SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/4754 E. 2024/7017 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/4754

Karar No

2024/7017

Karar Tarihi

26 Kasım 2024

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/4754 E. , 2024/7017 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/4754
Karar No : 2024/7017

TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı-...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF: 1- ... Belediye Başkanlığı
2-...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarihli, E:..., K:... sayılı kararının davacı tarafından maddi tazminata ilişkin kısmının, davalı idare tarafından kararın tamamının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İzmir ili, Narlıdere ilçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı tarafından, söz konusu taşınmaz üzerinde yer alan yapılara ilişkin... İdare Mahkemesi’nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı doğrultusunda, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca fiili yıkım işlemi yerine getirilmeyerek uygulanmaması sebebiyle 19/08/2019-07/09/2020 tarihleri arasında uğranıldığı ileri sürülen 200.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL maddi tazminatın 27/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...1 tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından talep edilen 10.000,00 TL maddi tazminata gerekçe olarak, yıkım yapılması halinde imarlı arsasında yapacakları konut kompleksinde 142 adet daire yapılabileceği, rayiç değerinin 50.000.000,00 TL'ye olduğu, aynı döneme ilişkin arsa vergisi ve fer'ileri yönünden zararının olduğu iddia edilmiş ise de; belirtilen binaların yaptırılmasının ve kiraya verilerek gelir getirmesinin varsayımsal olduğu, gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin belirlenmesinin imkan dahilinde olmadığı, maddi tazminatın somut olarak açıkça ortaya konulamadığı, ayrıca davacının arsa sahibi olmasından dolayı vergilerini ödemesinin yükümlülüğü dahilinde olduğu dikkate alındığında maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, davacı ile dava dışı ... Kooperatifi arasında İzmir ili, Narlıdere ilçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda yapılacak yapı ile ilgili olarak 25/05/1987 tarihli protokol ve 12/06/1987 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığı, taşınmaz sahibi tarafından 28.08.1989 tarihli noter ihtarnamesiyle, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedilmesi ile başlayan ve hakkında tesis edilen işlemlere karşı idari yargı yoluna başvuran davacının, yargı kararı ile işlemlerin hukuka uygunluğuna veya aykırılığına hükmedilmesi sonrasında davalı idarece yargı kararının uygulanması kapsamında idari işlemler yapıldığı, dava konusu yakınmanın içeriğinin yıkım işleminin gerçekleştirilmemesi nedenine dayanmakla birlikte, dava dışı ...Yapı Kooperatifi ile davacı arasındaki husumette gerek adli yargı yerlerinde, gerekse idari yargıda açılmış ve halen devam eden davalar olduğu, davalı idarece yargı kararlarının uygulanması kapsamında idari işlemler tesis edilmekle birlikte her iki tarafça açılmış davalar da gözetilerek iki tarafında hukuki menfaatinin korunmaya çalışıldığı, davacının iddiası ile yönetsel işlemlerin hukuka aykırı olarak tesis edilmesinin her zaman manevi zararlardan hukuksal sorumluluğu doğuran bir "ağır hizmet kusuru" oluşturmayacağı, davacının dava dışı kooperatif ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmesi sonrasında aralarında doğan hukuki ihtilaflardan biri haline gelen yıkım işleminin tesis edilebilmesinin koşullarının, yasal yetkiler kullanılarak ve yöntemine uygun olarak tesis edilen işlemlerin idarece ortaya konulan neden ve amaçları, davacının zarara ilişkin açıklamaları gözönünde bulundurulduğunda; davacının öznel etkilenmeleri dışında süreç içinde kendisine yönelik işlemlerin davacının fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran, ağır bir elem ve üzüntünün duyulmasına veya davacının şeref ve haysiyetinin rencide olmasına neden olan uygulamalar olarak kabul edilemeyeceği görüldüğünden, davacı yönünden ağır manevi zararının bulunmadığı, davalı idarenin bu zararlardan hukuksal olarak sorumlu tutulmasını gerektirir "ağır hizmet kusurundan" sözetmeye olanak bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının manevi tazminat isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince...tarih ve E:......, K:... sayılı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 27/12/2023 tarih ve E:2022/5123, K:2023/9994 sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmesi üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararda; davacının üç kalem halinde saydığı tazminat talepleri yönünden uyuşmazlık incelendiğinde; belirtilen konutların yaptırılmasının ve arsanın boş hali ile kiraya verilerek gelir getirmesinin varsayımsal olup gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinin belirlenmesinin imkan dahilinde, kesin ve gerçekleşmiş bir zarar niteliğinde olmadığı; ayrıca davacının arsa sahibi olmasından dolayı vergilerini ödemesinin yükümlülüğünün bulunduğu da dikkate alındığında bu kapsamda ileri sürülen maddi tazminat istemlerinin reddine karar vermek gerektiği, öte yandan; dördüncü tazminat kalemi olarak belirtilen, dava dışı yüklenici firmaya yıkım işi için ödenen tutara ilişkin olarak talep edilen tazminat yönünden uyuşmazlık incelendiğinde; davalı belediye tarafından, yıkım işleminin gerçekleştirilmesi amacıyla... tarih ve ... sayılı yüklenici firma adına yıkım izin