dışı amaçla kullanım iznine yönelik olarak karar alındığına ilişkin bir bilginin dosyada bulunmadığı, hattın isabet ettiği parsellerde tapu maliklerinin çok fazla olması, parsel malikleriyle anlaşma ihtimalinin düşük olması, açılan davaların çok uzun sürmesi gibi hususların, acelelik halinin varlığına ilişkin bir dayanak oluşturmadığı, bu durumda, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu 01/11/2023 günlü, 7755 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının uyuşmazlığa konu taşınmaza yönelik olarak iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla, Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketine verilen ... tarihli ve ... numaralı doğalgaz iletim lisansı kapsamında yer alan ve Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketince lüzumu kararı verilmesi talep edilen; Milas ilçesi doğal gaz boru hattı ile Korkuteli-Fethiye-Dalaman-Ortaca ilçesi doğal gaz boru hattı projeleri için lüzumlu olan, özel mülkiyete konu taşınmazların mülkiyet ve/veya irtifak haklarının kamulaştırılabilmesi amacıyla 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 12. maddesi gereğince kamu yararı kararı yerine geçmek üzere lüzum kararı verilmiştir.
BOTAŞ Yönetim Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla güzergahın isabet ettiği parsellerde 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinin uygulanması için yapılan başvuru üzerine, "Karar eki liste ve haritalarda güzergahları gösterilen doğal gaz boru hattı projelerinin yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlar ile projeler kapsamında inşa edilecek sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazların mülkiyet şeklinde ya da daimi/geçici irtifak hakkı kurulmak suretiyle, Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin" 02.11.2023 tarihli, 32357 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 01.11.2023 tarihli, 7755 sayılı Cumhurbaşkanı kararı alınmıştır.
Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün 25/12/2023 günlü, 275 sayılı kararı ile de kamulaştırma kararı verilmiştir.
Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacıya ait taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinin 1. fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.
Aynı Kanunun 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.
4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanununun 12. maddesinin (a) bendinde; "Kamulaştırma; bu Kanunda öngörülen faaliyetlerin gerektirmesi halinde, 4.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dahilinde kamulaştırma yapılır. Bu konuda Kurulca verilecek lüzum kararı, kamu yararı kararı yerine geçer ve müteakip işlemler Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yürütülür. Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti Hazineye; kullanma hakkı kamulaştırma bedelini ödeyen tüzel kişiye ait olur. Kullanma hakları, ilgili lisans veya sertifikanın bir cüz’ü olup geçerliliği bunların geçerlilik süresi ile sınırlıdır. Lisans veya sertifikanın sona ermesi veya iptali halinde, tüzel kişilerce ödenmiş bulunan kamulaştırma bedelleri iade edilmez." hükmüne yer verilmiştir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde;
"Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;
a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,
b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,
c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,
ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,
d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,
e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,
f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,
g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,
İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir
..." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden:
1-Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;
İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasanın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir.
Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı ve davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine süresi içinde davanın açıldığı anlaşılmış ve davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir.
2-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiği iddiası yönünden; Davalı idarelerden BOTAŞ tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 14. maddesi uyarınca kamulaştırma işleminin iptali istemiyle dava açma hakkının ancak adli yargıda bedel tespiti ve tescil davası açılması üzerine Mahkemece yapılacak tebligat üzerine doğacağı, davacının bu davayı açma hakkının henüz doğmamış olduğu, dolayısıyla bu davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının sahibi olduğu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildiği ve buna ilişkin Cumhurbaşkanı kararının iptalinin istenildiği, Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılacak davaların 2575 sayılı Danıştay Kanununun 24.maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'da görüleceği düzenlemeleri karşısında davalının bu itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden:
Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.
Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür.
Anayasanın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir.
2942 sayılı Kanunda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.
Olağan kamulaştırma sürecinde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, Kanun'un 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanun'un 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından Kanun'un 8. maddesine göre idarenin satın alma usulünü, karşılıklı anlaşmaya dayalı olarak denemesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, Kanun'un 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir.
Olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.
Acele kamulaştırma usulü ise 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, o taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir usul olarak öngörülmüştür.
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.
2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde, acele kamulaştırma işleminin dayandırılacağı üç sebep unsurundan, “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilen haller” bakımından, Kanun'da açık bir acelelik haline yer verilmediğinden, maddede öngörülen diğer iki koşuldan bağımsız şekilde, işlem tesisine dayanak olan acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirilmesi gerekmektedir.
Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.
Dolayısıyla, acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararlarının da kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin; diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği açıktır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, dava konusu acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararının "kamu yararı" ve "acelelik hali" ölçütleri yönünden ayrı ayrı incelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; etüt ve mühendislik çalışmaları tamamlanan boru hattı güzergahının, inşaat işini yapacak olan firmaya tesliminin yapılarak bir an evvel inşaat çalışmalarına başlanabilmesi, çevreci ve ekonomik bir yakıt olan doğal gazın bölgeye sağlayacağı sosyal ve ekonomik refah, ilçelerin doğal gaz ihtiyacının karşılanarak, doğal gazın yeni yerleşim yerlerine ulaştırılması, doğal gaz hattının isabet ettiği taşınmazlarda tapu maliklerinin fazla olması, mirasçıların tapuya intikallerinin yapılmamış olması ve veraset davalarının açılma zorunluluğu, ad-soyad yanlışlıkları sebebiyle isim tashih davalarının açılmak zorunda olması, maliklerin ilçe dışında, ülkede yaygın vaziyette ikamet ediyor olması ve köy toplantılarına katılamayacak olmaları gibi sebeplerle Kamulaştırma Kanunu uyarınca taşınmaz maliklerinin tamamı ile anlaşma ihtimalinin düşük olduğu ve açılacak davaların çok uzun sürmesi nedeniyle zamanında yer teslimi yapılamayacağından inşaata başlanamayacağı gerekçeleriyle uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyadan, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... günlü, E:... D.İş., K:... sayılı kararı ile geçici ve daimi irtifak hakkı tesisi suretiyle uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmına acele el konulmasına karar verildiği, bu dava kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğunun ve üzerinde yaklaşık 20 yaşlarında ağaçlardan oluşan portakal bahçesi olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Tarım ve Orman Bakanlığınca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlığına hitaben yazılan ... tarih ve ... sayılı yazıda “İlgi yazınız incelenmiş olup, zemin altından veya zemin üzerinden tarımsal faaliyetlerin devamında sakınca oluşturmadan geçirilecek, enerji ve doğalgaz hatlarının irtifak hakkı oluşturacak kısmı, tarım dışı amaçlı kullanım olarak değerlendirilmemektedir. Petrol boru hatları ile zemin üzerindeki direk yeri, trafo yeri, doğalgaz dağıtım istasyonları, basınç düşürme istasyonları vb. sabit tesisler için ihtiyaç duyulan alanların üst mülkiyet hakkı ile beraber kamulaştırıldığından ve hat boyunun tamamı tarımsal faaliyetlere kapatıldığından tarım dışı kullanım olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.” hususuna, Tarım ve Orman Bakanlığının "irtifak hakları" başlıklı ... tarih ve ... sayılı yazısında; "enerji (elektrik ve doğalgaz) iletim hatları tesis edilirken zeminde sabit tesisler ile hat boyunca yer altı ve yer üstü irtifak alanı oluşturulmak suretiyle, tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesine izin verilerek arazi kullanımları söz konusu olmaktadır. Bu kapsamda yürütülecek işlemlerde, zeminde tarımsal faaliyetlerin devamına izin verilen, arazinin üst veya alt kullanımı (irtifak tesisi) ile ilgili iletim hattı (sabit tesisler hariç) güzergahında kalan arazilerin "Tarım dışı amaçlı" izinlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak hat geçirilmesi sırasında zorunlu olarak kazı-dolgu işlemi yapılan doğalgaz güzergahında kazı ile elde edilen doğal malzemenin doğal yapı ile uyumlu bir şekilde tekrar yerine konulmaması işlemi için "toprak koruma projesi" istenecektir." hususuna yer verilmiştir.
09/12/2017 tarihli ve 30265 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmeliğin 23. maddesine dayanılarak hazırlanan, Tarım ve Orman Bakanlığının 09/05/2023 tarih ve 2023/6 sayılı Genelgesinin 9. maddesinin 3. fıkrasında "Zeminde tarımsal faaliyetlerin devamına izin verilen, arazinin üst veya alt kullanımı(irtifak tesisi) ile ilgili iletim hattı (sabit tesisler hariç) güzergâhında kalan arazilerin "tarım dışı amaçlı" izinlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, hat geçirilmesi sırasında zorunlu olarak kazı-dolgu işlemi yapılan doğalgaz güzergâhında, kazı ile elde edilen doğal malzemenin doğal yapı ile uyumlu bir şekilde tekrar yerine konulması işlemi için "toprak koruma projesi" istenecektir.
" hükmüne yer verilmiştir.
Muğla Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında ise; Boru Hatları İle Petrol Taşıma Anonim Şirketinin, Antalya İli, Korkuteli İlçesinden başlayıp Muğla İli, Dalaman İlçesinde sonlanacak olan ve doğalgaz götürülmesi amaçlı yapılacak toplam 414249,81 m2 tarım alanı ve ormanlık (zeytinliklerdeki, ormanlık alanlardaki geçici ve kalıcı dahil) alanı kapsayan ve toprağın 1,2 m. altından geçen doğalgaz iletim hattının irtifak hakkı için görüş talep edildiği, boru hattına zarar verecek ağaç dikilmemesi koşulu ile tarla ziraati yapılmasına müsaade edileceğinin ve 30.05.2024 tarihinde onaylanan Toprak Koruma Projesinde faaliyet sonrası arazilerin eski haline getirileceğinin belirtildiği ve doğalgaz boru hattının toprağın 1,2 m altından geçeceği taahhüt edildiğinden Bakanlık talimatına göre tarımsal faaliyetlerin devamında sakınca oluşturmadığı kanaati ile tarım dışı kullanım olarak değerlendirilmeyen alanlarından geçen boru güzergahının tamamında yer alan irtifak hakkının 414249,81 m2 olarak ölçüldüğü ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında tarım alanlarındaki irtifak kullanımı onaylı Toprak Koruma Projesine uyulmak koşuluyla uygun görüldüğü, ayrıca zeytinlik alanlardan geçen boru güzergahının Tarım ve Orman Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı görüşü doğrultusunda değerlendirilmesi neticesinde doğalgaz boru hattı döşenmesi için onaylı Toprak Koruma Projesine uyularak arazinin tarıma elverişli duruma getirilmesi ve tarımsal amaçlı kullanımına devam edilmesi şartıyla irtifak hakkının uygun görüldüğünün belirtildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda ülkemizin enerji ihtiyacının hızla artış gösterdiği, enerji ihtiyacının karşılanması amacıyla inşa edilecek dağıtım sistemleri için ihtiyaç duyulan taşınmazların temininde, onaylı projeler kapsamında, normal kamulaştırma yöntemi yerine, üretilen/satın alınan enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılmasında gecikmeye yol açılmaması amacıyla acele kamulaştırma yönteminin tercih edilmesinde kamu yararının ve acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, dava konusu taşınmazlara el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/01/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.