belgesinin düzenlendiği, davacı tarafından, yıkım işleminin gerçekleştirilmesi amacıyla ... tarihli sözleşme ve... tarihli sözleşmeye ek protokol yapıldığı ve bu protokolde yıkımı gerçekleştirecek yüklenici firmaya 500.000,00-TL avans ödeneceği ve yıkım tarihinden 15 gün içerisinde yıkım işinin ertelenmesi veya iptal edilmesi halinde ödenen avansın yüklenicide kalacağı şartına yer verildiği, anılan sözleşme kapsamında 11/08/2020 tarihinde 500.000,00-TL avansın yüklenici firmaya ödendiği, davalı idareye verilen 11/08/2020 tarihli dilekçe ile; fiili yıkım işleminin yerine getirilmesi amacıyla yüklenici firmaya 500.000,00-TL avansın ödendiğine dair banka dekontunun ekte sunulduğu belirtilerek yıkım işinin ertelenmesi veya iptal edilmesi halinde yükleniciye ödediği avansın iadesinin olmayacağı, bu nedenle zarara sebebiyet verenlere rücu etmek zorunda kalacağı, yıkım işleminin ertelenmesine mahal verilmemesi için gereğinin yapılması hususunun belirtildiği, ... Belediye Özel Kalem Müdürlüğünün ...tarih ve ... sayılı yazısı ile; yıkım işleminin gerçekleştirilmesinin Türkiyede ve İzmir'de salgın hastalığın ve bulaşıcılığının ciddi sonuçlarının olabileceği dikkate alınarak durdurulduğu ve bu durumun ... tarih ve ... sayılı yazı ile davacıya bildirildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalı belediyece düzenlenen yıkım izin belgesine istinaden yıkım işleminin gerçekleştirilmesi amacıyla bir firma ile sözleşme yapıldığı ve bu sözleşmeye istinaden 500.000,00 TL avansın ödendiği, ayrıca davalı belediyeye 500.000,00 TL avansın ödendiği ve yıkım işinin ertelenmesi veya iptal edilmesi halinde yükleniciye ödediği avansın iadesinin olmayacağı, bu nedenle zarara sebebiyet verenlere rücu etmek zorunda kalacağı, yıkım işleminin ertelenmesine mahal verilmemesi hususunun bildirildiği, dolayısıyla davalı belediye tarafından yıkım işleminin gerçekleştirilmesinin durdurulduğu, İdari Dava Dairesince verilen 07/03/2024 tarihli ara karar üzerine gerek davacı tarafından sunulan beyan ve belgelerin, gerek yüklenici firma tarafından sunulan beyan ve yevmiye defteri örneğinin incelenmesinden, ödenen 500.000,00 TL avansın, yüklenici firma tarafından 10.000,00-TL masraf kesintisi yapılmak suretiyle 490.000,00 TL olarak geri iadesinin yapıldığının tespit edildiği; davacının işbu uyuşmazlık kapsamında gerçekleşmiş maddi zararının 10.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı, davacının 10.000,00 TL maddi zararının, dava tarihi olan 07/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı, somut olayda, taşınmaz üzerinde bulunan yapılara ilişkin olarak lehine sonuçlanan, kesinleşmiş pek çok yargı kararı üzerine, davalı idare tarafından 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca karar alındığı, ancak yıkımın icrası yıllarca gerçekleştirilmediği, yıkımın icrasına yönelik başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davaların da davacı lehine sonuçlandığı, yine yıkım kararının bir türlü hayata geçirilmediği, hakkını hukuk sınırları içinde arayan, yargı kararları ile haklı olduğu ortaya konulan, geçen bunca zamana rağmen hakkını bir türlü elde edemeyen, mülkiyet hakkı ihlali devam eden ve hayatı boyunca bu hakkına kavuşamayacağı zannına kapılması muhtemel hale gelen davacının, verilen yargı kararı sonrası idare tarafından tesis edilen yıkım işleminin icra edilmemesi nedeniyle bu süreç içindeki çektiği sıkıntılar, sürecin uzunluğu ve davanın açıldığı tarih ile işbu kararın verildiği tarih itibariyle gelişen ekonomik konjonktür dikkate alınarak takdiren 200.000,00-TL manevi zararın, dava tarihi olan 07/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davacıya 200.000,00-TL manevi, 10.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 07/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİALARI : 1- Davacı tarafından, Uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli olan ... Mah. B.No:..., ..., ... ve diğerleri kararının değerlendirilmediği, AYM ve AİHM içtihatları uyarınca uyuşmazlığa konu arsanın mülkiyetinin tek başına davacıya ait ve imarlı olduğundan taşınmaz üzerinde inşaat yaparak bundan gelir elde etmek hususunda davacının "meşru beklenti”si olduğu, Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına karşın maddi tazminat talebinin reddedilmesinin hukuka açıkça aykırı olduğu, arsanın boş halinin kira geliri hesabı yoluna dahi gidilmediği, davacının arsasını kullanamadığından yükümlülüğü gereği ödediği emlak vergisi miktarınca zarar ettiği, davacının zararının tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare tarafından; parseldeki tüm binaların yıkımı yerine eksik yapılan istinat duvarının yapılması suretiyle Mahkeme kararının yerine getirilmesi mümkün iken davacı ... tarafından bunun engellenmesi bir hakkın açıkça kötüye kullanılması olduğu, yargı kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla ... K.Y.K nin eksik olan istinat duvarlarını yapmak için hazırlamış olduğu istinat duvarı projelerinin onaylanmasını davacının engellediği, davacının engellemesi sebebiyle mahkeme kararının uygulanamadığı, temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı ve davalı idare tarafından, aleyhine olan hususlar bakımından temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli, E:... K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/11/2024 tarihinde manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden oybirliğiyle, maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden ise oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.


(X) KARŞI OY:
Uyuşmazlıkta; ... tarih ve ... sayılı Narlıdere Belediye Encümeni kararı ile, söz konusu taşınmazda bulunan yapıların ruhsata uygun hale getirilmediği belirtilerek... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı gereğince belediyelerince yapıların yıktırılmasına karar verildiği, yıkım işleminin 25/05/2019 ve 10/06/2019 tarihlerinde gerçekleştirilmesine karar verildiği, yine 10/08/2020 tarihinde yıkım işleminin gerçekleştirilmesine karar verildiği, davacının mülkiyetindeki taşınmaz üzerinde bulunan yapılara ilişkin olarak lehine sonuçlanan, kesinleşmiş pek çok yargı kararı üzerine, davalı idare tarafından 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkım kararının alındığı ancak yıkımın icrasının yıllarca gerçekleştirilmediği, yıkımın icrasına yönelik başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davaların davacı lehine sonuçlanmasına rağmen, yine yapıların yıkımının gerçekleştirilmediği anlaşılmaktadır.
Yargı merciilerince iptal kararı verilmesi üzerine, idarenin, iptal edilen işlemin etkilerini gidermek için her türlü tedbiri alma yükümlülüğü bulunmaktadır. Yargı kararının uygulanmaması neticesinde oluşan zararların giderilmesi gerekmektedir.
Temyize konu karar ile, davacı tarafından yıkım avansı olarak ödenen 10.000,00 TL maddi zararının, dava tarihi olan 07/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, 142 konutun rayiç kira bedelinin ve arsanın boş olarak kiraya verilmesi halinde elde edeceği kira gelirine ilişkin tazminat isteminin ise anılan kalemlere ilişkin zararın somut olarak açıkça ortaya konulamadığı, muhtemel zararın gerçekleşmiş zarar olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek anılan kalemler bakımından maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davalının hizmet kusurunun bulunduğu ve davacının kuvvetle muhtemel bir maddi zararının meydana geldiği açıktır. Bu sebeple, davacının uğradığı maddi zararın tazmin edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı tarafından, arsasının kullanamamasından kaynaklanan taşınmaz üzerinde yapacağı 142 konutun rayiç kira bedelinin ve arsanın boş olarak kiraya verilmesi halinde elde edeceği kira gelirinin tazminat olarak talep edildiğinin görüldüğü, taşınmaz üzerinde bina yapımı sürecine ilişkin belirsizlikler ve güçlükler bulunduğundan konut rayiç kira bedeline ilişkin zarar miktarının tespitinde zorluk bulunmakla birlikte, arsanın boş halinin rayiç kira bedelinin bilirkişi marifetiyle belirlenmek suretiyle maddi zararın tespit edilebileceği açıktır. Böyle bir durumda zararın miktarının hesaplanmasında belli ölçüde güçlüklerle karşılaşılabilirse de, zararın muhtemel zarar olarak nitelendirilmesine yol açmaması gerekir.
Bu durumda; taşınmaz üzerinde bulunan yapıların davalı tarafından yıktırılmaması sebebiyle, davacı tarafından arsanın kullanılmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında, davacının maliki olduğu arsayı kullanamaması sebebiyle davacının zarara uğratıldığı sonucuna varıldığından, yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucuna göre belirlenecek maddi zararın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden temyize konu İdari Dava Dairesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, kararın anılan kısmına katılmıyorum.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim